T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/522 - 2026/84 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/522 KARAR NO : 2026/84 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 09/06/2022 NUMARASI : 2019/88 E. - 2022/192 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Hakla…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/522 - 2026/84 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/522 KARAR NO : 2026/84 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 09/06/2022 NUMARASI : 2019/88 E. - 2022/192 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 09/06/2022 tarih ve 2019/88 E. - 2022/192 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar ..., ...Turizm Branda İnşaat Otomotiv Reklam Gıda Temizlik Taşımacılık İthalat İhracat Pazarlama Sanayi Tic. Ltd. Şti. tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkilinin 2010/69671, 2010/69671 ve 2010/65216 sayılı ve "..." ibareli markaların sahibi olduğu gibi 2018/054887, 2018/054890, 2018/054896 sayılı başvurularının da tescil süreçlerinin devam ettiğini, davalı Şirketin 2017/117689 sayılı sayılı ve "..." ibareli başvurusuna anılan markalarına dayalı olarak yaptıkları itirazlarının dava konusu YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa tarafların markaları arasında iltibas bulunduğunu, müvekkilinin markalarının tanınmış olduğunu, dava konusu başvurunun müvekkilinin markalarının tanınmışlığından haksız olarak yararlanacağını ileri sürerek, 2018-M-11434 sayılı YİDK kararının iptali ile dava konusu başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında kısmen ıslah talebinde bulunarak, "..." ibaresinin SMK'nın 6/3 maddesi anlamında gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu ileri sürerek davanın kabulünü istemiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı vekili, müvekkilinin uzun yıllardır Marmaris’te can yeleği ve cankurtaran simit faaliyeti ve branda imalatı, tente, pergole, deniz malzemeleri ve denizcilik ile ilgili ürünler alanında faaliyet gösterdiğini, bu faaliyetlerin de “...” adını kullandığını, halen de faaliyetlerinin sürdüğünü, davacının faaliyet alanının müvekkilinden farklı olduğunu, markaların benzer olmadıklarını, görsel, işitsel ve kavramsal yönden bıraktıkları izlenimlerin farklı bulunduğunu, Marmaris'te davacı ile aynı alanda çalışan ve “...” ibaresini kullanan işletmelerin mevcut olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markaları arasında işaret benzerliği bulunmadığından, SMK'nın 6/1 maddesi koşullarının oluşmadığı ancak davacı yanın, dava konusu taleplerini ıslah ettikten sonra dayandığı gerçek hak sahipliği iddialarına konu kullanımlarında “D ...” ibarelerinin ön plana çıkartıldığı, “D” harfinin tek başına ayırt ediciliği düşünüldüğünde “...” ibaresinin davacı markalarında asli unsur olarak kullanıldığı, davacının dosyaya sunulu delillerinde ki kullanımları incelendiğinde D-... ibaresinin fiili ve ciddi olarak “geçici konaklama hizmetleri”nde davalı yandan evvel kullanıldığının tespit edildiği, dava konusu markanın ise bütün olarak “öz” ve “...” ibarelerinden oluştuğu, “öz, hakiki, has” vb. nitelikteki ibarelerin, kullanım biçimleri doğrultusunda kendinden sonraki kelimeyi vurgular mahiyette ve ayırt edici güçleri zayıf nitelikte sözcükler oldukları, tüketici nezdinde taraflarca ayrı ayrı iki firma kurulduğu yönünde bir algının oluşma ihtimali olacağı ve bu algı nedeni ile sonraki markanın, önceki marka ile ilişkilendirileceği, davacı tarafından tescilsiz kullanılan "..." esas ibaresi ile davalının "..." ibareli markası arasında ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davalının "..." markasını gördüğünde bunun davacının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayabileceği, dava konusu marka kapsamında yer alan 43. sınıfta bulunan "yiyecek içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri" yönünden SMK'nın 6/3 maddesi koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile dava konusu YİDK kararının 43. sınıfta bulunan "yiyecek içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri" yönünden