İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/10/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkili ...'ün, daha 19 yaşında, İzmir'de ailesi ile birlikte yaşayan saf kendi halinde bir genç olduğunu, çok çocuklu bir ailede sadece babalarının çalıştığını, …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/463 KARAR NO : 2025/1403 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 03/10/2024 NUMARASI : 2024/665 Esas - 2024/105 Karar DAVA: Ticari Şirket (Fesih İstemli) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/10/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkili ...'ün, daha 19 yaşında, İzmir'de ailesi ile birlikte yaşayan saf kendi halinde bir genç olduğunu, çok çocuklu bir ailede sadece babalarının çalıştığını, bu nedenle, ailesine maddi katkıda bulunmak için müvekkilinin de çalışmak istediğini ve iş arayışına girdiğini, aynı mahallede oturan ... adındaki bir arkadaşının, İstanbul'da bir iş yerinde çalıştığını, müvekkilinin de orada çalışabileceğini önerdiğini, iş arayan müvekkilinin de zor durumdaki ailesine destek olmak için bu teklifi kabul ederek İstanbul'a gittiğini, arkadaşı ...'un vasıtası ile kendisini ... olarak tanıtan, işveren vekili ve mali müşavir pozisyonunda olduğu söylenen bir kişi ile tanıştırıldığını, adı geçen bu kişinin müvekkilini işe alacağını, iş sözleşmesinin noterden yapılacağını söyleyerek, müvekkilini notere götürdüğünü, müvekkilinin bu şekilde kandırılıp yönlendirilerek, iş sözleşmesi adı altında kendisinden geniş yetkileri içeren bir vekaletname alındığını ve adı geçen şirketin kuruluşunun yapıldığını, müvekkiline sadece bir iki defaya mahsus 7.000 TL Paranın haricinde başka da bir ödeme yapılmadığını, müvekkilinin düzenli maaş alamadığı ve İstanbul'da aç sefil kaldığı için ailesinin yanına İzmir'e döndüğünü, aradan bir süre geçtikten sonra, adına bazı resmi tebligatların gelmeye başladığını, müvekkilinin, kendisini tanıştırmış olan arkadaşı ...'u arayıp bütün bunları sorduğunda, kendisi ve diğer bir arkadaşı olan ... adına da başka şirketler kurulduğunu beyan ettiğini, hatta yetki verilen ... adındaki kişinin, bu vekaletname ile müvekkili ve şirket adına, para alış verişi ve her türlü işlemi yapmakta olduğunun da sonradan öğrenildiğini, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'na 2024/76225 Hz. Numarası ile 09.07.2024 tarihinde suç duyurusunda bulunulduğunu, Müvekkilinin, 09.11.2023 tarihinde kurulmuş olan ... İnşaat Ve Elektrik Malzemeleri Hırdavat Kimyevi Maddeler Tic. Ltd. Şti. (Şirket Vergi No:...) isimli, Çırpıcı Mah. ... Sk. No:...B Zeytinburnu-İSTANBUL adresinde bulunan bu şirketin tek ortağı olduğunu ve şirketin halen aktif olduğunu, neticede müvekkili adına hileli yollarla kurulmuş olan ... İnşaat Ve Elektrik Malzemeleri Hırdavat Kimyevi Maddeler Tic. Ltd. Şti. İsimli şirketin ivedi olarak faaliyetlerinin tedbiren durdurulmasına, müvekkilinin ortaklıktan ve varsa yöneticilikten çıkarılması ve şirketin tasfiyesiz feshine, müvekkilinden alınmış olan bütün yetkilerin geçersiz kılınmasına ve müvekkilinden hile ile alınmış vekaletnamelerin azline, telafisi güç ve imkansız zararlara meydan vermemek İçin şirket mal varlığına ve banka hesaplarına İhtiyati Tedbir Konulmasına, açılmış banka hesaplarının bloke edilmesine, bundan sonra da yeni hesap açılmasının yasaklanmasına, çek keşide edilmesi, senet ve poliçe düzenlenmesinin, şirket adına bütün alış veriş borçlanma işlemlerinin, kredi çekilmesi, kredi kartı, banka kartlarının alınması, posta çeki ve kullanılmalarının Tedbiren durulmasına, müvekkilinin zarar görmemesi ve telafisi imkansız sonuçların doğmaması bakımından, gerekli önlemlerin alınması ile ilgili mercilere bildirimlerde bulunulmasınına, şirket adına kayıtlı taşınmaz ve araç kaydı var ise üzerlerine satışlarının engellenmesi bakımından ihtiyati tedbir konulmasına, müvekkili adına tahakkuk etmiş olan vergi ve diğer her türlü borçların tahsillerinin durdurulması ile iptallerine, müvekkilinin mağduriyetine sebebiyet veren kişi ve kurumların tespiti ile sonradan ortaya çıkmaları halinde, haklarında yasal yollara başvurulması bakımından haklarının saklı tutulmasına, yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin karşı yandan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece ".. Davacı ...'