11. Hukuk Dairesi 2013/2894 E. , 2013/19758 K. MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Adana 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.10.2012 tarih ve 2011/1369-2012/1184 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılardan ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutan…
**11. Hukuk Dairesi 2013/2894 E. , 2013/19758 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Adana 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.10.2012 tarih ve 2011/1369-2012/1184 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılardan ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, 20.12.2008 tarihli “Şirket Devir Protokolü” ile müvekkilince davalılardan ...'dan Ebru Özel Eğt. Reh. ve Sağ. Hiz. İnş. Tic. San. Ltd. Şti’nin hisselerinin devralındığını, anılan protokole göre 30.12.2008’e kadar devredilen şirkete ait geriye dönük tüm borçlardan davalı ...'nın sorumlu olacağının kararlaştırıldığını, ancak buna rağmen davalılardan ...’nun diğer davalının sorumlu olduğu alacak için başlattığı icra takibi sırasında dava dışı şirkette yapılan haciz nedeniyle takibe konu alacaktan müvekkilinin haberinin olduğunu, cebri icra tehdidi nedeniyle müvekkilince ödemeler yapıldığını ileri sürerek, müvekkilinin icra dosyasından borçlu olmadığının tespiti ile yapılan 3.512.00 TL ödemenin istirdadını talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece; iddia, savunmalar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davaya konu icra takibinin 28.12.2007 tarihinde ve devir sözleşmesinden önce başlatıldığı, bu nedenle takibe dayanak borçtan davalı ...'nın sorumlu olduğu, şirket hisselerini devralan davacı ... ile dava dışı Münire Taşkın'ın, haciz işlemine dayanak borçtan dolayı devreden ...'ya borçlarının bulunmadığı, ancak haciz işleminde alacaklı konumunda bulunan davalı ...'nun muhatabının Ebru Özel Eğt. ve Reh. Sağ. Hizm. İnş. Tic. San. Ltd. Şti olduğu, bu nedenle ... yönünden borçlu kurumun sahibinin kim olduğunun bir önemi bulunmadığından anılan davalı yönünden davanın reddinin gerektiği, ancak hacze konu borcun dayanağının doğdu tarih göz önüne alındığında davalı ... ile davacı arasında yapılan devir sözleşmesine göre davacının davalı ...'ya böyle bir borcunun mevcut olmadığı, bu nedenle menfi tespit talebinin bu davalı yönünden yerinde olduğu, her ne kadar davacı ...'ın devir protokolünde kefil olduğu belirtilmişse de, aynı protokolün başlık kısmında devir alan bölümünde dava dışı Münire Taşkın ile davacı ...'ın isminin de belirtilmiş olduğu, buna göre davacı ...'ın şirketi devralan sıfatında olduğu, sonraki işlemlerde de davacının Ebru Özel Eğt. Reh. ve Sağ. Hizm. Ltd Şti'ni devralan sıfatında bulunduğu gerekçesiyle, davanın davalı Mürüvet Kerimoğlu yönünden reddine, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalılardan ... vekili temyiz etmiştir. 1-Dava menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir. Mahkeme kararının neleri içermesi gerektiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 297. maddesinde açıklanmıştır. Buna göre, tarafların talep sonuçlarına mahkemenin vermiş olduğu bir cevap olan hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerin her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Açıklanan hükümlerin ortaya koyduğu bu biçim, yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Mahkemece, dava dilekçesi ile talep olunan hususların davalı ... yönünden reddine, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiş ancak, kabul edilen ve reddedilen istemin ne olduğu konusunda herhangi bir açıklama yapılmamış, dosya kapsamı dikkate alınarak taraflara yüklenen borç ve tanınan hakkın sıra numarası altında belirtildiği açık, infazda şüphe ve tereddüt uyandırmayacak biçimde, usulün aradığı nitelikleri haiz kısa karar ve buna uygun gerekçeli karar oluşturulmamış, açıklanan hususlar doğrultusunda yeni bir kısa ve buna uygun gerekçeli karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir. 2- Bozma neden ve şekline göre, temyiz eden davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.