T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2025/744 - Karar No:2025/1193 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/744 KARAR NO : 2025/1193 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/03/2023 NUMARASI : 2022/349 E-2023/233 K DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2025/744 - Karar No:2025/1193 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/744 KARAR NO : 2025/1193 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/03/2023 NUMARASI : 2022/349 E-2023/233 K DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 19/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 19/11/2025 Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine eksiklik nedeniyle mahalline geri çevrilen dosya gelmiş olmakla yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili özetle; taraflar arasında ... Parsel adresindeki soğuk hava deposu çatısına fotovoltaik teknolojiye sahip tamamen çalışır durumdaki güneş enerjili elektrik santralinin yürürlükteki tüm mevzuat ve standartlara, şartnamelere, sözleşme ve eklerine uygun olarak yapılması ve aynı zamanda diğer gerekli resmi yükümlülüklere uygun olarak çatı üzerine fotovoltaik panel temini ve montajı işlerinin dâhil yüklenici tarafından anahtar teslim inşası ve çalışır vaziyette teslimi işi konulu 29.05.2020 tarihli sözleşmenin imzalanmış olduğunu, diğer davalı ...’ın da sözleşmenin 19.4. maddesi gereği 29.05.2020 tanzim ve 87.750 $ bedelli davalı... A.Ş'nin borçlu, diğer davalı ... 'ın ise kefil olduğu teminat senedini imzalayarak davacıya verdiğini, müvekkilinin sözleşme gereği üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmiş olduğunu, işin geçici kabulü yapılarak teslim edilmiş olduğunu, davalı... A.Ş'nin müvekkili işi bitirmesine rağmen ödemeleri sözleşmeye uygun bir şekilde yerine getirmediğini, bunun üzerine davalılar aleyhine Ankara 29. İcra Müdürlüğünün 2021/13852 Esas dayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalıların borca itiraz ettiklerini belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kayması kaydı ile davalıların borca itirazlarının iptali ile takibin devamını, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili özetle; davacının işi gerektiği gibi yapmadığını, halen de sözleşme ile kararlaştırılan işle ilgili mevcut arızayı gidermediğini, bu hususta davalı müvekkilinin mağdur konumda olduğunu, davacının söz konusu işi sözleşme koşullarına uygun yaptığını ispat etmek durumunda olduğunu, senedin teminat senedi olduğu hususunun davacı beyanları ile ortada olduğunu, müvekkilinin davacıya borcu olmadığını, kefalet ilişkisi yasal şartlarının gerçekleşmemiş olduğunu belirterek davanın reddine, %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı... A.Ş vekili özetle; davacının işi gereği gibi yapmadığını ve halen de sözleşme ile kararlaştırılan işle ilgili mevcut arızayı gidermediğini, bu husus davacı yana iletildiğinde, davacının söz konusu arızayı gidermemiş olması nedeniyle müvekkili şirketin mağdur konumunda olduğunu, davacının işi sözleşme koşullarına uygun olarak yaptığını ispat etmek durumunda olduğunu, senedin teminat senedi olduğu hususu davacı beyanı ile ortada olduğunu, müvekkili şirketin, davacı şirkete herhangi bir borcu olmadığını, kefalet ilişkisi yasal şartlarının gerçekleşmemiş olduğunu belirterek davanın reddine ve %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; davanın itirazın iptaline ilişkin olduğu, taraflar arasında 29.05.2020 tarihli eser sözleşmesinin bulunduğu, davacının yüklenici, davalı... A.Ş'nin ise işveren olarak yer aldığı, diğer davalı ...'ın ise sözleşme kapsamında davalı işveren tarafından davacı yükleniciye verilen teminat senedinde kefil olarak yer aldığı konusunda ihtilaf bulunmadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin 23.1 maddesinde yetkili mahkemenin alternatifli olarak belirlenmiş olduğu, icra takibinin sözleşme ile belirlenen yetkili mahkemelerden birinde açılmış olduğu, Türk Ticaret Kanunu 7. maddesi de gözetildiğinde her iki davalının icra müdürlüğü ile mahkemeye yönelik yetki itirazlarının ayrı ayrı reddine karar verilmesi gerektiği, tüm dosya kapsamına göre; davacı ...Ş. ile davalı ... A.Ş. arasında 29.05.2020 tarihli eser sözleşmesinin bulunduğu, davacının yüklenici, sözleşmede davalı... A.Ş'nin ise işveren, diğer davalı ...'