7. Hukuk Dairesi 2010/841 E. , 2010/7395 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacılar ... ve ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 139 ada 15 parsel sayılı 21698.62 m2 yüzölçümündeki taşınmaz üzerindeki 286 adet zeytin ağacının ...'e, 4 adet zeytin ağacının ...'e, 3 adet zeytin ağacının ...'ye ve 5 adet zeytin ağacının ...'e ait olduğu tutanağı
**7. Hukuk Dairesi 2010/841 E. , 2010/7395 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacılar ... ve ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 139 ada 15 parsel sayılı 21698.62 m2 yüzölçümündeki taşınmaz üzerindeki 286 adet zeytin ağacının ...'e, 4 adet zeytin ağacının ...'e, 3 adet zeytin ağacının ...'ye ve 5 adet zeytin ağacının ...'e ait olduğu tutanağın beyanlar hanesinde gösterilerek ve vergi kaydına dayanılarak davalı ... Köyü Tüzel Kişiliği adına tespit edilmiştir. Davacılar ..., ... ve ... tapu kaydına, miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu 139 ada 15 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir. Dava konusu 139 ada 15 parsel sayılı taşınmazın davacı ...'in tutunduğu 1288 tarih ve 32 sayılı tapu kaydı ile 1938 tarih 503 tahrir sayılı vergi kaydının davalı ... Köyü Tüzel Kişiliği'nin tutunduğu 1938 tarih 387 tahrir sayılı vergi kaydının kapsamında kalmadığı mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Hal böyle olunca uyuşmazlığın zilyetlik hükümlerine göre çözümleneceği kuşkusuzdur. Mahkemece dava konusu taşınmazda bulunan zeytin ağaçlarından yararlanmak suretiyle sürdürülen zilyetliğin iktisap sağlamayacağı gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de yapılan inceleme, araştırma ve uygulama yeterli değildir. Mahallinde yapılan keşifte tutanak bilirkişilerinin tümü dinlenilmediği gibi dinlenilen tutanak bilirkişisi ... zeminin köye ait olduğu, ancak taşınmazı kendisini bildiğinden beri davacı ...'in kullandığını açıklamış olmasına rağmen mahkemece taşınmazın ne sebeple köye ait olduğu konusunda kendisinden ayrıntılı bilgi alınmamış beyanlar arasında oluşan çelişki giderilmemiştir. Öte yandan dinlenilen diğer yerel bilirkişi ve tanıklar da davacıların taşınmazın bir bölümü üzerindeki zilyetliklerinden bahsetmiş, ancak bu bölümler göstertilerek haritasına işaretletilmemiştir. Ayrıca taşınmaz üzerinde bulunan muhdesat niteliğindeki zeytin ağaçlarının zemindeki dağılımı ve ağaçların yaşları da fen bilirkişisi ve ziraatçi bilirkişi raporunda tek tek gösterilmemiştir. Böylesine eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak hüküm verilemez. O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi fen elemanı ve uzman ziraatçi bilirkişi tespit tutanağı bilirkişilerinin tümü ve tarafların aynı yöntemle gösterecekleri tanıklar hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, dava konusu taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı olaylara dayalı bilgiler alınmalı, tespitte saptanan hukuksal olgu ile taşınmazın tarla ve zeytinlik niteliği ile tespit edilmiş olduğu dikkate alınarak tutanak bilirkişileri yeniden taşınmaz başında usulün 259. maddesi hükmüne uygun biçimde ayrı ayrı dinlenilerek tespitte saptanan hukuksal olgu ile hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık ile yapılması muhtemel keşifte dinlenecek olan yerel bilirkişi ve tanıkların beyanları arasında aykırılık varsa duraksamasız giderilmeli, uzman bilirkişilerden muhdesat niteliğindeki zeytin ağaçlarının zemindeki dağılımını, yaşını, malikini ve cinsini gösterir rapor alınmalı, raporun keşfi izlemeye, yerel bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye elverişli ayrıntılı, gerekçeli olması gerektiği düşünülmeli, zeytinlik niteliğinde bulunan taşınmazda ağaçların zeytinlerini toplamak suretiyle sürdürülen zilyetliğin hak kazandırıcı nitelikte sayılacağı gözönünde bulundurularak toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek ve hükmü temyiz etmeyen taraflar yönünden kesinleşen yönler de göz önünde bulundurulmak suretiyle sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. Mahkemece böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacılar ... ve ...'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgililerine iadesine, 20.12.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.