İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/02/2026 Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA : Davacılar vekili, müvekkilinin ortağı olduğu davalı şirketin 2019 yılına ilişkin 09/07/2020 tarihli olağan genel kurul toplantısındaki kararlarda ret oyu kullanarak muhalefet şerhini tutanağa ve hazirun cetveline yazdırdığını; şirketin eski ortaklarından müvekkilinin ve şirket …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1872 KARAR NO : 2026/218 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 01/02/2022 NUMARASI : 2020/561 Esas - 2022/86 Karar DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) DAVA TARİHİ: 06/10/2020 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/02/2026 Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA : Davacılar vekili, müvekkilinin ortağı olduğu davalı şirketin 2019 yılına ilişkin 09/07/2020 tarihli olağan genel kurul toplantısındaki kararlarda ret oyu kullanarak muhalefet şerhini tutanağa ve hazirun cetveline yazdırdığını; şirketin eski ortaklarından müvekkilinin ve şirket ortaklarından ... ile ...’ın babası, ...'ın kocası ...’ın 16/07/2015 tarihinde vefat ettiğini, aile şirketi olan davalının 11/05/2015 tarihli genel kurul hazirun cetvelinde görüleceği üzere 500.000 paya bölünmüş esas sermayede müteveffa ...'ın 215.027,80, eşi ...’ın 57.879,27, müvekkili ...'ın 74.996,03 payı, ...'ın 74.996,03, ...'ın 74.996,03, ... .... AŞ'nin 2.104,84 payı bulunduğunu; halihazırda şirketin sermayesinin 1.200.000-TL olduğunu, Bodrum 2. SHM'nin 2015/765 esas 2015/87 karar sayılı ve 11/09/2015 tarihli veraset ilamında müteveffanın mirasının 4 pay kabul edilerek, payın eşi ...'e, 1'er paydan toplam 3 payın da çocuklarına intikal ettiğini; terekenin genel kurul toplantı ve dava itibariyle paylaşılmadığından murisin paylarının terekenin taksimine değin elbirliği mülkiyete konu olduğunu, yetkinin tüm mirasçılarda veya tereke temsilcisinde olduğunu, Bodrum 1. SHM'nin 2017/2 Tereke sayılı dosyasında 14/11/2017 tarihli kararla Av. ...'in murisin terekesine temsilci tayin edildiğini; dava dışı ortaklar ... ve ...'dan oluşan yönetim kurulunun 07/02/2016 tarihli kararıyla, tenfiz edilmemiş vasiyetnameye göre murisin paylarının haksız olarak mirasçılara dağıtıldığını, vasiyetnamenin iptali için açılan davanın devam ettiğini; söz konusu yönetim kurulu kararının hükümsüzlüğün tespiti için açılmış İstanbul 6. ATM'nin 2017/181 esas sayılı davada kararın hükümsüz olduğunun tespitine ve paydaşlık yapısının eski hale iadesine karar verildiğini, bu karar ile murise ait payların murisin terekesine döndüğünü, %45'e denk gelen tereke paylarına konu hakların tereke temsilcisi tarafından kullanılması gerektiğini, fakat tereke temsilcisine çağrıda bulunulmadığından toplantıya katılamadığını, eğer katılsaydı oy oranı dikkate alındığında kararların değişebileceğini, Yargıtay kararlarına göre toplantıya çağırma koşulu yerine getirilmeyen genel kurulda alınan kararların yok hükmünde olacağının belirtildiğini, çağrının toplantının geçerlik koşulu olduğunu ve murisin mirasçıları olan yönetim kurulu üyelerinin terekeye ilişkin süreci bildiğini ileri sürerek, davalı şirketin 09/07/2020 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların tümünün yok hükmünde olduğunun tespitine, bu talep kabul edilmez ise 2, 3, 4 ve 5 nolu kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, genel kurulda alınan tüm kararların yeterli çoğunlukla kabul edildiğini, yönetim kurulu kararının iptaline ilişkin kararın henüz kesinleşmediğini, ölüme bağlı tasarrufların bir