T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/687 Esas KARAR NO : 2025/2039 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2021/789 Esas - 2022/752 Karar TARİHİ: 23/09/2022 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 08/12/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen kara…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/687 Esas KARAR NO : 2025/2039 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2021/789 Esas - 2022/752 Karar TARİHİ: 23/09/2022 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 08/12/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında 01/06/2018 tarihli ... satış ve kiralama sözleşmesi ve 01/01/2019 tarihli sıvı gaz tankı tesis kullanma ve sıvı gaz tedarik sözleşmesi olduğunu, sözleşmeye göre davacının hak kazandığı 12.236,01 TL ve 16.457,29 TL fatura alacağı nedeniyle İstanbul 13. İcra Dairesinin... Esas sayı ile takibe geçtiğini, davalı ise takibe 05/10/2020 tarihinde itiraz ettiğini, sonrasında 14.036,30 TL icra dosyasına kısmı ödeme yaptığını, 14.657,00 TL'lik fatura bedelini ödemediğini, arabuluculuk görüşmelerinden de bir sonuç elde edemediklerini, açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile borçlunun takibe, asıl alacağa, faize, faiz oranına ve tüm ferilere ilişkin haksız itirazlarının iptaline ve takibin devamına, davalı borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından dosyaya sunulan iki sözleşmenin taraflarının aynı olduğun, konularının farklı olduğunu, davacı hangi sözleşmeye riayet ederek hak kazandığı bedellere ilişkin somut bir bilgi sunmadığını, davacı hangi sözleşmeye göre alacağa hak kazandığını ifade etmesi hukuken bildirmesi gerektiğini, 01/10/2019 tarihinde imzalanan sözleşme ile önceki 01/06/2018 tarihli sözleşmenin yürürlükten kalktığını, 01/01/2019 tarihli sözleşmede bahsedilen gaz tankı ve güvenlik işlerinin davacı tarafından yerine getirilmediğini, dolayısıyla davalı sözleşmeyi feshettiğini, dava konusu olan 16.457,29 TL 'lik faturanın damga vergisi yansıtma faturası olduğunu, davacının damga vergisi yansıtması olarak kestiği faturanın gerçekten damga vergisini yansıttığını, sözleşmeye davacı sözleşme gereği tüm damga vergisini ödeyeceği ve yarısını davalıya yansıtacağı bu bağlamda davacı gerçekten damga vergisinin ödeyip ödemediğinin veya 16.457,29 TL tam ödenen damga vergisi mi yoksa yarışı mı olduğu konularında dava dosyasına bir belge sunmadığını, dolayısıyla davalı adına kesinlen damga vergisi faturası taraflar arasında sürekli iade edildiği nedeniyle davanın reddedilmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, davacı aleyhine % 20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 23/09/2022 tarih ve 2021/789 Esas - 2022/752 Karar sayılı kararında;"...Davacının davası faturaya dayanan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali davasıdır.Dava dosyası İstanbul Anadolu Asliye 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/346 Esas 2021/1051 Karar sayılı yetkisizlik kararı ile Mahkememize gönderilmiştir.Davaya dayanak teşkil eden İstanbul 13. İcra Dairesi'nin... Esas sayılı takip dosyası celp edilerek bir sureti Uyap üzerinden dosya arasına alınmıştır.Takip dosyasının incelenmesinde, davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine faturaya dayanan ilamsız icra takibine davalı tarafından süresi içinde itiraz edildiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, çekişme konusu olmayan 01.06.2018 tarihli Müşteri ... Satış ve Tüp Kira Sözleşmesi ve 01.01.2019 tarihli Sıvı Gaz Tankı Tesis, Kullanma ve Sıvı Gaz Tedarik Sözleşmesinden dolayı davalı adına tanzim edilen faturalardan dolayı davacının davalıdan alacağının bulunup bulunmadığına ilişkindir.Tarafların bağlı oldukları vergi müdürlüklerine bildirdikleri BA- BS formları ilgili yerlerden celp edilerek dosya arasına alınmıştır.