T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/227 Esas KARAR NO : 2025/1577 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2021/65 Esas - 2022/768 Karar TARİH: 12/10/2022 DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) KARAR TARİHİ: 02/10/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 06/10/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/227 Esas KARAR NO : 2025/1577 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2021/65 Esas - 2022/768 Karar TARİH: 12/10/2022 DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) KARAR TARİHİ: 02/10/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 06/10/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı ortaklık nezdinde 1.200.000 TL, dava dışı ...'un 2.100.000 TL, ...'un 1.400.000 TL ve hakim ortak olduğu iddia edilen ...'un 5.300.000 TL sermaye ile ortak olduğunu ve benzer sermaye yapısı ile ...'un hakim, müvekkilinin ise azınlık pay sahibi olduğu ... Limited Şirketi, ... Hayvancılık ve İnşaat Sanayi Limited Şirketi, ... Sanayi Ticaret Limited Şirketlerinin grup şirketler olarak kurulduğunu, müvekkilinin hakim ortak ... ile arasında 17-25 aralık süreci sonrası fikir ayrılıklarının başladığını ve 15 Temmuz Darbe girişimi sonrası fikir ayrılıklarının husumete dönüştüğünü, müvekkilinin şirketin mali kayıtlarından uzak tutulduğunu ve idari işlerin işleyişine dair yıllardır bilgi alamadığını, müvekkilinin şirketin mali konulara dikkat çekerek şirketin işleyişi hakkında müzakere talep ettiğini, bunun üzerine hakim ortak ... tarafından 03/01/2020 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısı yapılmış ve gerekçe gösterilmeden müvekkilinin müdürlük görevine son verilerek temsil ve ilzam yetkilerinin kaldırılmasına karar verilmiş olduğunu, şirket nezdinde müvekkili tarafından tespit edildiği iddia edilen usulsüz işlemlerin olduğunu ve bunların gizlendiğini, savcılık dosyalarında şirketlerde gayri resmi olarak 2. Kasa tutulduğu ve muvazaalı mali işlemlerin yapıldığının tespit edildiğini, mahkeme karar ile gayri resmi kasa hesaplarının tutulduğu iddia edilen bilgisayarlara el koyma kararı verildiğini, bu işlemler ile ilgili ... hakkında hizmet sebebi ile emniyeti suistimal, güveni kötüye kullanma ve sair suçlardan cezalandırılması adına şikayetçi olunduğu ve soruşturma dosyası açıldığını, soruşturma dosyasında şirket çalışanı tanığın ifadesinde gayri resmi kasa tutulduğunu ve gayri resmi işlemlerin o kasadan yürütüldüğünü ve talimatı hakim ortak ...'un verdiğini beyan ettiğini ve akabinde iş akdinin sona erdirildiğini, müvekkilinin şirket ortaklığından çıkma davasında Bölge Adliye Mahkemesi'nin şirketin tüm mal varlığı üzerine ihtiyati tedbir kararı verdiğini, şirkette fiilen çalışmayan ancak sigortalı olarak görünen kişiler olduğunu ve hakim ortak ...'un ortak olunan diğer şirketlerde de usulsüz işlemler yaptığını, ... ile müvekkili arasında 26/12/2016 tarihli protokol imzalandığını ve hakim ortağın ...'nın bağlı olduğu şirketlere ilişkin hiçbir bedel talep etmeden ilgili şirketlerdeki hisselerini ...'ya devredeceğini, ayrıca diğer ilgili şirketlerdeki müvekkili hissesinin %12+2 olacak şekilde hisse devri yapacağını kabul ve taahhüt ettiğini, ancak ...'un hissedar olarak görünmediği şirketlerde hisse devri yapacağını beyan ederek muvazaalı işlemler yaptığını ve ortak şirketlerin sermayesinden karşılayarak diğer şirketleri kurduğunu kabul ve ikrar ettiğini, ayrıca protokolün ilk maddesinde tüm şirketlerin geçmişe dönük kayıtlarının müvekkili tarafından incelemeye alınacağı kararlaştırılmışsa da incelemeye açılmadığını, şirket için düzenlenen denetim raporlarında bağımsız denetçi görevi yapan şahsın ... ile ayrıca ortak olduğunu ve düzenlenen raporların objektif olmadığını, müvekkilinin bir çok ihtarname gönderdiğini ve hakkı olduğu iddia edilen inceleme ve bilgi alma hakkının şirketçe yerine getirilmediğini, şirket tarafından 28/10/2020 tarihinde yapılacak olağan genel kurul toplantısına davet edildiğini ve kurul öncesinde müvekkilinin gönderdiği ihtarnamelerde talep ettiği hususları ve usulsüz işlemler hakkında inceleme ve denetim yapılmasını talep ettiğini ve ortaklar genel kurulunun aynı gündemle 30/11/2020 tarihine ertelenmesine karar verildiğini, şirketin muhasebe sorumlusu olduğu iddia edilen ...'ın şirkete ait mali kayıtları toplantı tarihinden 3 gün önce sunduğunu ve müdürler tarafından açıklanması talep edilen konularda açıklama yapılmadığını, genel kurul tarafından dürüst hesap verme ölçüsü ilkeleri uygun olarak açıklanmaması ve bunun ikinci kez finansal tablolar ve ilgili diğer maddeler hakkında karar alınırsa kanun gereği genel kurul kararlarının iptaline karar verilmesi gerektiğini, bu nedenlerle 30/11/2020 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan tüm kararların T.T.K'nın 449 maddesi uyarınca yürütülmesinin geri bırakılmasına, davalı şirketin 30/11/2020 tarihli olağan genel kurul toplantısında anılan kararların öncelikle TTK 420/2 maddesi düzenlemesi doğrultusunda, "finansal tabloların itiraza uğrayan ve tutanağa geçmiş bulunan noktaları hakkında, ilgililer tarafından, dürüst hesap verme ölçüsü ilkeleri uyarınca cevap verilmemiş olması " ndan kaynaklı tekrar erteleme yapılmadığından iptalinin gerektiğine, 27.10.2020 tarihli genel kurulda, 27 konu başlığı halinde açıklanması talep edilen konulara ilişkin açıklama yapılmaksızın denetim raporunun ve finansal tabloların pay sahibi müvekkili tarafından değerlendirilmesi ve bu konuda karar verilmesinin mümkün olamayacağını, hakim ortak ... ile yapıldığı iddia edilen 26.12.2016 tarihli protokol ile davalı şirketin hisselerinden hiçbir bedel almadan müvekkil ...'a devir yapılacağını taahhüt edildiğini ancak henüz