T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/448 Esas KARAR NO : 2025/1827 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI : 2020/573 Esas- 2022/819 Karar TARİH: 29/11/2022 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 06/11/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/448 Esas KARAR NO : 2025/1827 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI : 2020/573 Esas- 2022/819 Karar TARİH: 29/11/2022 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 06/11/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin 15/02/2019 tarihinde davalı aleyhine İzmir 8. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile 7 örnek icra takibine giriştiğini, borçlunun borca ve fer'ilerine itiraz etmiş ayrıca yetki itirazında bulunduğunu, bu defa İstanbul Anadolu 19 İcra Müdürlüğü'nün ... takip sayılı dosyası ile borçlu tarafa yeniden icra emri gönderildiği, borçlu tarafın yine borca ve fer'ilerine itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiğini, taraflar arasında 1/09/2018 tarihinde borcun nakli alacağın temliki karşılıklı mahsuplaşma işlemlerini ilişkin protokol imzalandığını, davalı borçlu protokol gereğince borcu kabul ederek devir aldığını, protokol gereğince borcunu kısmen ödediğini, takip konusu borcu ödemeyerek icra takibinin açılmasına sebebiyet verdiğini, taraflar arasında imzalanan 08/10/2018 tarihli protokol gereğince davalı borçlu taraf borcu yazılı olarak kabul ettiğini beyanla, davanın kabulü ile itirazı iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davacıya hiçbir borcunun bulunmadığının tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesi ile ortaya çıkacağından davanın reddinin gerektiğini, davacının likit olmayan borç üzerinden %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı talebinin hukuken kabul edilemez olduğunu beyanla, açıklanan nedenlerle davanın reddi, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 29/11/2022 tarih 2020/573 Esas- 2022/819 Karar sayılı kararında;" Dava hukuki niteliği itibariyle, İstanbul 19. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.....Davacı taraf bilirkişi incelemesi için ticari defterlerini incelemeye sunmamıştır. Davanın tarafları arasında "Borcun nakli-Alacağın Temliki/Karşılıklı Mahsuplaşma İşlemlerine İlişkin Protokol" başlığını taşıyan 08/10/2018 tarihli mahsuplaşma protoklünün taraflarca imzalandığı davacı tarafça iddia olunmuştur. Protokolün tetkikinde davalının 140.778,45 TL borçlu olduğu belirlenmiş, davacı taraf protokolde mutabık kalınan 140.778,45 TL'nin 71.190,66 TL'sini dava konusu olmayan başka bir icra takibine konu ettiği protokolden kalan bakiye 69.587,79 TL'yi ise davaya esas İstanbul Anadolu 19. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile takibe konu ettiği görülmüştür. Davalı taraf prokotolde yer alan imzayı inkar etmiştir.Davacı taraf protokolün fotokosini ve renkli fotokopisini sunmuş, mahkememizce 23/11/2021 tarihli oturumunda 3 numaralı, 01/03/2022 tarihli oturumdaki 1. numaralı ara karar ile mutabakat aslının ibraz edilmesine karar verilmesine rağmen, aslını ibraz edememiştir. Fotokopi mutabakat protokolündeki davalı şirket kaşesi ve imza olduğu, davalı şirket tarafından mutabakat protokolünün inkar edildiği tespit edilmiştir. Mutabakat protokolünün ıslak imzalı aslının ibraz edilerek mutabakat metninin varlığını ve mutabakat metnindeki alacağın varlığını kanıtlamak HMK 190. maddesi uyarınca davacı tarafa aittir (İstanbul Bam 44. HD. 2020/581 E., 2021/1462 K. Sayılı Kararı). Davacı tarafça bu husus kanıtlanmadığından davanın reddine karar verilerek aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur.Davalı taraf davacı tarafın takip başlatmak ve eldeki davayı açmakta kötüniyetli olduğunu ispat edemediğinden davalı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin de reddine karar verilmiştir..."gerekçesi