4. Ceza Dairesi 2023/14583 E. , 2023/26325 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/10 değişik iş SUÇ : Hakaret KARAR : İtirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hakaret suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Akşehir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 09.11.2022 tarihli ve 2022/3750 soruşturma sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Akşehir Sulh Ceza Hâkimliğinin
**4. Ceza Dairesi 2023/14583 E. , 2023/26325 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/10 değişik iş SUÇ : Hakaret KARAR : İtirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hakaret suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Akşehir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 09.11.2022 tarihli ve 2022/3750 soruşturma sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Akşehir Sulh Ceza Hâkimliğinin 04.01.2023 tarihli ve 2023/10 değişik iş sayılı kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.10.2023 gün ve 2023/95785 sayılı Tebliğname'si ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Kanun’un 160 ncı maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2 nci maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172 nci maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3 ncü maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Somut soruşturma dosyasında, 27.07.2022 günü ... Eczanesinde, şüpheli ile eşi ..., kızı ... ve ... arasında yaşanan münakaşa sebebiyle şüpheli hakkında, müşteki olan kızı ...'a karşı üzerine atılı hakaret suçunu işlediğine dair kamu davası açmaya yeterli delil elde edilemediği gerekçesi ile ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, şüpheli ...'in, eşi ... tarafından kendisine hakaret ve tehdit edilerek kasten yaralandığına ilişkin şikayette bulunması üzerine Akşehir Cumhuriyet Başsavcılığınının 16.11.2022 tarihli ve 2022/3750 soruşturma, 2022/1471 Esas, 2022/1156 Karar sayılı iddianamesi ile Akşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/539 Esasına kayden açılan kamu davasında, şikayete konu hakaret, tehdit ve yaralama eylemine ilişkin olduğu iddia olunan cd ses kaydının bilirkişi marifetiyle çözümünün yapıldığı, çözüm tutanağı içeriğine göre şüphelinin, müşteki kızına karşı "it oğlu it" demek suretiyle hakarette bulunduğu nazara alındığında, hakaret iddiasına dair kamu davası açmak için yeterli delilin mevcut olduğu, söz konusu suçun uzlaşmaya tabi olması nedeniyle dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilerek sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmek üzere soruşturmanın genişletilmesi kararı verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 160 ıncı maddesinin birinci fıkrasında, "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar.", 160 ıncı maddesinin ikinci fıkrasında "Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.'', 170 inci maddesinin ikinci fıkrasında, "Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.", 172 nci maddesinin birinci fıkrasında, "Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir." hükümleri düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 6545 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten sonraki “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinde; “(3) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.” hükümleri yer almaktadır. Yukarıda yer verilen düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, 5271 sayıl Kanun'un “Soruşturma” başlıklı ikinc kitabında, Cumhuriyet savcısının suç soruşturmasına ilişkin süreci nasıl yürüteceği ve kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi durumunda, itirazı incelemekle görevli mahkemenin görevleri açık bir şekilde düzenlenmiş bulunmaktadır. Bu çerçevede, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen hakimlik, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 5271 sayılı Kanun'un 170 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre kamu davası açılabilmesi için soruşturma aşamasında toplanan delillere göre suçun işlendiğine dair yeterli şüphe bulunması gerekir. Suç ihbar veya şikayeti yoluyla soruşturma yaparak maddi gerçeğe ulaşma yükümlülüğü ve yetkisi bulunan Cumhuriyet savcısı, soruşturma sonucunda elde edilen delilleri değerlendirerek kamu davası açmayı gerektirir nitelikte yeterli şüphe olup olmadığını takdir edecektir. Ancak soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısının delil değerlendirmesiyle, kovuşturma aşamasında hakimin delilleri değerlendirmesi birbirinden farklı özelliklere sahiptir. Anılan maddeye göre soruşturma aşamasında toplanan deliller kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturup oluşturmadıkları çerçevesinde incelemeye tabi tutulurken, kovuşturma aşamasında, isnad edilen suçun işlenip işlenmediği hususunda mahkumiyete yeter olup olmadığı ve tam bir vicdani kanaat oluşturup oluşturmadığı çerçevesinde değerlendirilmektedir. 5271 sayılı Kanun'un 172 nci maddesinin üçüncü fıkrasında; “Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın etkin soruşturma yapılmadan verildiğinin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmesi veya bu karar aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi üzerine, kararın kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde talep edilmesi hâlinde yeniden soruşturma açılır.” denilmek suretiyle, etkin soruşturma yapılması zorunluluğu vurgulanmıştır. İnceleme konusu dosyada; 27.07.2022 günü yaşanan tartışma sebebiyle şüpheli hakkında, şikâyetçi olan kızı ...'a karşı üzerine atılı hakaret suçunu işlediğine dair kamu davası açmaya yeterli delil elde edilemediği gerekçesi ile ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ve bu karara karşı yapılan itiraz mercii tarafından reddedilmiş ise de; dosya içerisinde mevcut olan CD deki ses kayıtlarına ilişkin 29.07.2022 tarihli ses çözümleme tutanağı içeriğine göre şüphelinin, şikâyetçi kızına karşı "it oğlu it" şeklinde söz söylediğinin tespit edilmesi nazara alındığında, hakaret iddiasına dair kamu davası açmak için yeterli delilin mevcut olduğu, söz konusu suçun uzlaşmaya tabi olması nedeniyle dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilerek sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmek üzere itirazın kabulüne karar verilmesi yerine reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Akşehir Sulh Ceza Hâkimliğinin 04.01.2023 tarihli ve 2023/10 Değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi uyarınca oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.12.2023 tarihinde karar verildi.