kısmen iptaline, dava konusu markanın saylan hizmetler yönünden kısmen hükümsüzlüğüne, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili, davacının müvekkili Kurum nezdinde ileri sürmediği SMK'nın 6/3 maddesine dayalı iddiasını ıslah yoluyla ileri sürmesi mümkün olmadığından, mahkemece YİDK kararının iptali istemli dava yönünden davacının bahsi geçen iddiası dikkate alınarak yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, diğer taraftan SMK' nın 6/3 maddesi koşullarının da bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı Şirket vekili, müvekkiline yapılan tebligatların usulsüz olduğunu, davacının kısmen ıslah yoluyla sunduğu yeni delillere muvafakatlarının bulunmadığını, ancak bu durumun mahkemece dikkate alınmadığını, davacının "..." ibaresi üzerine üstün hakkının bulunmadığını, davacı ile aynı alanda faaliyet gösteren Marmaris'te bulunan işletmelerin "..." ibaresini kullandığını, müvekkilinin de uzun yıllardır Marmaris’ta “Marmaris’te can yeleği ve cankurtaran simit faaliyeti ve branda imalatı, tente, pergole, deniz malzemeleri ve denizcilik ile ilgili ürünler alanında faaliyet gösterdiğini, bu faaliyetlerinde “...” adını kullandığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kararının kaldırılmasını ve davanı tümden reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE :Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İşlem dosyasının incelenmesinden, davalı Şirketin 21/12/2017 tarihinde "..." ibaresinin 18, 24, 25, 35, 36, 37 ve 43 sınıfta yer alan mal ve hizmetler yönünden tescili için diğer davalı Kuruma başvurduğu, davacının 2010/69671, 2010/69671 ve 2010/65216 sayılı markalarına dayalı olarak, iltibas ve tanınmışlık iddiasıyla başvuruya itiraz ettiği, itirazın önce Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddedildiği, bu karara yönelik davacı itirazının da YİDK'ın 2018-M-11434 sayılı kararıyla reddine karar verildiği, anılan kararın davacı tarafa 02.01.2019 tarihinde tebliğ edildiği, işbu davanın iki aylık hak düşürücü süre içerisinde 01.03.2019 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince, davacının gerçek hak sahibi olduğunu ispatladığı "..." asıl unsurlu tescilsiz kullanımı ile dava konusu "..." ibaresinin benzer olduğu, dava konusu başvuru kapsamında yer alan 43, sınıf "yiyecek içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri" yönünden SMK'nın 6/3 maddesi koşullarının oluştuğu gerekçesiyle yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup kararı istinaf edenlerin sıfatı ve istinaf itirazları gözetildiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlık sayılan hizmetler yönünden SMK'nın 6/3 maddesi koşullarının bulunup bulunmadığı, davadaki YİDK kararının iptali istemi yönünden SMK'nın 6/3 maddesine dayalı iddianın dinlenip dinlenemeyeceği hususlarındadır. Öncelikle belirtmek gerekir ki, davacının dava ve cevaba cevap dilekçesinde ileri sürmediği SMK'nın 6/3 maddesine dayalı iddiasını, marka hükümsüzlüğü istemi yönünden kısmen ıslah suretiyle ileri sürmesi mümkün olup, YHGK'nın 2017/3-1053 E -2019/1236 K sayılı ilamında da belirtildiği üzere davacının ıslah yoluyla ileri sürdüğü iddiası bakımından yeni delil sunması da mümkün bulunduğundan, davalı Şirket vekilinin bu yöndeki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Ayrıca her ne kadar davalı Şirkete dava dilekçesinin ve ön inceleme duruşma gününün bildirilmesine dair tebligatlar usulsüz olarak tebliğ edilmişse de davalı vekilinin davadan haber olmakla davaya cevap dilekçesi sunduğu ve yargılamaya katıldığı anlaşıldığından davalı vekilinin usulsüz tebligata ilişkin istinaf itirazları sonuca etkili görülmediğinden yerinde bulunmamıştır. Yukarıda açıklandığı üzere, mahkemece davacının gerçek hak sahibi olduğunu kanıtladığı "..." asıl unsurlu tescilsiz kullanımı ile dava konusu "..." ibaresinin benzer olduğu kabul edilerek, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak dava konusu marka sahibi davalı Şirket vekili yargılama sırasında uyuşmazlık konusu olan "..." ibaresinin, davacı ile aynı alanda faaliyet