11. Hukuk Dairesi 2024/4636 E. , 2025/3104 K. MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1671 Esas, 2024/743 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/514 E., 2021/114 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tar…
**11. Hukuk Dairesi 2024/4636 E. , 2025/3104 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1671 Esas, 2024/743 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/514 E., 2021/114 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Antalya Kundu'da bulunan “... Otel Residence” ın sahibi haline geldiğini, müvekkili ile davalı arasında imzalanan “2015 Yaz Sezonu Balkan ve Baltık Pazarı Sözleşmesi” ile davalının 01.04.2015-31.10.2015 tarihleri arasında Balkan Pazarı Ülkeleri; Romanya, Arnavutluk, Bosna Hersek, Bulgaristan, Kosova, Hırvatistan, Makedonya, Sırbistan, Karadağ, Slovenya, Slovakya ile Baltık Pazarı Ülkeleri: Estonya, Letonya, Litvanya ve Moldova’dan temin edeceği turistlerin müvekkillerinin otelinde konaklanması ve bedelinin euro cinsi para ile ödenmesi hususunda anlaşmaya varıldığını, müvekkilinin üzerine düşen edimi yerine getirmesine rağmen davalının gerekli ödemeyi yapmadığını, tahsili için dava konusu takip dosyası üzerinden girişilen takibe ise haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline ve %20 oranında icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının Göynük ve Lara bölgelerinde bulunan 2 otelinin her biri için taraflar arasında 23.10.2014 tarihinde iki ayrı sözleşme imzalandığını, başkaca bir sözleşme ilişkisi kurulmadığını, davacının sözleşme olduğunu belirterek dayandığı belgenin ise başta Moldova olmak üzere euro bölgesi ülkelerinden gelecek müşterilerin konaklamasında uygulanacak fiyat tarifesinden ibaret olduğunu, davacının, Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/791 E. sayılı dosyasına verdiği cevap dilekçesinde de kabul ettiği üzere davacının sektördeki kriz sebebiyle müvekkiline mevcut taahüdünü tamamlayabilmesi için euro bölgesinden temin edeceği müşteriler için de USD bölgesinden gelenlerle aynı şartları kabul ettiğini, buna rağmen bu müşteriler için farklı fiyat tarifesini uyguladığını, davacının başlangıçta müvekkilinin USD bölgesinden temin ettiği müşterilerle tamamlayamadığı kontenjanını euro bölgesinden temin ettiği müşterilerle tamamlamasının kabul edilmesine rağmen sonra euro bölgesinden temin ettiği müşteriler için ayrı tarife uygulamasının doğru olmadığını savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, tarafların ticari defter ve belgelerine ilişkin olarak yapılan incelemede alınan bilirkişi kök ve ek raporlarına göre davacının ticari defter ve belgelerinde, davalıdan 378.565,74 euro tutarında alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerinde ise 376.917,28 euro tutarında borçlu olduğunun kayıtlı olduğu, aradaki 1.648,46 euronun kur farkından kaynaklandığının tespit edildiği, neticeten davacının davalıdan 376.917,28 euro alacaklı olduğunun tespit edildiği, Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/791 E. 2019/49 K. sayılı dosyasındaki tutarlar yönünden davalı tarafça mahsup talebinde bulunulmuş ise de, tarafların ticari defterlerinin birbiri ile uyumlu olduğu, kur farkından kaynaklandığı tespit edilen 1.648,49 euro dışında farklılık bulunmadığı gibi, uyuşmazlığa konu kısmın euro bedelli Balkan Baltık pazarına ilişkin olduğu, davalı tarafça alacağın USD üzerinden virman yapıldığı belirtilse de, buna ilişkin kayıt ve belgenin sunulmadığının görüldüğü, Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/791 E., 2019/49 K. sayılı dava dosyasının sonucunun eldeki dava dosyası yönünden bekletici mesele yapılamayacağının kabul edildiği, önceden davalının temerrüde düşürülmediği görülmekle takip tarihi itibari ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği, yabancı para alacağının likit ve hesaplanabilir nitelikte olduğu görülmekle karar altına alınan yabancı para alacağının icra takip tarihindeki 399.532,28 TL karşılığı üzerinden hesaplanan icra inkar tazminatının da davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, takip dosyasında borçlu davalının itirazının 376.917,28 euro asıl alacak üzerinden iptali ile takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4A maddesine göre Devlet Bankalarınca 1 yıl vadeli euro hesabına uygulanan en yüksek faiz üzerinden devamına, hükmolunan alacağın %20'si tutarındaki 75.383,45 euronun takip tarihindeki TL karşılığı 399.532,28 TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava itirazın iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 06.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.