(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2013/13963 E. , 2013/21110 K. Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının aşağıdaki bendin…
**(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2013/13963 E. , 2013/21110 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı, davalı işverene ait işyerinde, 15/08/2001 - 09/06/2011 tarihleri arasında çalıştığını, çalışmasının bir kısmının ... Bölge Müdürlüğünde bir kısmının da...Genel Müdürlüğünde geçtiğini...’de Bölge Müdürü olarak görev yaptığı 3 yıl boyunca haftada 2 kez şehir dışı göreve gittiğini,...da Bölge ve... Satış Müdürü olarak çalıştığı 18 ay boyunca ise haftada 3 defa şehir dışı göreve gittiğini, bu görevlerin 06.00- 07.00 gibi uçağa binip bazen şehir dışında konaklayarak 22.00-23.00’te sona erdiğini, müdür yardımcısı olarak çalıştığı 6 yıl boyunca şehir dışı görevi olmayan günlerde mesaisinin her gün 19.30-20.00’ye kadar sürdüğünü, yaptığı fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek fazla çalışma ücreti isteğinin hüküm altına alınmasını istemiştir. Davalı, zamanaşımı def’inde bulunup, davacının davalı şirkette üst düzey yönetici olarak çalışması nedeniyle fazla çalışma ücreti hakkının olmadığını, çalışma saat ve programını kendisinin belirlediğini, diğer çalışanlardan fazla ücret aldığını, savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, “davacının davalı şirkete bağlı olarak İstanbul ve ... Bölge Müdürlüklerinde Müdür Yardımcısı ve Müdürlük ünvanı ile çalıştığı, üst düzey yönetici konumunda olduğu davalı şirket nezdinde en son İzmir Bölge Müdürü olarak çalışan davacının kendi çalışma düzenini kendisinin belirleme imkanının bulunduğu, yaptığı iş görev ve sorumluluğu kapsamında ücretinin taraflarca belirlendiği, imzalı bordrolar karşılığı yapılan ücret ödemelerine herhangi bir itirazının olmayıp görevini aşar şekilde fazla çalışma yaptığının ise yazılı belgelerle ve inandırıcı biçimde kanıtlanmadığı” gerekçesi ile isteğin reddine karar verilmiştir. Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır. Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır. İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır. İşyerinde üst düzey yönetici konumda çalışan işçi, görev ve sorumluluklarının gerektirdiği ücretinin ödenmesi durumunda, ayrıca fazla çalışma ücretine hak kazanamaz. Bununla birlikte üst düzey yönetici konumunda olan işçiye aynı yerde görev ve talimat veren bir başka yönetici ya da şirket ortağı bulunması halinde, işçinin çalışma gün ve saatlerini kendisinin belirlediğinden söz edilemeyeceğinden, yasal sınırlamaları aşan çalışmalar için fazla çalışma ücreti talep hakkı doğar. O halde üst düzey yönetici bakımından şirketin yöneticisi veya yönetim kurulu üyesi tarafından fazla çalışma yapması yönünde bir .../.. talimatın verilip verilmediğinin de araştırılması gerekir. İşyerinde yüksek ücret alarak görev yapan üst düzey yöneticiye işveren tarafından fazla çalışma yapması yönünde açık bir talimat verilmemişse, görevinin gereği gibi yerine getirilmesi noktasında kendisinin belirlediği çalışma saatleri sebebiyle fazla çalışma ücreti talep edemeyeceği kabul edilmelidir. Somut olayda, davacının 13.04.2007 tarihine kadar Bölge Müdür Yardımcısı iken bu tarihten itibaren Bölge ve ... Satış Birimi Müdürü olarak, 19.10.2008 tarihinden itibaren ise İzmir Bölge Müdürü olarak çalıştığı dosya arasındaki görevlendirme yazılarından anlaşılmaktadır. Davacının 19.10.2008 tarihinden itibaren Bölge Müdürü olduktan sonraki dönem için kendi mesaisini düzenleyen üst düzey yönetici olması nedeni ile fazla mesai ücreti isteğinin reddi doğrudur. Çünkü üst düzey yönetici ve amir konumunda olup, mesaisi hususunda emir ve talimat almamaktadır. Ancak davacının Bölge Müdür Yardımcısı ve Bölge ve ...Satış Birimi Müdürü olarak görev yaptığı dönemde ise üstünde Bölge Müdürünün olduğu, mesaisi hususunda emir ve talimat alacak konumda olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, davacının Bölge Müdür Yardımcısı ve Bölge ve ...Satış Birim Müdürü olarak çalıştığı dönemlere ilişkin olarak tanık beyanları ve dosyadaki diğer deliler birlikte değerlendirilerek davacın fazla çalışmasının olup olmadığı belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile isteğin reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur. O halde davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 05.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.