ile ''Davanın REDDİNE'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili adına İstanbul Anadolu 19. İcra Müdürlüğü’nün ... takip sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça borca ve fer’ilerine itiraz edilmiş olduğundan kendileri tarafından işbu istinafa konu olan itirazın iptali davasının ikame edildiğini, müvekkilinin icra takip konusu yaptığı bakiye 69.587,79 TL alacağın, cari hesap ekstresi ve 08.10.2018 tarihli borcun nakli– alacağın temliki/ karşılıklı mahsuplaşma işlemlerine ilişkin protokol ve protokol içeriğinde temin edilen karşılıklı borç mutabakatı ile sabit olduğunu, kaldı ki, dosyada yer alan 23.08.2021 tarihli bilirkişi raporunun tüm iddiaları doğrular nitelikte olduğunu;Müvekkili ile davalı tarafın anlaşma yaparak bu anlaşma gereğini ticari defterlerine yansıttıklarını, bilirkişi tarafından yapılan inceleme neticesinde iddia olunan alacak kaleminin defterler tarafından da desteklendiğini, tarafların anlaşmalarının karşılığı olarak resmi belge ve kayıtlarına da bu hususun işlendiğini, yapılan incelemede de tespit edildiğini, Türk Ticaret Kanunu’na göre şirketlere ait ticari defter ve kayıtların yasal delil olarak kabul edildiğini, ayrıca bilirkişi raporunda müvekkiline ait ticari defter ve kayıtların usulüne uygun olduğu, bu yönü ile müvekkilinin alacağının sabit olduğu değerlendirmesinin yapıldığını, yasal düzenlemeler ve Yargıtay kararları ışığında değerlendirildiğinde usulüne uygun tutulan ticari defter ve kayıtların davanın kabulü için yeterli olacağı hususunda tartışma olmamasına rağmen Yerel mahkemenin verdiği davanın reddine ilişkin kararın hukukun temel ilkeleri ve yasal düzenlemelere aykırılık oluşturduğunu, yapılan protokol aslının davalı tarafta olmasına rağmen bu protokolün sunulmadığını, hatta davalı tarafın davada sadece bu belgenin sunulamamasına ilişkin itirazda bulunarak başkaca hukuki bir gerekçe gösteremediğini;İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/573 E. – 2022/819 K. sayılı kararında protokol aslının kendileri tarafından mahkemeye sunulmaması sebebiyle davanın reddine karar verdiğini, mahkemenin 01.03.2022 tarih 5 nolu celse 1 nolu ara kararında 08.10.2018 tarihli protokol aslının kendilerinden istendiğini, kendileri tarafından 11.03.2022 tarihinde gönderilen beyan dilekçesinde protokol aslının Kuşadası 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/36 Talimat sayılı dosyasına sunulduğunun belirtildiğini, buna ilişkin olarak mahkemece herhangi bir araştırma yapılmadan ve protokol aslı bulunmadan davanın reddine karar verilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu;Yukarıdaki tüm hususlar dikkate alındığında taraflar arasında 08.10.2018 tarihinde borcun nakdi- alacağın temliki/karşılıklı mahsuplaşma işlemlerine ilişkin protokol düzenlendiği, söz konusu protokol gereğince müvekkilinin alacağının bulunduğu, ilk derece mahkemesince yapılan eksik inceleme neticesinde davanın reddine karar verildiğinin her türlü izahtan vareste olduğunu beyanla İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/573 E. – 2022/819 K. sayılı ve 29.11.2022 tarihli kararının istinaf incelemesi sonucu ortadan kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, protokol ve cari hesap ekstresine dayalı alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Dosya kapsamından; davacının, davalı ile aralarında 10/09/2018 tarihli borcun nakli/alacağın temliki ve karşılıklı mahsuplaşma konularında protokol imzaladıklarını, bu protokol ile davalının borçlu olduğunu kabul etmesine ve cari hesapta borçlu olmasına rağmen borcunu ödemediğini iddia ettiği, davalı tarafın cevap dilekçesinde, borcu kabul etmediğini ve tarafların ticari defterlerinin incelenmesi ile bu hususun ortaya çıkacağını, davacı delilleri kendilerine ibraz edilmemekle birlikte taraflarında herhangi bir mutabakata rastlanmadığını beyan