ın ise sözleşme kapsamında davalı işveren tarafından davacı yükleniciye verilen teminat senedinde kefil olarak yer aldığı, taraflar arasında 29.05.2020 tarihinde akdedilmiş sözleşme kapsamında muhasebe kayıtları ve yapılan ödemeler esas alındığında, sözleşme kapsamında davacı yanca, davalı yana düzenlenmiş faturalar toplamının KDV dahil 141.114,73 USD, davalı yanca bu faturalara mahsuben yapılmış ödemeler toplamının 136.977,95 USD olduğu ve davacının 09.09.2021 tarihi itibariyle davalı şirketten 4.136,78 USD alacaklı bulunduğu, taraflar arasında akdedilmiş sözleşmede ödemelerin süresinde yapılmaması durumunda aylık %2,5 gecikme cezası uygulanacağı kararlaştırılmış olmakla birlikte, davalı yanca yapılmış ödemelerin sözleşmede kararlaştırılmış sürede yapılmamış olmasına rağmen davacının bu hususla ilgili davalı yana her hangi bir ihtirazi kayıt ileri sürülmeden ödemelerin kabul edilmiş olduğu ve bu şekilde gecikme cezası uygulanmayacağı yönünde bir kanaat oluşturulduğu, bu nedenle davacı şirketin takip tarihinden önce icra takibine konu 1.300,00 USD gecikme cezasını talep edemeyeceği kanaatine varıldığı, davalı tarafça işin gereği gibi yapılmadığı savunulmuş ise de; dava dosyasına kapsamında yer alan belge içeriklerine göre, davacı yanca sözleşme kapsamında tesis edilmiş olan GES’in geçici kabulünün eksiksiz gerçekleşmiş olduğunun geçici kabul tutanağına belirtilmiş olduğu, yine davalı tarafça dava ve sözleşmeye konu tesisin (GES tesisinin) eksik ve projesine uygun imal edilmediği yönünde bir belirlemenin de bulunmadığı anlaşılmakla, davalı yanın bu yöndeki savunmasına itibar edilmediği, davaya ve icra takibine konu alacağın yabancı para cinsinden olduğu anlaşılmakla, faiz hesabında 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesine göre kamu bankalarının o yabancı para üzerinden açtığı bir yıllık vadeli mevduata fiilen ödediği en yüksek faiz oranının uygulanması gerektiği anlaşılmakla, takibin 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesine göre işletilecek faiz ile devamına karar verildiği, alacağın yargılamayı gerektirdiği anlaşıldığından icra inkar tazminatına hükmedilmediği belirtilerek davanın kısmen kabulüne, Ankara 29. İcra Dairesine ait 2021/13852 Esas sayılı takip dosyasında davalıların itirazının kısmen iptali ile; takibin, 2.874,00 USD üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacak tutarı olan 2.874,00 USD'nin takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/A maddesi gereğince Devlet Bankalarının o yabancı para cinsi ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, alacağın yargılamayı gerektirdiği anlaşılmakla, icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına, yasal koşulları oluşmadığından davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı istinaf dilekçesinde özetle; davacının üzerine düşen edimleri eksiksiz yerine getirdiği, davalıların geciken ödemelerde davacının itirazı kayıt hakkını saklı tutmadığına dair bir beyan ve itirazı olmadığı, davacının gecikme cezası hakkından vazgeçtiğine dair bir beyan, iddia ve kabulünün olmadığı, mahkemece ileri sürülmeyen gerçekte var olmayan bir kanaate dayanılarak karar verildiği, asıl alacak kadar davalıların borçlu olduğunun alınan rapor ile sabit olduğu, sözleşmenin 19.6. maddesinde yüklenicinin geciken ödemeler için aylık %2,5 gecikme cezası uygulama hakkı mevcut olduğunun hüküm altına alındığı, HMK’nın 141. maddesi uyarınca dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra iddia veya savunmanın genişletilemeyeceği, dolayısıyla davalıların ileri sürmediği bir vakıayı varmış gibi hakimin ileri sürmesinin mümkün olmadığı, gecikme cezası ve faiz konusu kamu düzenine ilişkin olmadığından hakimin re'sen inceleme yükümlülüğü bulunmadığı, kararın bilirkişi raporu ile uyumlu olmadığı, bilirkişi raporunda , ödemenin süresinde yapılmadığının kabul edildiği fakat takip öncesi müvekkilce yazılı bir itiraz yapılmadığından takip öncesi aylık %2,5 gecikme cezası talep edilemeyeceğinin belirtildiği, rapora yapılan itirazda davalının temerrüde düşmesi için ihtara gerek olmadığı, sözleşmede tüm ödeme tarihleri yani vade belirli olduğu için o tarih itibariyle faiz-gecikme cezası işlemeye başladığının belirtildiği, geçici kabulün 10.11.2020 de yapıldığı da sabit ve ispatlı olup tüm borcun en geç bu tarihte tamamlanması gerektiği, mahkeme, bilirkişi raporunun hükmüne esas alındığı ancak %2,5 gecikme cezası istenebileceği kısmının göz ardı edildiği, icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu belirtilerek kararın kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı... A.Ş vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece 28.11. 