mahkeme kararı ile iptal edilip kesinleşinceye kadar geçerli olduğunu, murisin iradesine uygun olarak murisin payların pay defterine kayıt edildiğini, tereke memuruna genel kurulda muris paylarını temsil etmesi hususunda mahkemesince karar verilmediğini, TTK 418'e göre genel kurulda toplantı yeter sayısının bulunduğunu, kararların nitelikli çoğunluk gerektirmediğini, kararların yokluğunun tespiti ve iptali şartlarının bulunmadığını; ticari defterlerin tasdiklerinin zamanında yaptırıldığını ve muhasebe ilkelerine uygun şekilde tutulduğunu, dağıtılacak kar olmadığı için kar payı dağıtılmadığını, davacının yönetimde olduğu 23 yıllık süreçte kar payı dağıtılmadığı halde itirazı bulunmadığını ve davanın kötü niyetli olarak şirkete zarar vermek için açıldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece, her ne kadar tereke temsilcisi davaya konu genel kurul toplantısına çağrılmamış ise de çağrı usulsüzlüğünün tek başına kararları yokluğunu veya iptalini gerektirmeyeceği, bu durumun ortaklara iptal talep etme hakkı vereceği, terekeyi temsil eden paylar toplantıya katılmamış gibi değerlendirme yapılarak toplantı ve karar nisaplarının sağlanıp sağlanmadığının tespit edileceği, toplantıda esas sermayenin %45,42'sinin temsil edildiğinden toplantı nisabının sağlandığı ve toplantıdaki gündem maddelerinde iptali gerektiren bir sebep bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili, mahkemenin gerekçesinin hatalı olduğunu, murisin paylarını ancak tereke temsilcisi tarafından temsil edilebileceğini, esasen mahkemenin de bu tespiti yaptığını fakat hatalı sonuca ulaştığını, şirketin yaklaşık %50'sine tekabül eden oylarının temsil edilmemiş addedilmesi ve bakiye paylardan kaynaklanan oylarla karar alınmasının mümkün olmadığını, tereke temsilcisi katılımı olmadan alınmış kararlardaki oylamaların sonucunu doğrudan etkilediğini; müvekkilinin aynı gerekçeyle diğer bir aile şirketine karşı açtığı davada İstanbul BAM 13. HD'nin 2019/747 E., 2021/199 K. sayılı ve 18/02/2021 tarihli ilamında oylamaya esas pay kaydına ilişkin pay defterinin önceki durumuna getirilmesine karar verildiği nazara alındığında ve kararın verildiği şekilde kesinleşmesi halinde, müteveffanın paylarından doğan oy haklarının kullanılması ve ortakların pay durumunda meydana gelebilecek değişikliğin dava konusu genel kurulda alınan kararların yokluğuna sebebiyet verebileceğinin belirtildiğini; Yargıtay 11. HD'nin 2016/7058 E., 2018/1185 K. sayılı ve 19/02/2018 tarihli ilamının da aynı yönde olduğunu; müvekkilinin payının 179.990,47, dava dışı diğer ortakların toplam paylarının ise 359.980,39 olduğunu, 516.066,72 adet paya sahip muris ...'ın sahip olduğu oy hakkı, tüm paydaşlardan fazla olup, %43'lük pay hangi tarafa eklenirse, o tarafın oylarına göre genel kurul kararı oluşacağını, sadece kalan %45,5 (... da toplantıya katılmadığından yaklaşık %11,50 oyu düşülmüştür) oy üzerinden nisap hesaplanmasının en azından TTK 445 anlamında kararların dürüstlük kuralına aykırılık nedeniyle iptalini gerektirdiğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, davalı anonim şirketin 09/07/2020 tarihli olağan genel kurulunda alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespiti, olmadığı takdirde iptali istemine ilişkindir.6102 sayılı TTK'nın 445 ve 446. maddelerinde; toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten, toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri, yönetim kurulu ile kararların yerine getirilmesi kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa, yönetim kurulu üyelerinden her