T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/813 - 2025/727 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2025/813 KARAR NO : 2025/727 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 26.03.2025 ESAS-KARAR NUMARASI : 2024/564 E.,…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/813 - 2025/727 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2025/813 KARAR NO : 2025/727 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 26.03.2025 ESAS-KARAR NUMARASI : 2024/564 E., 2025/210 K. Davalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : İDDİA VE SAVUNMANIN ÖZETİ : Davacı vekili; müvekkili ile davalı şirket arasında ticari ilişki bulunmakta olup, müvekkili şirketin, iş makinalarını/kepçeyi çalıştırmak için davalı şirkete fatura düzenlediğini, davalının müvekkilince düzenlenen faturaları ödememesi üzerine aleyhinde icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine icra takibinin durduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptaline, %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; zaman aşımı itirazlarının olduğunu, müvekkili tarafından tutulan muhasebe kayıtlarına göre müvekkilinin davacı tarafa böyle bir borcunun söz konusu olmadığını, davacının icra takibinde haksız ve kötüniyetli olduğunu savunarak, davanın reddine, %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. DAVANIN SEYRİ VE SONUCU : İlk derece Mahkemesinin 13.12.2023 tarih ve 2021/778 E., 2023/933 K. sayılı kararıyla; "Davadaki uyuşmazlığın; Taraflar arasında ticari ilişki olduğu, davalının kepçe çalıştırmaktan dolayı davacıya fatura bocu olduğundan bahisle başlatılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı ile davalı tarafça kötüniyet tazminat taleplerine ilişkindir. ...davacı şirkete ait ticari defterlerde 30.07.2021 olan icra takip tarihi itibariyle davalı şirketten 39.968,50.-TL tutarında bakiye alacak kaydının bulunduğu, davacı şirketin BS (Mal/Hizmet Satış) Bildirimlerinde icra takibine konu bakiye alacağı teşkil eden 4 adet faturanında bildiriminin gerçekleşmiş olduğunu, davalı şirket tarafından sunulan defter ve belgelere göre, davalı şirketin davacı şirketten 4.399,50 TL alacaklı olduğu, davalı şirketin BA (Mal/Hizmet Alış) bildirimlerinde ise icra takibine konu bakiye alacağı teşkil eden 4 adet faturadan sadece 31.08.2020 tarih 29.500,00.-TL bedelli faturanın beyan edilmiş olması karşısında davacının yemin deliline de dayandığı ancak yemin teklifinde bulunmadığı" gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının itirazının iptaline, takibin 39.968,50 TL asıl alacak üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte devamına, İİK m. 67/2 gereğince hükmolunan alacağın %20'si oranında hesaplanan 7.993,70 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının kötüniyet tazminat isteminin yasal koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 16.07.2024 tarih ve 2024/1113 E., 2024/1065 K. sayılı kararıyla; "...Bilirkişi raporunda takibe konu faturaların davacı şirkete ait ticari defterlerde "Satış Faturası" açıklamasıyla kaydedilmiş olduğu tespit edilmiştir. Mahkemenin görevinin belirlenmesi başta olmak üzere bir hukuki uyuşmazlığın çözümlenmesi için öncelikle taraflar arasındaki ilişkinin belirlenmesi ve buna ilişkin yasal düzenlemeler çerçevesinde değerlendirme yapılması gerekir. Bu belirleme ilk derece mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunu inceleyecek bölge adliye mahkemesi dairesinin saptanmasında da önem taşır. Eğer taraflar arasındaki hukuki ilişki kira sözleşmesinden kaynaklanıyorsa görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesi (HMK m.4) ve kararın istinaf inceleme mercii Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15 veya 37. Hukuk Daireleri olacaktır. Eğer satım sözleşmesi söz konusu ise bu kez ticaret mahkemesi görevli olmakla birlikte istinaf mercii Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi olacaktır. Sözleşmeye dayalı taleplerde mahkemenin varsa sözleşmeyi incelemesi; tarafların bilgisizlikle ya da gerçek iradelerini gizlemek amacıyla yaptıkları nitelemeyi (TBK m.19) dikkate almaması ve nitelemeyi bizzat yapması gerekir. Ancak bu şekilde doğru hükümlerin uygulanması mümkün olacak ve yasa yollarında da görevli Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay Dairelerinin doğru biçimde belirlenmesi sağlanacaktır. Ortada