İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ: 25/12/2025 KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 10/10/2025 tarih ve 2023/968 E - 2025/834 K kararına karşı süresi içinde davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...hakkında Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılara…
T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/2335 KARAR NO: 2025/2475 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 10/10/2025 NUMARASI: 2023/968 E. - 2025/834 K. ASIL DAVA DOSYASINDA: DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 01/11/2023 BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN 2023/969 ESAS SAYILI DAVA DOSYASINDA: DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ: 25/12/2025 KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 10/10/2025 tarih ve 2023/968 E - 2025/834 K kararına karşı süresi içinde davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...hakkında Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılarak ödeme emri gönderildiğini, müvekkili aleyhine yapılmış olan icra takibi tamamen yersiz ve kötü niyetli olarak açıldığını, icra takibine konu olan senet üzerindeki imzaların müvekkiline ait olmadığını, senetteki imza müvekkiline ait olmadığı yapılacak imza incelemesi neticesi ortaya çıkacağını. tüm bu açıklamalarla birlikte senede dayalı takipteki imza kesinlikle müvekkiline ait olmadığını, bundan dolayı açılan takibin iptaline, müvekkilin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekilinin birleşen dava dosyasında dava dilekçesinden özetle; Müvekkiline Kayseri Genel İcra Dairesi'nin... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılarak ödeme emri gönderildiğini, müvekkilinin söz konusu ödeme emrini tebellüğ ettiğini, fakat itiraz edemediğini, icra takibinin tamamen yersiz ve kötü niyetli olduğunu, takip dayanağı senet üzerindeki imzaların müvekkiline ait olmadığından takibin iptalini, müvekkilin borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin asıl dava dosyasında cevap dilekçesinden özetle; senet borçlusu ...hakkında 11.01.2016 tarihinde , Kayseri Genel İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı dosyasına kayden kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibine başlandığını, müvekkili bankanın senet keşidecisindeki imzanın keşideciye ait olup olmadığını bilecek durumda olmadığını, daha sonra adı geçen borçlunun dava açtığını, ... dilekçesinde özetle bono üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığını iddia ederek icra takibinin iptalini talep ettiğini, iş bu iddia haksız ve yersiz olup icra takibine başlanmadan önce Çorlu 6. Noterliğinden keşide edilen... tarih/... yevmiye nolu ödememe protestosuna karşı ... tarafından herhangi bir itirazda bulunulmadığını, söz konusu bonolar davacı tarafa ait olmasaydı ödememe protestolarına karşı müvekkili bankaya başvuru veya itiraz edeceğini, bu nedenlerle haksız ve yersiz olarak açılan iş bu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekilinin birleşen dava dosyasında cevap dilekçesinde özetle; borçlunun takibe süresinde itiraz etmediğini, davacı tarafından açılan işbu davanın zamanaşımına uğradığını, borçlu ödeme emrini tebliği aldıktan sonra davacının Çorlu İcra Mahkemesi aracılığıyla Kayseri 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2014/583 Esas sayılı dosyası ile borcu ödediğinden bahisle borca itiraz davası açtığını, davasının red olunduğunu, kararın temyiz edilmediğinden kesinleştiğini, dava konusu borcun dayanağı olan 08/01/2013 keşide tarihli ve 40.000,00-TL bedelli bononun, davacı tarafından ... Ltd. Şti'ye verildiğini, ilgili şirket tarafından da müvekkiline ciro edilerek verildiğini, dava konusu senet için borçlu ve diğer ciranta tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, davacı aleyhine Çorlu 6. Noterliğinden ihtar çekildiğini, daha sonra bu senede binaen 30/06/2014 tarihinde Kayseri Genel İcra Dairesi... Esas (eski Esas ...) sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, 11/07/2014 tarihinde ödeme emrinin tebliğinden sonra davacının borca itiraz davası açtığını, davacı tarafından 10 yıllık süre içerisinde suç duyurusunda bulunulmadığını, davanın öncelikle usulden reddini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu için esastan reddini, davanın açılmasında davacının kötü niyetli olması nedeniyle kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkeme kararında; "... Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; davacının imza inkarına yönelik, senetler üzerindeki imzaların davacıya ait olup olmadığının tespiti amacı ile İstanbul ATK Fizik İhtisas Dairesi'nden alınan raporda, alacaklısı ...Ltd. Şti., borçlusu ...olan 30/01/2013 tanzim, 05/09/2013 vade tarihli 100.000- TL bedelli senet ile alacaklısı ...Ltd Şti., borçlusu ...olan, 08/01/2013 tanzim, 10/09/2013 vade tarihli 40.000-TL bedelli senedin ön yüzüne atılı bulunan imzanın davacının el ürünü olmadığının tespit edilmesi nedeniyle davacının davasında haklı olduğu anlaşıldığından asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalının ciranta olması nedeniyle kötü niyetli kabul edilemeyeceğinden şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Asıl ve Birleşen Mahkememizin 2023/969 Esas sayılı dosyası yönünden davanın kabulü ile, davacının Kayseri Genel İcra Dairesi' nin... (Kapatılan Kayseri 4. İcra Müdürlüğü' nün ... Esas) sayılı dosyasında takibe dayanak 08/01/2013 tanzim, 10/09/2013 vade tarihli ve 40.000-TL bedelli senetten kaynaklı ve Kayseri Genel İcra Dairesi' nin... Esas (Kapatılan Kayseri 7. İcra Müdürlüğü' nün ... Esas) sayılı dosyasında takibe dayanak 30/01/2013 tanzim, 05/09/20213 vade tarihli, ve 100.000-TL bedelli senetten kaynaklı davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin... Esas ve... Esas sayılı takip dosyalarındaki takiplerin iptaline, Şartları oluşmadığından davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına ve davalının para cezası ile cezalandırılması talebinin reddine, Kayseri Genel İcra Dairesi' ne müzekkere yazılarak, ... Esas ve... Esas sayılı takip dosyalarındaki takiplerin iptal edildiğinin bildirilmesine, İmza incelemesi için kurumlardan celp edilen belge asıllarının kararın kesinleşmesine müteakip kurumlara iadesine, ..." şeklinde karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı tarafça yasal süresinde istinafa başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ : Asıl Dava Davalı Vekilince sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davanın zamanaşımına uğraması nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, birleşen dava yönünden borcu ödediğinden bahisle borca itiraz davası açtığını, yapılan yargılama da davacının davası red olmuş ve yüze karşı verilen karar temyiz edilmediği için kesinleştiğini, davacının imkanlar gereği itiraz edemediği iddiasının gerçeğe aykırı olduğunun açıkça görüldüğünü, 05.09.2013 ödeme tarihli, 100.000,00 TL bedelli bonoya dayanılarak senet borçlusu ...hakkında 11.01.2016 tarihinde , Kayseri 7. İcra Müdürlüğü’nün ... E.sayılı (Yeni Esas Numarası:Kayseri Genel İcra Müdürlüğü ...Esas) dosyasına kayden kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibine başlandığını, takibe dayanak senedi bankaları çalışanına aradaki ticari ilişki nedeniyle ...Limited Şirketi yetkilisi ... tarafından getirildiğini, müvekkili bankalarının, senet keşidecisindeki imzanın keşideciye ait olup olmadığını bilecek durumda olmadığını, ödeme emrinin borçlu 12/02/2016 tarihinde muhtara tebliğ edildiğini, dava tarihine kadar icra takip işlemlerine devam edildiğini, daha sonra adı geçen borçlunun mahkemeye müracaat ettiğini, ...'nun dilekçesinde özetle bono üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığını iddia ederek icra