birinin kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine iptal davası açabileceği belirtilmiştir.Aynı Kanunun 447. maddesine göre ise, genel kurulun, pay sahibinin genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran, anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan kararları batıldır.Yokluk ve iptal istemine konu genel kurul kararlarına davacı ... muhalefetini bildirmiş ve eldeki dava 15/08/2018 tarihinde üç aylık süre içinde açılmıştır. Yokluk ve butlan istemi ise bir süreye bağlı değildir.Davacı taraf, öncelikle genel kurulda alınmış olan kararların yoklukla malul olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davaya konu toplantının, 1. gündem maddesinde, oy saymanı ve tutanak yazmanının seçimine ilişkin olup, terekeye dahil paylar hariç tutulduğunda, esas sermayenin %30,42'sinin, toplantıya katılanların ise %66,97'sinin oyu ile oy çokluğuyla alındığı; 2. gündem maddesinde, 2019 yılı finansal raporları ile yönetim kurulu yıllık faaliyet raporunun okunması, müzakeresi ve onaylanmasın ilişkin olup, terekeye dahil paylar hariç tutulduğunda, esas sermayenin %30,42'sinin, toplantıya katılanların ise %66,97'sinin oyu ile oy çokluğuyla finansal tablolar ve faaliyet raporu ve gelir gider bilançosunun onaylandığı; 3. gündem maddesinde, yönetim kurulu üyesi ...'ın ibrasına ilişkin olup, terekeye dahil paylar hariç tutulduğunda, esas sermayenin %30,42'sinin, toplantıya katılanların ise %66,97'sinin oyu ile oy çokluğu sağlanarak ...'ın ibrasına karar verildiği; 4. gündem maddesinde, yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin olup, terekeye dahil paylar hariç tutulduğunda, esas sermayenin %30,42'sinin, toplantıya katılanların ise %66,97'sinin oyu ile oy çokluğu sağlanarak ...'ın üç yıl için yönetim kurulu üyeliğine seçildiği; 5. gündem maddesinde, 2019 yılı karının dağıtılmamasına ilişkin olup, terekeye dahil paylar hariç tutulduğunda, esas sermayenin %30,42'sinin, toplantıya katılanların ise %66,97'sinin oyu ile oy çokluğu sağlanarak karar alındığı; 6. gündem maddesinde, sermaye artırımı ve esas sözleşmenin 6. maddesinin tadil edilmesine ilişkin olup toplantıya katılanların oybirliğiyle bu maddenin görüşülmemesine karar verilmiş, sermaye artırımı ve esas sözleşme değişikliğine ilişkin karar alınmadığı; 7. gündem maddesinde, yönetim kurulu üyelerine sağlanacak ücrete ilişkin olup, oybirliğiyle yönetim kurulu üyelerine ücret ödenmemesine karar verildiği ve 8. gündem maddesinde dilek ve temennilere ilişkin olduğu tespit edilmiştir. Muris ... 16/07/2015 tarihinde vefat etmiş ve geriye mirasçı olarak eşi davacı ortak ... ile çocukları davacı ortak ..., dava dışı ortak ... ve dava dışı ortak ... kalmıştır.Bodrum 2. SHM'nin 2015/797 esas, 2016/238 karar sayılı ve 06/04/2016 tarihli kararıyla murisin, Bodrum 9. Noterliği'nin 24/07/2014 tarih ve ... yevmiye nolu vasiyetnamesi açılıp okunmuş, kararın temyizi üzerine Yargıtay 3. HD'nin 15/03/2018 tarihli ilamıyla onanmıştır. Mirasçılardan eş ...'ın vasiyetnamenin iptali için açtığı (öncesi İstanbul 21. AHM'nin 2016/103 esas ve 2016/104 karar sayılı yetkisizlik kararına istinaden) Bodrum 4. AHM'nin 2017/34 esas ve 2017/36 karar sayılı dosyasında davacının reşit olan oğlu ...'ın haklarını korumak amacıyla açtığı davada aktif dava ehliyeti bulunmadığından 20/02/2017 tarihinde davanın usulden reddine karar verilmiş; İzmir BAM 1. HD'nin 03/10/2017 tarihli ilamıyla karara yönelik istinaf isteminin reddedilmiş, kararın temyizi üzerine Yargıtay 3. HD'nin 02/07/2019 tarihli ilamıyla onanmıştır. Ayrıca davacı ...'