İSTİNAF KARAR TARİHİ: 03/11/2025 Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı aleyhine İstanbul 28. İcra Müdürlüğ…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1460 KARAR NO : 2025/1559 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 21/05/2025 NUMARASI : 2024/195 Esas - 2025/385 Karar DAVA: İtirazın İptali İSTİNAF KARAR TARİHİ: 03/11/2025 Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı aleyhine İstanbul 28. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının bu icra takibine itiraz ettiğini, itirazın süresinde yapıldığından icra takibinin durdurulduğunu, davalının teslim etmesi gereken malı teslim etmediğini, müvekkilinin mail üzerinden malı teslim etmelerine veya ödenen ücreti geri ödemelerini talep ettiğini, davalının malı teslim edeceklerini bildirdiğini ancak teslim edilmediğini, mal karşılığı ödenen miktarın bir kısmı için fatura kesip müvekkili şirkete gönderdiğini, müvekkili şirketin malı teslim almaması sebebiyle faturayı iade ettiğini ve Adana 11. Noterliği ... yevmiye numarasıyla 13.09.2022 tarihinde ihtarname gönderildiğini, davalı tarafın her aşamada borca itiraz ettiğini, bu nedenlerle davalının yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, takip konusu alacağın %20'inden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. CEVAP:Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ... yukarıda ayrıntılarına yer verilen ve dosya kapsamına göre denetime elverişli bulunan bilirkişi raporuna göre, davacı tarafça dava konusu döneme ilişkin tüm defterlerin sunulmadığı, incelenen kayıtlara göre davacı lehine alacak miktarının tespiti yapılamadığı, kaldı ki davacının ticari defter ve kayıtlarının eksik onaylarının bulunduğu dolayısı ile usulüne uygun tutulmadığından sahibi lehine delil vasfına haiz olmadığı, davalı tarafça davacıya satım konusu olan hangi ürünlerin teslim edilmediği yönünden de dosya kapsamında ispata elverişli delil bulunmadığı anlaşılmıştır. Türk Medeni Kanunu'nun 6.maddesi hükmü uyarınca; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan herbiri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. HMK'nın 190.maddesinde de; ispat yükünün kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu vurgulanmıştır. Davacı tarafça her ne kadar rapora itiraz dilekçesinde 2022 yılı ticari defter ve kayıtların sunulacağı bildirilmiş ve yeniden rapor alınması talep edilmiş ise de; mahkememizce defter kayıt incelemesine ilişkin verilen ara karar ihtarında açıkça verilen inceleme gününde ibraz etmemenin hukuki sonuçlarının ihtar edilmiş olduğu bu hali ile ispat yükü kendisinde olan davacının alacağı ispata elverişli tüm delillerini sunması gerektiği gerçeği karşısında 2022 defterlerinin ibrazı için süre verilmesi ile yeniden rapor alınması talebinin yerinde ve haklı gerekçesinin bulunmadığı gözetilerek bu yöndeki talebin reddine karar verilmiştir.Hukukumuzda kesin deliller (dava değeri yönünden) sınırlı olup, bunlar; ikrar (HMK madde 188), senet (HMK madde 193), yemin (HMK madde 228) ve kesin hükümdür (HMK madde 303).Davacı tarafça dava dilekçesinde yemin deliline de dayanılmadığı gözetilerek ispatlanamayan davanın reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; düzenlenen bilirkişi raporunda yalnızca dava dilekçesinin dikkate alınmış olduğunu, taraflarınca yerine getirilen ara kararlara ve dosyaya sonradan sunulan açıklayıcı beyanlara itibar edilmediğini, bu durumun raporun eksik incelemeye dayalı olarak hazırlandığını ortaya koyduğunu, raporda da belirtildiği üzere müvekkil şirketin alacağına dair hiçbir şüphe olmadığını, bilirkişi raporunda, takip talebinde yer alan 146.561,60 TLlik alacağın, bazı faturalar dikkate alınarak nasıl 202.933,10 TLye ulaştığının anlaşılamadığının belirtildiğini, bu çelişkiye dosyaya ibraz edilemeyen ve eksik belge olan 2022 yılına ait ticari defterler 05.02.2025 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçelerinin ekinde sunularak taraflarınca ek rapor talebinde bulunulduğunu ancak ek rapor talebinin yerel mahkeme tarafından hukuka aykırı şekilde reddedildiğini, bilirkişi raporundaki müvekkil şirkete ait ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin bulunmadığı yönündeki değerlendirmenin gerçeğe aykırı olduğunu, müvekkil şirketin 2023 ve 2024 yıllarına ait ticari defterleri e-defter formatında tutulmakta olup, mevzuata uygun şekilde onay işlemlerinin gerçekleştirildiğini, bu nedenle müvekkilin defterlerinin usulüne uygun ve geçerli delil niteliğinde olduğunu, rapora karşı itirazlarının bu yönüyle de incelenmesi ve defterlerin usulüne uygun tutulduğunun tespiti gerekirken yerel mahkeme tarafından tüm itirazları gözardı edilerek bilirkişi raporundaki hatalı değerlendirmeye göre davanın tümünün reddedildiğini, davalı tarafça işbu davaya yönelik herhangi bir cevap dilekçesi sunulmadığı gibi, defter veya belgelere ilişkin herhangi bir ibraz da yapılmadığını, bu durumda, yargılamada yalnızca müvekkil şirketin ibraz ettiği belgeler ve