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi için ticari defterler üzerinde inceleme yapılmak üzere davacı ve davalı tarafa ticari defterlerini sunmak üzere kesin süre verilmiş, davacı tarafından kesin süre içinde ticari defterler sunulmamış, davacı tarafından yerinde inceleme yetkisi de talep edilmemiştir.Davalının ticari defterleri üzerinde mali müşavir bilirkişisi marifetiyle yapılan bilirkişi incelemesi yapılmıştır.Dosyaya ibraz edilen 19.05.2022 tarihli bilirkişi raporuna göre, davacı tarafından tanzim edilen ve talkibe dayanak teşkil eden faturaların davalının ticari defterlerinde görüldüğü, takibe dayanak olan faturalardan 16.457,29 TL bedelli faturanın, davacı tarafından damga vergisi yansıtma faturası olarak düzenlendiği, bu faturanın davalı tarafından davacıya iade edildiği, bu haliyle davalı şirketin ticari defterlerinde davalının davacıya borcunun görünmediği, zira takibe dayanak faturalardan 14.132,14 TL bedelli diğer faturanın davadan önce ödendiği, yansıtma faturanın kesildiği 07.10.2019 tarihli damga vergisi beyannamesinin, tahakkuk fişinin ve ödeme dekontunun ilgili yerlerden celp edilmesi gerektiği bildirilmiştir.Davacı vekili, bilirkişi raporunda belirtilen vergi beyanname ve diğer kayıtların müvekkili şirketten celp edilmesini talep etmiş ise de, getirtilmesi istenen belgelerin hali hazırda davacı şirketin uhdesinde olduğu, davacı tarafından dosyaya ibraz edilebileceği değerlendirilerek, davacı şirketten müzekkere yoluyla celp edilmesi talebi Mahkememizce uygun görülmemiştir.Davacı vekilinin verilen kesin süreye rağmen, bilirkişi raporunda değinilen damga vergisi beyannamesini tahakkuk fişi ve ödeme dekontu davacı tarafça dosyaya sunulmamıştır.HMK 222.(1) madde hükmü gereği " Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut....deliller ile ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.)Mahkememizce HMK 222 gereği tarafların ticari defter ve kayıtlarında inceleme yapılmasına karar verilmiş olup; davalının ticari defterlerinin kanuna uygun tutulduğundan sahibi lehine delil niteliği taşıdığı belirlenmiştir.Davalının delil niteliğinde bulunan ticari defter lerinde uyuşmazlığa konu fatura bedellerini ödediği,, davalının uyuşmazlığa ilişkin bir borcunun bulunmadığı belirlenmiştir. Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davacının faturaya dayalı alacağını ispatlayamadığı, Mahkememizce sahibi lehine delil olarak kabul edilen ticari defterlerine göre davalının borcunun bulunmadığı anlaşıldığından davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." gerekçesi ile, ''Davacının davasının REDDİNE, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme dosyası kapsamında tesis edilen ve sayın bilirkişice de ispat altına alındığı üzere müvekkil şirketçe 03.03.2020 tanzim tarihli, “...” numaralı ve 12.236,01-TL tutarlı e-faturanın davalı borçluya tebliğ edildiğini, ancak ödeme yapılmadığının tespit edildiğini, nitekim bu kapsamda taraflarınca alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, ilgili icra müdürlüğü tarafından 28.09.2020 tarihinde davalı borçluya ödeme emri ve dayanağının tebliğ edildiğini, davalı borçlunun 01.10.2020 tarihinde takibe konu faturalardan 12.236,01-TL olan fatura borcunu müvekkil şirket hesaplarına ödeme yaptığını ve 05.10.2020 tarihinde ise ilgili icra takibine, takibe konu borca, işlemiş faize ve tüm ferilerine itiraz ettiğini, yani müvekkil şirket nezdinde söz konusu olan ticari zarar ve mağduriyetin giderilmesi amacıyla davalı borçluya birçok kez sözlü ve yazılı ihtarlarda bulunulduysa da müvekkilin tüm çabaları sonuçsuz kaldığını, icra takibi başlatıldığını ve ilgili icra takibi ödeme emri ve dayanağının tebliğ alındığını, ancak