İSTİNAF KARAR TARİHİ:19/02/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı Şirket sigortalısı alıcı taşıyanı ... Şirketi ... ve Ortağı ile satıcı gönderici firma ....Ltd.'nin ... Limanından... Limanına yapılacak 1100 koli 8250 adet le…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2022/1261 KARAR NO:2026/272 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:26/05/2022 NUMARASI:2019/290 Esas - 2022/329 Karar DAVA:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ:19/02/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı Şirket sigortalısı alıcı taşıyanı ... Şirketi ... ve Ortağı ile satıcı gönderici firma ....Ltd.'nin ... Limanından... Limanına yapılacak 1100 koli 8250 adet led projektör ithal ederek bu emtia nakliyesini FOB navlun sözleşmesi ile gerçekleştirmek hususunda anlaştıklarını, davacı şirketin sigortalısı alıcı taşıyan ... Şirketi ... ve ortaklarının belirtilen ... Limanından yüklenerek... Limanına boşaltımı yapılacak 1100 koli 8250 adet LED projektörün nakliyesini gerçekleştirmek hususunda davalı şirket ile bir alt navlun sözleşmesi çerçevesinde anlaştıklarını, bu deniz taşımasının ...nolu poliçe ile ... Sigortası ...(...) teminat kapsamı ile güvence altına alındığını, davalı şirketin üçlü deniz ticareti taşıma sözleşmesinde fiili taşıyan sıfatını üstlendiğini, somut olayda zarar nedeniyle davacı sigorta şirketi sigortalısı ... A.Ş'ye gerekli ödemeyi yaptığını, İstanbul limanında mühürü açılan ... nolu konteyner içinde yapılan gümüş nitrat testinde deniz suyu teması nedeniyle bahsi geçen elektronik eşyaların belirtilen konteynerde bulunan 155 koli/1155 adetlik kısmının deniz suyu teması ile ıslanarak nitcliği itibari ile kullanılamaz hale gelerek zarara uğradığının görüldüğünü, taşıyanın sorumluluğunun kusur sorumluluğu olarak düzenlendiğini, taşıyanının sorumluluğunun Deniz Ticaret Hukuku teamülü ve Türk Ticaret Kanunu Madde 1178/1 uyarınca yükün niteliğine ve somut olaya göre değişecek objektif bir özen yükümlülüğü olduğunu, gümrükte teslim alma sırasında usulüne uygun olarak yapılan inceleme sonrasında zıya ve hasarın neden ibaret olduğunun taraflarınca boşaltma esnasında konteynerin alt kısmında belirgin ıslaklar olup tavanında buharlaşma tespit edildiğini, taban kısmında bulunan tüm ürünlerin ıslandığı ve hasarlı olarak teslim alındığına ilişkin tutanak tutulduğunu, yazılı olarak derhal ilgilisi taşıyan davalıya bildirildiğini, resmi makamlar huzurunda yapılan incelemenin karşı tarafa bildirim olarak nitelendirildiğini, buna ek olarak incelemeyi takip eden üç gün içinde olayda iki gün sonra 18.10.2018 tarihinde davalı şirkete yazılı bildirim de yapıldığını, somut olayda zayi (TTK 1199) olan 150 kolinin elektronik eşyanın böylesi bir yük taşıdığını bilen iş kolu deniz taşımacılığı olan deneyimli bir taşıyanının kendisinden beklenen gerekli özeni göstermeden hareket etmesini takiben davacı şirket tarafından yapılan işbu ödeme sonrasında, ödenmiş bulunan 45.282,15 TL hasarın rücu alacağı faiziyle birlikte 47.423,98 TL'nin davalı/alt navlun sözleşmesi uyarınca taşıyan şirkete rücu edilmesi ve davalı şirketten tahsili amacıyla... 22.