11. Hukuk Dairesi 2011/7917 E. , 2013/6492 K. "" MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... . Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.02.2011 tarih ve 2009/301-2011/33 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, la…
**11. Hukuk Dairesi 2011/7917 E. , 2013/6492 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... . Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.02.2011 tarih ve 2009/301-2011/33 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili adına "... +Şekil" ibaresinin 03, 05, 16. ve 44. sınıf emtialarda tescili istemiyle Madrid Protokolüne göre davalı ...'ne başvuruda bulunduğunu, 2008/33050 kod numarasını alan başvurunun Markalar Dairesi Başkanlığınca 556 sayılı KHK’nın 7/1-a ve c hükümleri gerekçe gösterilerek reddedildiğini, bu karara müvekkilince itiraz edildiğini, itirazı inceleyen ... ...’nın 10.09.2009 tarih ve 2009-M-4437 sayılı kararı ile Markalar Dairesi Başkanlığı'nın 7/1-a maddesi gereği verdiği red kararını isabetli bulmadığı, ancak; 7/1-c maddesi gereği verdiği kararı ve gerekçesini isabetli bularak itirazın ve marka başvurusunun reddine karar verdiğini, oysa; müvekkiline ait "... +Şekil" ibareli markanın; ilk kez menşe ülkesi olan İngiltere’de 03, 05, 16. ve 44. sınıf emtialarda tescil edildiğini, Madrid Protokolü ve Anlaşmasına göre toplam 11 ülkede 03, 05, 16 ve 44. sınıflarda korunmakta olduğunu, bu ülkelerin İngilizce dilinin iyi bilindiği ülkeler olduğunu, dava konusu markanın Türk tüketicisi tarafından ayırt edilmeme imkanının bulunmadığını, markanın okunduğunda ne anlama geldiğinin Türkiye’de ancak çok iyi İngilizce bilen kişilerce anlaşılabileceğini, ayrıca ibarenin müvekkilinin ticaret unvanı olduğunu, uzun yıllardır kullanıldığını 556 sayılı KHK’nın 7/son hükmü anlamında markanın kullanılarak ayırt edici hale geldiğini ve bu nitelikteki markaların 7/1-a,c,d bentlerine göre tescilinin reddedilemeyeceğini, ileri sürerek ... ...'nun 2009-M-4437 sayılı kararının iptaline karar verilmesini, talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, davacı adına tescili istenen “...” ibaresinin, 556 sayılı KHK’nın 7/1-c bendi uyarınca redde konu olan mal ve hizmetler yönünden ayırt edici niteliği bulunmadığını, bu bakımdan dava konusu ... ... kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının, 20.08.2007 tarihinde "...+şekil" ibaresinin 03, 05, 16 ve 44. sınıf ve alt gruplarda yer alan emtialar yönünden kullanılmak üzere marka olarak tescili istemiyle Madrid Protokolü üzerinden davalı Enstitü'ye başvuruda bulunduğu, başvuruda yer alan