defterlerin esas alınması gerektiğini, rapora karşı itiraz dilekçelerinde bildirilen itirazlar ve sunulan deliller dikkate alınmayarak müvekkil şirketin hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, 2022 ticari defterlerinin de dikkate alınarak ek bir bilirkişi raporu alınması ve tüm delillerin birlikte değerlendirilerek hüküm kurulması gerektiğini, müvekkil şirket tarafından teslim alınmayan bir mal için ödeme yapıldığını, buna karşılık yerel mahkeme tarafından yalnızca "defterlerin usulüne uygun tutulmadığından" bahisle davanın reddine karar verildiğini, müvekkil şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğunun ve e-defter olarak saklandığının dilekçelerinde belirtilmesine rağmen mahkemece davanın reddine dair karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyanla öncelikle istinaf başvurularının kabulüne, İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/195 E., 2025/385 K. sayılı ve 21.05.2025 tarihli, eksik incelemeye dayanan "davanın reddi" kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE :Dava, ticari satım sözleşmesi kapsamında fazladan ödenen paranın iadesi istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, icra takibine konu alacağın ispatlanıp ispatlanmadığı noktasındadır.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, İstanbul 28. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, "alınan mallar ve kesilen faturalar karşılığı fazla ödenen paranın iadesi" sebebine dayalı olarak 146.561,60 TL asıl alacak ve 6.143,54 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 152.705,14 TL alacağın tahsili istemiyle 11.11.2022 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Mahkemece uyuşmazlığın çözümü için tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 222. Maddesine göre, Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Ayrıca usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.Mahkemece taraf ticari defterleri üzerinde bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılmasına karar verilmiş olup, davacı tarafça 2023 ve 2024 yıllarına ilişkin e defter ile 2022 yılına ilişkin cari hesap ekstresi sunulduğu, davalının ise ticari defterlerini ibraz etmediği anlaşılmıştır. Bilirkişi raporunda, davacının 2023 ve 2024 yıllarında tutulması zorunlu olan yevmiye defteri ile defter-i kebirde yer alması gereken bilgileri elektronik kayıt ortamında saklayarak elektronik defter biçiminde oluşturduğu, davacı şirketin elektronik ortamda tutulan defterlerinin (yevmiye-kebir) e-berat yüklemelerinin yasal süresinde yapılmadığı/gecikmeli yapıldığı, 2023 ve 2024 yıllarına ait mevzuat gereği elektronik ortamda kayıt edilmeyen envanter defterlerinin ibraz edilmediği, davacı tarafça sunulan cari hesap ekstresinde 08.03.2022 tarihinde davacı tarafından davalıya 600.000 TL, 24.05.2022 tarihinde de 895.200 TL ödeme yapıldığı, davacının davalıdan 1.348.638,40 TL tutarında alım yaptığı, davacının davalıdan 146.561,60 TL alacaklı göründüğü, 600.000 TL tutarlı bir ödeme belgesinin alışılagelmiş bir banka dekontu görünümünde olmadığı, davacı şirketin sunulan 2023 yılı ticari defterlerinde açılış fişinde cari hesap kodunda davalı şirketten 2022 yılı cari hesabına uygun olarak 146.561,60 TL değil, 202.933,10 TL alacaklı olduğu, 146.561,60 TL tutarın nasıl 202.933,10 TL olduğu anlaşılamadığı, 31.12.2023 tarihinde 202.933,10 TL tutara 8.088,91 TL kanuni zorunluluk nedeni ile enflasyon düzeltme hesabı ilave edildiği, 31.12.2023 tarihli bilançoda davacının davalıdan 211.022,11 TL alacaklı olduğu, davacının icra takip talebi ile istenilen alacak tutarının ticari defterlerinde tespit edilemediği belirtilmiştir.İlk derece mahkemesince 07.11.2024 tarihli ara kararda HMK'nun 222 maddesi gereğince ticari defter ve kayıtların mahkeme duruşma salonunda hazır edilmesine, inceleme günü ve saatinde defterlerin ibraz edilmemesi ya da yerinde inceleme talebinde bulunulmaması halinde defter inceleme talebinden ve bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçilmiş sayılacağının ve karşı tarafın usulüne uygun tutulmuş ticari defter ve kayıtlarının esas alınacağının taraf vekillerine ihtarına karar verilmiş ise de hangi defterlerin ibrazı istendiği konusunda söz konusu ara kararda açıklık olmadığı gibi davacı tarafça, sehven eksik sunulduğu belirtilen 2022 yılına ait yevmiye defteri bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ekinde sunulmuş ve ek rapor talebinde bulunulmuş olup, bu talep yönünden duruşmanın ertelenmesine sebebiyet verilmediği anlaşılmıştır. Bu durumda dosyanın daha önce rapor sunan mali müşavir bilirkişiye tevdi ile davacı tarafça sunulan ticari defterler üzerinde inceleme yapılarak ayrıntılı ve denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yeniden rapor alınması talebinin reddine karar verilerek mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR :Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,2-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 03/11/2025