T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1301 - 2026/81 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/1301 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2026/81 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/05/2023 ESAS-KARAR NO : 2022/364 E - 2023/374 K DAVANIN KONUSU : Alacak KARAR TARİHİ : 06/02/2026 YAZILDIĞI TARİH …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1301 - 2026/81 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/1301 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2026/81 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/05/2023 ESAS-KARAR NO : 2022/364 E - 2023/374 K DAVANIN KONUSU : Alacak KARAR TARİHİ : 06/02/2026 YAZILDIĞI TARİH : 24/02/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 10/08/2018 ve 10/01/2019 tarihli hazır beton bağlantı sözleşmeleri imzalandığını, bu sözleşmeler kapsamında 445 m3 hazır beton bedeli olarak toplam 597.119,00 TL'nin davalıya ödendiğini, sözleşmelerde beton teslimi ile ilgili herhangi bir süre öngörülmediğinden müvekkilinin istediği zaman betonları davalıdan alabileceğini, davalının ilgili faaliyet alanını ... Gruba devredeceğinden bahisle 31/12/2021 tarihine kadar betonun alınması yönünde müvekkiline ihtarında bulunmuş ise de, 08/10/2021 tarihli cevabi ihtarname ile kurumlardaki işlemlerin geç yürümesinden kaynaklı inşaata başlanamadığından betonun teslim alınmasının mümkün olmadığı yönünde davalıya bilgi verildiğini, yapılan anlaşma kapsamında müvekkilinin betonları, mümkün değil ise güncel bedelini talep ettiğini, davalının ise kötü niyetli olarak beton fiyatları ile uyuşmayacak şekilde ödenen ana parayı banka yoluyla müvekkilinin hesabına gönderdiğini, paranın davalıya iade edildiğini, davalının teklif ettiği miktarla 445 m3 beton alınabilmesinin mümkün olmadığını, davalı tarafından tekrar banka hesabına bu sefer faiziyle para gönderildiğini, gönderilen miktarın müvekkili tarafından haklı nedenle tekrar iade edildiğini, alım satım akdi ile mülkiyetin müvekkiline geçtiğini, betonu iade etmeyen davalının betonun güncel değerinden sorumlu olduğunu, denkleştirici adalet ilkesinin uygulanması gerektiğini, davalı şirketin beton teslimi konusunda sözleşme şartlarına aykırı hareket ettiğini belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 57.119,00 TL'nin kabulü ile sözleşmeler kapsamında 445 m3 betonların güncel değerinin değerleme suretiyle ve avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında mahkemece dava değerinin gösterilerek harcının tamamlanması yönündeki ara karar gereğince davacı tarafından dava değeri 534.000,00 TL olarak açıklanarak eksik harç ikmal edilmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının istediği zaman betonu alma hakkına sahip olduğu yönündeki iddianın dürüstlük kurallarına uygun olmadığını, davacının ödemeden sonra yaklaşık 4 yıl geçmesine rağmen betonu almaktan imtina ettiğini, bu süreçte müvekkili şirketin beton tesislerini 05/05/2021 tarihinde ... Çimento A.Ş'ne kiraya verdiğini, kiralama işlemi yapılırken davacı dahil müvekkili ile bağlantı sözleşmesi imzalayan müşterilerin mağduriyet yaşamamaları için ilgili şirketten tüm bu müşterilere sabit fiyat üzerinden beton vermesi hususunda 7 ay süre alındığını, 01/01/2022 tarihine kadar imzalanan bağlantı sözleşmesi ile betonu halen teslim almamış olan müşterilere sözleşmede belirlenen fiyat üzerinden beton verileceğinin teminat altına alındığını, 7 aylık sürenin beton alımı için fazlasıyla makul bir süre olduğunu, tesislerin kiralanmasından sonra davacıya beton tesisinin kiraya verildiği, hak kaybına uğramaması için ödemesini yaptığı betonu ivedi şekilde alması gerektiği, aksi halde 01/01/2022 tarihinden itibaren güncel fiyat üzerinden betonun verileceği hususunun gerek mail gerekse telefon mesajları üzerinden defalarca ihtar edildiğini, davalının 08/10/2021 tarihli yazısı ile sözleşmelerde süre olmadığı, inşaatının henüz başlamadığı, belediyeden izin alamadığı gerekçesiyle güncel fiyata itiraz ettiğini, beton alımına dair herhangi bir giriş olmayınca davacıya tekrar 25/11/2021 tarihinde yazılı bildirim yapılarak 01/01/2022 tarihine kadar betonunu alınmaması halinde paranın iade edileceğinin bildirildiğini, davacının TBK madde 84'ü gerekçe göstererek kısmi ifayı kabul