ün ...'nin tek ortağı olduğu sicil kayıtlarından anlaşılmış olup ve bu durumda davacının yazılı olarak alacağı bir Genel Kurul kararı ile şirketi feshedebileceği bir hakkı varken Limited şirketin feshi davası açılamayacağı ön görülmüş ve davacının hukuki yararının olmadığı tespit edilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, 11.01.2014 Tarih ve 2021/773 E. - 2024/44 K. Sayılı ilamı) HMK 320. maddesi gereğince dava şartı eksikliği nedeniyle taraflar davet edilmeden de dosya üzerinden karar verilebileceği anlaşıldığından davacının davasının hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine.." karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilin bilgisi dışında ve gıyabında kurulmuş olan adı geçen şirkete dair müvekkilin elinde herhangi bir bilgi, belge ve şirkete ait defterlerin mevcut olmadığını, iş bu şirket defterlerinin şirketin kuruluşunu yapmış olan meçhul kişilerin elinde olduğunu, nitekim müvekkilinin, mahkemenin önerdiği doğrultuda şirketin fesih işlemlerini yapmak için girişimlerde bulunarak, ilgili Ticaret Sicil İl Müdürlüğü'ne yazılı başvuru yapmış ise de dilekçe ekinde yer alan cevabi yazıda, mahkemeden buna ilişkin karar talep edildiğini, bunun haricinde davalı şirketin bağlı bulunduğu Zeytinburnu Vergi Dairesi'ne, Zeytinburnu SGK Kurumuna ve yine İzmir'den de SGK'ya şirket ile ilgili kayıtların kapatılması başvuruları yapıldığını, bunun üzerine gerek vergi kayıtları, gerekse SGK kayıtlarının kapatıldığını, mahkeme'nin kararı doğrultusunda işlem yapılabilmesi için müvekkilinin elinde şirkete ait defter ve belgelerin mevcut olması gerektiğini, mahkeme'nin belirttiği doğrultuda şirket Genel Kurulu ile karar alınıp fesih işlemlerinin yapılabilmesi için bu defterlerin yeniden çıkarılıp noter tasdiklerinin yapılmasının zorunlu olduğunu, bunun için de ayrıca mahkeme kararına ihtiyaç duyulacağını, sonuçta da kapatılmış olan vergi kayıtlarının yeniden faal hale geleceğini, müvekkilinin hukuken korunmaya değer hukuki yararının mevcut olduğunu, açıklanan nedenlerle mahkeme kararının kaldırılarak, davanın istinaf mahkemesinde yeniden görülmesine, mümkün değilse hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE : Dava; TTK 636 /3 Maddesi gereği limited şirketin haklı nedenle feshi istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davacının tek ortağı olduğu şirketin feshi için dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesi ile davanın dava şartı yokluğu usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince yukarıda belirtilen sebepler ile istinaf yoluna başvurulmuştur.6100 sayılı HMK 114.maddesinde hukuki yarar dava şartları arasında sayılmıştır. HMK 115. maddesi hükmü gereği dava şartları yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmedir. Bu sayede, iç hukukumuzun bir parçası olan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşme)'nin 6.maddesi ve 1982 Anayasası'nın 36. maddesinde düzenlenen “hak arama özgürlüğü” nün dürüstlük kuralına uygun kullanılması sağlanabilecek; bu durum, haksız davalar açmak suretiyle, dava hakkının kötüye kullanılmasına karşı bir güvence oluşturacaktır. Dava açmaktaki hukuki yarar; hukuk düzenince kabul edilmiş meşru bir yarar olmalı, bu yarar dava açan hak sahibi ile ilgili olmalı ve dava açıldığı sırada ve devam eden süreçte halen mevcut bulunmalıdır. Ayrıca açılacak davanın, ortaya çıkacak tehlikeyi bertaraf edecek nitelikte olması gerekir. Bir kimsenin hakkına ulaşmak için mahkeme kararının o an için gerekli olması durumunda hukuki yararın olduğundan sözedilebilir. Bir mahkeme kararına ihtiyaç yoksa hukuki yarardan söz edilemez. (Pekcanıtez, H./Atalay, O./ Özekes, M.: Medeni Usul Hukuku, Ankara 2011, s.297) ( Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 2018/60E- 2020/3257 K sayılı 30.06.2020 tarihli kararı)Davacının dava hakkına sahip olması, dava açabilmesi için tek başına yeterli olmadığı gibi ideal veya ekonomik yarar da yalnız başına yeterli değildir. Davacının, hakkına kavuşmak için mahkeme kararına muhtaç olması gerekir.Davalı şirket tek ortaklı olup hisselerinin tamamı davacıya ait olduğu dosya kapsamın ve ticaret sicil kayıtlarından anlaşılmamtadır.Somut olayda şirket tek ortaklı bir limited şirket olup, davacı aynı zamanda şirketin yöneticisi ve genel kurulunu oluşturmaktadır. Bu nedenle, davacının alabileceği bir kararla her zaman şirketin fesih ve tasfiyesi mümkündür.Bu hale göre, fesih kararı alınması için mahkeme kararına ihtiyaç bulunmadığından mahkemece davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle HMK 'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 15/10/2025