gösteren ve Marmaris'te bulunan işletmeler tarafından sıklıkla kullanıldığını, bu nedenle ayırt ediciliğinin düşük olduğunu savunmasına rağmen mahkemece bu hususta yeterli incelme yapılmadığı gibi gerekçeli kararda da davalının bu savunması yönünden bir değerlendirme yapılmamıştır. Oysa davalı Şirketin savunmasında olduğu gibi "... " ibaresinin uyuşmazlık konusu hizmetler bakımından ayırt ediciliğinin düşük olduğunun tespit edilmesi halinde, küçük farklılıkların dahi tescil olunmak istenen markaya ayırt edicilik kazandırabileceğinin kabulü gerekir. Her ne kadar mahkemece alınan bilirkişi raporunda tüketicinin “...” şeklindeki bir ibareyi gördüğünde, tereddütsüz olarak, bir yer adı olan Marmaris' i anımsayacağı yorumunda bulunulmasının mümkün olmadığı sonucuna varılmışsa da, raporu düzenleyen bilirkişilerin uyuşmazlık konusu hizmetlerin yer aldığı turizm sektörü ile ilgili uzmanlıklarının bulunmadığı anlaşıldığından, bahsi geçen bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğunun kabulü de mümkün değildir. O halde mahkemece, davalının yukarıda bahsi geçen savunması yönünden, aralarında turzim sektöründen uzmanların da yer aldığı bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre marka hükümsüzlüğü istemi yönünden bir karar vermek gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış davalı şirket vekilinin bu yöndeki istinaf itirazları yerinde görülmüştür. Diğer taraftan kabule göre de; yukarıda açıklandığı üzere davacının davadaki marka hükümsüzlüğü yönünden ıslah yoluyla SMK'nın 6/3 maddesine dayalı iddiasını ileri sürmesi mümkün ise de davadaki YİDK kararının iptali istemi yönünden iddianın ıslah yolu ile genişletilmesi mümkün değildir. Zira, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin yerleşmiş kararları uyarınca YİDK kararının iptali istemiyle açılan davaların, YİDK kararında tartışılan hususlarla sınırlı olarak görülmesi zorunludur. Diğer bir deyişle YİDK kararının iptali istemine ilişkin davada, iptali istenen Kurum kararında tartışılmayan hususların tartışılması mümkün değildir. Bu duruma ve davacının davalı Kurum nezdindeki itirazlarında SMK'nın 6/3 maddesine dayalı bir itirazda bulunmadığı ve dolayısıyla dava konusu YİDK kararında bu husus tartışılmadığına göre, davadaki YİDK kararının iptali istemi bakımından davacının ıslah yoluyla ileri sürdüğü SMK'nın 6/3 maddesine dayalı iddiasının dinlemesi mümkün bulunmadığından, ilk derece mahkemesince yanılgılı değerlendirme ile YİDK kararının iptali istemi bakımından da SMK'nın 6/3 maddesi koşullarının oluştuğu gerekçesiyle dava konusu YİDK kararının kısmen iptaline karar verilmesi doğru olmamış, davalı Kurum vekilinin de bu yöne ilişen istinaf itirazları yerinde bulunmuştur. Bu itibarla Dairemizce, davalılar ..., ...Turizm Branda İnşaat Otomotiv Reklam Gıda Temizlik Taşımacılık İthalat İhracat Pazarlama Sanayi Tic. Ltd. Şti. vekillerinin yukarıdaki hususlara ilişkin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davalılar ..., ...Turizm Branda İnşaat Otomotiv Reklam Gıda Temizlik Taşımacılık İthalat İhracat Pazarlama Sanayi Tic. Ltd. Şti. vekillerinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalılar ..., ...Turizm Branda İnşaat Otomotiv Reklam Gıda Temizlik Taşımacılık İthalat İhracat Pazarlama Sanayi Tic. Ltd. Şti. vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 09/06/2022 gün ve 2019/88 E.- 2022/192 K. sayılı kararın KALDIRILMASINA; 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE, 3-Davalılar ..., ...Turizm Branda İnşaat Otomotiv Reklam Gıda Temizlik Taşımacılık İthalat İhracat Pazarlama Sanayi Tic. Ltd. Şti. vekillerinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 4-Davalılar tarafından istinaf başvurusunda ayrı ayrı peşin olarak yatırılan 427,60'ar-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davalılara ayrı ayrı iadesine, 5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, 7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 16/01/2026 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/02/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.