11. Hukuk Dairesi 2009/12131 E. , 2011/6485 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24.03.2009 tarih ve 2008/211-2009/164 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve…
**11. Hukuk Dairesi 2009/12131 E. , 2011/6485 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24.03.2009 tarih ve 2008/211-2009/164 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili,müvekkilinin davalı Okur Gıda Teks. İnş. Tic. A.Ş.'ne kredi kullandırdığını, buna mukabil teminat olarak bu davalının taşınmazına 1.derecede 1.500.000 YTL ve ikinci derecede 1.000.000 USD ipotek konulduğunu, taşınmaz üzerindeki fabrikanın dava dışı Finans Sigorta A.Ş.'ye yangın sigorta poliçesiyle sigortalı olduğunu, yangın sonucu hasar meydana geldiğini, hasar bedelinin 1.901.885,60 YTL olarak belirlendiğini, kredi borçlusunun ödemede bulunmaması nedeniyle 1.015.917,38 YTL alacaklarının bulunduğunu, sigorta şirketi tarafından kredi borçlusu şirketin çok sayıda alacaklısı bulunması nedeniyle hasar bedelinin ödeneceği tevdi mahallinin belirlenmesi için talepte bulunulduğunu ve davalı ...Ş.'ye hasar tazminatının tevdi edildiğini, ipoteğin kapsamı dahilinde olan paranın davacıya ödenmesi gerektiğini,sigorta tazminatının da ipoteğin kapsamı içinde bulunduğunu, poliçede mürtehin olarak isminin geçmesinin gerekmediğini, temlikname veya hacze dayalı alacakların ipotekli alacağa karşılık önceliği bulunmadığı, aksine TMK'nun 879. maddesi gereğince rehinli alacaklının öncelik hakkı bulunduğunu, tevdi mahalli tayinine konu paranın 1.015.917,38 YTL kısmının davacıya ödenmesini,tevdi edilen Akbank A.Ş.'de bu kadar para bulanmaması halinde hüküm altına alınacak tutarın Akbank A.Ş.'den tahsilini talep ettiklerini, diğer davalı alacaklıların paranın tevdi mahalline bırakılmasına temlikname ve hacizleriyle neden olduklarını, bu nedenle davaya dahil edildiklerini ileri sürerek, 1.015.917,38 YTL'nın davacıya aidiyetini, davalıların davacıya nazaran öncelik haklarının olmadığının tespitini, anılan miktarın kendilerine ödenmesini, tevdi mahallinde ödenecek para bulunmaması halinde, hüküm olunacak tutarın davalı ...Ş.'den tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekilleri, davacının talebinin haksız olduğunu savunarak,davanın reddini istemişlerdir. Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının davaya konu talepte bulunabilmesi için öncelikle davalıların, davalı Okur Gıda Teks. İnş. Tic. A.Ş aleyhine takip yaparak haciz koydurmaları ve bu hacizler nedeniyle alacaklıları gösterir sıra cetveli düzenlenmesi, davacının da bu itirazlarını sıra cetveline itiraz davasında öne sürmesi gerektiği,dava tarihi itibariyle düzenlenmiş bir sıra cetveli olmadığı, bu aşamada davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dışı sigorta şirketi, alacaklının belirsizliği nedeniyle sigorta bedelini, tevdi mahalli tayin ettirerek diğer davalı ...Ş.'de açılan hesaba yatırmış bulunmaktadır. Bu hesaba yatırılan, hukuki durumu münazaalı para ancak bütün ilgililerin onayı veya hakimin kararı ile alacaklıya ödenir. Aksi halde tevdi edilen parayı teslim borcu altında bulunan davalı banka borcundan kurtulamaz. Bu halde, yani alacaklının belirlenememiş olması nedeniyle alınan tevdi mahalli kararı üzerine, borcun ödeme yerine tevdi edilmesinden sonra, alacaklı olduğunu iddia edenler tarafından açılacak eda davası sonucuna göre tespit edilecek gerçek alacaklıya edim ifa edilecektir. Bu durum karşısında, mahkemenin için esasına girerek karar vermesi gerekir iken ilgililerin kesinleşmiş ilamsız icra takiplerinin bulunması nedeniyle davacının hukuki yararının bulunmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, mahkeme kararının BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.