T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:03/11/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:06/07/2022 DAVANIN KONUSU:Tazminat GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:03/11/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GE…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:03/11/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:06/07/2022 DAVANIN KONUSU:Tazminat GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:03/11/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, tarallar arasında 03/04/2012-03/04/2014 tarihlerini kapsayan ... nolu poliçe ile davacının ... Mah. ... Sokak No:... ... ada parsel sayılı taşınmaz üzerindeki inşaatı için inşaat tüm riskler sigortası poliçesi ile sigorta sözleşmesi imzalandığını, primlerin ödendiğini, 14.09.2012 tarihinde inşaata meydana gelen kaza ile işçi ...'un hayatını kaybettiğini, Antalya 1.İş Mahkemesi ... Esas sayılı dosyada SGK tarafından hak sahiplerine 73.648,46 TL bedelli ilk PSD'li gelir bağlanması ve 503,47 TL hastane ve cenaze masrafı olmak üzere kurum zararının 74.514,93 TL'nin şimdilik %75'ine tekabül eden 55.886,20 TL'nin ... Mühendislik şirketinden tahsiline karar verildiğini, kusur bilirkişisi raporunda davacıya %75 kusur verildiğini, SGK'nin kusura denk gelen bedeli Antalya Genel İcra Dairesi ... sayılı dosyası ile takibe konu ettiğini, icra takip dosyasında ... ve ...'in de hatalı olarak borçlu gösterildiğini, SGK tarafından hata anlaşılarak Antalya 2.İş Mahkemesi ... Esas sayılı dosyası ile %5'lik kusur için SGK tarafından rücu davası açıldığını, davacının icra dosyasından tek başına sorumlu olduğunu, poliçede ve genel şartlarda sigorta şirketinin işverenin hukuki sorumluluğu kapsamında sorumlu olacağının düzenlendiğini, ayrıca iş davasında 17.07.2014 tarihinde davalı sigortacının ihbar edildiğini, teminat altına alınan rizikonun gerçekleşmesi ile sigortacının ödeme yapması gerektiğini beyanla temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile yargılama giderleri ve avukatlık ücretleriyle birlikte 130.697,07 TL'nin ödenmesine karara verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, davacının icra dosyasına bir ödeme yapmadan talep hakkı doğmayacağı için aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, poliçe limitinin 150.000,00 TL ile sınırlı olduğu, gerçek zararın belirlenmesi gerektiğini, mahkemece hükmedilen tazminat tutarının fahiş olduğunu, poliçe kapsamında ödeme yapılabilmesi için ...’un poliçe tanzim tarihinde sigortalının işçisi olması gerektiğini, öncelikle kaza geçiren şahsın işverene hizmet akdi ile bağlı olarak bordrolu çalıştığının ve kazanın poliçede belirtilen işyeri adresinde meydana geldiğinin ispatı gerektiğini, teminat altına alınmış olan işveren mali sorumluluk teminatı, işverene hizmet akdi ile bağlı işçiler ile riziko adresinde müteahhit kadrosunda çalışan SGK’ya tabi işçiler için olduğunu, bordoya tabi olmayanların sigorta teminatı kapsamına alınmadığını, poliçeye göre toplam 30 işçiyi kapsadığını, kusur durumunun yeniden ele alınması gerektiğini, söz konusu kazanın iş kazası olarak addedilmesi durumunda, Sosyal Güvenlik Kurumunca ödenen peşin sermaye değerinin yarısının talep edilebileceğini, bu hususun gözetilerek hesaplama yapılması gerektiğini, poliçe genel ve özel şartları da gözetilerek davalının sorumluluğunda olan zarar tutarının ve temerrüt tarihinin tespiti ile dava neticesinde hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin de asıl alacağa oranla belirlenmesine, davacı tarafın fazlaya ilişkin taleplerinin ise reddine karar verilmesini, faizden yalnızca temerrüt tarihinden itibaren sorumlu tutulabileceğini, kaza ve davanın ilk olarak 04.02.2015 tarihinde ihbar edildiğini, bu tarihten 45 gün sonrasından itibaren işleyeceğini beyanla davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... kusur heyet raporu, nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişinin raporunun içeriği dikkate alınarak, Davanın kabulü ile, 130.697,07 