ın vasiyetnamenin iptali için açtığı (öncesi İstanbul 2. AHM'nin 2017/45 esas ve 2017/460 karar sayılı yetkisizlik kararına istinaden) Bodrum 3. AHM'nin 2018/406 esas ve 2021/44 karar sayılı dosyasında vasiyetnamenin iptali davasının 27/01/2021 tarihinde reddine karar verildiği; karara karşı davacı vekilinin istinafa başvurduğu, İzmir BAM 24. HD'nin 2023/518 E., 2024/1185 K. sayılı ve 17/07/2024 tarihli ilamıyla istinaf talebinin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın davalılar ... ve ... yönünden pasif husumet yokluğundan reddine, davanın davalı ... yönünden esastan reddine karar verildiği; kararın temyizi üzerine, Yargıtay 7. HD'nin 2024/4024 E., 2024/5391 K. sayılı ve 02/12/2024 tarihli ilamıyla istinaf mahkemesi kararının onanmasına kesin olarak karar verildiği görülmüştür. Davalı şirketin 07/03/2016 tarihli Yönetim Kurulu kararıyla murise ait hisselerin, 24/07/2014 tarihli vasiyetnamede belirtildiği şekilde mirasçılara intikali yapılarak pay defterine kaydedilmiştir. Davacı tarafça, yönetim kurulu kararının iptali için açılan 07/03/2016 tarihli yönetim kurulunun (1) nolu kararının batıl olduğunun tespiti istemli İstanbul 6. ATM'nin 2017/181 esas, 2018/1164 karar sayılı ve 22/11/2018 tarihli kararda davanın kabulü ile davaya konu yönetim kurulu kararının hükümsüzlüğüne karar verilmiş; İstanbul BAM 13. HD'nin 2019/945 E., 2020/1578 K. sayılı ve 31/12/2020 tarihli ilamıyla kararın istinaf istemi reddedilmiş; Yargıtay 11. HD'nin 2021/2442 E., 2022/661 K. sayılı ve 05/10/2022 tarihli ilamıyla bu kararın da onandığı ve hükmün kesinleştiği anlaşılmıştır. Davalı şirketle aynı ortaklık yapısını haiz... ... AŞ'ye ilişkin aynı sebeple (murisin paylarının kanuna aykırı paylaştırılması) davacı ... tarafından, anılan şirkete karşı açılmış 07/03/2016 tarihli yönetim kurulunun (1) nolu kararının batıl olduğunun tespiti istemli İstanbul 11. ATM'nin 2017/217 esas, 2019/646 karar sayılı ve 23/09/2019 tarihli kararda davanın kabulü ile davaya konu yönetim kurulu kararının hükümsüzlüğüne karar verilmiş; İstanbul BAM 14. HD'nin 2019/2568 E., 2022/1214 K. sayılı ve 28/09/2022 tarihli ilamıyla istinaf istemi esastan reddedilmiş; Yargıtay 11. HD'nin 2022/6994 E., 2024/3429 K. sayılı ve 30/04/2024 tarihli ilamıyla bu kararın da onandığı ve hükmün kesinleştiği anlaşılmıştır. Yine aynı ortaklık yapısına sahip Yaşat İnşaat ... AŞ'ye ilişkin davacı ... tarafından, anılan şirkete (ve birleşen davada ...'a) karşı açılmış 07/03/2016 tarihli yönetim kurulunun (1) nolu kararının batıl olduğunun tespiti istemli dava ilk derece mahkemesince kabul edilmiş, Dairemizin 2018/670 E., 2019/1271 K. sayılı ve 10/10/2019 tarihli istinaf isteminin esastan reddi kararı Yargıtay 11. HD'nin 2021/6102 E., 2022/3535 K. sayılı ve 28/04/2022 tarihli ilamıyla onanarak kesinleşmiştir.Yine davacının (ve dava dışı ...'ın) aynı ortaklık yapısına sahip... ... AŞ'nin eldeki davayla aynı sebeple 16/05/2018 tarihli genel kurul toplantısına murisin tekere temsilcisinin davet edilmediğinden katılmaması sebebiyle alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespiti istemli İstanbul 7. ATM'nin 2018/751 esas, 2021/492 karar sayılı ve 10/06/2021 tarihli kararda, davanın kabulü ile davaya konu genel kurul toplantısında alınan kararların hükümsüzlüğüne karar verilmiş; Dairemizin 2021/1452 E., 2024/426 K. sayılı ve 21/03/2024 tarihli ilamıyla istinaf istemi esastan reddedilmiş; Yargıtay 11. HD'nin 2024/3761 E., 2025/2054 K. sayılı ve 24/03/2025 tarihli ilamıyla bu kararın onandığı ve hükmün kesinleştiği anlaşılmıştır. Davacı ... tarafından, diğer mirasçılar aleyhine 31/01/2017 tarihinde açılan Bodrum 1. SHM'nin 2017/2 Tereke nolu dosyasının incelenmesinde, dosya kapsamında 14/11/2017 tarihinde murisin terekesine tereke idare memuru olarak Av. ...'