(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/14928 E. , 2012/39828 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Dolandırıcılık suçunda failin hileli hareketleri sonucu sakatlanmış irade neticesinde kişiye ait malvarlığ
**(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/14928 E. , 2012/39828 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Dolandırıcılık suçunda failin hileli hareketleri sonucu sakatlanmış irade neticesinde kişiye ait malvarlığının mülkiyetinin devri, buna karşılık hırsızlık suçunda ise; menkul bir malın, sahibinin rızası dışında alınması, mal üzerinde mağdurun zilyetliğine son verilmesi, mağdurun suç konusu eşya üzerindeki zilyetlikten ... tasarruf haklarını kullanmasının olanaksız hale gelmesi söz konusudur. Somut olayda; katılanın özel aracıyla seyir halindeyken, sanığın katılanın aracını durdurup kendisini çarşı merkezine kadar götürmesini istediği, daha önceden planladıkları şekilde kimliği tespit edilemeyen diğer sanığın bulunduğu yere geldiğinde inmek istediğini söyleyerek aracın durmasını sağladığı, diğer sanığın katılanın yanına gelerek polis kimliği gösterip sivil polis olduğunu söyleyip kimliğini sorduğu ve katılanın cebindeki paraları çıkarmasını istediği, paraların sahte olup olmadığını sorduktan sonra karakola gideceklerini söylediği, katılanın aracıyla hareket ettikleri, bir caminin yanına geldiklerinde katılana sen camide iki rekat namaz kıl gel, seni bekliyoruz diyerek katılanı yanlarından uzaklaştırdıktan sonra olay yerinden kaçmaları şeklinde gerçekleşen olayda dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak, Sanıklar müdafiinin yargılama aşamasında lehe olan hükümlerin uygulanması talebi bulunmasına rağmen TCK'nun 62.maddesi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 25.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.