T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/1047 KARAR NO : 2025/2117 KARAR TARİHİ : 25/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/02/2022 NUMARASI : 2020/447 Esas 2022/162 Karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) BAM KARAR TARİHİ : 25/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 25/12/2025 Davacı vekille…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/1047 KARAR NO : 2025/2117 KARAR TARİHİ : 25/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/02/2022 NUMARASI : 2020/447 Esas 2022/162 Karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) BAM KARAR TARİHİ : 25/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 25/12/2025 Davacı vekilleri tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile ... A.Ş arasında yapılan sözleşmeyle davalının yurtdışı ülkelerle gerçekleştirilen Dış Ticaret işlemlerinde gümrükleme işlemini yaptığını ve taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunduğunu, müvekkilinin davalı tarafın talebi doğrultusunda taşıma işlemini yaptığını, büyük ebatta tek konteynır istendiği bir taşıma işinde iki adet küçük konteynıra yükleme yapılmasının belirtildiği, aksi durumda oluşabilecek zararlardan sorumlu olmayacağını bildirdiği, davalının yükleme konusunda ısrar etmesiyle tek konteynıra yüklenen malın Gümrük Müdürlüğünce iki konteynıra yüklenmesi gerekçesiyle reddedildiği, iki konteynıra bölünen yükün limana intikal ettirildikten sonra ürünlerde sahtelik tespit edildiği ve yüklerin alıkonulduğu, davalının dava dışı gönderici şirket olan .... Şti'nin çalışanı olduğunu belirten... ..dan yüklemenin durumuyla ilgili talepte bulunması üzerine bu kişiye bilgi verildiğini, ancak bu kişinin bildirdiği yüklerin Ambarlı Gümrük Muhafaza Müdürlüğünce el konulduğu, liman masrafı, demuraj masrafının oluştuğunu belirterek davalı hakkında yapılan Kemalpaşa İcra Müdürlüğü'nün 2019/2729 Esas sayılı dosyasına itirazın iptaline, takibin devamına, %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin Türkiye ve Ülke dışındaki çeşitli sektörlerde çalışan şirketlerin ihracat ve ithalat işlemlerini gerçekleştirmek için hizmet sağlayan bir şirket olduğunu, müvekkili şirket ile davacı şirket arasında ihtilafa konu olayda müvekkili şirketin davacı şirketten mail aracılığıyla dava dışı bir şirket için konteynır talebinde bulunduğunu, konteynırlara yüklenecek eşyaların müvekkili şirkete ait olmadığı ve yüklenen eşyaların göndereni olmadığını, konteynırlara eşyaların yüklendiği ve ihracatı yapılacağı sırada Gümrük Muhafaza ekiplerince konteynırların taşıdığı eşyalara el konulduğunu, ihracat beyannamelerinde eşyaların göndereni yahut eşyaların gönderenine hizmet veren gümrük müşavirinin müvekkili şirketi olmadığını, müvekkili şirket ile davacı şirket arasında herhangi bir taşıma sözleşmesinin olmadığını ve konteynırlardan kaynaklanacak herhangi bir alacağın müvekkili şirkete ait olduğuna dair bir taahhüdün olmadığını, buna rağmen davacı şirketin konteynırlardan kaynaklanan alacakların müvekkile ait olduğu iddiasıyla dava açıldığını, davacının bu alacağına istinaden müvekkiline düzenlediği e-faturaları gönderdiğini, müvekkilinin faturaları kabul etmediğine dair davacıya ihtar gönderdiğini, davacı şirketin bu olaylar üzerine Kemalpaşa İcra Dairesinde icra yoluna başvurduğunu, müvekkili şirketin itirazı üzerine takibin durduğunu, davanın husumet eksikliği nedeniyle de reddinin gerektiğini, davacının dava dilekçesinde belirtmiş olduğu eşyalar hakkında Bakırköy 1. ACM'de...