bu devir yapılmadığını, hisse oranları konusundaki çekişmenin sabit olduğundan bu haliyle kar dağıtımına karar verilemeyeceğine, genel kurul, dürüst hesap verme ölçüsü ilkelerine uygun olarak açıklamalarda bulunmamasına rağmen, ikince kez finansal tablolar ve ilgili diğer maddeler hakkında erteleme yapmaksızın alınan kararların TTK 662 ve TTK 445 vd kurallarına göre iptali gerekeceğini, şirket nezdinde savcılık dosyalarında muhasebe çalışanın tanık olarak dinlenmesi ile tespit edildiği iddia edilen, resmi kayıtlardan ayrı olarak gayri resmi 2. Kasa hesabı tutulduğunu ve resmi kayıtlar ile finansal tabloların gerçeği yansıtmadığını, tabloların ve mali durumun aydınlığa kavuşturulması için toplantıda tutanağı geçirilen konu başlıkları hakkında genel kuruldan açıklama ve şirket nezdinde inceleme ve denetim yapılması talep edildiğini, 30.11.2020 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 2. Kez erteleme taleplerinin reddi ile gündem konularının görüşülmesine geçilmesi kararının 2018-2019 yılı müdürler kurulu faaliyet raporu ile bilanço gelir gider tablosu hesapları ve denetçi raporunun tasdiki 2019 yılı çalışmalarından dolayı müdürler kurulunun ibrası, kar dağıtılması, ... Anonim Şirketi'nin denetçi olarak atanması kararlarının iptaline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirket üzerine tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin paylarının % 53’ü ...’a, % 21’i ...’a, % 14’ü ...’a ve % 12’si davacı ... ...’a ait olduğunu, şirketin 2013 yılından itibaren bağımsız denetime tabii olduğunu, davacı tarafın diğer ortakların oyları ile birlikte şirkette uzun süre müdür olarak görev yaptığını, dava konusu 30/11/2020 tarihinde yapılan dava konusu kararların alındığı iddia edilen 2019 faaliyet yılı olağan genel kurul toplantısı öncesindeki tüm toplantılarda davacının da olumlu oy kullanması ile kararların oy birliği ile alındığını, şirket müdürlerinin görev süresinde müdürlük sıfatı ile hiç bir zaman maaş almadıklarını, şirket işleyişi sorunsuz bir şekilde ilerlerken davacının 2019 yılında, diğer ortaklara şirketlerden ayrılmak isteğini yönelttiğini, ancak davacının makul olmayan isteklerine olumlu bir yanıt verilemeyeceğini ve ortaklığın devam etmesi gerektiğinin davacıya bildirildiğini, davacının şirket içinde huzursuzluk çıkarttığını ve şirket için olumsuz davranışlarda bulunduğunu, 11/11/2019 tarihinde yapıldığı iddia edilen olağanüstü genel kurul toplantısında davacının müdürlük görevine son verildiğini, ancak genel kurul kararına karşı üç aylık hak düşürücü süre içinde bir iptal davası açmadığını, daha sonra davacının İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/194 Esas sayılı dosyası ile davalı şirketten ortaklık payının ödenmesi amacı ile dava açtığını ve davanın derdest olduğunu, davacının şirketten bilgi alamama iddialarının yersiz olduğunu ve istenilen bilgilerin kendisi ile paylaşıldığını, müvekkili şirketin çağrısı üzerine 27/10/2020 tarihinde yapılan 2019 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısında davacının TTK 420 maddesi uyarınca toplantıyı aynı gündem ile bir ay sonrasına bırakılması yönündeki talebi ile toplantının aynı gündem ile 31/11/2020 tarihine bırakıldığını, 30/11/2020 tarihinde aynı gündem ile tekrar toplanıldığını ve davacının ikinci kez erteleme talebinde bulunduğunu ve diğer ortakların oy birliği ile talebin reddine karar verildiğini ve ayrıca davacının 11/11/2019 tarihine dek şirkette münferit yetkiye sahip müdürlerden olduğunu, talep edilen genel kurul kararlarının 2019 yılına ilişkin olduğunu ve davacının hesap sorma değil hesap verme konumunda olduğunu, davacı tarafın ortaklıktan ayrılma davası açana kadar herhangi bir itiraz ve talebi olmadığını ancak açılan davadan sonra kendisine delil oluşturma amacında olduğunu, müvekkili hakkında soruşturma dosyası bulunmadığını, şirket çalışanlarına ait bordroların tamamını davacının bildiğini ve fiili çalışma olmadan şirket bünyesinde sigortalı işçiler olduğu iddiasının asılsız olduğunu, müvekkili şirketin başka herhangi bir şirkette hissesinin bulunmadığını, gayri resmi giderlerin karşılanması için fiktif faturalar düzenlendiği ve karşılığında mal alınmadığı iddialarının asılsız olduğunu , davalı şirketin 2019 yılı mali kayıtlarının davacıya tebliğ edildiğini ve gayri resmi bir gider olmadığı gibi stok eritme durumunun da söz konusu olmadığını, davacı ile şirket ortağı ... arasında imzalandığı iddia edilen 26/12/2016 tarihli protokolün dava ile bir ilgisi olmadığını, dava konusu genel kurul toplantısında alınan kararların yasa ve usullere uygun olduğunu, alınan kararların iptali halinde müvekkili şirketin bir takım yasal ve idari yaptırımla karşı karşıya bırakacağını, bağımsız denetçi olarak ... Denetim A.Ş'nin seçildiğini, kararların oy birliği ile alındığını hatta davacının toplantının bir bölümüne başkanlık ettiğini, davalı şirketin 30/11/2020 tarihinde yapılan 2019 yılı Olağan Genel Kurul Kararlarının iptali talep edilen kararlardan Bağımsız Denetçi Seçim kararı dışında kalan kararların icra edilemeyeceğini, bağımsız denetçi seçim kararının yasal zorunluluk olduğunu, şirket müdürlerinin ibrasına ilişkin alınan bir karar olmadığını, bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 12/10/2022 tarih ve 2021/65 Esas - 2022/768 Karar sayılı kararında; "Butlanı ve iptali istenen davaya konu 30/11/2020 tarihli genel kurul kararı, hazirun cetveli, davalı şirketin sicil dosyası, şirketin diğer ortakları hakkında yapılan Savcılık soruşturma dosyasında verilen takipsizlik kararı ve ekleri, toplantı davet tutanakları celp ve ibraz edilmiş, genel kurulun yürütmesinin durdurulmasına ilişkin talebi mahkememizce reddedilmiş, bu konuda İstinaf mahkemesine yapılan başvuru esastan reddedilmiştir. Şirketin vergi denetim raporları celp edilmiş, ticari defter ve kayıtları üzerinde dosya ile birlikte bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Dava; davacının ortağı olduğu davalı şirketin 30/11/2020 tarihli genel kurul toplantısında alınan 1,2,3,5,6 nolu gündem maddelerindeki kararların iptali talebine ilişkindir. Davanın 3 aylık yasal sürede açıldığı anlaşılmıştır. İptali istenen genel kurulun 1 nolu kararında; toplantı başkanlığına Av. ...'ın oybirliği ile seçildiği, davacının toplantının ertelenmesi talebinin ise diğer ortakların oy birliği ile reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Davacının bu karara itiraz ederken bilgi alma ve inceleme hakkını kullanamadığını iddia etmekte olup, bu konuyla ilgili mahkemeye bilgi alma ve incelemek için başvurabileceği halde genel kurul kararının hükümsüzlüğünü talep etmesi yokluk, ... yada iptal sebebi olarak kabul edilmemiştir, kaldı ki davacı tarafından ilk genel kurulda istenen belgelerin kendisine e-posta yolu ile iletildiği ve fiziken de postada gönderilemeyen belgeler için ise dilediği takdirde şirket merkezinde inceleme yapabileceği açıkça belirtilmiş iken davacının ilk genel kurulda talep ettiği belgelerin kendisine verilmediği ve finansal tablolar hakkında yeterince bilgilendirilmediğine ilişkin itirazlarına itibar edilmemiştir, ayrıca davacının bu maddeyle ilgili sadece olumsuz oy kullandığı ancak muhalefet şerhi bulunmadığı görülmektedir. İptali istenen genel kurulun 2 nolu kararında; 2018-2019 yılları müdürler kurulu faaliyet raporu ve bilanço gelir-gider tablosu hesaplarının ve denetçi raporunun müzakere edildiği, toplantıda hazır bulunan hissedarlardan ...'ın 48.000 olumsuz oyuna karşılık diğer ortakların 296.000 olumlu oyları ile tasdik edilmesine karar verildiği, davacının olumsuz oy kullandığı ancak muhalefet şerhini tutanağa işletmediği, iptal talep etme şartlarının oluşmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca mali bilirkişi tarafından yapılan incelemede; mali tabloların gerçeği yansıtmadığı yönünde somut bir tespit yapılamadığı, bu finansal tabloların davacı ortak ile de paylaşılmış olduğu anlaşıldığından ... ve yokluk sebeplerinin de bulunmadığı tespit edilmiştir. İptali istenen genel kurulun 3 nolu kararında; 2018-2019 yılları çalışmalarından dolayı müdürler kurulunun ibrasının oylandığı, ortaklardan ... vekilinin olumsuz oyuna karşılık; şirket yönetimine katılmamış ortak ...'un 84.000 olumlu oyu ile müdürlerin ibraz edilmesine karar verildiği, yönetime katılmış ortak ...'un müdürlerin ibrasında oy kullanmadığı anlaşılmıştır. Davacı tarafından finansal tabloların ve bağımsız denetim raporlarının gereği yansıtmadığı iddia edilerek bilgi alma ve inceleme hakkı hususunun da kullandırılmadığı iddiası ile bu genel kurul karar maddesinin iptali talep etmiş ise de TTK.nu hükümlerine göre bilançonun onaylanmasına ilişkin genel kurul kararı kanunda aksine bir açıklık bulunmadığı takdirde yönetim kurulunun , denetçilerin ve yöneticilerin ibrazı sonucunu doğuracaktır. Yönetim kurulu yada müdürlerin ibrası için kanunda özel bir nisap öngörülmemiş olup, TTK.nun 418.maddesinde düzenlenen basit toplantı ve karar nisabı uygulanacağı, iptali istenen genel kurul toplantısında toplantı ve karar yeter saysının kanuna uygun olarak yerine getirildiği anlaşılmıştır. Ayrıca davacı tarafça müdürlerin kusurları ile şirketi zarara uğrattıklarını ispatlayacak nitelikte herhangi bir delil sunulmadığı gibi bu maddenin oylanmasında red oyu vermiş ise de ilgili karara karşı herhangi bir muhalefet şerhi tutanağa geçmediğinden iptale ilişkin şartların oluşmadığı kanaatine varılmıştır. İptali istenen genel kurulun 5 nolu kararında; 2018-2019 faaliyet dönemi karının dağıtılıp dağıtılmaması hususunun müzakere edildiği, 6102 sayılı TTK.ya 7244 sayılı yasa ile eklenen geçici 13.madde uyarınca 2019 yılı net dönem karının yalnızca %25'e kadarının dağıtımına karar verilebileceği, geçmiş yıl karları ve serbest yedek akçeler dağıtıma konu edilemeyeceği, genel kurulca yönetim kuruluna kar payı avansı dağıtımı yetkisi verilemeyeceği düzenlemesi nazara alınarak şirketin 2019 dönemi net dönem karının %25'i tutarında 5.679.799,02 TL. tutardan yasal kesintiler yapıldıktan sonra kalan tutarın, şirket ortaklarının hisseleri oranında, 2021 hesap dönemi sonuna kadar ortaklara dağıtılmasına, 48.000 olumsuz oya karşılık 296.000 olumlu oyla karar verildiği, davacının bu karara herhangi bir muhalefet şerhi koymadığı, bu maddenin iptali talebi ile ilgili iddiasında genel kurulda sorulan ve açıklama talep edilen konulara ilişkin kayıt ve belgelerin şirket merkezinde incelenebileceği gerekçesi ile kendisine verilmediği, bu nedenle karın belirlenmesi ve dağıtılmasına ilişkin gündemin görüşülemeyeceğini beyanla karın aydınlatılmamış finansal tablolar uyarınca belirlendiğinden bahisle batıl ve iptale tabi olduğunu iddia etmiş ise de; davacı tarafından genel kurulda talep edilen bilgi ve belgelerin mail yoluyla iletilebilecek olanlarının kendisine iletildiği ve bu mailde yer alan bilgilerin davacı tarafça talep edilmedi halinde şirket merkezinde incelenebileceğinin belirtildiği, şirket merkezinde incelemek üzere hazır edildiğinin bildirildiği ancak davacı tarafından ilgili belgelerin incelenmesi üzerine yapılan davete icabet edilmediği, davacının şirket muhasebesinde usulsuz işlemler yapıldığı, sahte faturalar düzenlendiği, iki ayrı muhasebe hesabı tutulduğu ve bu sebeple karın gerçeğe aykırı finansal tablolara dayalı olarak belirlendiğine ilişkin iddialarına somut bir delil sunmadığı anlaşılmakla ... talebinin yerinde olmadığı, herhangi bir muhalefet şerhi olmadığından iptal şartları da oluşmadığı kanaatine varılmıştır. İptali istenen genel kurulun 6 nolu kararında; şirketin 2020 yılı hesap ve işlemlerinin TTK.nun ve diğer ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde denetimi için ... A.