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir..." şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın eksik incelemeyle ve hatalı olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere ilk derece mahkemesince konu uyuşmazlığın bir rücu talebi olduğunun göz ardı edilerek karar verildiğini, davacı tarafın rücu hakkına haiz olup olmadığının araştırılmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, zararın poliçe teminatı kapsamında olup olmadığının yeterince incelenmediğini, poliçe tarihindeki sigortalı statüsünün tartışmalı olduğunu, gerçek zararın belirlenmeden hüküm kurulduğunu, SGK’nın yalnızca peşin sermaye değerinin yarısı oranında rücu hakkı bulunduğunu, dava tarihinde ödeme yapılmadığından davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, bu nedenle davanın reddedilmesi gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, inşaat tüm riskler sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Sigorta poliçesinde teminat altına alınan hususların incelenmesinde, SGK tarafından işverene karşı açılacak rücu davasında hükme bağlanan ve kesinleşen tutarların poliçe teminatı kapsamında olduğunun açıkça yazılı olduğu görülmektedir. SGK tarafından davacıya karşı başlatılan ve iş bu davanın da konusunu oluşturan ilamlı takip alacağının, SGK tarafından davacı işverene karşı açılan ve kesinleşen rücu davasında hükme bağlanan tutar olması sebebiyle iş bu tutarın olduğu gibi talep edilmesinde usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmamaktadır. Bu nedenle davalının SGK’nın yalnızca peşin sermaye değerinin yarısını rücu edebileceğine ve davacının sorumlu olduğu faiz başlangıç tarihine göre yapılan hesaplamaların kendisini bağlamadığına yönelik istinaf sebepleri yerinde değildir. Ancak hasarın teminat kapsamında kalıp kalmadığına dair diğer şartların gerçekleşip gerçekleşmediği konusunda dosyada bulunan mevcut raporun, bu konuda uzman olmayan bilirkişi tarafından sunulmuş olması sebebiyle dikkate alınamayacağı değerlendirilmiştir. Mahkemece sigorta konusunda uzman bir bilirkişiden rapor alınarak hasarın teminat kapsamında sayılması için gerekli tüm şartların sağlanıp sağlanmadığının tespiti gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması isabetsiz bulunmuş, davalı vekilinin istinaf başvurusu kabul edilmiştir. Diğer taraftan ödemenin yargılama sırasında yapılmış olması halinde de aktif dava ehliyetinin bulunduğu kabul edilmektedir. Davalının bu konudaki istinaf sebebi yerinde değildir. Fakat, eldeki davada ödeme iddiası, takip dosyasında alacaklı SGK vekili tarafından takip dosyasına verilen dilekçedeki haricen tahsil beyanına dayandırılmış olup, Mahkemenin bu hususu ayrıca araştırmaksızın bu beyanla yetinerek ödemenin yapıldığını kabul etmesi isabetsiz olmuştur. Zira sigorta şirketi ancak yapılan ödeme miktarı ile sınırlı olarak sorumlu tutulabilir; bu nedenle ne miktarda ödeme yapıldığı netleştirilmelidir. Bunun dışında takip dosyasında davacı şirketle birlikte başka kişilerin de borçlu olarak yer aldıkları görülmektedir. O halde ödemenin gerçekten davacı şirket tarafından yapılıp yapılmadığı resmi belgelerle teyit edilmelidir. Davalı vekilinin bu konudaki istinaf sebepleri haklı bulunmuştur. Kabule göre de; dava tarihi itibariyle yapılmış bir ödeme olmadığından faizin dava tarihinden itibaren başlatılması hatalıdır. O halde Mahkemece yapılacak iş; SGK İl müdürlüğünden takip dosya borcuna yönelik olarak kim tarafından ne miktarda ödeme yapıldığı konusunda bilgi alınması, bu konuda davacı şirkete varsa belgelerini sunmak üzere süre verilmesi, sonrasında sigorta uzmanı bilirkişiden yukarıda belirtilen hususlarda hüküm kurmaya ve denetime elverişli rapor alınması ile oluşacak sonuç dairesinde karar verilmesidir. Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğinceANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 06/07/2022 Tarih ... Esas - ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davalıya İADESİNE, 5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE, 8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi. ...