ettiği, Mahkemece 08/12/2020 tarihli duruşmada, talimat mahkemesi aracılığı ile davacının ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına ve davalının ticari defterleri üzerinde inceleme yapılması hususunun daha sonra değerlendirilmesine karar verildiği, davacının ticari defterlerinde inceleme yapılmak suretiyle düzenlenen raporda; davacının protokol hükümlerine göre kayıtlarını düzelttiği ve takip tarihi itibariyle davalıdan 140.778,41 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, bundan sonra Mahkemece 22/09/2021 tarihli ara karar ile davalının ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği ancak bu kararın davalı vekiline tebliğ edilmediği, yalnızca davacı vekiline tebliğ edildiği, daha sonra 23/11/2021 tarihli duruşmada, davalı şirket yetkilisinin protokolde yer alan imzanın aidiyeti konusunda isticvabına ve davacı vekilinin protokol aslını dosyaya sunmasına karar verildiği, bir sonraki 01/03/2022 tarihli duruşmada ise, davacı vekilinin protokol aslını değil örneğini sunduğundan bahisle davacı vekiline protokol aslını sunması konusunda iki haftalık kesin süre verildiği ve sonuçlarının ihtar edildiği, davalı vekilinin 11/03/2022 tarihli dilekçesi ile protokol aslının talimat dosyasına sunulduğunu beyan etmesi üzerine Mahkemece talimat mahkemesinden protokol aslının istendiği, talimat mahkemesince, protokol aslının talimat dosyasına sunulmadığı yönünde cevap verildiği, sonuç olarak ise Mahkemece, davacı tarafın protokol aslını sunmadığı ve dava konusu ettiği alacağı ispat edemediğinden bahisle davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.Yapılan bu tespitlere göre; davanın icra takibine bağlı itirazın iptali davası olduğu ve davacının takip talebinde yalnızca protokole değil cari hesap ekstresine de dayandığı, yani esasen bakiye açık hesap alacağının tahsilini talep ettiği, protokolün davacının dayandığı delillerden yalnızca biri olduğu, alacağın salt protokole dayandırılmadığı, zira ilk derece mahkemesince de bu sebeple davacının ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığı ancak davalının ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmasına dair ara karar davalı vekiline tebliğ edilmemesine rağmen, gerekçeli kararda davalı tarafın ticari defterlerini incelemeye sunmadığının belirtildiği, davalı vekilince cevap dilekçesinde açık bir şekilde protokolde yer alan imzanın kabul edilmediği şeklinde bir savunma ileri sürülmediği gibi, davacının delillerinin kendilerine tebliğ edilmediği beyan edilmesine ve davacı vekili dava dilekçesi ekinde protokol suretini sunmasına rağmen, protokolden bir suret davalı vekiline tebliğ edilerek, protokolün kabul edilip edilmediği hususunda bir beyan sunmasına izin verilmediği, buna rağmen davalı şirketin imza konusunda isticvabına karar verildiği ve bu şekilde Mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmıştır.Buna göre Mahkemece; öncelikle davalının ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle rapor alınması, taraf defterleri arasında uyumsuzluk tespit edilmesi halinde, davacı vekili tarafından dosyaya 20/01/2023 tarihinde aslı sunulan protokolün bir sureti tebliğ edilerek, kabul edilip edilmediği konusunda beyanda bulunmak üzere davalı vekiline süre verilmesi, protokolün ve imzanın inkarı halinde ise, HMK'nın 211. maddesinde yer alan düzenleme uyarınca davalı şirketin protokol tarihindeki yetkili temsilcisinin isticvap edilmesi, isticvap neticesinde bir kanaat edinilememesi halinde anılan maddede sıralı olarak sayılan işlemlerin yapılması ve toplanan tüm deliler birlikte değerlendirilerek neticesine göre bir karar verilmesi gerekmektedir.Açıklanan nedenlerle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/11/2022 tarih, 2020/573 Esas ve 2022/819 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 06/11/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.