11. Hukuk Dairesi 2010/2154 E. , 2012/1908 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.06.2009 tarih ve 2007/515 - 2009/405 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ile davalılardan ... vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 14.02.2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve sü
**11. Hukuk Dairesi 2010/2154 E. , 2012/1908 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.06.2009 tarih ve 2007/515 - 2009/405 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ile davalılardan ... vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 14.02.2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, şirket yönetim ve denetim kurulu üyesi olarak görev yapan davalıların şirket mal varlığının kasten azaltılmasına yönelik "işlemler yaptıklarını ve şirketi zarara uğrattıklarını ileri sürerek, şimdilik 10.000 YTL'lik zararın davalılardan tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile de, şirket sermayesinin 6.000.000 YTL kıymetinde olduğunu, bu sermayenin 1/4 ünün tescil tarihinden itibaren 3 ay içinde kalanının 01.02.2004 tarihinde ödenmesinin kararlaştırıldığını, hali hazırda 4.500.000 YTL sermaye ödemesinin yapılmadığını, yönetim kurulu üyelerinin sermaye ödemesi için ortaklara gerekli çağrıları zamanında yapmayarak ana sözleşmede belirtilen şekilde apel ödemelerinin zamanında ödenmesini sağlamadıklarını, TTK'nun 406 ve 407.maddelerinde belirtilen temerrüt durumuna karşın ortaklardan gecikme faizi ve cezai şart talep etmeyerek şirketin zarara uğramasına neden olduklarını iddia ederek, 4.500.000 YTL'lik şirket zararının davalılardan tahsilini istemiştir. Davalılar vekilleri, davanın usul ve esas yönünden reddini savunmuşlardır. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, yönetici ve denetçilerin sorumluluğunun kabul edilebilmesi için şirketin gerçek bir zararının bulunması ve zararın doğumuna yönetici ve denetçilerin kusurlu eylemleri ile sebebiyet vermiş olmalarının gerektiği, ıslah dilekçesi ile zararın sermaye borcunun ödenmemesinden kaynaklandığının öne sürüldüğü, sermaye borcunun ödenmesine ilişkin TTK'nun 405 ve devamı maddelerinde öngörülen koşulların yerine getirilmiş olmasının gerektiği, TTK'nun 407.maddesinde sermaye koyma borcunu vaktinde yerine getirmeyen pay sahibi için yapılacak işlemin belirlendiği, pay sahiplerinin sermaye koyma borcunu 01.02.2004 tarihine kadar yerine getirmeleri için süre tanınmış olduğundan yönetici ve denetçilerden bu tarihe kadar işlem yapmasının beklenemeyeceği, bu tarihten 12 gün sonra 13.02.2004 tarihinde TMSF tarafından şirkete el konulduğu, davalı yönetici ve denetçilerin işlem yapma imkanının kalmadığı, şirkete el konulduktan sonra atanan yöneticilerin ise ortaklar aleyhine sermaye borcunun tahsili için işlem yaptıklarına ilişkin belge sunulmadığı, ortaklık tasfiye kararı almış olsa bile kesinleşen sermaye alacağının icra takibi veya ilgili mahkemede dava açılarak ortaklardan tahsilinin talep edebileceği, bu gereklilik yerine getirilmediğinden davalı yönetici ve denetçilerin kesinleşmeyen zarardan sorumlu tutulması mümkün bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili ile davalılardan ... vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekili ile davalılardan ... vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekili ile davalılardan ... vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalı ... 'dan alınarak davacı TMSF'ye verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 05,55 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ... 'ndan alınmasına, davacı taraf Hazine olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 14.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.