yazılı bir sözleşme yoksa Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddesindeki ilke gereği öncelikle davacı sözleşmeden doğan edimleri göstererek nitelemeye yol göstermeli, aksi düşüncesi varsa bu kez davalı bu yükü üzerine alarak niteleme konusundaki karşı tezini belirtmelidir. Yukarıda özetlendiği üzere sözleşmenin nitelendirilmesi davacı vekilinin ön inceleme duruşmasındaki çelişkili beyanlarına dayanmaktadır. Sözleşmenin nitelendirilmesi taraflarca ve mahkemece net bir şekilde yapılmadığından Dairemizin görevli olup olmadığı belirlenememiştir." gerekçesiyle, HMK'nın 353/(1)-a.6. maddesi uyarınca, esası incelemeden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. İlk derece Mahkemesince; "Bölge adliye mahkemesi kaldırma ilamı doğrultusunda davalı asile aracın şoförlü olarak kiralanıp kiralanmadığına ilişkin isticvap davetiyesi çıkartılmış, davalı asil duruşmada ki beyanında davacı tarafça aracın kendilerine şöförlü olarak kiraya verildiğini, kepçeyi davacı şirketten şöförlü olarak kiraladıklarını, şöför parası da dahil olmak üzere para ödediklerini beyan etmiştir. Davacı vekili de aracın şöförlü kiralandığını beyan ettiğinden mahkememizin görevli olduğu anlaşılmıştır. Somut davada davacı şirkete ait ticari defterlerde 30.07.2021 olan icra takip tarihi itibariyle davalı şirketten 39.968,50.-TL tutarında bakiye alacak kaydının bulunduğu, davacı şirketin BS (Mal/Hizmet Satış) bildirimlerinde icra takibine konu bakiye alacağı teşkil eden 4 adet faturanın da bildiriminin gerçekleşmiş olduğunu, davalı şirket tarafından sunulan defter ve belgelere göre, davalı şirketin davacı şirketten 4.399,50 TL alacaklı olduğu, davalı şirketin BA (mal/hizmet alış) bildirimlerinde ise icra takibine konu bakiye alacağı teşkil eden 4 adet faturadan sadece 31.08.2020 tarih 29.500,00.-TL bedelli faturanın beyan edilmiş olması karşısında davacının(?) yemin deliline de dayandığı ancak yemin teklifinde bulunmadığı anlaşılmakla" gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının itirazının iptaline, 39.968,50 TL asıl alacak üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte takibin devamına, İİK m. 67/2 gereğince hükmolunan alacağın %20'si oranında hesaplanan 7.993,70 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının kötüniyet tazminat isteminin yasal koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili tarafından tutulan muhasebe kayıtlarına göre müvekkilinin davacı tarafa böyle bir borcunun söz konusu olmadığını, İlk derece Mahkemesince sadece davalı(?) yanın ticari kayıtlarının nazara alındığını, müvekkili şirkete ait kayıtlar göz ardı edilerek müvekkili lehine delil olarak değerlendirilmediğini, Bilirkişi raporlarının tarafların alacak tutarları konusunda çelişkili olduğunu, müvekkiline ait defterlerin TTK'na göre usulüne uygun tutulmuş olduğunu, müvekkili şirket tarafından tanzim edilen iade faturasının davacı yan tarafından kötüniyetli şekilde kayıtlara işlenmediğini, davacının faturalarına karşılık, VUK'na göre 8 günlük yasal itiraz süresi içerisinde 01.09.2020 tarihinde tanzim edilen iade faturasının gerekçeli kararda hangi nedenle dikkate alınmadığının anlaşılamadığını belirterek, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE : Dava, "iş makinesi çalışması", "kepçe çalışma bedeli" açıklamasını içeren faturalara dayalı icra takibine yönelik itirazın istemine ilişkindir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine göre, İlk derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, HMK.'nın 353/(1)-b.1 ve 359/(3) maddeleri uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. KARAR : 1-HMK.'nın 353/(1)-b.1 ve 359/(3) maddeleri uyarınca davalı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.730,25 TL. istinaf karar harcından peşin alınan 900,00 TL'nin mahsubuyla kalan 1.830,25 TL.'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davalı tarafça yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden alınarak iadesine, 4-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 17.09.2025 tarihinde, HMK'nın 362/(1)-a. maddesi uyarınca, (Ek madde 1 uyarınca yeniden değerleme oranına göre belirlenen 544.000,00 TL. kesinlik sınırının altında kaldığından) KESİN olmak üzere, oybirliği ile karar verildi. GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 17.09.2025 Başkan Üye Üye Katip e-imza e-imza e-imza e-imza