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça itiraz edildiğini, takibin durduğunu beyanla itirazın iptaline, takibin devamına, davalının %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Hasar bildiriminin süresinde (TTK 1185) ve TTK 1184. maddelerine uygun yapılmadığını, TTK 1185/1. md.sine göre hasarın teslim anında yapılması gerektiğini, ekspertiz raporuna göre hasarın tespit tarihinin 16.10.2017 olduğunu, her ne kadar ekspertiz raporunda ihbar tarihi olarak 17.10.2018 tarihi yazılı ise de davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu 8/1 nolu delile göre ihbar yazısındaki tarihin 18.10.2017 olduğunu, ancak davacının 4/1 olarak sunduğu delil ...Belgesi'nin tarihinin ise 12.10.2017 olduğunu, konteynerin transit olarak ... Müdürlüğü'nden ... Müdürlüğü'ne taşındığını, malların malın alıcısı tarafından indirildiğini, indirme sırasında taraf olarak kimse bulunmadığını, tutanağın tek taraflı ve geçersiz olduğunu, ihbar şartlarına uyulmadığını, hasarın deniz yolu ile mi yoksa kara yolu ile taşınırken mi olduğunun açıkça belli olmadığını, tutanakta davacının imzasının bulunmadığını, malların gümrüğe geldikten sonra kara yolu ile taşındığını, dosyada gümrük nitrat test sonucunun bulunmadığını, sadece testin yapıldığının yazılı olduğunu, konteynerleri limana getiren ve dolduranın yükleyiciler olduğunu, doldurma sırasında denize yakın bir yerde doldurulurken dalgadan deniz suyu da almış olabileceğini, konteynerin hasarlı olup olmadığına ilişkin bir tespitin de yapılmadığını, ambalajların karton kutulara koyulduğunu, her bir led lambanın da naylon ile kaplandığını, buna rağmen naylonların su geçirmiş ise ambalaj kifayetsizliğinin söz konusu olduğunu, ekspertiz raporuna göre naylonların su geçirdiklerine dair bir tespit mevcut olmadığını, tam tersine naylon poşette olmalarına rağmen led lambaların etkilendiğinin yazılı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " TTK 1185 maddesi gereği zıya veya hasarın haricen belli olması durumunda en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında, haricen belli olmaması halindeyse eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gün içinde taşıyana ihbar edilmesi gerekmektedir. Ancak davacı tarafça yukarıda bahsedilen tutanak dışında dosyaya ihbara ilişkin başkaca bir delil sunulmamıştır. Bu nedenle taşıyanları TTK gereği hasar ihbarının usule uygun yapılmamış olduğu kabul edilmiştir. İhbar yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde eşyanın konişmentoda yazılı olduğu şekilde teslim edildiği ve herhangi bir zıya veya hasar söz konusu ise bunun taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği yönünde iki karine doğmakta olup, eldeki dosyada davacının bu iki karinenin aksini ispat ederek davalıların sorumluluğunu ispatlaması gerekmektedir. Dosya kapsamında eşyaların 16/10/2017 tarihinde alıcısına teslim edildiği ve hasarı yönelik ihbarın ise 18/10/2017 tarihinde davalıya yazılı olarak yapıldığı anlaşılmaktadır. Buna göre hasar ihbarının davalıya TTK hükümlerine göre yasal süresinde yapıldığı anlaşılmıştır. Buna göre ispat yükünün yer değiştirdiğinden de bahsedilemeyecektir. Konteynerin gönderen tarafından mühürlü bir şekilde taşıyana teslim edildiği düşünüldüğünde, davalının yükleme esnasında emtiaların durumu hakkında bilgi sahibi olması beklenemez. Bunun dışında Uluslararası konteyner taşımacılığında, tüm konteynerler yükleme limanında gemiye yüklenmeden önce ve tahliye limanında gemiden indirildikten sonra acente "Konteyner El Değiştirme ve Hasar Tutanağına" işlenmektedir. Ancak dosyada dava konusu ... no'lu konteyner için ... limanında düzenlenmiş böyle bir hasar tutanağına dosyada bulunmamaktadır. Dosyada bulunan 16/10/2017 tarihli TUTANAK incelendiğinde bu tespit sırasında taşıyanın bir temsilcisinin imzası olmadığı gibi. yükün limandan dava dışı sigortalının deposuna kadar olan kara taşımasının