T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2076 - 2025/2340 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2076 KARAR NO : 2025/2340 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 13/10/2022 NUMARASI : 2021/274 E. - 2022/323 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2076 - 2025/2340 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2076 KARAR NO : 2025/2340 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 13/10/2022 NUMARASI : 2021/274 E. - 2022/323 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 13/10/2022 tarih ve 2021/274 E. - 2022/323 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, davalı gerçek kişinin 2019/120187 numaralı "..." ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince adına tescilli 2018/110204 sayılı "..." ibareli markaya dayalı olarak bu başvuruya yapılan itirazın, davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa taraf markalarının birbiriyle iltibas oluşturacak derecede benzer bulunduğunu, davalı markasındaki “leke giderici, sivilce izi giderici, kırışıklık giderici serumlar; ilaç ihtiva eden vitaminler” mallarının ortalama tüketici kitlesinin uzman tüketici kitlesi değil orta seviyedeki tüketici kitlesi olduğunu, davalı markasının müvekkilinin tescilli markası karşısında seri marka intibaı oluşturduğunu, taraf markalarının kapsamında aynı malların bulunduğunu ileri sürerek, YİDK’in 2021-M-5982 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet marka arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, davacı markasında “...” ibaresi varken müvekkiline ait markada “...” ibaresinin olduğunu, sadece ilk üç harflerin ortak bulunduğunu ve bunun markaların benzer olduğu anlamını taşımadığını, anlamsal ve şekilsel farklılık bulunduğunu, fonetik yapıda ayrışma olduğunu, markalar karşılaştırılırken bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, orta düzey tüketici bazında bile bu değerlendirme yapıldığında bu farklılığın görüleceğini, dava konusu marka sınıfında tüketici kitlesinin uzman gruplardan oluştuğunu, markaların bütün olarak bıraktığı etki ve genel izlenimin de farklı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu marka başvurusu ile davacının itirazına dayanak yaptığı markası arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, mahkemece yapılan benzerlik değerlendirmesinin, marka hukuku ilkelerine aykırı bulunduğunu, taraf markalarında sadece "T" harfinin farklı olduğunu, bu farklılığın dava konusu başvuruyu ayırt edici kılmadığını, markaların refleksif olarak birbirlerini çağrıştırdığını, taraf markalarının kelime markası olduğunu, iki tane "m" harfinin de markayı farklılaştırmadığı gibi davalı markasının "..." olduğu gerçeğini de değiştirmediğini, mahkemece ilgili tüketici kesiminin belirlenmesi şeklinin de marka hukukuna aykırı olduğunu, davaya konu markaların somut olarak karıştırılmasa dahi teşkil tarzı itibariyle refleksif olarak aralarında bir bağ olduğu algısı oluştuğunu, birbirlerinin serisi, bir başka versiyonu niteliğinde bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." ibareli marka arasında, başvuru kapsamında yer alan mallar yönünden 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, bir bütün olarak dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 345,55-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 11/12/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/12/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.