7. Hukuk Dairesi 2026/457 E. , 2026/661 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/10 E., 2022/78 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ............, 5 …
7. Hukuk Dairesi 2026/457 E. , 2026/661 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/10 E., 2022/78 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ............, 5 51... parselde kayıtlı gayrimenkulün 10/65 hisse sahibi olduğunu, davacının tatilde olduğu bir esnada davalıların binanın ortak alanı olan zemin katında kaçak tadilat yaptıklarını, bu işlem sonucu binanın ana taşıyıcı perdelerinde cam açılarak binayı oturulması tehlikeli bir hâle getirdiklerini, davacının aile konutu olarak yaşadığı dairesinde huzurunun kaçtığını, kendisine daha güvenli bir gayrimenkul aramaya başladığını, bu duruma davalıların haksız fiilinin neden olduğunu, davalılardan ... ayrıca bu ortak alanı 02.06.2000 tarihinden beri kiraya vererek haksız kazanç elde ettiğini, davalıların haksız fiilleri sonucu binaya verilen zararın eski hâle getirilmesini, masrafının tazmini ve ortak alanlardan haksız kazançlarından davacı hissesine düşen payın tahsili ve müdahalelerinin meni ve davacının uğramış olduğu manevi zararların tazminini istemiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalının haksız eylemi olmadığından husumetinin de bulunmadığını, davalı ...'un da taşınmazda ikamet ettiğini ve davalı ...'den şikâyette bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... davaya cevap vermemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 11.02.2016 tarihli kararıyla; dava konusu parselin taraflar ve dava dışı bazı kişiler arasında paylı mülkiyete tâbi olduğu, davalı ...'ün talimatıyla bu yerin zemin ve bodrum katında tespit raporunda belirtilen şekilde tadilatlar yapıldığı, betonarme perdeler içinde aydınlatma amaçlı pencereler yapıldığı, zeminde ızgaralar yapılarak bodrum katın aydınlatılmasının sağlandığı, bu amaçla açılan çukurların sonradan kapatıldığı, projesine aykırı yaptırılan bu faaliyetin binanın taşıyıcı sistemini bozarak mal ve can güvenliğini tehlikeye soktuğu, ayrıca ortak alan olan bodrum katı 2000 yılından beri kiraya vererek gelir elde ettiği, diğer davalının bodrum katının küçük bir kısmını paydaşların rızası ile depo olarak kullandığı gerekçesiyle davalı ...'ün ortak alana yönelik müdahalesinin davacının payı oranında men'ine, yine kira geliri ve tazminat isteklerinin kısmen kabulüne, ancak bu eylemler manevi tazminatı gerektirmediğinden manevi tazminat isteğinin reddine, diğer davalı bodrumun küçük bir kısmını rıza ile kullandığından ... yönünden açılan davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMA SONRASI YARGILAMA SÜRECİ 1. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 11.02.2016 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 15.10.2020 tarihli ve 2018/5629 Esas, 2020/6233 Karar sayılı kararıyla; davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, davacının dava dilekçesinde talebi taşınmazın binanın statik açıdan riskli hâle getirildiği iddiasıyla eski hâle getirilmesi olup, davanın niteliği itibariyle paya bölünerek eski hâle getirme mümkün olmadığından Mahkemece, davacının eski hâle getirme talebine yönelik davalı tarafından taşınmazın eski hâle getirilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi nedeniyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkeme, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, davalının tek başına paydaş olduğu taşınmazın niteliğini değiştirecek işlem yapamayacağı ancak oybirliği ile değiştirebileceği, ortak alana müdahale hâlinde paylı mülkiyete tâbi taşınmazların korunmasına ilişkin davaları paydaşlardan birinin dava açabileceği, bilirkişi raporu ile binanın statik açıdan riskli hâle getirildiğinin sabit olduğu, paya bölünerek eski hâle getirmenin mümkün olmadığı, davalı tarafından taşınmazın eski hâline getirilmesi gerektiği değerlendirilmekle, Yargıtay bozma ilâmı doğrultusunda davacının men'i müdahale talebinin kabulü ile dava konusu ortak alana davalı tarafından yapılan el atmanın önlenmesine, davalı ... tarafından eski hâle getirilmesine, davacının bozma ilâmına konu edilmeyen, temyiz isteminin reddine karar verilen talepleri yönünden Mahkememizin 11.02.2016 tarihli ve 2013/580 Esas, 2016/65 Karar sayılı kararı kesinleştiğinden bu hususlar yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı ve yanlı olduğunu, paylı mülkiyette intifadan men edilmedikçe ecrimisil istenemeyeceği, mahkeme apartman kurulunun ortak kararıyla yapılan değişiklikleri gerekli araştırmaları yapmadan karar verildiğini, maliyetinin davalı tarafça karşılandığını, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, binada tedirgin olduğunu taşınmak istediğini belirtmesine rağmen 10 yıldır oturmaya devam ettiğini, 2. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; eski hâle getirme bedelinin düşük belirlendiğini belirterek kararın bu yönden bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, müdahalenin men'i, eski hâle getirme, ecrimisil ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... ve davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Miktar itibariyle karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.