da anılan davalı tarafından yapılmadığı da sabittir. Ayrıca bu tutanakta, ... nolu konteynerde mevcut herhangi bir hasardan da bahsedilmediği aksine konteynerde bir hasar bulunmadığının tutanak altına alındığı; eksper tarafından da dava konusu ... nolu konteyner üzerinde fiziki bir inceleme yapılmamış olduğu anlaşılmıştır. Tüm bunlara göre; hasarın ve ıslanmanın taşımanın hangi safhasında meydana geldiği dosya kapsamından anlaşılamadığından, taşımaya konu konişmentolardaki "..., ..." kaydı gereği yüklerin yükletenin sorumluluğunda, konteyner içerisine yüklendiği, istiflendiği. sayıldığı ve mühürlendiği, taşıyıcı/taşıyanın konteyner içerisindeki yükün akıbetinin ıne olduğu hususunda sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, varma yerinde yapılan kontrollerde konteynerin mühürlerinin sağlam olduğunun tespiti karşısında, emtiaların gemiye hasarsız olarak teslim edildiği dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Bununla birlikte her ne kadar bilirkişiler tarafından düzenlenen ek rapor ile dosya kapsamındaki ekspertiz raporunda hasarın muhtemel nedeni olarak konteynerin elverişsiz olması belirtilmişse de, dava dışı sigortalı tarafından hasarın farkedilmesi üzerine düzenlenen tutanak da dahi konteynerde herhangi bir hasar bulunmadığının tutanağa bağlanması karşısında, bilirkişi ek raporundaki tespitin aksine konteynerde bir hasar bulunmadığı mahkemece kabul edilerek, dosya kapsamında hasarın CY/CY kaydına göre hasarın, davalının sorumluluk alanı içerisinde ve deniz taşıması esnasında meydana geldiğine dair mahkemede kanaat uyanmamış, dosyaya sunulan bilirkişi kök raporundaki tespitler mahkemece denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmuş ve dayandıkları gerekçeler ile ulaştıkları tespitler ise mahkemece dosya kapsamı ve deliller ile uyumlu bulunduğundan bilirkişi kök raporu da hükme esas alınarak davanın reddine , ..." karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hasarın teslim alındığı tarihten itibaren 2 gün sonra davalıya ihbar edildiği belirtildiğinden söz konusu çelişkinin anlaşılmadığını, deliller arasında sunulu ihtarname örneğinde görüleceği üzere, TTK 1185 gereği, sigortalı şirket tarafından davalı tarafa usulüne uygun ihbar yapıldığını, bu hususun bilirkişi kök raporunda da teyit edildiğini, davalının zararın eşyanın teslim alınmasından önce veya teslim edilmesinden sonra meydana geldiğini ispatlaması gerektiğini, bu husus yargılama aşamasında davalı tarafça ispat edilemediğinden, zararın taşıyanın sorumlu olduğu bir sebepten ileri geldiğine ilişkin bir karine oluştuğunu, davalı taşıyanın sorumluluktan kurtulabilmek için bu karineyi çürütmesi gerektiğini, davalı taşıyan, söz konusu karineyi çürütebilmek için zararın kendisinin veya adamlarının kusurundan ileri gelmediğini ortaya koyması gerektiğini, davalının bu hususları ispat edemediğinden dava konusu hasarın deniz suyundan ve davalının sorumluluğunda meydana geldiği açık olmakla, davanın reddine dair kararın kaldırılması gerektiğini, emtianın ne şekilde ıslandığı ve davalının sorumluluk alanı içerisinde meydana gelip gelmediği hususunun ispatlanamadığı belirtilmiş ama söz konusu gerekçeye katılmanın mümkün olmadığını, dosyada mübrez tutanakta,"16.10.2017 tarihinde ... plakalı araç ile depomuza gelen ... nolu konteynerin mührü depo personelince tarafımızca açılmış olup tarafımızca boşaltma esnasında konteynerin alt kısmında belirgin ıslaklıklar olup tavanda buharlaşma tespit edildiğini, taban kısmında bulunan tüm ürünlerin