ün atandığı, muris ...'ın terekesinin tespiti isteminde bulunulduğu, 20/02/2017 tarihli tensip zaptıyla davalı şirketten murisin hisseleri hakkında bilgi istendiği ve %15 teminat karşılığında hisselerin el değiştirmesini önlemeye yönelik ihtiyati tedbir kararı verildiği ancak davacı tarafın teminatsız tedbir kararı verilmesini istediği, 12/01/2018 tarihinde temsilcinin dosyaya göreve başlama raporunu sunduğu ve hem davalı şirketteki muris hisseleri hem de diğer malvarlığı hakkında bilgiler talep ettiği; davalılar vekilinin terekeye sınırlı sorumlu tereke temsilcisi atanması talebinin 18/01/2018 tarihli duruşmada reddedildiği ve temsilcinin talebi doğrultusunda şirkete bilgi ve belge talepli (25/01/2018) müzekkere yazıldığı; temsilcinin 24/05/2018 tarihinde ikinci raporunu sunduğu; davaya konu genel kurul tarihi itibariyle tereke temsilcisinin görevli olduğu, 22/02/2022 tarihinde terekenin korunması amacıyla murisin davalı şirketteki paylarına ihtiyati tedbir konulduğu; dosyanın 02/01/2026 tarihinde Bodrum 4. SHM'ye devredildiği ve 2026/3 tereke sayılı yargılamanın halen devam ettiği görülmüştür. Bilirkişi heyeti raporuna göre, Muris ...'ın vefatından önce davalı şirketin beheri 1-TL nominal değerde 500.000 adet hisseye bölünden paylarında, muris ...'ın 215.027,88-TL sermaye payı ile %43, ...'ın 57.879,26-TL sermaye payı ile %11,58, davacı ...'ın 74.996,03-TL sermaye payı ile %14,99, ...'ın 74.996,03-TL sermaye payı ile %14,99, ...'ın 74.996,03-TL sermaye payı ile %14,99 ve ... ... AŞ'nin ise 2.104,85-TL sermaye payı ile %0,42 oranında pay sahibi oldukları anlaşılmıştır. Hükümsüzlüğüne karar verilmiş 07/03/2016 tarihli yönetim kurulu kararıyla vasiyetnameye göre oluşturulmuş şirketteki 500.000 adete bölünmüş pay durumu ise, ...'ın 111.636,21-TL sermaye payı ile %22,32, davacı ...'ın 74.996,03-TL sermaye payı ile %14,99 oranında, ...'ın 128.752,98-TL sermaye payı ile %25,75, ...'ın 182.509,93-TL sermaye payı ile %37,50 ve ... ... AŞ'nin ise 2.104,85-TL sermaye payı ile %0,42 oranında pay sahibi oldukları anlaşılmıştır. Şirketin 16/10/2017 tarihinde 1.200.000-TL'ye (1-TL'den 1.200.000 pay) yükseltilmiş sermayesine göre murisin payları dikkate alındığında ise, muris ...'ın 516.066,72-TL sermaye payı ile %43 oranında, ...'ın 138.910,22-TL sermaye payı ile %11,57 oranında, davacı ...'ın 179.990,47-TL sermaye payı ile %14,99 oranında, ...'ın 179.990,47-TL sermaye payı ile %14,99 oranında, ...'ın 179.990,47-TL sermaye payı ile %14,99 oranında, ... ... AŞ'nin ise 5.051,64-TL sermaye payı ile %0,42 oranında pay sahibi oldukları anlaşılmıştır. Davaya konu genel kurul toplantısının hazirun cetvelindeki 1.200.000-TL sermaye ve 1.200.000 adet paya göre ise pay durumu, ... yönünden 267.926,93-TL sermaye payı ile %22,32, davacı ... yönünden 244.468,82-TL sermaye payı ile %20,37, ... yönünden 309.007,15-TL sermaye payı ile %25,75, ... yönünden 373.515,48-TL sermaye payı ile %31,12, ... ... AŞ'nin ise 5.051,62-TL sermaye payı ile %0,42, 10-TL'den 10'ar hisse ile de ... , ... ve ...'ın şeklinde olduğu görülmektedir.Davalı şirketin %43 hissesine tekabül eden toplam 500.000 paydan 215.027,80 adetinin (bilirkişi raporunda uyarlanmış 1.200.000 paydan, 516.066,72) adetinin murisin terekesine dahil olduğu, davacı ...'