etmediğini, ancak müvekkilinin kısmi ifada bulunmadığını, tam ifada bulunduğunu, borcun davacı tarafından ödenen para ve fer'isi kadar olduğunu, davacının ise borcun güncel beton fiyatı ve faizi olduğunu iddia ettiğini, ancak davacı tarafından ödenen miktarın belli olduğunu, davacının ödemeyi reddetmesinin yasal olmadığını, yaklaşık 4 yıldır tüm ihtarlara rağmen davacının ürünü almadığını, halen dahi inşaatın ne zaman başlayacağının belli olmadığını, müvekkilinden kaynaklanmayan belirsiz ve değişen şartlar olduğunu, 4 yılda ülkede değişen şartlar göz önüne alındığında sözleşmenin aynı bedel üzerinden devam etmesinin müvekkiline katlanması mümkün olmayan derece ağır bir yük yüklendiğini, sözleşmedeki hüküm gereğince sözleşmelerde yazan şantiye adreslerinin değiştirilmesinin mümkün olmadığını, davacının bu yönde bir başvurusunun da bulunmadığını, müvekkilinin daha önce davacıya ödediği ancak iade edilen ana para (56.939,00 TL) + avans faizi (31.172,33 TL) olmak üzere toplamda 88.111,33 TL ödemeye hazır olduğunu, öncelikle mahkemenin kabul etmesi halinde 88.111,33 TL'nin mahkeme veznesine depo edilerek davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasını, aksi durumda mahkemece davanın ana paranın avans faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi halinde müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermemesi sebebi ile aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 10/08/2018 tarihli ve 10/01/2019 tarihli Hazır Beton Bağlantı Sözleşmeleri düzenlendiği, bu kapsamda davacı tarafça 57.119,00 TL ödeme yapıldığı, davacı tarafça belediyedeki izinler, ruhsatlar vb. işlemlerin tamamlanmamış olması gerekçe gösterilerek davalı tarafın sözleşme kapsamındaki davalı edimini teslim almadığı, davalı tarafça beton tesislerinin 05/05/2021 tarihinde dava dışı 3. kişiye kiraya verildiği, davalı ile 3. kişi arasında yapılan sözleşmeye göre davacı tarafça başvurulması halinde taraflar arasındaki sözleşmedeki fiyatlar üzerinden beton verileceğinin kararlaştırıldığı, ancak davacının beton teslimini bu aşamada kabul etmediği, daha sonra davalı tarafça yapılan ödemenin davacı hesabına iade edildiği, ancak davacı vekili tarafından yapılan ödemenin kısmi ödeme olduğu, denkleştirici adalet ilkesi hükümlerine göre yapılan ödemenin güncel beton fiyatı + faiz olarak iadesinin gerektiğinin ileri sürüldüğü, bu sebeple ödemenin kısmi ödeme olarak kabul edilip iade edildiği, daha sonra davalı tarafından tevdi mahalli için açılan davada davalı şirketin yapılan ödeme + avans faizi ile birlikte toplam 88.111,33-TL'yi ödemeyi mahkemenin göstereceği yere yatırmayı talep ettiği, ayrıca davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde de müvekkilinin asıl alacak ve avans faizini ödemeye hazır olduğunu bildirdiği, tevdi mahalli talebinin mahkemece red edildiği, davalı tarafın davacının banka hesabına yapılan ödemeyi iade etmiş olması nedeniyle fesih iradesinin bulunduğu, bu sebeple taraflar arasındaki sözleşmeyi feshettiği sonucuna varıldığı, bu durumda tarafların sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre verdiğini geri isteyebileceği, davacının davalıya yapmış olduğu 57.119,00 TL ödemeyi dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalı taraftan talep hakkı bulunduğu, her nekadar davacı denkleştirici adalet ilkesi hükümlerine göre sözleşmelere konu betonun güncel değerinin ve faizini de talep etmiş ise de; davacı tarafın sözleşme konusu betonu davalı dışındaki 3. kişiden aldığına yönelik bir delil sunulmadığı, bu haliyle zararının bulunduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile yalnızca davacının davalıya yapmış olduğu 57.119,00 TL ödeme miktarı yönünden davanın kabulüne, bunun dışındaki zarar talepleri yönünden davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkeme gerekçesinin mantığa ve dosya kapsamına uygun olmadığını, süre belirtilmeyen sözleşmede erken ifada bulunmaya çalışan davalının bunun sonuçlarına katlanması gerektiğini, müvekkilinin inşaata başlamamış olmaması, beton ihtiyacının bulunmaması, davalının temlike yanaşmaması, betonu farklı yere teslim etmemesinden dolayı müvekkilinin güncel bedeli talep etmek zorunda kaldığını, müvekkilinin inşaata başlayamamasının kurumlardaki işlemlerin geç yürümesinden kaynaklandığını, durumun davalıya bildirildiğini, mahkemece piyasa araştırması ve bilirkişi incelemesi yapılmadığını, beton borsa fiyatlarının sorulmadığını, 445 m3 beton bedelinin davalıya ödendiğini, 2018 yılında ödenen miktarın iadesine karar verilmesinin doğru olmadığını, kısmi ifanın haklı nedenle kabul edilmediğini, müvekkilinin temerrüdünün bulunmadığını, aksine güncel beton fiyatının faiziyle ödenmesine yönelik davalıya gönderilen ihtarnameler ile davalının temerrüde düştüğünü, davalının sözleşmeye aykırı davrandığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yargılama gideri ve vekalet ücretinden müvekkilinin sorumlu tutulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının ödediği miktarın faiziyle birlikte davacıya gönderilmesine rağmen davacının ödemeyi iade ettiğini ve bu davayı açtığını, davanın açılmasına müvekkilinin sebebiyet vermediğini ileri sürerek yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden kararın kaldırılmasını istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, alacak istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Dosyanın yapılan incelemesine göre, taraflar arasındaki 10/08/2018 tarihli ve 10/01/2019 tarihli Hazır Beton Bağlantı Sözleşmeleri imzalandığı, sözleşmelerde herhangi bir süre öngörülmediği, 10/08/2018 tarihli sözleşmenin betonun siparişi başlıklı 8.maddesinde; "ALICI talep edeceği beton cins, miktar ve gününü beton alacağı günden en az 10 gün önce SATICI'ya müracaat ederek proğrama aldırması gerekmektedir. Sevk proğramına alınan betonun mücbir sebepler dolayısıyla tamamının veya bir kısımının alınmaması durumunda ALICI, döküm saatinden 24 saat önce SATICI'ya müracaat ederek sevk proğramından çıkarılmasını talep edebilir" hükmünün bulunduğu, davacının sözleşmelerin imzalandığı tarihlerde farklı zamanlarda davalı tarafa ödemeler yaptığı, davalının bila tarihli müşterilerine hitaben yazılan yazı ile çeşitli nedenlerle hazır beton faaliyetine 30/04/2021 tarihi itibariyle son verdiğini, Votarantim grubu ile yapılan işbirliği ile 31/07/2021 tarihine kadar mevcut sözleşmelerdeki sabit fiyatlı beton satışlarının yapılacağını, bu tarihten sonra güncel fiyatların uygulanacağını, bu tarihe kadar beton alımlarının yapılmasının talep ettiği, davacının davalıya hitaben düzenlediği 08/10/2021 tarihli yazısında, kurumlardaki işlerin uzaması nedeniyle inşaata henüz başlanamadığı, betonu alıp kullanabileceği bir yer olmadığı, güncel fiyat uygulanmasını kabul etmediği yönünde itirazda bulunduğu, davalının 25/11/2021 tarihli davacıya hitaben düzenlenen yazısında önceki yazıdaki gibi aynı anlatımda bulunarak 31/12/2021 tarihine kadar beton alımlarının yapılmasının istendiği, 21/12/2021 tarihinde davalı tarafından davacı banka hesabına 56.939,00 TL gönderildiği, davacının bu miktarı 21/02/2022 tarihinde davalının banka hesabına iade ettiği, aynı tarihte davalıya ihtar göndererek itiraz ettiği, davalının bu kez ödenen miktarı faiziyle birlikte olmak üzere 88.111,33 TL'yi 25/02/2022 tarihinde tekrar gönderdiği, bu miktarın da davacı tarafından iade edilerek 28/02/2022 tarihli itirazları içerik ihtar düzenlendiği görülmüştür. Davalının tevdi mahalli isteminin mahkemece alacağın ihtilaflı olduğu gerekçesiyle red edildiği, kararın istinaftan geçmek suretiyle kesinleştiği anlaşılmıştır. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle taraflar arasındaki beton bağlantı sözleşmelerinde süre bulunmamasına, davalının ihtarına rağmen betonunun davacı tarafından alınmamasına, davanın kısmen kabulü ile davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirinin yerinde olmasına göre taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Taraf vekillerini istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-a-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 269,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,20 TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, b-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.907,79 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 269,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.637,99 TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 06/02/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ¸e-imza Üye ¸e-imza Üye ¸e-imza Katip ¸e-imza NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."