ıslandığını ve hasarlı olarak teslim alındığı üzere bu tutanağın oluşturulduğu.’” İbaresinin mevcut olduğunu, söz konusu hasarın ıslanma sebebiyle oluştuğunu, mahkeme kararında her ne kadar tutanakta davalı tarafın imzasının bulunmadığı belirtilmiş ise de işbu tutanağın; depo müdürü, gümrük müşaviri ve araç şoförü tarafından imzalanmış olduğunu, dosyada mübrez eksper raporunda: hasarın oluş şeklinin açıklandığını, gümüş nitrat testi sonucu sunulmuş olup, Sigortacılık Kanunu gereği delil niteliğine haiz eksper raporunda da teyit edildiğini, yapılan gümüş nitrat testinde kolilerde deniz suyu tespit edildiğinden, hasarın deniz nakliyesi esnasında konteynıra deniz suyu girmesi sebebi ile oluştuğunu, raporda su ile yoğun şekilde uzun süre temas eden kolilerdeki projektörler naylon poşet içinde olmasına rağmen sudan etkilenmiş ve yüzeyde paslanma olduğu tespit edildiğini, buradan hareketle, kararın aksine, dava konusu emtianın 16.10.2017 tarihinde gönderilene teslim edildiğini ve aynı gün sigortalı deposuna sevk edildiği göz önünde bulundurulduğunda, emtianın aynı gün içinde paslanması mümkün olmayacağından, hasarın kara taşıması esnasında meydana gelmediğinin açık olduğunu, davalı tarafa teslimden limana tahliyeye kadar olan kadarki süreçte yani emtianın Çin’den...’a nakliyesi sürecinde aradan 23 günlük bir süre geçtiği dikkate alındığında, emtianın bu sürede paslanmasının mümkün olmadığını, hükme esas alınan ek raporda, konteynerların kimin tarafından temin edildiğinin tespit edilmesi gerektiği mütalaa edilmiş ise de yargılama aşamasında da izah ettiğimiz üzere, dava dışı sigortalı şirkete yazılan yazıya cevap verilmiş olup yazı içeriklerinde de belirtildiği üzere, konteyner temini davalının sorumluluğunda gerçekleştiğini, davalı tarafın yargılama aşaması boyunca ve bilirkişi ek raporuna itirazda dahi, konteynerın kendileri tarafından temin edilmediğine ilişkin bir itirazı söz konusu olmadığını, bu aşamadan sonra söz konusu itiraz olsa dahi savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamında muvafakatimiz olmadığını beyanla, ek rapora itirazlarında dahi ayrıca belirtmediklerinden, davacı şirket lehine usuli kazanılmış hak oluştuğunun açık olduğunu, delillerimiz arasında sunulu navlun faturasında görüleceği üzere, dava konusu taşımanın yapıldığı konteyner, davalı tarafça temin edilmiş olup sigortalıya kesilen navlun faturasında, konteyner bilgilerine yer verildiğini, söz konusu faturadan anlaşılacağı üzere konteyner, davalı taşıyan tarafından temin edildiğinden, dava konusu hasardan sorumlu olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE:Dava, deniz taşımasına konu emtiada oluşan hasar bedelini sigortalısına ödeyen sigorta şirketinin, ödediği bu bedeli taşıyan taraftan rücuen tahsili istemi ile başlattığı icra takibine itirazın iptali davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, hasarın deniz taşıması sırasında meydana gelip gelmediği, hasar ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı noktasındadır.Dava konusu taşımaya ilişkin ... numaralı Konşimento 27/08/2017 tarihinde, davacının sigortalısı alıcı ....'nin gönderici ...(...) ... firmasından ithal ettiği ürünlerin ... Limanından... Limanına taşınmasına ilişkin olarak, taşıyıcı sıfatıyla ... Ltd. tarafından düzenlenmiştir.Dava konusu taşımaya ilişkin davalı tarafından davacının sigortalısı .... hakkında 30/09/2017 tarihli ve 4.000,00 USD bedelli navlun faturası düzenlemiştir. Taşımaya konu ithalata ilişkin satıcı tarafından kesilen faturaya FOB teslim kaydı işlenmiştir.