11. Hukuk Dairesi 2009/8132 E. , 2011/925 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Sincan Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.07.2008 tarih ve 2006/69-2008/152 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm be…
**11. Hukuk Dairesi 2009/8132 E. , 2011/925 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Sincan Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.07.2008 tarih ve 2006/69-2008/152 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı kooperatifin ortağı olan müvekkilinin 2003 yılında ortaklıktan istifa ettiğini, ödenen aidat tutarı 7.200,00 TL ile 1.350,00 TL temerrüt faizinin tahsili için başlatılan icra takibine davalı itirazının haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve % 40 inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı alacağının muacceliyet kazanmadığını, erteleme kararı alındığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı istifasının gerçekleştiği 2003 yılına ait bilânçonun kabul edildiği 08.02.2004 tarihli genel kurul kararını takip eden ayda davacı alacağının kooperatif ana sözleşmesinin 15. maddesi uyarınca muaccel olduğu, davacıya isabet eden daire istifa sonrası 07.07.2003 tarihli makbuzla birbaşkasına satıldığından aidat alacağından genel gider düşülmesinin gerekmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 6.757,50 TL asıl alacak ile 1.350,00 TL işlemiş faiz yönünden takibin devamına, ve % 40 oranında icra inkâr tazminatının tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, kooperatif ortaklığından ayrılma payının tahsili için başlatılan icra takibine itirazının iptali istemine ilişkindir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 17/1. maddesine göre, devir dışında bir nedenle ortaklığı sona erenlerin sermaye ve diğer alacakları, o yılın bilançosuna göre hesaplanarak, bilanço tarihinden itibaren bir ay içinde aynı Kanun' un 17/2. maddesi uyarınca ödemelerin geciktirilmesi hakkında karar yoksa geri verilir. Bilançonun kesinleşmesi ise, bilançonun genel kurulca kabulü ile olur ve alacak en erken bu tarihte muaccel hale gelir. Ayrıca çıkma payının hesaplanmasında ortağın katılması gereken genel giderlerin mahsubu gerekir. Somut olayda mahkemece, davalının ayrılma payının hesabında, davacının ayrıldığı yılın bilânçosunda gösterilen genel giderlerden davacı payına düşen kısım belirlenerek davacının aidat ödemelerinden düşülmesi suretiyle kalan bakiye miktarının davacıya ödenmesine karar vermek gerekirken, yazılı gerekçeyle davacının kooperatife yatırdığı miktarın tamamının ayrılma payı olarak ödenmesine karar verilmesi doğru olmamıştır. Ayrıca, davalı tarafın savunmasında belirttiği ödemelerin ertelenmesi yönünde genel kurul kararı bulunduğu iddiasının araştırılması için ilgili genel kurul karaları dosyaya celp edilmeden ve bilirkişi raporundaki ertelemenin geçerli olmadığı yönündeki görüşü denetlenip gerekçeli kararda tartışılmadan eksik incelmeyle karar verilmiştir. Bu durumda mahkemece, yukarıda açıklana ilkeler doğrultusunda kooperatif kayıtları üzerinde araştırma yapılarak tespit edilecek aidat ödemelerinden mahsubu gereken ortak giderler düşülmek ve genel kurulca alınmış usule uygun bir erteleme kararının bulunup bulunmaması sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 31.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.