takibinin iptalini talep ettiğini, iş bu iddianın haksız ve yersiz olup icra takibine başlanmadan önce Çorlu 6. Noterliğinden keşide edilen ... tarih/... yevmiye nolu ödememe protestosuna karşı ... tarafından herhangi bir itirazda bulunulmadığını, daha sonra müvekkili banka tarafından davacı aleyhine icra takibine başlandıktan yaklaşık 7 yıl sonra senetlerdeki imzanın ve yazının kendisine ait olmadığını iddia ettiğini, takibe dayanak teşkil eden bonolardaki imza ...'YA ait olup adı geçen Davacı ...'nun söz konusu bonodan dolayı Bankamıza borçludur. Söz konusu bonolar davacı tarafa ait olmasaydı ödememe protestolarına karşı bankalarına başvuracağını veya itiraz edeceğini, bu nedenlerle haksız ve yersiz olarak açılan iş bu davanın reddine karar verilmesi gerekirken Yerel Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, birleştirilen dosya ile birlikte değerlendirildiğinde bu senetler seri halde aynı dönemde müvekkili bankaya verildiğini, davacı beyanlarına karşı birleştirilen banka Avukatının da dosyadaki beyanlarında da belirttiği üzere ;Borçlu davacının bu senetlere ilişkin borcunu ödediğini iddia ettiğini, birleştirilen dosyanın delilleri arasında bildirilen Kayseri 2.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2014/583 E. Sayılı dosyasına sunulmuş olan imzalı beyanında: '' SÖZ KONUSU BORCU ÖDEMİŞ OLMAMA RAĞMEN ÖDEMEDEN SONRA BORCA İLİŞKİN SENETLERİ ALMADIĞIMDAN SÖZ KONUSU TAKİP BAŞLATILMIŞTIR...'' dediğini, her iki dosyanın takibe konu senetler seri halde aynı dönemde müvekkili bankaya verildiğini, davacının müvekkili bankaya olan dava konusu senetlere ilişkin borçları önce ödediğini borcu kabul ettiğini belirttiğini, daha sonra dosyada imzaya itiraz ederek borcu inkar ettiğini, burada kötüniyet olduğunu, çelişkili beyanlarının bulunduğunu, borçlunun bu takibe yaptığı itiraz kötü niyetli ve takibi sürünceme de bırakma amaçlı olduğunu, dosyada borcu ödediğine dair bir belgesi yokken eksik ve hatalı inceleme doğrultusunda düzenlenen raporun ilama dayanak gösterilemeyeceğini, 25.03.2025 tarihli bilirkişi raporunda mukayeseye esas belgelerin hiç biri senedin düzenlendiği tarihlerde davacı tarafından imzalanmış belgeler olmadığını, 2005 ve 2007 yılına ait belgelerin ayrıca bila tarihli belgelerinde mukayeseye esas alındığının görüldüğünü, kabulünün mümkün olmadığını, imza incelemesinde öncelikle senedin keşide tarihinden öncesine ilişkin borçlunun incelemeye elverişli imzalarını taşıyan belgelerin, keşide tarihine en yakın tarihli olanından başlayarak bilirkişice mukayeseye esas alınması gerektiğini, Sıhhatli bir sonuç alınabilmesi için, inkar edilen imzanın atıldığı tarihten öncesinde veya mümkün olduğu kadar yakın tarihlerde düzenlenen belgelerde bulunan, borçluya ait imzaların celbedilip ondan sonra bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, ayrıca belgelerin asıllarının celp edilmesi gerektiğini, Yerleşik Yargıtay kararlarının da bu yönde olduğunu, bilirkişi raporunda mukayeseye esas belgelerde ki imzaların hangi belgeye ait olduğunun belli olmadığı gibi, aradan geçen 10 yıldan sonra alınan imza örneklerinin de rapora dayanak oluşturamayacağını, davacının dava dosyalarının içeriğindeki tüm belgelerde imzaları arasında fark olduğunu, bu şekilde düzenlenen raporun hükme esas alınamayacağını ileri sürerek istinaf istemlerinin kabulü ile Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/968 E.