2022 tarihli bilirkişi raporu ve 09.03.2023 tarihli bilirkişi heyet raporu alındığı, bu iki bilirkişi raporunun birbiri ile çelişkili olduğu, çelişki giderilmeden karar verildiği, 09.03.2023 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde davacı şirketin defter kayıtlarında 910.758,49 TL’lik faturanın 20.11.2020 tarihinde 125 yevmiye no ile ve 20.12.2020 tarihinde 147 yevmiye no ile iki sefer kesildiğinin görüldüğü, ayrıca 30.09.2020 tarih 98 yevmiye no ve 31.03.2021 tarihli 48 yevmiye no da kur değerlendirmeleri olduğunun göründüğü, kesilen faturaların ( 09.03.2023 tarihli raporda iki sefer görülen) hak ediş faturası olarak kesildiği, bunun haricinde davacı tarafın hak ettiği faturadan fazla kestiği fatura olduğunu beyan etmesi ve müvekkil şirketçe ödenen sözleşme tutarından fazla para talep etmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, taraflar arasında 135.000,00 USD’lik bir sözleşme yapıldığı, basiretli bir ticari işletmenin yaptığı sözleşmeye uymakla mükellef olduğu, sözleşme dışında yapılan bir değerlendirmeyi hükme esas almanın usul ve yasaya aykırı olacağı, ilk alınan bilirkişi raporunda da görüleceği üzere müvekkil şirketin, taraflar arasında yer alan sözleşmeye tam olarak uyduğu, gününde sözleşmeye uygun miktarlarda ödeme yaptığı, sözleşmede belirtildiği üzere Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası kuru yapılacak ödemelerde geçerli olup, müvekkil şirketin bu kur üzerinden ödeme yaptığı, ancak davacının şirket defterlerinde farklı bir kurun kabul edildiğinin görüldüğü, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu husus dikkate alınmadan hesaplama yapıldığı, yapılan işin TKDK tarafından kontrol edildiği, eksik yapılan işten kaynaklı hibe ödemesinin eksik olarak ödendiği, buna karşılık müvekkil şirket tarafından sözleşmeye uygun davranılarak 135.000,00 USD ödemenin eksiksiz olarak yapıldığı, bu nedenle müvekkil şirketin bir borcu olmadığı, ilk alınan bilirkişi raporunda da müvekkil şirketin davacı şirkete bir borcu olmadığının tespit edildiği, hükme esas alınan bilirkişi tarafından düzenlenen raporda taraflarınca ileri sürülen beyan ve itirazlar nazara alınmaksızın rapor tanzim edildiği, heyet raporunun 28.11.2022 tarihli bilirkişi raporu ile çeliştiği, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiği, davacı tarafın davasının kısmen reddedilmiş olmasına rağmen taraflarına vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğu, belirtilerek kararın kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece 28.11. 2022 tarihli bilirkişi raporu ve 09.03.2023 tarihli bilirkişi heyet raporu alındığı, bu iki bilirkişi raporunun çelişkili olduğu, çelişki giderilmeden karar verildiği, yetki itirazının reddi hususunun da usul ve yasaya aykırı olduğu, 09.03.2023 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde davacı şirketin defter kayıtlarında 910.758,49 TL lik faturanın 20.11.2020 tarihinde 125 yevmiye no ile ve 20.12.2020 tarihinde 147 yevmiye no ile iki sefer kesildiğinin görüldüğü, ayrıca 30.09.2020 tarih 98 yevmiye no ve 31.03.2021 tarihli 48 yevmiye no da kur değerlendirmeleri olduğu, kesilen faturaların ( 09.03.2023 tarihli raporda iki sefer görülen) davacı tarafın hak ettiği faturadan fazla kestiği faturası olduğu davalı şirketçe ödenen sözleşme tutarından fazla para talep edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, davacı şirket ve davalı şirket arasında 135.000,00 USD’lik bir sözleşme yapıldığı, basiretli bir ticari işletmenin yaptığı sözleşmeye uymakla mükellef olduğu, sözleşme dışında yapılan bir değerlendirmeyi hükme esas almanın usul ve yasaya aykırı olacağı, ilk alınan bilirkişi raporunda da görüleceği üzere davalı şirketin taraflar arasında yer alan sözleşmeye tam olarak uyduğu, gününde sözleşmeye uygun miktarlarda ödeme yapıldığı, sözleşmede belirtildiği üzere Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası kuru yapılacak ödemelerde geçerli olup, müvekkil şirket bu kur üzerinden ödeme yapıldığı, ancak davacının şirket defterlerinde farklı bir kurun kabul edildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu husus dikkate alınmadan hesaplama yapıldığı, yapılan işin TKDK tarafından kontrol edildiği, eksik yapılan işten kaynaklı hibe ödemesinin eksik olarak ödendiği, buna karşılık müvekkil şirket tarafından sözleşmeye uygun davranılarak 135.000,00 USD ödemenin eksiksiz olarak yapıldığı, bu nedenle davalı şirketin bir borcu olmadığı, ilk alınan bilirkişi raporunda da davalı şirketin davacı şirkete bir borcu olmadığının tespit edildiği, heyet raporunun 28.11.2022 tarihli bilirkişi raporu ile çeliştiği, dosya kapsamı itibariyle kefalet ilişkisinin de şartlarının oluşmadığı, reddedilen kısım ile ilgili lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemesi ve kötü niyet tazminatına hükmedilmemesinin hatalı olduğu belirtilerek kararın kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmiştir. Dava,eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptaliistemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle taraflar arasındaki sözleşme kapsamında iş bedelinin ödenmesi amacı ile düzenlenen takibe dayanak senette davalı ...'