T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1855 KARAR NO : 2025/1786 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 11.07.2025 (ek karar) NUMARASI : 2025/1018 D.İş - 2025/1047 DAVA : İhtiyati Haciz Taraflar arasındaki ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle ihtiyati hacze itirazın reddine dair verilen ek …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1855 KARAR NO : 2025/1786 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 11.07.2025 (ek karar) NUMARASI : 2025/1018 D.İş - 2025/1047 DAVA : İhtiyati Haciz Taraflar arasındaki ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle ihtiyati hacze itirazın reddine dair verilen ek karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlular vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ İhtiyati haciz talep eden alacaklı banka vekili, talep dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile borçlu şirket arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesini diğer borçluların müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladıklarını, kullandırılan genel kredi sözleşmesinin ödenmemesi üzerine borçlulara Üsküdar 6.Noterliğinin 31.10.2023 tarihli ihtarının gönderildiğini, ihtarda ... Ankara Tedarik Bölge Başkanlığına hitaben verilen 02.09.2022 tarihli ve ... nolu 5.400.000 TL bedelli teminat mektubunun bedelinin depo edilmesinin, mektubun nakde dönmesi halinde ödenen meblağın faiz ve komisyonu ile birlikte ödenmesi gerektiğini, anılan mektubun nakde döndüğünü ve ... Ankara Tedarik Başkanlığına mektup bedelinin ödendiğini ileri sürerek, borçluların 5.400.000 TL değerinde menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyatiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda verilen 15.05.2025 tarihli kararla; ihtiyati haciz talebinin kabulü ile 5.400.000,00 TL alacağın temini için borçluların alacağa yeter miktarda taşınır ve taşınmaz malları ile alacakları ive diğer haklarının ihtiyaten haczine, karar verilmiştir. İİK'nın 265.maddesindeki süre içinde, borçlular vekilince ihtiyati hacze itiraz edilmiştir.İhtiyati hacze itiraz eden borçlular vekili itiraz dilekçesinde özetle; talep eden tarafından müvekkili şirket tarafından satışı gerçekleştirilen taşınmaz hakkında ihtiyati haciz talep edilmesi akabinde kabul kararı verildiğini, ihtiyati haciz kararının hukuka aykırı olduğunu, mevzuatta belirlenen ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığını, müvekkilinin söz konusu taşınmazı bedeli mukabilinde devrettiğini, tüm iş ve işlemlerin hukuka, usule mevcut mevzuata uygun şekilde gerçekleştirildiğini, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın dayanağının mutlaka belirtilmesi gerektiğini, alacağın usulüne uygun delillerle ispatlanmaması halinde talebinin reddi gerekeceğini, muaccel hale gelmiş bir borç bulunmadığını, gayri nakdi alacağın ihtardan sonra nakde dönüşmesi nedeniyle yeniden ihtar gönderilmesi gerektiğini, teminat mektubunun nakde çevrildiğine ilişkin bilgi bulunmadığını, mektubun süresinin dolmasından sonra nakde çevrilmesi ile borç doğmayacağını belirterek, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını istemiştir.İlk derece mahkemesince ihtiyati hacze itirazın değerlendirildiği 11.07.2025 tarihli ek kararda; "...Somut uyuşmazlıkta ihtiyati haciz talep edilen alacaklı banka tarafından talep edilen ihtiyati haciz talebi üzerine mahkememizce oy çokluğu ile talebin kabulüne karar verilmiş olup, borçlular vermiş oldukları itiraz dilekçesi ile; 'söz konusu taşınmazı bedeli mukabilinde devretmiştir.' şeklinde beyanda bulunmuş iseler de; ihtiyati haciz talep eden alacaklı banka tarafından kullandırılmış olan Genel Kredi Sözleşmesine istinaden Üsküdar 6. Noterliği Noterliğinin 31.10.2023 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile kat edildiği, kredi kat ihtarında, ... Ankara Tedarik Bölge Başkanlığı'na hitaben verilmiş olan 02.09.2022 tarih 117336 nolu 5.400.000-TL bedelli teminat mektup bedelinin depo edilmesi, ayrıca mektubun nakde dönmesi halinde, ödenen meblağın ödeme tarihinden itibaren işleyecek olan temerrüt faizi, komisyon, masraf ve tüm teferruatı ile birlikte ödenmesi gerektiği de ihtar edildiği, sonrasında 02.05.2025 tarihinde kat ihtarına konu mektubun nakde döndüğü ve 31/12/2023 vade tarihli mektubun ... Ankara Tedarik Bölge Başkanlığı hesabına 5.400.000,00-TL banka tarafından 02.05.2025 tarihinde ödendiği, Banka tarafından keşide edilen Üsküdar 6. Noterliği Noterliği'nin 31.10.2023 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamede de 'mektubun nakde dönmesi halinde, ödenen meblağın ödeme tarihinden itibaren işleyecek olan temerrüt faizi, komisyon, masraf ve tüm teferruatı ile birlikte ödenmesi gerektiği ihtar edildiği' görülmüş, bu kapsamda ayrıca alacaklı banka tarafından muhataplara yeni bir kat ihtarı gönderilmesine gerek olmadığı ve teminat mektubunun ödenmesi ile de borun muaccel hale geldiği anlaşılmıştır. Anılan durum karşısında İİK 265 maddesi kapsamında itiraz sebepleri yerinde olmayıp itirazın reddi gerektiği..." gerekçesiyle ihtiyati hacze itirazın reddine, oy çokluğu ile karar vermiştir. Bu ek karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlular vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati hacze itiraz eden borçlular vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Mevzuatta belirlenen ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığını, müvekkilinin söz konusu taşınmazı bedeli mukabilinde devrettiğini, tüm iş ve işlemleri hukuka, usule mevcut mevzuata uygun şekilde gerçekleştirdiğini, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın dayanağının belirtilmesi gerektiğini, alacağın delillerle ispatlanmaması halinde talebin reddi gerekeceğini, talep dilekçesinde belirtilen talebin dayanak ve delillerinin bulunmadığını, İİK'nın 258. maddesine göre ihtiyati haciz sebeplerinin varlığına ilişkin kanaat getirecek delillerin sunulması gerektiğini, muhalefet şerhinde belirtildiği üzere, muaccel hale gelmiş bir borç bulunmadığını, ihtarnamede gayrinakdi alacaklara ilişkin muacceliyet şartı oluşmadığını, yeni borç iddiasında bulunulması için yeniden ihtarda bulunması gerektiğini, talepte mektup hakkında detaylı bilgi verilmediğini, teminat mektubu süresi dolduktan sonra nakde çevrildiğini, karardaki karşı oya göre talebin reddi gerektiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Talep, İİK'nın 265. maddesi uyarınca ihtiyati hacze itiraza ilişkindir. İlk derece mahkemesince, itirazın reddine dair verilen ek karara karşı, borçlular vekilince, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut olayda, ihtiyati haciz isteyen ...Bankası AŞ ile borçlu ... Gıda AŞ arasında düzenlenen 07.06.2019 tarihli ve 6.300.000 TL limitli genel kredi sözlemesine itiraz eden borçluların müşterek borçlu ve müteselsil kefil oldukları anlaşılmıştır. Müteselsil kefalete ilişkin belgelerde TBK'nın 583.maddesinde belirlenen özel yazılı şekil unsurlarının bulunduğu, esasen kefaletin geçersizliğine ilişkin bir itiraz veya istinaf nedeni de bulunmadığı belirlenmiştir. Bankaca bu sözleşme kapsamında borçlu şirkete nakdi ve teminat mektubu şeklinde gayrinakdi kredi kullandırıldığı anlaşılmaktadır.Kredi borcunun ödenmemesi üzerine bankaca Üsküdar 8.Noterliğinin 31.10.2023 tarihli ihtarı ile hesabın kat edildiği ve kat ihtarının borçlu şirketin daimi çalışanına 02.11.2023 tarihinde tebliğ edildiği, bir kısım kefillere de kat ihtarının tebliğ edildiği anlaşılmıştır. İhtarda, kat ihtarı tarihi itibariyle 2.046.220,86 TL nakdi kredinin faiziyle birlikte ödenmesi istenmiştir. Bunun yanı sıra ... Ankara Tedarik Bölge Başkanlığına hitaben verilmiş olan 02.09.2022 tarih 117336 nolu 5.400.000 TL bedelli teminat mektup bedelinin depo edilmesi, ayrıca mektubun nakde dönmesi halinde, ödenen meblağın ödeme tarihinden itibaren işleyecek olan temerrüt faizi, komisyon, masraf ve tüm teferruatı ile birlikte ödenmesi gerektiği de ihtar edilmiştir. İhtardan sonra 02.05.2025 tarihinde kat ihtarına konu mektubun nakde döndüğü ve 31.12.2023 vade tarihli mektubun ... Ankara Tedarik Bölge Başkanlığı hesabına 5.400.000,00 TL'nin banka tarafından 02.05.2025 tarihinde ödendiği belirlenmiştir. Teminat mektubunun süresiz olduğu ve 31.10.2023 tarihli kat ihtarında da temint mektubunun bedelinin ödenmesi halinde bu miktarın da ödenmesi istenmiştir. Dosyaya sunulan mektubun vadesinin 31.12.2023 olmasına rağmen, bu mektubun hnakde çevrilmesinin 16.06.2021 tarihli Ankara Valiliği Defterdarlık ... Ankara Tedarik Bölge Başkanlığı Saymanlık Müdürlüğü tarafından bankadan istendiği anlaşılmıştır. İİK'nın 257/1. maddesi gereğince rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Aynı Kanun'un 45. maddesi hükmüne göre, rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı, yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir. TBK'nın 586. maddesi uyarınca da kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir. Alacak, teslime bağlı taşınır rehni veya alacak rehni ile güvenceye alınmışsa, rehin paraya çevrilmesinden önce kefile başvurulamaz (Yargıtay 11. HD 2016/13086 E 2016/9051 K 22.11.2016 T. Yine Yargıtay 19 HD 2012/4803 E 2012/10127 K 14.06.2012 T. Ve 2010/6302 E 2010/10114 K 22.09.2010 tarihli emsal kararı).Somut olayda; alacaklı banka ile asıl borçlu şirket arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi gereğince kredi kullandırıldığı, aleyhine ihtiyati haciz istenen gerçek kişilerin de kredi sözleşmesine kefil olduğu tarafların kabulündedir. TBK'nın 586. maddesine göre asıl borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehni paraya çevrilmeden kefil aleyhine takip yapılması mümkün değilse de borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması halinde kefil aleyhine de takip yapılabilir. Somut olayda TBK'nın 586/1. maddesi uyarınca, müteselsil kefil olan borçluya alacaklının müracaat edebilmesi için gerekli olan "ihtarın sonuçsuz kalması" koşulunun gerçekleştiğinin kabulü gerekir. Hesabın kat edilmesiyle birlikte banka alacağı muaccel hale gelmiş, ihtarın hükümsüz kalmasıyla da müteselsil kefille müracaat koşulu da gerçekleşmiştir. Kredi sözleşmesinin imzalanmasından sonra, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiği, kat ihtarında gösterilen teminat mektubu bedelinin 16.06.2021 tarihinde resmi kurumlarca bankadan istendiği, teminat mektubunun geçerli olduğu sürede bankaya yöneltilen talep üzerine bankanın mektup bedelini kat ihtarından sonra 02.05.2025 tarihinde mektup lehdarına ödendiği, bu şekilde bu miktarın da nakdi alacağa dönmesi nedeniyle kefillerin kefalet limiti olan 6.300.000 TL içinde kalması ile kefillerden yukarıda belirtilen TBK'nın 586. maddesine göre talepte bulunulabileceği, nakde dönen bu miktarın istenmesi için yeniden kat ihtarına gerek bulunmadığı, zira borcun muaccel olması ile kefilin temerrütünün farklı kavramlar olduğu, banka alacağının varlığının yaklaşık ispat ölçüsünde kanıtlandığı, İİK'nın 258.maddesine göre alacak ve ihtiyati haciz sebepleri konusunda yeterince kanıt sunulduğu anlaşılmakla borçluların itirazın reddine karar verilmesi yerindedir. Borçluların, borcun esasına ilişkin itirazları İİK'nın 265.maddesine göre ihtiyati hacze yönelik itirazın konusu olmayıp, borcun esasına ilişkin açılacak menfi tespit davası veya itirazın iptali davasının konusu olduğundan itiraz edenler vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, ihtiyati hacze itirazın reddine dair ilk derece mahkemesince verilen ek kararda bir isabetsizlik bulunmadığından, borçlular vekilinin 11.07.2025 tarihli ek karara yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir. KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca, ihtiyati hacze itiraz eden borçlular vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Borçlular tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irad kaydına,3-Borçlular tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendilerinin üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 13.11.2025 KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.f ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca karar kesindir.