7. Hukuk Dairesi 2021/2182 E. , 2022/734 K. "" 7. Hukuk Dairesi MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi ... Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 04/07/2017 tarihinde verilen dilekçeyle miras payı devri sözleşmesinin iptali talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 11/12/2018 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davacı vekili tarafından talep edilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince istin…
**7. Hukuk Dairesi 2021/2182 E. , 2022/734 K.** **"İçtihat Metni"** 7. Hukuk Dairesi MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi ... Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 04/07/2017 tarihinde verilen dilekçeyle miras payı devri sözleşmesinin iptali talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 11/12/2018 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davacı vekili tarafından talep edilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince istinaf talebinin esastan reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü. KARAR Dava, miras payının devri sözleşmesinin iptali isteğine ilişkindir. ... ’nun terekesinden intikal edecek işlemler için cezaevinde vekalet verdiğini, müvekkilinin Türkiye’ye dönüş yaptıktan sonra feragatname imzaladığını öğrendiğini, feragatnamenin MÖHUK ve TMK maddeleri uyarınca hile ile davacı aldatılarak imzalatıldığından iptalini talep etmiştir. Davalı; davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince, dava konusu belgenin resmi belge niteliğinde olduğu, aksinin aynı nitelikte bir belge ile kanıtlanması gerektiği, davacı tarafça bu nitelikte belge sunulmadığı, davacının vasi atanmadan belge imzalaması durumunda da haklarından davalı lehine feragat etmiş olacağı ve kendisini bağlayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda; davanın miras payının devri sözleşmesine ilişkin olduğu, davalının imzası olmamakla beraber konsoloslukça düzenlemem sözleşmenin karşılıksız olarak yapıldığı, sözleşmenin hile ile yapıldığının davacı tarafça ispat edilemediği, davacının sözleşme tarihinde kısıtlı olduğu, anılan işlemi yapmaya ehliyetinin bulunmadığı ileri sürülse de miras payının devri sözleşmesinin yapıldığı ülke hukukunun maddi hukuk hükümlerinin öngördüğü şekle uygun olarak yapıldığına göre, yerel mahkemece davanın reddinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir. Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Kanununun “Miras” başlıklı 20. maddesi, “Miras ölenin millî hukukuna tâbidir. Türkiye'de bulunan taşınmazlar hakkında Türk hukuku uygulanır. Mirasın açılması sebeplerine, iktisabına ve taksimine ilişkin hükümler terekenin bulunduğu ülke hukukuna tâbidir.” hükmünü içermektedir. Davacı ... Amerika’da cezaevinde tutuklu olduğu sırada 23.09.2010 tarihinde tarafların mirasbırakanı Haydar Bayramoğlu’ndan miras yoluyla intikal eden ve edecek miras hak ve hisselerini davalı ...’na devretmiştir.