- 2025/834 K. (birleşen 2023/969 E. -2024/519 K.) Sayılı ilamının kaldırılarak talepleri doğrultusunda davanın reddine ,yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekilince sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Dosya borcunun ödenmemiş olduğu için zamanaşımından bahsedilemeyeceğini, Dava konusu senetlerdeki imzanın davacıya ait olmadığının ispatlandığını beyan ederek davalı tarafça yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini ve yerel mahkemece verilen kararın onanmasını talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda; Dava, takipten sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun (İİK) 170/b maddesinin aynı Kanun’un 72. maddesine yaptığı yollama gereğince kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takipte de menfi tespit davası açılabileceği açıkça anlaşılmaktadır. İİK’nin 72/1. maddesi, “Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir” hükmünü haizdir. Kayseri Genel İcra Dairesi' nin... (Kapatılan Kayseri 7. İcra Müdürlüğü ... ) Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklının ... Bankası, borçlusunun ...olduğu, davalı banka tarafından davacı aleyhine 30.01.2013 tanzim 05.09.2013 vade 100.000 TL bedelli senede dayanılarak toplam 125.481,95-TL üzerinden takip başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 12/02/2016 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Kayseri Genel İcra Dairesi' nin... (Kapatılan Kayseri 4. İcra Müdürlüğü ...) Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklının ... Bankası, borçlusunun ...olduğu, davalı banka tarafından davacı aleyhine 08.01.2023 tanzim 10.09.2023 vade tarihli 40.000 TL bedelli senet dayanak yapılarak toplam 43.816,11-TL üzerinden takip başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 11/07/2014 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Davacı takibe konu senetteki imzaların kendisine ait olmadığını iddia etmiş olup davalı banka tarafından verilen cevabi yazıda davacının Kayseri 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2014/583 Esas sayılı itirazın kaldırılması dosyasında 08.01.2023 tanzim 10.09.2023 vade tarihli 40.000 TL bedelli, ödeme savunması yaparak dava açtığını davanın red edildiğini davacının buna rağmen eldeki davayı açmasının mümkün olmadığını ayrıca takibe konu senet borcun ödenmediğinin belirtildiği görülmüştür. Somut olayda takibe konu edilen kambiyo senetlerinin tüm unsurlarıyla geçerli olduğunu ispat külfeti davalıda olup takibe konu edilen 08.01.2023 tanzim 10.09.2023 vade tarihli 40.000 TL bedelli, 30.01.2013 tanzim 05.09.2013 vade 100.000 TL bedelli senetlerdeki keşideci imzasının davacıya ait olmadığının mahkemece alınan ... tarihli ATK bilirkişi raporu ile belirlenmiş olduğu görülmütür. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, davalının cevap dilekçesindeki savunmalarına, somut olayda takibe konu edilen 08.01.2023 tanzim 10.09.2023 vade tarihli 40.000 TL bedelli 30.01.2013 tanzim 05.09.2013 vade 100.000 TL bedelli senetlerdeki keşideci imzasının davacıya ait olmadığının mahkemece alınan ... tarihli ATK bilirkişi raporu ile belirlenmiş olunmasına, davacı tarafın menfi tespit davasında bir biri ile çelişmemek üzere çeşitli nedenlere dayanabilecek olmasının Yargıtay'ın istikrar bulan kararları gereği olmasına, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, kanıtları takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmış olmasına göre ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı değerlendirilmiştir. Bu itibarla; yerel mahkemece verilen kararda yazılı açıklamalara,yasal sebep ve gerekçelere binaen kararda usul,yasa ve dosya kapsamı yönlerinden herhangi bir aykırılığın bulunmadığı,kararın hukuka uygun olduğu,bu nedenlerle usul ve yasaya uygun mahkeme kararına karşı davalı tarafın ileri sürdüğü ve yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 10/10/2025 tarih ve 2023/968 E - 2025/834 K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli olan 2.993,08 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı tarafından peşin yatırılmış 749,00 TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 2.244,08 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına, 3- İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan incelemeyle H.M.K'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 24/12/2025