Ş. nin seçilmesine 48.000 olumsuz oya karşılık 296.000 olumlu oyla karar verildiği, davacının herhangi bir muhalefet şerhi bulunmadığından iptal şartlarının oluşmadığı anlaşılmış, ... iddiaları ile ilgili inceleme yapılmıştır.TTK’de bağımsız denetçi seçim yetkisi şirket genel kuruluna verilmiş (TTK m. 399/1) ve bu yetkinin, genel kurulun devredilemez yetkilerinden olduğu belirtilmiştir (TTK m. 408/2/c). Muhasebe, finans denetimi için gerekli düzenin kurulması ise yönetim kurulunun devredilemez yetkileri arasında sayılmıştır (TTK m. 375/1/c). Düzenlemede, yönetim kuruluna, denetçiyi belirleme konusunda her hangi bir görev yüklememektedir. Denetçi, şirket genel kurulunca; şirkeler topluluğunda, topluluk denetçisi, ana şirket genel kurulunca seçilir (TTK m 399). Seçim kararı olağan yeter sayısıyla alınır. Her faaliyet dönemi için yeni bir denetçi seçilir. Denetçinin her hâlde görevini yerine getireceği faaliyet dönemi bitmeden seçilmesi şarttır(TTK m 399/1). İlgili düzenlemeden, her ne kadar denetçinin faaliyet döneminin son günü dahi seçilebileceği anlamı çıksa da, TTK m 399/6 düzenlemesinden kanun koyucunun denetçinin faaliyet döneminin dördüncü ayına kadar atanmasını istediği anlaşılmaktadır. Denetçinin faaliyet döneminin dördüncü ayına kadar seçilmemesi durumunda, her yönetim kurulu üyesinin ve pay sahibinin mahkemeye başvurma hakkı bulunmaktadır. Seçimden sonra, yönetim kurulu, gecikmeksizin denetleme görevini hangi denetçiye verdiğini ticaret siciline tescil ettirir; Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi (TSG) ve şirketin internet sitesinde ilan eder (TTK m 399/1). Limited şirketlerde denetime ilişkin TTK m.635’de özel bir düzenleme yapılmamış ve ilgili maddede atıf ile anonim şirket başlığı altında düzenlenen denetim hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiştir. Denetçi olabilecek ve olamayacak kişiler ise TTK m. 400’de sınırlı olarak sayılmıştır. Sayılan şartlardan birinin mevcut olması halinde kişi denetçi olarak atanamayacaktır. İlgili madde mutlak emredici hüküm niteliğindedir. Bu nedenle genel kurulda, kanunda belirlenen şartları sağlamayan denetçi atanması halinde atama kararı ... ile malul olacaktır. Davacı tarafından ... iddiasında bulunulan genel kurulun 6.maddesinde alınan 2020 yılı hesap ve işlemlerinin ... Denetim Anonim Şirketi’nin seçilmesine dair kararda, denetim şirketi yetkilisi ...’ın şirket ile şirket arasında bağlantı ve ticari ilişki bulunduğu gerekçesiyle iptali talep edilmiş, yapılan incelemede davalı şirketle bağlantısı bulunan ... Üretim Sanayi Ticaret Limited Şirket’inin kuruluş tarihi olan 30/03/2010 tarihinden 20/05/2021 tescil tarihli pay devrine kadar şirkette %25 paya sahip olduğu ve TTK m.400/1 hükmü uyarınca sermaye şirketi olarak kurulan ...Denetim Anonim Şirketi’nin kurucu ve ortaklarından olan ...’ın ... Üretim Sanayi Ticaret Limited Şirket’inde ortaklığı bulunması nedeni ile 30/11/2020 tarihli ... Anonim Şirketi’nin denetçi olarak seçilmesine ilişkin genel kurul kararı TTK m. 447 kapsamında ... ile malul olduğu, her ne kadar bilirkişi heyeti ek raporunda, davalı şirketle bağlantısı bulunan ... ...Ltd.Şti.'nin kuruluş tarihi olan 30/03/2010 tarihinden 20/05/2021 tescil tarihli pay devrine kadar paya sahip olan ...'ın 08/09/2020 tarihli hisse devir sözleŞmesi ile tüm hisseleri devretmeiş olmasından dolayı genel kurul toplantısında ortağı ve yetkilisi olduğu ... Anonim Şirketi'nin denetçi olarak atandığkı tarihte TTK'nun 400. Maddesinde sınırlı şekilde sayılan hallerden birinini mevcut olmadığı şeklinde görüş bildirmiş ise de; davacı şirketin ortağı ile bağımsız denetim şirketinin ortağının 3.şirkette ortaklıklarının bulunması, ...'ın 08/09/2020 tarihinde yapmış olduğu hisse devrinin tescil ve ilan edilmediği, tescilin genel kurul toplantısından sonra 20/05/2021 tarihinde yapıldığı, bu haliyle hem iyi niyet kurallarına hem kanunun açık hükmüne aykırı olduğu ve ... şartlarının mevcut olduğu kanaatine varılarak genel kurulun 6.maddesinin butlanla malul olduğunun tespitine, diğer taleplerin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile, ''1-Davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 30/11/2020 tarihli genel kurul toplantısında alınan bağımsız denetim organının seçilmesine ilişkin 6 nolu kararın butlanla malul olduğunun tespitine, 2-Aynı genel kurulda alınan diğer kararların ... ve yokluk hükmünde olmadığı anlaşılmakla iptali talepleri yönünden yapılan değerlendirmeye göre; özel dava şartı yokluğundan usulden reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; istinaf konusu karara konu genel kurul kararları ... malul olmaları nedeniyle işbu davada özel dava şartı bulunmamakta olup, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, İstinaf konusu gerekçeli kararda taraflarınca yokluğunun tespiti istenilen 30.11.2020 tarihli Olağan Genel Kurul toplantısında alınan 2. Kez erteleme taleplerinin reddi ile gündem konularının görüşülmesine geçilmesi kararının (GKT m.1) , 2018-2019 yılı Müdürler Kurulu faaliyet raporu ile bilanço gelir gider tablosu hesapları ve denetçi raporunun tasdiki (GKT m.2) 2019 yılı çalışmalarından dolayı Müdürler Kurulunun ibrası, (GKT m.3) , Kar dağıtılması (GKT m5.) kararlarının, ... ve yokluk hükmünde olmadığına ve iptalleri için de muhalefet şerhi düzenlenmemesi nedeniyle davanın bu kararlar yönünden usulden reddedilmesine karar verildiğini; bu hususun gerekçeli kararda "...Davacının olumsuz oy kullandığı ancak muhalefet şerhini tutanağa