T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/889 (KABUL KALDIRMA) KARAR NO : 2025/1310 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/01/2023 ESAS-KARAR NO : 2022/167 E - 2023/34 K DAVANIN KONUSU : İstirdat KAR…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/889 (KABUL KALDIRMA) KARAR NO : 2025/1310 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/01/2023 ESAS-KARAR NO : 2022/167 E - 2023/34 K DAVANIN KONUSU : İstirdat KARAR TARİHİ : 06/11/2025 YAZILDIĞI TARİH : 14/11/2025 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili Asliye Hukuk Mahkemesine hitaben düzenlendiği dava dilekçesinde özetle; davalının şirketine ait olduğunu beyan ettiği matkabı müvekkiline sattığını, karşılığında isim ve bedel hanesi yazılı olan senet aldığını, matkabın ayıplı çıkması üzerine tamir için davalıya iade edildiğini, davalının şirketinin uzun süre önce tasfiye edildiğinin öğrenildiğini, matkabın davalının uhdesinde bulunmasına ve senedin bedelsiz olmasına rağmen davalının senedin lehtar hanesine kendi adını yazarak ve ihdas hanesine nakten yazarak takip başlattığını ve senet bedelini tahsil ettiğini, davacıya ihtar gönderilerek tahsilatın iadesinin talep edildiğini, davalının ihtara cevap vermediğini belirterek ödenen 50.500,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı iddialarının doğru olmadığını, müvekkilinin şirketinin aktif olduğunu, taraflar arasında satım ilişkisi bulunmadığını, müvekkili ile davacının arkadaş olup davacıya verilen borç para nedeniyle senedin düzenlendiğini, davacının iddialarını ispat etmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ Ankara 43.Asliye Hukuk Mahkemesinin 09/02/2022 Tarih, 2021/291 Esas, 2022/32 Sayılı kararı ile Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleşmesi üzerine dosyanın gönderildiği mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, ispat yükünün davacının üzerinde olduğu, davacı tarafa satıma konu matkabın nitelikleri, teslim alındığına ve davalıya iade edildiğine dair bilgi ve belgeleri sunması için kesin mehil verildiği, verilen sürede satım konusu matkabın satım ve iadesine ilişkin herhangi bilgi ve belge sunulmadığı, davacının senedin bedelsiz olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; tüm yazılı delillerin dosyaya sunulduğunu, tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmadığını, taraflar arasındaki ticari ilişkinin kapsam ve boyutunun belirlenmediğini, matkap satışı dışında taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığını, davalıya gönderilen ihtarda matkabın iadesi nedeniyle tahsilatın iadesinin talep edildiğini, davalının ihtara cevap vermediğini, şirketine ait olduğunu beyan ederek matkabı satarak müvekkilini hile ile yanılttığını, şirketin uzun süre önce kapatıldığını, matkabın ayıplı olması nedeniyle davalıya iade edildiğini, davalının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, davacının istirdat talebinin haklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, istirdat istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Ankara 32.İcra Müdürlüğünün 20218/2631 Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, 22/02/2018 tarihinde davalı alacaklı tarafından davacı borçlu aleyhine senede dayalı 7.300,00 USD asıl alacak olmak üzere ferileri ile birlikte toplam 7.321,90 USD alacağın tahsili için kambiyo takibi başlatıldığı görülmüştür. Takibe konu senedin yapılan incelemesine göre, 22/03/2017 keşide tarihli, 15/04/2017 vade tarihli, 7.300,00 USD bedelli bonoda davacının keşideci, davalının lehtar olduğu, senedin ihdas nedeninin nakten olduğu görülmüştür. Davacı tarafından 11/02/2019, 09/05/2019 ve 08/06/2021 tarihlerinde banka yoluyla yapılan ödemelere ilişkin dekontların sunulduğu görülmüştür. Davacı tarafından davalıya hitaben 12/07/2021 tarihli noter ihtarı ile dava dilekçesinde belirtilen iddialar ile ödenen miktarların iadesinin talep edildiği görülmüştür. Öncelikle dava şartları yönünden yapılan değerlendirmede; Dava şartları, 6100 sayılı HMK.nun 115/1 maddesinde dava şartlarının mevcut olup olmadığı hususunun yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiğilinden araştırılması gerektiği belirtilmiş, anılan kanunun 114. maddesinin 1. fıkrasında dava şartları sayılmış, aynı yasa maddesinin 2. fıkrasında ise diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi ile getirilen düzenlemede, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması bir dava şartı olarak kabul edilmiştir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesine göre, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde, mahkemece davacıya son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunması aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine mahkemece gönderilen ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi, ayrıca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır. Dava açılmadan önce arabulucuya hiç başvurulmamış olması dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddini gerektiren bir husus olup, arabulucuya başvurulmuş olmakla birlikte anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin mahkemece verilen kesin süre içerisinde sunulmamış olması ise davanın usulden reddi yaptırımına bağlanmıştır. Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Somut olayda, davacı istirdat davasını 24/09/2021 tarihinde önce Asliye Hukuk Mahkemesinde açmış, Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, karanın istinaf edilmeksizin kesinleşmesi üzerine dosya 08/03/2022 tarihinde görevli mahkemeye gönderilmiş, görevli mahkeme olarak Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından yargılama yapılarak esastan davanın reddine karar verilmiştir. Bu durumda, yukarıdaki kanuni düzenlemeler doğrultusunda davanın ticari nitelikte istirdat davası olması nedeniyle arabuluculuk dava şartına tabi olduğu dikkate alınarak davacının görevli Asliye Ticaret Mahkemesinde esasa girilmeden önce arabuluculuk yoluna başvurup başvurmadığı araştırılmadan karar verilmesi doğru olmamıştır. O halde mahkemece, davacıya arabuluculuk dava yoluna başvurup başvurmadığı sorularak başvurmuş olması halinde arabuluculuk son tutanağın aslı celp edilerek süresinde arabuluculuk dava şartının yerine getirilip getirilmediği denetlenmek suretiyle arabuluculuk dava şartının yerine getirilmemiş olması halinde davanın usulden reddine karar verilmesi, arabuluculuk dava şartının yerine getirilmiş olması halinde esastan karar verilmesi gerekir. Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı tarafın istinaf itirazlarının kabulü ile HMK 353/1-a-4 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/167 Esas 2023/34 Karar sayılı 20/01/2023 tarihli kararının KALDIRILMASINA 2-HMK.'nin 353/1-a-4.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde davacıya İADESİNE, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran vekiline vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6-Kararın tebliğinin İlk Derece Mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/(1).g. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 06/11/2025 tarihinde kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. Başkan ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Katip ... ¸e-imza NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."