ilgili icra takibi ve dayanağı olan faturalardan 12.236,01-TL tutarlı kısmın şirket hesaplarına ödendiğini ve sonrasında icra takibine, takibe konu borca, işlemiş faize ve tüm ferilerine itiraz edildiğini, Hak kazanılmış alacak kalemlerine dayanan söz konusu fatura bedellerinin ödenmemesi, yanı sıra bu çerçevede başlatılan icra takibi neticesinde itiraz süresi içerisinde icra takibine konu alacağın bir kısmını şirket hesaplarına ödeme yapılması ve sonrasında ilgili icra müdürlüğüne tüm alacak kapsamında itiraz edilmesinin iyi niyetle bağdaştırılamayacağını, ancak yerel mahkemenin işbu hususu dikkate almayarak hatalı bir şekilde davanın reddine karar verdiğini, İşbu hususun yanı sıra bir diğer faturaya konu belgeler hususunda taraflarının “davacı vekilinin verilen kesin süreye rağmen, bilirkişi raporunda değinilen damga vergisi beyannamesini tahakkuk fişi ve ödeme dekontu davacı tarafça dosyaya sunulmamıştır” tespitinin yerinde olmadığının tespit edileceğini, yerel mahkemece işbu hususta müvekkil şirkete bir süre tanımadığını, müvekkil şirkete ve ilgili kurumalara müzekkere yazılması taleplerinin de herhangi bir hukuki gerekçe olmaksızın reddedildiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkin olup, Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Somut uyuşmazlıkta, davacı tarafından 03/03/2020 tarihli ve 12.236,01 TL bedelli "kayıp tüp satışı" açıklamalı fatura ile 19/03/2020 tarihli ve 16.457,29 TL bedelli "31/12/2019 tarihli ... no'lu faturaya istinaden düzenlenmiştir." açıklamalı fatura alacağının tahsili için icra takibi başlatıldığı, davalının icra takibinden sonra 01/01/2010 tarihinde 12.236,01 TL bedelli faturaya ilişkin borcunu davacının banka hesabına ödediği, 19/03/2020 tarihli ve 16.457,29 TL bedelli faturaya dayanak gösterilen 31/12/2019 tarihli faturanın "damga vergisi yansıtma bedeli" açıklamalı olarak davacı tarafından düzenlenen ve davalı tarafından iade edilen fatura olduğu, söz konusu faturanın taraflar arasında bir çok kez birbirlerine iade edildiği ve davalının ticari defterine kaydedilmediği, davacı tarafından söz konusu faturanın taraflar arasında akdedilen ve sonrasından feshedilen 01/06/2018 tarihli "Müşteri ... Satış ve Tüp Kira Sözleşmesi"’nin 19. Maddesi ve 01/01/2019 tarihli Sıvı Gaz Tankı Tesis, Kullanma ve Sıvı Gaz Tedarik Sözleşmesi"’nin 10. maddesinde; “sözleşmenin imzası ile mevzuat gereğince ödenmesi gereken damga vergisi ve benzeri giderler taraflarca eşit olarak paylaşılacaktır. ... ilgili mevzuat gereğince ödenecek damga vergisi ve benzeri giderleri ödeyip, ödenen miktarın yarısını müşteriye fatura ve/veya dekont edecektir.”hükmü uyarınca düzenlendiğinin anlaşıldığı, ancak davacı tarafından Mahkemece yasal sonuçları ihtar edilmek suretiyle verilen kesin süreye rağmen ticari defter ve kayıtların ve faturanın düzenlenmesine temel olan damga vergisi ödeme belgelerinin bilirkişi incelemesine sunulmadığı gibi bilirkişi raporunda söz konusu belgelerin eksik olduğu belirtilmesine rağmen bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ile dahi sunulmadığı, Mahkemece verilen kesin süreye rağmen sunulmayan kayıtların iddianın genişletilmesi yasağına aykırı olarak celbedilmesinin usule uygun olmaması sebebiyle talebin reddine karar verilmesinin ve ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin aksi istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Davanın reddine karar verilmesine rağmen davalının kötü niyet tazminatı talebi hakkında olumlu/olumsuz bir karar verilmemesi isabetli olmamış ise de bu hususta istinafa gelinmediğinden ve kötü niyet tazminat şartları oluşmadığından kaldırma sebebi yapılmamıştır. Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 08/12/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.