şirketiyle bağlantılı kişiler hakkında dava açıldığını, konteynıra yüklenen eşyaların gönderici veya gümrükçüsü müvekkili olmadığından ceza dosyasıyla bağının olmadığını, müvekkili şirketin bu davada taraf sıfatına haiz olmadığını, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında herhangi bir yazılı anlaşma veya sorumluluk sözleşmesi ile taşıma hizmeti alınmasına ilişkin bir navlun sözleşmesinin bulunmadığını, müvekkili şirketin dava dışı...isimli şirket için davacıdan konteynır rezervasyonunda bulunduğunu, müvekkili şirketin bu taşıma sözleşmesinden kendisine ait bir menfaat sağlamadığını ve sözleşmesi olmadığı bir taşıma işleminden kaynaklanan alacaktan müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını belirterek davanın reddini talep etmiştir. MAHKEMECE: "...,Davacı tarafça davalı ... AŞ’nin davaya konu olan icra takibine ilişkin taşımada rezervasyon görüşmesi yapıldığı, bu ... AŞ’nin gönderen olduğu, bu nedenle müvekkilinin alacağı olan 25.11.2019 tarihli faturaya dayalı 12.900,61 TL'den sorumlu olduğunu belirterek itirazın iptali davası açmıştır. Bu faturada yükleten / gönderici .... Şti’nin yükleme limanının İstanbul tahliye limanının Puti olduğu ve fatura konusunun elleçleme ücretine ilişkin olarak düzenlendiği belirlenmiştir. Davalı taraf cevap dilekçesinde taşıma ilişkisinde yer almadığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, eşyanın yükleteni dava dışı ....Şirketinin taşıma ilişkisinde herhangi bir belge düzenlenmediğini, belirtmiştir. Yaptırılan bilirkişi incelemesinde de davacı ile davalı arasındaki ilişki incelenmiş ve davacının düzenlemiş olduğu faturanın defterine kayıtlandığı, davalının ise faturanın kendisine ait olmadığını belirttiği, gönderilen firmanın ise Gürcistan menşeili ... firması olduğu, davacı tarafın davalı ile herhangi bir sözleşme metni bulunmadığı, ihracat değerinin 153.660 USD olduğu ve satışın FOB olarak yapıldığı, bu tip satışlarda tüm masrafların göndericiye ait olduğu, konteyner’ın gemi güvertesinde olup gemiye geçtikten sonra sorumluluğun gemi ve alıcıya ait olduğu, bu sözleşmeye dayanmaksızın davacının düzenlediği faturanın sorumluluk doğuracak elleçleme hizmetinin de bulunmadığı, taşıma ilişkisinin davacı .... ile dava dışı fiili taşıyan.... şirketi arasında kurulduğu, emsal sunulan faturalarda da ....Şti. adına düzenlenen belgelerin sunulduğu, ancak ... AŞ’nin bu faturalarda bulunmadığı belirlenmiştir. Yine taraflar arasındaki e - posta kayıtlarında da davalı şirketin yükleten veya bu sıfatla hareket eden bir beyanda bulunduğuna ilişkin kayıt yoktur...'nin düzenlediği ciro edilemez deniz yük senedinde de yükletenin ...., gönderilenin ... olduğu, ... ve ... yani rezervasyonda da davacı .... ..AŞ’nin rezervasyon yaptıran olarak yer aldığı belirlenmiştir. Yine İstanbul Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/101 Esas sayılı dosyasında açılan davada müşteki İstanbul Gümrük ve Bölge Müdürlüğü'nün şikayeti ile belli bir amaç için kullanılmak veya işlenmek üzere ülkeye geçici ithalat veya dahilde işleme rejimi çerçevesinde getirilen eşyayı hile ile yurtdışına çıkarmış gibi işlem yapmak kaçakçılık suçunun konusunu oluşturan eşyanın akaryakıt ile tütün mamülleri etil alkol, metanol ve alkollü içkiler olması nedeniyle 5607 sayılı yasanın 3/18. Maddesine muhalefet suçlarından dolayı cezalandırılması için belli kişiler hakkında kamu davası açıldığı, suçun konusunun taşımaya ilişkin olmayıp taşınan malların niteliğine ilişkin olması yalan beyanda bulunulması (hayali ihracat) resmi belgede sahtecilik yapılması ve bu suça ilişkin olarak yargılama yapıldığı, yargılama sırasında taşıma akdine konu olan tüm firma yetkililerinde de sanık olarak yer aldığı, ancak davamızın konusuyla doğrudan bağlantısı olmadığı ve taşıma akdinin sorumluların belirlenmesine ilişkin bir tespitin bulunmadığı, bu davanın bekletici mesele yapılması talebi de yapılmamıştır. Sonuç olarak yapılan inceleme ve bilirkişi raporlarında belirlendiği üzere, taşımaya konu somut olayda deniz yoluyla taşıma ilişkisinin davacı .... ile dava dışı .... firması tarafından yapılan anlaşma ile gerçekleştirildiği, davacı firmanın akdi taşıyan, fiili taşıyanın ise ....olduğu ve bu şirketin düzenlediği Deniz yük senedinde de davacının taşımayı Confirme eden yani rezervasyon yaptıran firma olduğu, bu taşımada da deniz yük senedinde yükletenin ..., gönderilenin .... olduğunun tespit edildiği, davacı ile davalı arasında yüklemeye ilişkin herhangi bir sorumluluk doğuracak, taşıtan sıfatını kazandıracak belgenin bulunmadığı belirlenmiştir. Dosyaya emsal sunulan faturalardaki .... şirketinin