işletmediği, iptal talep etme şartlarının oluşmadığı anlaşılmıştır..." şeklinde ifade edildiğini ancak anılan usulden ret kararının usul ve yasalara aykırı olduğunu, Bilindiği üzere, kesin hükümsüzlük (...) hallerinde iptal talebine ilişkin şartlar aranmamakta olduğunu; taraflarınca davaya konu edilen gk kararları da butlanla malul olduğundan, herhangi bir dava şartı aranmaksızın butlanla malul olduklarının tespiti gerekmekte olduğunu, Bu kapsamda, Yerel Mahkeme tarafından 6. maddenin ... ile malul olduğuna ilişkin yapılan değerlendirmelere bakıldığında, davalı şirkete ... Şirketi'nin atanması yönündeki kararın iyi niyetli olmadığını; davalı şirket denetimine dair kararın butlanla malul hükmünde olduğuna karar verilmiş olması, davalı şirketin diğer kararlarında da açık bir şekilde hukuka aykırılıklar olduğunu göstermekte olduğunu, Hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için istinaf konusu genel kurul kararlarının ... hükmünde olmadığı, yalnızca iptal edilebilirlik yönünden inceleme yapılması gerektiği varsayılsa dahi, muhalefet şerhinin toplantı tutanağına geçirilmemiş olduğu savıyla 2, 3 ve 5 nolu gk kararları yönünden iptal talep edilemeyeceğinin tespitinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, 30.11.2020 tarihli Genel Kurul toplantısında alınan kararların, müvekkilin şirket ile ilgili doğru bilgi alması engellenerek alındığını, Dava dilekçelerinde de belirttiklerini, davalı ve grup şirketlerde yapılan usulsüz işlemlere dair davalı şirkete ve müdürlere, işlemler konusunda açıklama yapılması ve denetim yapılması için defaatle ihtarnameler keşide edildiğini, Şirket tarafından Kartal 15. Noterliği'nin 31165 yevmiye numaralı 09.10.2020 tarihli ihtarnamesi ile 28.10.2020 tarihinde yapılacak olağan genel kurul toplantısına davet yapıldığını, Davacı tarafından iptali talep edilen 30.11.2020 tarihli ortaklar genel kurulundan önce mail yoluyla şirketin muhasebe sorumlusu ... tarafından Bilanço, Gelir Tablosu, ..., Bağımsız Denetim Raporları ve Faaliyet raporlarının toplantı tarihinden 3 gün önce 27.11.2020 tarihinde iletildiğini; taraflarınca müdürler tarafından açıklanması talep edilen konu başlıklarına dair açıklama yapılmadığını; Genel kurul tutanağında da yer aldığını, taraflarınca, somut ve spesifik konulara ilişkin doğrudan bilgi ve belge talep edilmiş olup gönderilen kayıtların gerçekliğinden şüphe duyulan bağımsız denetim rapor ve mali bilançolar olduğunu; özellikle mali bilançoların ve bağımsız denetçi raporunun gerçeği yansıtıp yansıtmadığının da değerlendirilmesi için ileri sürülen taleplerine yönelik müdürlerin açıklama yapması gerekli olduğunu, İptali talep edilen toplantıda müdürler tarafından tutanağa geçirttikleri konu başlıkları hakkında açıklama yapılmadığını; bu sebeple, TTK 420/2 maddesi düzenlemesi doğrultusunda, "finansal tabloların itiraza uğrayan ve tutanağa geçmiş bulunan noktaları hakkında, ilgililer tarafından, dürüst hesap verme ölçüsü ilkeleri uyarınca cevap verilmemiş olması " halinde tekrar erteleme yapılması gerekli olduğunu, Ancak iptali talep edilen toplantıda, istemlerimize yönelik soyut ve genel ifadeler ile "mali bilançoların ve bağımsız denetim raporunun verildiği" gerekçesi ile erteleme taleplerinin reddedildiğini; müdürler tarafından talep ettikleri konulara ilişkin açıklama yapılmayarak azınlık pay sahibi ...'ın detaylı inceleme ve bilgi alma hakkının engellendiğini; erteleme taleplerinin kabul edilmediğini ve gündemin oylanmasına geçildiğini, Genel Kurul tarafından alınan 30.11.2020 tarihli kararların, öncelikle, TTK 420/II maddesi düzenlemesi doğrultusunda, "finansal tabloların itiraza uğrayan ve tutanağa geçmiş bulunan noktaları hakkında, ilgililer tarafından, dürüst hesap verme ölçüsü ilkeleri uyarınca cevap verilmemiş olması " ndan kaynaklı tekrar erteleme yapılmadığından butlanla malul olduğunun tespiti, bu talepleri kabul edilmediği takdirde iptali gerekmekte olduğunu; açıklama talep edilen konuların doğrudan şirketin finansal tablolarına ilişkin olduğunu, Dava dosyasına sunulu bilirkişi raporları yanılgılı tespitler içermekte olup hükme esas alınamayacak nitelikte olduğunu, İşbu dava konusu ile aynı konuya ilişkin kararlara ilişkin grup şirketlerden ...r Gıda yönünden açılan İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/60 e. sayılı davasında alınan emsal bilirkişi raporunda pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran genel kurul kararlarının batıl olduğu ve işbu dava konusu ile aynı konuya ilişkin kararların da batıl olduğuna karar verildiğini; söz konusu raporun, taraflarınca dava dosyasına sunulduğunu, Davalı şirket ve grup şirketler nezdinde usulsüzlükler yapıldığına ilişkin birçok işlem tespit edilmiş olup, bu usulsüzlükler açıklığa kavuşturulmadan alınan kararların sıhhatinden söz edilemeyeceğini, Şirket nezdinde, özellikle hakim ortak tarafından birçok mali usulsüzlük yapıldığına muttali olunduğunu ve bu işlemlerin gizlendiğinin tespit edildiğini; buna ilişkin delillerin taraflarınca Mahkemeye ibraz edildiğini; bunların genel kurulda aydınlığa kavuşturulmaması durumunda karın belirlenmesi ve dağıtılmasına ilişkin gündem maddelerinin görüşülemeyeceğini çünkü tabloların, denetim raporlarının tasdiki, ibraz ve kar kararları aydınlatılmamış finansal tablolara göre karara bağlandığını; Genel kurulda da açıkça soru olarak yöneltilen ve açıklama talep edilen aşağıdaki konulara yönelik kurulda açıklama yapılmamışken gündemin oylanarak karar verilmesi usul ve yasalara aykırı olup, Mahkemece bu kararların butlanla malul olduğunun tespitine ya da iptaline karar verilmesi gerektiğini, Davalı şirketin hakim ortağı ... azınlığın haklarını bertaraf edecek şekilde usulsüz işlemler gerçekleştirmekte olduğunu, lâkin bu usulsüzlüklerin grup şirketlerin ne denetim raporlarına ne finansal tablolara ve bilançolara yansıtılmamakta, genel kurulda bu hususlara ilişkin sorularının cevapsız bırakılmakta ve bu hususlarda taraflarına belgeler de temin edilmemekte olduğunu, Davalı şirketin hakim ortağı ...'un grup şirketlerdeki usulsüzlüğüne ilişkin yapılan soruşturma sonucunda dava açıldığını, grup şirkete kayyım atandığını, ayrıca davalı şirkete özel denetçi tayini talebinin Mahkemece kabul edildiğini, bu hususların davalı şirket kayıtlarının usulsüz olduğunu gösterdiğini, Yukarıda açıklanan ve Mahkemece resen nazara alınacak sebeplerle, Yerel Mahkeme tarafından verilen eksik incelemelere ve yanılgılı tespitlere dayalı, usul ve yasalara aykırı istinaf konusu kısmen ret kararının kaldırılarak yeniden yargılama yapılması ve iddiaları doğrultusunda davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkeme kararında kimlerin denetçi seçilemeyeceğine ilişkin TTK' nın 400. Madde- sine temas edildiğinden tekrar edilmeyeceğini; anılı düzenlemenin c bendinde; ''Denetlenecek şirketle bağlantısı bulunan bir tüzel kişinin, bir ticaret şirketinin veya bir ticari işletmenin kanuni temsilcisi veya temsilcisi, yönetim kurulu üyesi, yöneticisi veya sahibiyse ya da bunlarda yüzde yirmiden fazla paya sahipse yahut denetlenecek şirketin yönetim kurulu üyesinin veya bir yöneticisinin alt veya üst soyundan biri, eşi veya üçüncü derece dâhil, üçüncü dereceye kadar kan veya kayın hısmıysa,'' Denetçi olamayacakların düzenlendiğini, Yerel mahkeme yasal düzenleme uyarınca değerlendirme ve tespit yaparken sadece '' denetlenecek şirketin '' {davalı şirketin} ortaklık yapısını incelediğinin görülmekte olduğunu; Denetlene- cek şirketin ortaklık yapısı yönünden yapılan tespitler doğru ise de bağımsız denetim raporunu hazırlayacak, denetlemeyi yapacak şirketin {bağımsız denetçi seçilen ...} ortaklık yapısı incelenmediğini, Davaya konu genel kurulun 6. Maddesi ile müvekkili şirketin 2020 yılı hesap ve işlemlerinin Türk Ticaret Kanunu ve diğer ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde denetimi ... A.ş seçildiğini; ... anılı denetim şirketin kurulduğu 12.02.2014 tarihinden payını devrettiği 08.09.2020 tarihine dek şirkette pay sahibi ve yönetim kurulu üyesi olduğunu {Kuruluş Sicil Gazetesinin dosyaya sunulduğunu} Ancak ... ... A.Ş deki paylarını 08.09/2020 tarihli ''Hisse Devir Sözleşmesi'' ... devrettiğini,{ Hisse Devir Sözleşmesi dosyaya sunulmuş- tur} Hisse devir sözleşmesi sonunda anılı denetim şirketinde ...' ın ortaklığının sona erdiğini, {Bağımsız Denetim şirketinin Ortaklar Pay Defteri dosyaya sunulmuştur}... ... A.Ş deki paylarının devri ile birlikte yönetim kurulu üyeliğinden de aynı tarihte istifa ettiğini; Yönetim kurulundan istifa kararının 29 Eylül 2020 tarih ve 10170 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayınladığını, {Karar Metni ve Sicil Gazetesi dosyaya sunulmuştur}Davaya konu genel kurulun yapıldığı tarih olan 23.12.2020 tarihinde ... bağımsız denetçi olarak seçilen ... A.Ş' nin ortağı ve yönetim kurulu üyesi olmadığının yukarıda sunulan belgelerden sabit olduğunu; bu itirazlarını yerinde gören yerel mahkemenin, taraflarınca yapılan itirazları ve davacının itirazları değerlendirmek amacı ile bilirkişi heyetinden ek rapor aldığını; Bilirkişi heyetinin taraf itirazlarını değerlendirmek sureti ile 18.05.2022 tarihli ek rapor hazırladığını; sunulan ek bilirkişi raporunda genel kurulun 6 nolu kararı yönünden yapmış oldukları itirazları yerinde gördüğünü ve 6 nolu genel kurul kararı yönünden de iptal ve ... koşullarının oluşmadığı kanaatine vardıklarını, ''Genel kurulun 6. maddesine ilişkin değerlendirmede; kök rapor tanzim edilirken Ticaret SicilGazetelerinden yapılan araştırmalarda bulunan son ortaklık durumuna göre değerlendirme yapılmış olup davalı tarafından sunulan 08/09/2020 tarihli hisse devir sözleşmesi ve ortakları payı evrakı incelenerek tekrar gündem maddesi ile ilgili değerlendirme yapıldığında ; davalı şirketle bağlantısı bulunan ... Üretim Sanayi Ticaret Limited Şirket’inin kuruluş tarihi olan 30/03/2010 tarihinden 20/05/2021 tescil tarihli pay devrine kadar paya sahip olan ..., 08/09/2020 tarihli hisse devir sözleşmesi ile ... Anonim Şirketi’nde bulunan tüm hisselerini devrettiği ve genel kurul toplantısında ... Anonim Şirketi’nin denetçi olarak atandığı tarihte TTK m. 400’de sınırlı şekilde sayılan hallerden biri mevcut olmadığı görüldüğünden kararın ... ile malul olduğundan söz edilemeyecektir. Kararın iptaline ilişkin olarak ise ; genel kurul toplantısında alınan denetçi seçimine ilişkin karar karşı her ne kadar davacı tarafça olumsuz oy verilmiş olsa da toplantı tutanağında muhalefet şerhi konulmaması nedeni ile ilgili kararın iptaline ilişkin şartların sağlanmadığı görülmüştür.{18.05.2022 tarihli Bilirkişi ek raporu -Sonuç Bölümü} Yerel mahkemenin hatalı değerlendirme ile genel kurulun 6 nolu kararının butlanı tespitine dair kararın maddi gerekçesinin de hatalı olduğunun görülmekte olduğunu, ...' ın ortağı bulunduğu ''... Üretim Sanayi Ticaret Limited Şirket’inde müvekkili şirketin herhangi bir ortaklığının bulunmamakta olduğunu; anılı şirketin davalı ...' ın yumurta ihtiyacını karşılayan onlarca şirketten biri olduğunu, Diğer taraftan ...' nın bir dönem ortaklarından olan ... ortaklık payının bir kısmını değil tamamını devrettiğini; Yerel mahkemenin payın bir kısmı devredilmiştir şeklinde tespitinin hatalı olduğunu; Anonim şirket pay devri ilanı zorunlu olmayan hususlardan olması sebebi ile ayrıca sicilde ilan edilmediğini; Yerel mahkemenin pay devrinin ilan edilmediği yönündeki değerlendirmesinin de hatalı olduğunu, Ayrıca ... anılı bağımsız denetim şirketinde yönetim kurulu üyesi de olmamasına rağmen eksik araştırma sonucu ... şirketinin bağımsız denetçi olarak seçilmesine ilişkin kararın butlanla sakat olduğu tespitinin yerinde olmadığını, Yerel mahkemenin davanın kısmen kabulü ile şirketin 30.11.2020 tarihli genel kurulun toplantısında alınan bağımsız denetim organının seçilmesine ilişkin 6 nolu kararın butlanla malul olduğu yönündeki tespit kararının dosya kapsamına usul ve yasaya uygun düşmediğinden kaldırılarak davanın reddi gerektiğini, İleri sürerek, yukarıda arz ve izah olunan ayrıca resen gözetilecek sebepler uyarınca; istinaf başvurularının kabulü ile yerel mahkemenin 12.10.2022 tarihli kararının şirketin 30.11.2020 tarihli genel kurulun toplantısında alınan bağımsız denetim organının seçilmesine ilişkin 6 nolu kararın butlanla malul olduğu yönündeki tespit kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; TTK'nın 622 maddesi atfı ile aynı Kanunun 445 ve devamı maddeleri uyarınca davalı ... şirketin 30/11/2020 tarihli 2018-2019 yılları olağan genel kurul toplantısında 1, 2, 3, 5 ve 6 numaralı maddelerde alınan kararların ... ile malul olduğunun tespitine, Mahkemece bu talebin kabul görmemesi halinde iptaline karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 30/11/2020 tarihli genel kurul toplantısında alınan bağımsız denetim organının seçilmesine ilişkin 6 nolu kararın butlanla malul olduğunun tespitine, aynı genel kurulda alınan diğer kararların ... ve yokluk hükmünde olmadığı anlaşılmakla iptali talepleri yönünden yapılan değerlendirmeye göre; özel dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.TTK'nın "..." başlıklı 447 maddesi uyarınca (1) Genel kurulun, özellikle;a) Pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran,b) Pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran, c) Anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan, kararları batıldır. Somut uyuşmazlıkta, davalı şirketin 27/10/2020 tarihinde yapılması öngörülen 2018-2019 yılları olağan genel kurul toplantısının davacı tarafından toplantı tutanağına geçirilen bilgi ve belgelerin verilmesi ve incelenmesi amacıyla TTK'nın 420 maddesi uyarınca erteleme talebinde bulunması üzerine toplantının 30/11/2020 tarihine ertelendiği, davacı vekili tarafından bu toplantı da talep edilen bilgi ve belgelerin verilmediği, kendilerine verilen belgelerin de taleplerini karşılamadığı, bilanço ve bağımsız denetim raporunun gerçeği yansıtıp yansıtmadığının değerlendirilmesi için yeterli olmadığı ve dürüst hesap verme ölçüsü ilkeleri uyarınca cevap verilmediği gerekçesiyle tekrar erteleme talebinde bulunulduğu, dava konusu toplantının 1 numaralı maddesinde bu talebin diğer ortakların oy birliğiyle reddine karar verildiği, 2 numaralı gündem maddesi ile 2018-2019 yılları müdürler faaliyet raporu ile bilanço gelir gider tablosu hesapları ve denetçi raporunun okunarak müzakere edildiği ve oy çokluğu ile tasdik edildiği, 3 numaralı gündem maddesi ile 2018-2019 yılları çalışmalarından dolayı müdürler kurulunun oy çokluğu ile ibra edildiği, 5 numaralı gündem maddesi ile 2018-2019 dönemi karın dağıtılmasına oy çokluğu ile karar verildiği, 6 numaralı gündem maddesi ile şirketin 2020 yılı hesap ve işlemlerinin denetimi için ... Anonim Şirketinin seçilmesine oy çokluğu ile karar verildiği görülmüştür. Davacı tarafından söz konusu kararların bilgi ve inceleme hakkının kullandırılmaması, bu sebeple dava konusu toplantının ikinci kez ertelenmesi gerekirken ertelenmemesi, davacıya azlık haklarının kullandırılmaması, şirket nezdinde mali usulsüzlükler yapılması sebebiyle finansal tabloların, bilanço, faaliyet raporları ve denetim raporlarının gerçeği yansıtmadığı ve yeterince aydınlatılmadığı ve bilgi alma hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle butlanla batıl olduğunun tespiti, Mahkemece bu talebin kabul görmemesi halinde iptaline karar verilmesi talep edilmiş, davacı tarafından dava dilekçesi ve aşamalarda yazılı ve sözlü olarak sunulan söz konusu iddialar bilirkişi kök ve ek raporu ve Mahkemece gerekçeli kararda detaylı bir şekilde değerlendirilmiştir. Mahkemece de isabetli bir şekilde açıklandığı üzere TTK 'nın 437 maddesi uyarınca davalının genel kurul toplantısından önce hazır etmekle yükümlü olduğu belgelerin davacıya mail ile gönderildiği ve ayrıca fiziken gönderilmeyen belgeler için şirket merkezinde inceleme yapabileceğinin bildirildiği, davacı tarafından bilgi alma ve inceleme hakkının ihlal edildiğine ilişkin TTK'nın 614/3 maddesi uyarınca yasal yolların tüketilmediği, kaldı ki davacının dava konusu 2018-2019 yıllarını kapsar şekilde müdürlük görevinden azil tarihi olan 11/11/2019 tarihine kadar davalı şirkette müdür olarak görev aldığı ve dava konusu 2018-2019 yıllarına ilişkin bilgi verilmediği iddia edilen hususlarda bilgisinin olmadığının kabulünün mümkün olmadığı, davacı tarafından ileri sürülen usulsüz iddialarına ilişkin somut delil sunulmadığı gibi bilirkişi tarafından da bu yönde bir tespit yapılmadığı, davacının istinaf dilekçesinde belirttiği özel denetçinin davalı şirkete atanmadığı, diğer grup şirketlerinden birine atandığı, Uyap ortamından özel denetçi raporu incelendiğinde de davacı tarafından iddia edilen usulsüzlüklerin tespit edilmediğinin anlaşıldığı, yine grup şirkette yapılan usulsüzlüğe ilişkin soruşturma sonucunda dava açılmasının yada denetim ve onay kayyımı atanmasının da tek başına davalı şirkette iddia edilen usulsüzlüklerin yapıldığına ilişkin delil olmadığı ve dava konusu kararlara ilişkin ... şartlarının oluşmadığı gibi yokluk durumu da söz konusu değildir. Dava konusu 1, 2, 3, 5 numaralı maddelerde alınan kararların iptali talebi yönünden ise, TTK'nın 446. Maddesi