ın da açıkça ve ayrıca isim ve imzasının bulunmasına ve bu nedenle her iki davalı aleyhine hükmü kurulmasında hata bulunmamasına göre davacının tüm, davalıların sair istinaf itirazlarının esastan reddine,karar verilmiştir. Davalıların diğer istinaf sebeplerinin incelenmesine gelince; dava dilekçesinde harca esas değer 2.847,00 USD asıl alacak, 1.300,00 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 4.147,00 USD olarak gösterilmiş ve harç bu bedel üzerinden yatırılmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile asıl alacak yönünden takibin devamına karar verilmiş ise de hükümde maddi hata yapılmış olup 2.847,00 USD asıl alacak yönünden itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi gerekirken sehven 2.874,00 USD asıl alacak üzerinden itirazın iptali ile takibin devamına karar verildiği ve 1.300,00 USD'lik işlemiş faiz reddedilmesine rağmen kısmen reddedilen miktar yönünden davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmediği anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü Ankara 29. İcra Dairesine ait 2021/13852 Esas sayılı takip dosyasında davalıların itirazının kısmen iptali ile; takibin, 2.847,00 USD (Amerikan Doları) üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacak tutarı olan 2.847,00 USD'nin takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/A maddesi gereğince Devlet Bankalarının o yabancı para cinsi ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, alacağın yargılamayı gerektirdiği anlaşılmakla, icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına, yasal koşulları oluşmadığından davalı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin reddine, davada kabul ve reddedilen miktarlar nazara alınmak suretiyle taraflar lehine vekalet ücretine karar verilmesi gerekmiş esas hakkında yeniden aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine, 2-Davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, 3-Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 27/03/2023 tarih ve 2022/349 E-2023/233 K sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına, 4-Davanın kısmen kabulüne, Ankara 29. İcra Dairesine ait 2021/13852 Esas sayılı takip dosyasında davalıların itirazının kısmen iptali ile; takibin, 2.847,00 USD (Amerikan Doları) üzerinden devamına, 5-Fazlaya ilişkin talebin reddine, 6 -Asıl alacak tutarı olan 2.847,00 USD'nin takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/A maddesi gereğince Devlet Bankalarının O yabancı para cinsi ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 7-Alacağın yargılamayı gerektirdiği anlaşılmakla, icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına, 8-Yasal koşulları oluşmadığından davalı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin reddine, 9-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 3.036,84 TL harçtan, davacı tarafından peşin ödenen 903,75 TL'nin mahsubu ile bakiye 2.133,09 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına, 10-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri, 80,70 TL başvuru harcı, tebligat, posta ve diğer masraflar 4.845,00 TL olmak üzere toplam 4.925,70 TL yargılama giderinin kabul oranı dikkate alınarak belirlenen 3.381,01 TL'nin ve 903,75 TL peşin harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 11-Arabuluculuk ücreti olarak suç üstü ödeneğinden karşılanan 1.560,00 TL'nin kabul oranına göre 1.070,94 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, bakiye 489,06 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydın 12-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 44.456,75 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, 13-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 20.299,89 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, 14-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince, taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran ilgili tarafa iadesine, İstinaf incelemesi yönünden; 15-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, 16-Davacı tarafından ödenen istinaf başvurma harcının ve yaptığı istinaf masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına, 17-Davalı ... tarafından ödenen 179,00 TL peşin istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine, 18-Davalı ... tarafından ödenen 853,00 TL ve 579,87 TL peşin istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine 19-Davalı ... tarafından ödenen 492,00 istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 270,00 TL dosya gönderme masrafı olmak üzere toplam 762,00 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalı ...'a verilmesine, 20-Davalı ... tarafından ödenen 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 342,00 TL dosya gönderme masrafı olmak üzere toplam 834,00 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalı ....Anonim Şirketi'ne verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 19/11/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır