T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1258 KARAR NO : 2025/1741 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 16.04.2025 NUMARASI : 2024/787 Esas - 2025/262 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat (Rekabet Yasağı Sözleşmesinden Kaynaklanan) Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın görev…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1258 KARAR NO : 2025/1741 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 16.04.2025 NUMARASI : 2024/787 Esas - 2025/262 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat (Rekabet Yasağı Sözleşmesinden Kaynaklanan) Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın görevsizlik nedeniyle reddine dair verilen karara karşı, davacı ve davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalının, müvekkili şirkette 01.06.2021 tarihli belirsiz süreli iş akdiyle işe başladığını ve şube müdürü olarak çalıştığını ve 16.07.2024 tarihinde herhangi bir neden göstermeksizin istifa ettiğini, istifa sonrası müvekkili ile aynı alanda faaliyet gösteren rakip firmada çalışmaya başladığını, davalının, müvekkili şirketteki şube müdürlüğü görevi nedeniyle bir çok önemli bilgiye sahip olduğunu, taraflar arasında imzalanan rekabet yasağı sözleşmesine göre davalının, istifasından itibaren 6 aylık bir süre içerisinde İstanbul ilinde doğrudan ya da dolaylı olarak davacı ile aynı iş sahasında çalışan ve rekabet halinde olan kişi veya şirketlerde çalışmayacağını, buna rağmen istifadan bir hafta sonra aynı alanda çalışan dava dışı ... İnsan Kaynakları Limited Şirketi ve/veya diğer grup şirketi ... Seçme ve Yerleştirme Hizmetleri Limited Şirketinde çalışmaya başlayarak rekabet yasağı sözleşmesini ihlal ettiğini, istifa sonrası müvekkilince kendisine teslim edilen araç, bilgisayar ve telefonu teslim etmesine rağmen sim kartı ısrarla teslim etmediğini, sim kartın rakip şirkette çalışmaya başladıktan sonra 8 gün boyunca kullanmaya devam ettiğini, istifa öncesinde müvekkilinin 1000'e yakın özel müşterisinin verilerinin bulunduğu tabloyu ve yüzlerce lokal müşterisinin verilerini şirketin kurumsal e-posta hesabından kendi şahsi e-posta hesabına gönderdiğini, davalının bu eylemleri ile rekabet yasağı sözleşmesini ihlal ettiğini ileri sürerek, şimdilik 10.000 TL cezai şartın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; davada görevli mahkemenin iş mahkemeleri olduğunu, davacının iddialarını ispata yarayan herhangi bir delil sunmadığını, belirsiz alacak davası açılmasının hatalı olduğunu, 01.06.2021 tarihli sözleşmenin yalnızca son sayfasında müvekkilinin imzasının bulunduğu, sözleşmenin 8. maddesinin taraflar yönünden herhangi bir bağlayacılığı bulunmadığını, müvekkilinin iradesini yansıtmayan bu düzenlemeye değer verilemeyeceğini, müvekkilinin davacı şirkette şube müdürü olarak çalıştığını ve yalnızca Beylikdüzü Şubesinin “mavi yaka” çalışanlarının işe alım ve bordrolama işini yaptığını, müvekkilinin yaptığı çalışması nedeniyle tecrübesi haline gelmiş olan mesleki bilgilerinin sır niteliğinde olmadığını savunarak, davanın usul ve esas yönünden reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Somut olayda; uyuşmazlığın kaynağı iş sözleşmesi olduğundan Türk Borçlar Kanununun 444 ve devamı maddelerine dayalı olarak İş Kanunu kapsamında işçi sayılan kişinin, rekabet yasağı sözleşmesinin ihlali nedeniyle açılan cezai şartın tahsiline ilişkin davalarda iş mahkemeleri görevlidir. Davalı işçinin iş akdinin sonlandığı tarihten 1 hafta sonra dava dışı ... İnsan Kaynakları Limited Şirketi ve/veya diğer grup şirketi ... Seçme ve Yerleştirme Hizmetleri Limited Şirketi'nde çalışmaya başladığı ve taraflar arasındaki iş akdinin 'Özel Hükümler' başlıklı 8. madde hükmünün ihlal edildiği iddiasıyla verilen zararların tazminine yönelik taleplerin değerlendirilmesinde iş mahkemelerinin görevli olduğu..." gerekçesiyle, davanın HMK.'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine, talep halinde dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi İş Mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı ve davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 03.12.2011 tarih ve 2011/1543 Esas, 2021/6811 Karar sayılı ilamına göre rekabet yasağından kaynaklanan tazminat davalarında görevli mahkemenin ticaret mahkemeleri olduğunu, davacının rekabet yasağı sözleşmesi dışında da TTK'nın 54 ve devamı maddelerine aykırı eylemlerde bulunduğunu, müvekkilinin müşteri portföyünün davalıya ait elektronik postaya gönderilmesinin TTK'nın 55/1.c maddesinin ihlali olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, görevsizlik kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Görevsizlik kararı veren mahkemece yargılama giderleri ile harçlara da karar verilmesi gerekirken bu hususun gözden kaçırılmasının hatalı olduğunu, yargılama giderlerine görevli mahkemede dikkate alınmasına dair kararın hatalı olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve yargılama giderlerinden davacının sorumlu tutulmasına, karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, hukuki niteliği itibariyle, hizmet sözleşmesi sona erdikten sonra işçinin rekabet yasağını ihlal ettiği iddiasına dayalı olarak TBK'nın 444 ve devamı maddeleri ile TTK'nın 56. maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuşturİstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında 01.06.2026 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesi imzalanmış olup sözleşmenin 8. maddesinde davalı işçi aleyhine rekabet yasağı düzenlenmiştir. Rekabet yasağı 6098 sayılı TBK'nın Genel Hizmet Sözleşmesi hükümleri içinde 444 ile 447. maddelerinde düzenlenmiştir.TBK'nın 444. maddesi uyarınca, fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir. Öte yandan, TBK’nın 445/1. maddesi hükmüyle, rekabet yasağı kaydının işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremeyeceği hüküm altına alınmıştır. Bununla birlikte Kanun'un 445/2. maddesinde ise hakime, sözleşmede yer alan aşırı nitelikte rekabet yasağını kapsam ve süre yönünden sınırlayabilme yetkisi verilmiştir. İş görme ve sadakat borçları, açıkça kararlaştırılmasa bile her iş sözleşmesinde vardır. Sözleşme sona erdikten sonraki dönemde rekabet etmeme borcu ise ancak iş sözleşmesi taraflarının açıkça kararlaştırmaları halinde ortaya çıkar. İş sözleşmesi devam ederken, işçinin rekabet sayılacak davranışları ise “doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlar olup” İş Kanunu’nun 25/II-e kapsamına girer ve işveren için haklı fesih nedeni oluşturur. Rekabet yasağına aykırı hareket edilmesi halinde ise işçi, zararı tazmin ile mükelleftir. Bu kapsamda, iş akdinin devamı sırasında işçinin sadakat borcundan kaynaklanan rekabet etmeme yasağına aykırılık halinde, bu tür davalara bakmakla görevli mahkeme iş mahkemesidir (Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 2016/27017 Esas, 2020/665 Karar sayılı kararı).Ancak, somut olayda davacının talebi, hizmet sözleşmesi sona erdikten sonra davalının davacı şirketlerle aynı iştigal konusunda faaliyet gösteren bir başka şirkette çalışmaya başlamasına dayanmaktadır. Yani, dava konusu eylem, davalı işçinin, hizmet sözleşmesi sona erdikten sonraki rekabet yasağını ihlal ettiği iddiasıdır. Davacının talebinin, TBK'nın 444 ve devamı maddelerinde düzenlenen rekabet yasağı sözleşmesine aykırı eylemler nedeniyle maddi zararın tahsili olduğu anlaşılmaktadır. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu yürürlüğe girdikten sonra, hizmet sözleşmesinin sona ermesinden sonraki döneme ilişkin rekabet yasağı anlaşmasına aykırılık iddiasıyla açılan davalarda iş mahkemesinin mi yoksa asliye ticaret mahkemesinin mi görevli olduğuna dair hukuki tartışmalar, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunca 13.06.2025 tarihinde alınan içtihadı birleştirme kararıyla giderilmiş ve bu tür davalar bakma görevinin asliye ticaret mahkemesine ait olduğu hususu kesinleşmiştir. Anılan İBK uyarınca, ticari davaları düzenleyen TTK'nın 4/1-c maddesi gereğince, işçinin rekabet yasağına ilişkin TBK'nın 444 ilâ 447. maddelerinde düzenlenen uyuşmazlıklar mutlak ticari dava olup, bu tür dava ve uyuşmazlıklara ticaret mahkemelerince bakılması gerekir. Bu nedenlerle, mutlak ticari dava niteliğinde olan uyuşmazlığa ticaret mahkemesince bakılması gerekirken, göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş, görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde ise, HMK'nın 331/2. maddesine göre, "Görevsizlik veya yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder. Görevsizlik veya yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkûm eder." belirtilen düzenlemeye göre, görevsizlik kararı ile birlikte yargılama giderinin düzenlenmeyeceği, görevsizlik kararı üzerine dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi hâlinde bu mahkemece yargılama giderleri hakkında karar verileceği, aksi halde yasal sürenin geçmesi ile mahkemenin dosyayı talep üzerine ele alarak yargılama giderleri hususunda karar vereceği anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.3 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu görevsizlik kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, görevsizlik kararı veren mahkemenin görevli olduğu anlaşıldığından, HMK'nın 353/1.a.3 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin istinafa konu görevsizlik kararının kaldırılmasına,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Taraflarca yatırılan istinaf peşin karar harçlarının, talepleri hâlinde, ilk derece mahkemesince yatıranlara iadesine,4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hakkındaki kararla birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,5-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 06.11.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. KANUN YOLU : HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca karar kesindir.