ise davalı şirket olmadığı ve aralarında hukuki bir bağın bulunmadığı, belirlendiğinden davacının ispatlanamayan davasının reddi gerekmiştir," gerekçesi ile;"Davacının davasının reddine, "şeklinde karar verilmiştir. Mahkeme kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı yanın, yurt dışı ülkelerle gerçekleştirilen dış ticaret eylemlerinde gümrükleme işlemlerini yürütmekte olup işbu ülkelere ürünlerin taşınması hususunda da bir çok kez müvekkili şirket ile çalıştığını, dava konusu son taşıma tarihine kadar tarafların işbirliği neticesinde davalı ile müvekkili şirket arasında ihracata konu yurt dışı kargo taşınmasına ilişkin taşıma akdinden kaynaklanan cari hesap ilişkilerinin de mevcut olduğunu, işbu zamana kadar taşıma akdine ilişkin vecibelerin müvekkili tarafından gerçekleştirildiğini, malın alıcıya teslim edildiğini ve davalı yanca da ödemesinin yapıldığını, dava konusu taşımanın ise; davalı yanca rezervasyonu ve yükleme işlemi gerçekleştirilen taşımaya ilişkin olduğunu, somut olayda gerçekleşen taşıma işinin de davalı yanın müvekkili şirketten elektronik posta ile konteyner talebinde bulunması ile başladığını, nitekim mail yazışmalarından tüm durumun açıkça tespit edilmekte olup, taşıma talebinin davalı yan tarafından sunulduğunun da davalı yanın ikrarı ile sabit olduğunu, sürecin tamamının davalı ... ile gerçekleştiğini, taşımaya konu malın dava dışı ...ya ait olduğunun müvekkili şirket tarafından malın gümrükte yakalanmasına müteakip öğrenildiğini, Bakırköy 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/101 E. Sayılı dosyasına dayanak olan 27.02.2020 tarihli iddianamede yüklemenin davalı yanca yapıldığı ve savcılık aşamasında bu durum tespit edildiği iddianamede, bu duruma" ..... A.Ş.'den alınan 11.07.2019 tarih ve Güm. 115.19.572.1150 sayılı cevabi yazıda özetle; FRLU960913-6 nolu konteynerın 18.06.2019 tarihinde limana.... plakalı araç ile giriş yaptığı; 21.06.2019 tarihinde bu konteynerdan 5 koli eşyanın firma talebi doğrultusunda MSKU788390-0 nolu konteynera aktarıldığı; 21.06.2019 tarihinde 20 koli eşyanın ...plakalı araç ile limana getirildiği bildirilmiş olup; 20 koli eşyanın konteynera yüklenmesinde firma temsilcisi olarak (sonradan yapılan araştırmalarda ... Müşavirliği çalışanı olduğu tespit edilen)...'ın konteyner İç Dolum Yükleyici Beyan/İş Emri formunu imzaladığının anlaşıldığı," şeklinde yer verildiğini, netice itibariyle, işbu davaya konu taşıma sebebiyle halen devam etmekte olan bir ceza davasının bulunduğu ve söz konusu davada davalı firma yetkililerinin ve yetkili gibi kendisini tanıtan kişilerin kasti hareketleri ile sorumluluktan kurtulmaya çalışmış olabileceklerinin yargılama konusu ise de, taşımanın bizzat davalı yan tarafından organize edildiğinin şüpheye mahal vermeyecek şekilde sabit olduğunu, netice itibariyle, işbu davaya konu taşıma sebebiyle halen devam etmekte olan bir ceza davasının bulunduğu ve söz konusu davada davalı firma yetkililerinin ve yetkili gibi kendisini tanıtan kişilerin kasti hareketleri ile sorumluluktan kurtulmaya çalışmış olabilecekleri yargılama konusu ise de, taşımanın bizzat davalı yan tarafından organize edildiği şüpheye mahal vermeyecek şekilde belli olduğunu, taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmamasının, taşıma anlaşmasının var olmadığı anlamına gelmediğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir. Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunun ve ek raporun oluşa, somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, taraf ve yargı denetimine uygun olmasına, davacı tarafça elleçleme masrafından kaynaklanan alacak talebinde bulunulmuş ise de, oluşan masraftan davalının sorumlu olduğunun ispatlanamamasına, yargılamada eksiklik bulunmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17/02/2022 tarih, 2020/447 Esas ve 2022/162 Karar sayılı kararına karşı davacının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 615,40 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 534,70 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 25/12/2025