11. Hukuk Dairesi 2011/15042 E. , 2012/21205 K. "" MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.10.2011 tarih ve 2010/89-2011/193 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe…
**11. Hukuk Dairesi 2011/15042 E. , 2012/21205 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.10.2011 tarih ve 2010/89-2011/193 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin yayıncılık eğitim ve sağlık sektöründe ticari faaliyette bulunmak üzere 2009 yılında kurulduğunu, Ankara, İzmir ve İstanbul illerinde kısaca TUS olarak isimlendirilen tıpta uzmanlık sınavlarına hazırlık kursları düzenlediğini, bu kurslarda TUS'a hazırlık amaçlı dergi ve kitaplar dağıtıldığını, yakın zamanda radyo ve televizyon programları aracılığıyla eğitim hizmeti sunulmasının da hedeflendiğini, ancak ticaret alanında herkesin kullanımına açık olan TUS ibaresini davalının marka olarak tescil ettirmesi sebebiyle sıkıntıya düştüklerini, 556 sayılı KHK'nın 7. maddesinin c, d ve f bendi hükümleri uyarınca vasıf bildirici, ticaret hayatında herkesin kullanımına açık ve yanıltıcılık yaratan, şu ana kadar kullanımla ayırt edicilik kazanmamış olan ve kötüniyetli bir şekilde tescil edilen davalıya ait TUS ibareli 16, 35 ve 41. sınıf mal ve hizmetleri içeren 22.10.2003/28490 ve TUS ibareli 38 ve 39. sınıf hizmetleri içeren 02.08.2005/32131 sayılı markaların hükümsüzlüğüyle sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, markaların tescilinden bu yana 5 yıldan fazla zaman geçtiğini, bunca süreden sonra aynı sektörde yer alan davacı tarafından işbu davanın açılmasının kötü niyete dayalı olduğunu, müvekkilinin marka tescilinde kötü niyetli olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.