İç taşımaya ilişkin olarak teslim aşamasında, .../... plakalı araç ile gelen malzemelerin hasarlı olduğuna ilişkin 16/10/2017 tarihli tutanak düzenlenmiştir. Bu tutanakta deniz taşımasına ilişkin taşıyanın temsilcisi bulunmamaktadır.Davaya konu taşımalar davacı sigorta şirketi tarafından sigortalanmış olup, hasar ihbarında bulunulması üzerine, ekspertiz raporu alınmış ve tespit edilen hasar bedeli 45.282,15 TL olarak 27/11/2017 tarihinde sigortalıya ödenmiştir.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, İstanbul 22. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasında, "hasar dosya rücu alacağı" sebebine dayalı olarak 45.282,15 TL asıl alacak ve 2.140,98 TL işlemiş faizinin tahsili istemiyle 23/05/2018 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı taraf, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 1178/2. maddesine göre; taşıyan, eşyanın zıyaı veya hasarından yahut geç tesliminden doğan zararlardan, zıya, hasar veya teslimde gecikmenin, eşyanın taşıyanın hâkimiyetinde bulunduğu sırada meydana gelmiş olması şartıyla sorumludur. TTK'nın 1185/1,4. maddesine göre, zıya veya hasarın en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında taşıyana yazılı olarak bildirilmesi şarttır, ancak zıya veya hasar haricen belli değilse, bildirimin eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gün içinde gönderilmesi yeterlidir. Dava konusu taşımaya konu yük alıcısına 16/10/2017 tarihinde teslim edilmiş ve davacının sigortalısı tarafından hasar ihbarı 18/10/2017 tarihli ihtarname ile süresinde yapılmıştır.TTK'nin 1179/1. Maddesine göre ise, taşıyanın veya adamlarının kastından veya ihmalinden doğmayan sebeplerden ileri gelen zarardan taşıyan sorumlu değildir. Taşıyanın veya adamlarının kastının veya ihmalinin bu zarara sebebiyet vermediğini ispat yükü, taşıyana aittir.Davaya konu taşımaya ilişkin konişmento üzerinde "..., ..." ve "..." ve ... (...) kayıtları bulunmaktadır. Bu kayıtlara göre, malların konteynere yüklenmesi, istifi, sayımı ve bilahare konteyner kapılarının mühürlenmesi işlemlerinin yükleyici tarafından yapılmış olduğu, taşıyanın limandan limana taşımayı üstlendiği anlaşılmaktadır. Davacı sigorta şirketi tarafından yaptırılan ekspertiz çalışmasında, sigortalı ... tarafından Çin'den ithal edilen 1100 kolide 8250 adet led projektörün konteynerden boşaltılması esnasında 155 koli/1155 adet malın ıslak olduğu, yapılan gümüş nitrat testinde kolilerde deniz suyu tespit edildiği, bu sebeple hasarın deniz nakliyesi esnasında konteynıra deniz suyu girmesi sebebi ile oluştuğu kanaatine ulaşılmıştır. Ancak davacının sigortalısı tarafından düzenlenen iki adet tutanakta konteynerde bir kusur bulunduğuna ilişkin bir tespit bulunmadığı gibi bunun dışında başka bir tutanak ya da tespit de bulunmamaktadır. Dava konusu yükte oluşan hasarın deniz suyu ile ıslanma sonucu oluştuğu belirlenmiş ise de, eksper raporunda ve alınan bilirkişi raporlarında konteynerde kusur bulunduğuna ilişkin bir tespit bulunmadığı ve yükleme ile mühürlemenin gönderen tarafından yapıldığı, yükleme sırasında yükün ve konteynerin durumuna ilişkin bir tespit bulunmadığı da nazara alındığında yükte meydana gelen hasarda, taşıyanın veya adamlarının kastı veya ihmali bulunmadığından davalı taşıyanın sorumluluğu bulunmamaktadır. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Karardan sonra davalı yan gider avansından karşılanan 15,65 TL yargılama masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.19/02/2026