İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 09/10/2025 YAZIM TARİHİ : 13/10/2025 Davacı tarafından, davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... sayılı dosyası ile açılan alacak davasında 21/05/2025 tarihinde tesis edilen davanın usulden reddine ilişkin karara karşı, davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi; DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında 31/03/2017 tarihli…
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ..... (...) ÜYE : ..... (...) ÜYE : ..... (...) KATİP : ..... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/05/2025 NUMARASI : ... Esas ... Karar İSTİNAF EDEN DAVACI : ........ A.Ş VEKİLİ : Av..... DAVALI : ........ VEKİLLERİ : Av..... Av..... DAVA : Alacak İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 09/10/2025 YAZIM TARİHİ : 13/10/2025 Davacı tarafından, davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... sayılı dosyası ile açılan alacak davasında 21/05/2025 tarihinde tesis edilen davanın usulden reddine ilişkin karara karşı, davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi; DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında 31/03/2017 tarihli Posta Taşıma Hizmetine ait Sözleşme ve Şartname (Konya-Karaman Posta Hattı) konulu sözleşmenin akdedildiğini, müvekkili şirkette 3065 sayılı KDV kanununun 9. maddesi ve KDV Genel Uygulama Tebliğinin (VC.2.1.3.2.5.) bölümü uyarınca, söz konusu sözleşmelere istinaden anılan şirkete yaptığı ödemelerden KDV tutarının 9/10'unu sorumlu sıfatıyla tevkif edip kendi vergi dairesine ödenmesi gerekmekle birlikte KDV tutarının tamamının anılan şirkete ödendiğini, akabinde ise KDV mevzuatından kaynaklanan zorunlulukların gereği olarak 9/10 oranındaki tevkif KDV'yi 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 371. maddesi hükümlerine göre pişmanlıkla vergi dairesine beyan ederek ödenmek durumunda kalındığını, davalı şirket tarafından katlanılması gereken vergi yükünün hak ediş ödemelerinde yükleniciye KDV'nin tevkifat yapılmaksızın tam olarak ödenmiş olması sebebiyle davacı şirket üzerinde kaldığını, bu nedenle anılan iş ortaklığında sebepsiz zenginleşme yaratan bu durum karşısında müvekkili adına vergi dairesine yatırılan 54.469,44 TL'nin müvekkiline iade edilmesi gerektiğini, müvekkilinin kendisine fuzulen ve fazladan ödenen tutarların 30 gün içinde şirkete iade edilmesi ihtar edilmiş olup buna müteakip kendi KDV beyanlarını düzeltebileceği ve bu suretle vergi dairesine ödediği bir KDV varsa da iade/düzeltme konusu edebileceği hatırlatılmış olmasına rağmen firma tarafından bugüne kadar söz konusu alacak konusunda ödeme yapılmadığını, öncelikle davalı hakkında dava değeri olan 54.469,44 TL üzerinden taşınır, taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları bakımından ihtiyati haciz kararı verilmesine, müvekkili tarafından mükerrer şekilde ödenmek zorunda kalınan 54.469,44 TL'nin ödeme ihtar tarihi olan 03/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, davacının tüm taleplerine karşı zamanaşımı def'i ve hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, taraflar arasında arasında imzalanmış olan 27/02/2017 tarihli "Konya-Karaman Arası Posta Taşıma Hizmeti"ne dair sözleşme konusunun iddia edilenin aksine "İşgücü Temin Hizmeti" değil "Taşımacılık Hizmeti Alımı" olması ve sözleşme ile yüklenilen işin süresinin 01.04.2017 ile 30.09.2019 tarihleri arasındaki dönemi kapsayıp bu dönemde yürürlükte bulunan KDV Genel Uygulama Tebliği'ne göre taşımacılık hizmetlerinden dolayı herhangi bir oranda KDV tevkifatı uygulanacağına dair bir düzenleme bulunmaması hususları birlikte gözetildiğinde, davacının dava konusu alacak talebinin yasal dayanaktan yoksun ve haksız olduğunu, iş bu davada KDV tevkifatı adı