11. Hukuk Dairesi 2014/18703 E. , 2015/4512 K. MAHKEMESİ :FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/09/2014 tarih ve 2013/66-2014/128 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihala…
**11. Hukuk Dairesi 2014/18703 E. , 2015/4512 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/09/2014 tarih ve 2013/66-2014/128 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin yazılım sahibi olduğunu, davalı şirkette önemli görevlerde bulunup, davalının ürünlerinin gelişimine katkı sağladığını, müvekkili tarafından tasarlanmış yazılım eserleri bakımından davalının müvekkilinin adını belirtmediğini ve FSEK 15. maddeden doğan haklarını ihlal ettiğini ayrıca, müvekkilinin davalı şirkette oluşturduğu programların davalı tarafından kullanılarak olağanüstü mali kazanç elde edildiğinden hakkaniyet gereği müvekkiline bir ödeme yapılması gerektiğini ileri sürerek, müvekkilinin manevi hakkı olan eser sahibinin adının belirtilmesine ve davalının eserlerden elde ettiği gelirden müvekkiline uygun bir karşılık ödenmesine, 551 sayılı KHK'nın 16-25. maddelerinin kıyasen uygulanmasına ve hakkaniyet gereği fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 150.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının tek başına bir üretimi bulunmadığını, yazılım geliştirmenin farklı adımlardan oluştuğunu, yoğun bir destek servisi, bakım ve onarımının söz konusu olduğunu, bu sürece pek çok kişinin katkı sağladığını, davacının hizmet sözleşmesi ile çalıştığını ve yazılımlara ilişkin tüm hakların müvekkiline olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, yazılım eserlerinin, hizmet sözleşmesi kapsamında üretilmesi halinde mali hakların sahibi ve kullanıcısı işveren olduğu, mali hakları hizmet sözleşmesi kapsamında yaratılan eserler için davalının manevi hakları alabilmesinin mümkün görünmediği, nitekim yasada bu konuda bir dayanak bulunmadığı, ancak, mali hak sahibinin mali hakkı kullanma kapsamındaki doğal beklentilerinin karşılanmasının da hakkaniyet gereği olduğu, bu çerçevede, manevi hak müdahalelerinden ari kalmaları gerektiği, aksi takdirde, mali hak sahipliğinin anlamsız hale geleceği, öte yandan bilgisayar programlarının üretimi bir ekip faaliyeti olup, pek çok kişinin hususiyet üzerinde katkısı bulunduğu ancak, sonuçta ortak amacın programın pratik olarak ticari anlamda değerlendirilebilmesi olduğu, bu sektörde bilgisayar programının yazarlarının programın her hangi bir yerinde anılmasına, isimlerinin sergilenmesine ilişkin bir uygulama bulunmadığı, bu durumda davacının isim hakkı kapsamında müdahalesinin yasal hak sahibi iş verenin haklarını kullanmasına engel olabileceği ayrıca, 551 s. KHK'nın buluşçu çalışanlarla ilgili hükmünün, patent, faydalı model gibi sınai mülkiyet konusu icatlarla ilgili olup, FSEK'e yorum yoluyla uygulanmasının kabul edilemeyeceği, FSEK kapsamında çalışan eser sahipleri için böyle bir düzenleme bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 01/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.