uyarınca toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçiren pay sahiplerinin iptal davası açabileceklerinin düzenlendiği, söz konusu kararlara karşı davacı tarafından olumsuz oy kullanıldığı, ancak oylama yapılıp karar alındıktan sonra kararlara muhalefet ettiğine dair bir şerh düşmediği, 1. maddede karar alınmadan önce olumsuz açıklamalarda bulunduğu, ancak karar alındıktan sonra muhalefet şerhi düşmediği, oylama öncesi yapılan görüşmelerde alınacak karara yönelik olumsuz açıklamalar yapılması alınan karara yönelik muhalefet şerhi niteliği taşımadığı, muhalefetin karardan sonra ve alınmış karara karşı olması zorunlu olup peşin muhalefet tarzındaki eleştiri ve açıklamaların ortağa dava açma hakkı vermeyeceği anlaşılmakla Mahkemece bu kararların iptali talebinin özel dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olup, davacı vekilinin aksi istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. 6 numaralı gündem maddesi ile şirketin 2020 yılı hesap ve işlemlerinin denetimi için ... Anonim Şirketinin seçilmesine oy çokluğu ile karar verilmiş, davacı, bağımsız denetçi olan ...'ın davalı şirketin ve davalı şirket ile grup şirketlerin mali müşavirliğini yaptığını, bu kişinin bağımsız denetçi olarak atanan şirketin ortağı olduğunu, ayrıca davalı ve gurup şirketlerin hakim ortağı ile ortaklığının bulunduğunu ve grup şirketlerden birinin ortağı olduğu şirketinde ortağı olduğunu, bu sebeple alınan kararın ... ile malul olduğunu iddia etmiş, Mahkemece de söz konusu kararın ... ile malul olduğunun tespitine karar verilmiştir. TTK'nın 635/1 maddesi atfı uyarınca limited şirkette denetime ilişkin anonim şirket denetim hükümleri uygulanacaktır. Buna göre bağımsız denetim yapmak üzere denetçi seçilebilecek kişiler kanunun 400. maddesinde sayılmıştır. TTK'nın 399. maddesi ise denetçinin seçimi ve görevden alınmasını düzenlemiştir. Maddenin birinci fıkrasında denetçinin, şirket genel kurulunca seçileceği ve yönetim kurulunca ticaret siciline tescil ettirileceği kabul edilmiş, dördüncü fıkrasında, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinin, yönetim kurulunun veya sermayenin yüzde onunu, halka açık şirketlerde esas veya çıkarılmış sermayenin yüzde beşini oluşturan pay sahiplerinin istemi üzerine, ilgilileri ve seçilmiş denetçiyi dinlemek şartı ile denetçinin şahsına ilişkin haklı bir sebebin gerektirmesi, özellikle de taraflı davrandığı yönünde bir kuşkunun varlığı halinde, denetçiyi görevden alarak başka bir denetçi atayabileceği kabul edilmiştir. Azlığın bu davayı açabilmesi için gerekli koşullar ise maddenin beşinci fıkrasında; denetçinin seçimine genel kurulda karşı oy vermiş, karşı oyunu tutanağa geçirtmiş olması ve seçimin yapıldığı genel kurul toplantı tarihinden itibaren geriye doğru en az üç aydan beri, şirketin pay sahibi sıfatını taşıması olarak sayılmıştır. TTK'nın 399. maddesinin dördüncü ve beşinci fıkralarının birlikte değerlendirilmesi ve denetçi seçiminin genel kurulun devredilemez yetkileri kapsamında olması da nazara alındığında, kanun koyucunun, her halükarda bir genel kurul kararı ile seçilecek denetçinin tarafsızlığından şüphe edilmesi nedeniyle görevden alınması için açılacak davayı bu madde ile özel olarak düzenlediği anlaşılmaktadır. Bu hükümler dikkate alındığında her ne kadar davacı tarafından söz konusu maddeye ilişkin genel kurul kararının iptali talep edilmiş ise de, hukuki nitelendirme Mahkemeye ait olup, Mahkemece davanın, TTK'nın 399/4. maddesi uyarınca açılmış bir denetçinin görevden alınması davası olduğu ve ancak denetçinin seçiminin Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilanından itibaren üç haftalık süre içerisinde açılabileceği, kararın 10/12/2020 tarihinde ilan edildiği dikkate alındığında dava tarihi olan 27/01/2021 tarihi itibariyle üç haftalık hak düşürücü sürenin geçtiği anlaşılmakla Mahkemece davanın HMK'nın 114/2. maddesi uyarınca hak düşürücü süre sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken, kararın ... ile malul olduğunun tespitine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 09/12/2024 tarih,2024/507 esas ve 2024/8793 karar sayılı ilamSonuç olarak, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun usulen kabulü ile, Mahkemece deliller toplanılmış olup, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ile Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalının istinaf başvurusunun usulen KABULÜ İLE,- İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 12/10/2022 tarih ve 2021/65 Esas-2022/768 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle, 3-Davalı şirketin 30/11/2020 tarihli olağan genel kurul toplantısının 1, 2, 3, 5 ve 6 numaralı maddelerinde alınan kararların HMK'nın 114/2 ve 115/2 maddesi uyarınca özel dava şartı eksikliği sebebiyle USULDEN REDDİNE,İLK DERECE YÖNÜNDEN:4-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 615,40 TL karar harcından peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,5-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında sarf edilen harç ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davalı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, İSTİNAF YÖNÜNDEN:8-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı ve davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 9-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 10-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde iadesine,11-Davalı tarafından yatırılan 492,00 TL istinaf başvuru harcı ve 100,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 592,00 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,12-Artan gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 02/10/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.