ın açtığı tereke tespiti davasında 14/11/2017 tarihinde yani davaya konu genel kuruldan önce murisin terekesine TMK 640'a göre temsilci atandığı, söz konusu tereke tespiti davasında davalı şirketle yazışmalar yapıldığı ve şirket yönetim kurulu başkanı ...'ın da davalı olduğu, buna rağmen genel kurul çağrısının iptali için dava açılmış yönetim kurulunun 07/03/2016 tarihli kararıyla murisin iptali istenilen vasiyetnamesine istinaden oluşturulan yeni pay durumuyla hissedarlara çağrı yapıldığı ve toplantının da o yeni pay adetlerine göre icra edildiği anlaşılmaktadır. Ancak tereke halen elbirliği hükümlerine tabi olup, mirasçılar arasında terekenin temsili hususunda iradi bir temsilci seçimi yapılmamıştır. Dolayısıyla terekenin temsili hususunda artık mahkemece atanmış temsilcinin yetkili olduğu kabul edilmelidir. Fakat temsilci çağrılmadığından, toplantıya katılamamış ve ilgili pay temsil edilememiştir. TTK'nın 446/1,(b) maddesinde düzenlendiği üzere çağrı usulsüzlüğü, iptal yaptırımına tabidir. Mahkemece tereke temsilcisinin çağrılmaması iptal sebebi olarak kabul edilerek, bu kapsamda yapılan değerlendirme sonucunda davanın reddine karar verilmiştir. Ne var ki somut olayda çağrıda usulsüzlük değil, çağrının yokluğu söz konusudur. Genel kurul kararının yokluğu yaptırımı, kararın konusu ile ilgili olmayıp, meydana gelişiyle ilgilidir. Yani bu yaptırım kararın meydana gelişini düzenleyen (usuli) kuralların ihlali halinde ortaya çıkmaktadır. Bu kurallar ise, genel kurulun yetkili organ veya kişilerce toplantıya çağrılması ile genel kurul toplantı tutanağının imzalanması arasında geçen süreç içinde uyulması gereken usule yönelik kurallardır. Çağrının yapılmaması üzerine toplanan genel kurulda alınan kararlar da yok hükmündedir (Kırca, İsmail: Anonim Şirket Genel Kurul Kararların Hükümsüzlüğü, 3. Bası, İstanbul, 2022, s.4-7; Solak, Berna: Anonim Şirketlerde Genel Kurulun Toplantıya Çağrılması Esasları, Yayınlanmamış YL Tez, İzmir, 2024, s.53). Bu kapsamda, murisin terekesi usulüne uygun olarak toplantıya çağrılıp temsil edilmediğinden, davanın kabulü ile toplantıda alınmış kararların yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle davanın reddine karar verilmiş olması isabetli bulunmamıştır (Yargıtay 11. HD'nin 2025/4102 E., 2025/5595 K. sayılı ve 23/09/2025 tarihli ilamı).Açıklanan nedenlerle, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından yeniden aşağıdaki şekilde davanın kabulü ile davalı şirketin 09/07/2020 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınmış kararların yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/561 Esas - 2022/86 Karar sayılı 01/02/2022 tarihli kararının, HMK'nın 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kabulü ile davalı şirketin 09/07/2020 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınmış kararların yok hükmünde olduğunun tespitine," İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ; "Alınması gereken 732-TL karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 54,40-TL harcın mahsubu ile kalan 677,60-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan 54,40-TL başvurma ve 54,40-TL peşin harç olmak üzere toplam 108,80-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Davacı tarafından yapılan 3.000-TL bilirkişi ücreti ve 53-TL posta masrafı olmak üzere toplam 3.053-TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı lehine takdir olunan 45.000-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine" Yatırılan 80,70-TL peşin istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan 114,50-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 05/02/2026