altında talep edilen 54.469,44 TL'lik alacağın davacı tarafından hazineye ödenmiş olduğuna dair ortada açık ve net bir delil veya belge bulunmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece mahkemesince; "....Somut olayda; dava konusunun temelinde "taşımacılık" sözleşmesi vardır. Davacının talebi "işgücü" kapsamında olan işler için geçerlidir. Taraflar arasındaki ihtilafın kaynağı Konya Karaman arası taşımacılık işidir. Bu nedenle bilirkişi raporları ile de sabit olduğu üzere ortada sebepsiz zenginleşen taraf davalı yan değildir. Vergi Dairesidir. (Hazine) TMK 1/3. Maddesinde; "Hâkim, karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanır." Anayasa'nın 138/1. Maddesinde; " Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler." şeklinde düzenlemeler olduğu, Somut olayımızda; tüm dosya kapsamı, dosyadaki tüm bilgi - belgeler, tüm deliller, alınan bilirkişi rapor/ları, tarafların iddia - savunmaları, yukarıda yapılan açıklamalar, bir bütün halinde değerlendirildiğinde, Mahkememizce benimsenen hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, TMK 1/3 ve 6100 Sayılı HMK 297. Maddesi kapsamında Anayasa'nın 138/1 maddesi atfı ile davacının, davasının pasif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle usulden reddine dair mahkememizde oluşan vicdani kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir...." gerekçesiyle davacının davasının pasif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece taraflar arasında akdedilen 31/03/2017 tarihli sözleşme yanlış değerlendirilerek taşıma sözleşmesi olarak kabul edildiğini, yerel mahkeme tarafından işgücü temini sözleşmesinin hizmet alım sözleşmesi olarak nitelendirildiğini ve bu sebeple zenginleşen tarafın davalı yan yerine hazine kabul edildiğini, oysa ki işgücü temini sözleşmesi olarak nitelendirilmesi halinde davalı yana fazla ödeme yapıldığının açık olduğunu, müvekkili şirket iş mahkemelerinde üst işveren kabul edilirken ticaret mahkemesinde taşıma sözleşmesi yaptığının kabul edilmesinin hatalı olduğunu, yüklenici tarafından katlanılması gereken vergi yükünün hak ediş ödemelerinde anılan şirkete KDV’nin tam tevkifat yapılmaksızın tam ve peşin ödenmiş olması sebebiyle müvekkili şirket üzerinde kaldığını, bu nedenle yüklenici firmada sebepsiz zenginleşme yaratan bu durum karşısında müvekkili şirket adına vergi dairesine yatırılan 54.469,44 TL’nin müvekkili şirkete iade edilmesi gerektiğini, müvekkili şirketçe, kendisine fuzulen ve fazladan ödenen tutarların 30 gün içinde şirkete iade edilmesi ihtar edilmiş olup bunu müteakip kendi KDV beyanlarını düzeltebileceği ve bu suretle vergi dairesine ödediği bir KDV varsa da iade/düzeltme konusu edebileceği hatırlatılmış olmasına rağmen firma tarafından bugüne kadar söz konusu alacak konusunda ödeme yapılmadığını, davalı şirketin sebepsiz zenginleştiğini, davalı şirketin işlemlerinin sözleşme hükümlerine aykırılık teşkil ettiğini beyanla kararın kaldırılmasını, müvekkili tarafından mükerrer şekilde ödenmek zorunda kalınan 54.469,44 TL TL'nin ödeme ihtar tarihi olan 03/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, alacak talebine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır. Davacının, davalıyla imzalanan sözleşmeler kapsamında davalının hakedişlerinin KDV tevfikatı yapılmadan ödendiğini, oysa davalıya yapılan ödemeler nedeniyle 9/10 oranında tevkifat yapılması gerektiğini, bu nedenle ilgili vergi dairesine düzeltme beyannamesi verilerek 54.469,44 TL ödeme yapıldığını, vergi dairesine ödenen bedelin davalıdan talep edildiğini, ancak davalının sözkonusu bedeli ödemediğini ileri sürerek alacak talebinde bulunmakta, davalı ise taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamındaki işte KDV tevkifatı uygulanacağına dair bir düzenleme bulunmadığını, sözleşmenin geçerli olduğu tarihte KDV tevkifatı zorunluluğu olmadığını, taşımacılık işi kapsamında düzenlenen faturalarda 2017/Nisan 2019/Eylül döneminde yürürlükte olan KDV Genel Tebliğlerinde herhangi bir KDV tevkifatı yapılmasını gerektirir durum olmadığını savunarak davanın reddini talep etmektedir. Ankara .... Vergi Mahkemesinin 21/09/2023 tarih ve ... Esas- ... Karar sayılı kararının incelenmesinde ise, davalı ........ Ltd.Şti'nin, yüklenicisi olduğu ana posta hizmetlerinin yürütülmesi, tali hat posta hizmetlerinin yürütülmesi ve gönderilerin adresten kabulü, cihet ayrımı ve dağıtım/teslim hizmetlerinin yürütülmesi işlerine ilişkin, ihale makamı ........ A.Ş. ile müvekkili arasında imzalanan sözleşmeler kapsamında, 2015/1 ile 2019/10 dönemleri boyunca teslim edilen hizmetler karşılığı yapılan hak ediş ödemeleri üzerinden kesilmesi gereken 9/10 oranında katma değer vergisinin kesilmediğinden bahisle, söz konusu dönemlere ilişkin ........ A.Ş. tarafından sorumlu sıfatıyla verilen 2 no'lu beyannamelerde 03/11/2020 tarihinde yapılan düzeltmelerin iptali ile düzeltme beyannameleri üzerine tahakkuk ettirilen toplam 13.908.577,39-TL katma değer vergisi terkini istemiyle, ........ A.Ş'nin bağlı olduğu Kızılbey Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne 29/07/2022 tarihinde yapılan başvurunun ve sorasında Gelir İdaresi Başkanlığı'nın 10/11/2022 tarih ve E...... sayılı şikayet başvurusunun reddine dair işleminin iptali talebiyle dava açtığı, mahkemece yürütmenin durdurulmasına karar verildiği, ancak yargılama sonucunda davacı şirket tarafından PTT A.Ş'ye bu konuda yapılmış herhangi bir ödeminin bulunmadığının anlaşılması karşısında; davacının, naklen veya kesinti yoluyla ödemediği bir vergiyi, düzeltme şikayet başvurusu yoluyla kendisine iade edilmesini istemesi hukuken mümkün bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, karara karşı yapılan istinaf başvurusunun Ankara Bölge İdare Mahkemesi.....Vergi Dava Dairesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile reddedildiği, karara karşı temyiz yoluna başvurulduğu, dosyanın halen kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Davacının, davalıyla imzalanan sözleşmeler kapsamında davalının hakedişlerinin KDV tevfikatı yapılmadan ödendiğini, oysa davalıya yapılan ödemeler nedeniyle 9/10 oranında tevkifat yapılması gerektiğini, bu nedenle ilgili vergi dairesine düzeltme beyannamesi verilerek 54.469,44 TL ödeme yapıldığını, vergi dairesine ödenen bedelin davalıdan talep edildiğini, ancak davalının sözkonusu bedeli ödemediğini ileri sürerek alacak talebinde bulunduğu, taraflar arasında yapılan sözleşme uyarınca KDV tevkifatı yapılması gerekip gerekmediğinin belirlenmesi, davacı tarafından vergi dairesine mükerrer ödeme yapılıp yapılmadığının belirlenmesi, mükerrer ödeme yapılmış ise vergi dairesince iade edilip edilmediğinin belirlenmesi, ayrıca Ankara .... Vergi Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının kesinleşmesi beklenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davanın pasif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından davacının istinaf başvuru talebinin kabulü ile HMK 353/1.a.6 maddesi gereğince; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yukarıda belirtilen şekilde inceleme ve değerlendirme yapıldıktan sonra karar verilmek üzere dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/05/2025 tarih ... Esas ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, 2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, 5-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4 maddesi gereğince; kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 09/10/2025 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır .....