7. Hukuk Dairesi 2025/868 E. , 2025/1669 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2242 E., 2024/2368 K. DAVACILAR : ... vd. ekili Avukat ... DAVALILAR : ... vd. vekilleri Avukat ..., ... vd. İLK DERECE MAHKEMESİ: ...1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/1027 E., 2019/951 K. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden ya
**7. Hukuk Dairesi 2025/868 E. , 2025/1669 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2242 E., 2024/2368 K. DAVACILAR : ... vd. ekili Avukat ... DAVALILAR : ... vd. vekilleri Avukat ..., ... vd. İLK DERECE MAHKEMESİ: ...1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/1027 E., 2019/951 K. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; Tekirdağ ili, ...ilçesi,......... Mahallesi, 482 ada 15 parselde bulunan taşınmazın murisleri ...... adına kayıtlı olduğunu, aslında davaya konu arsanın davacılar tarafından birlikte satın alındığını, aralarında sorun çıkmasın diyerek taşınmazın babaları ... adına tescil edildiğini, arsa üzerine bina yapıldığını, binanın 1. katının anne ve babaları otursun diye ortak çalışarak ve para koyarak yapıldığını, davacı ... tarafından 2. kat, ... tarafından 3. kat,...tarafından da 4. katın yapıldığını, davacıların babaları tarafından davacılara tapu devredilecekken öldüğünden taşınmaz üzerinde davacılarla birlikte diğer mirasçıların da hak sahibi olduklarını ileri sürerek davaya konu taşınmazın tapuda davalılar adına tescilinin iptali ile davacılar adına tesciline, mümkün olmadığı hâlde bilirkişilerce değeri tespit edildiğinde artırılmak üzere ve fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL'nin davacılara ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... ve...Yakuoğlu cevap dilekçelerinde; taşınmazın dedeleri ... adına kayıtlı olduğunu, muris tarafından taşınmazın emekli ikramiyesi ile alınarak üzerindeki binanın yapıldığını, taşınmaza ilişkin ortaklığın giderilmesi davasının açıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... 30.05.2019 tarihli duruşmada; davaya konu taşınmazın davacı çocukları tarafından satın alındığını, binanın da davacılar tarafından yapıldığını, babalarının taşınmaz alımında ve bina yapımında maddi katkısının olmadığını belirterek davayı kabul etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 28.11.2019 tarihli kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 28.11.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve...vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 11.06.2020 tarihli kararıyla; davacılar tarafından inanç ilişkisi bulunduğunun yazılı delil veya yazılı delil başlangıcı niteliğindeki belge ile ispatlanamadığından yerel Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya uygun görülmediği, dava konusu taşınmazın halen muris adına kayıtlı bulunduğu ve ...'nin diğer davalılarla iştirak hâlinde malik olduğu bu nedenle davalılardan ...'nin kabul beyanının hukuki sonuç doğurmayacağı gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Bölge Adliye Mahkemesinin 11.06.2020 tarihli kararının süresi içinde davalılar ... ve...vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 16.12.2021 tarihli ilâmıyla; mirasçılar arasında paylı mülkiyet hükümlerinin geçerli olduğu, bir mirasçı tarafından diğer bir mirasçı aleyhine açılan davalarda bu kuralın uygulama yerinin bulunmadığı ve davalılardan her birinin kendi adına hareket ederek davayı kabul edebileceğinden somut olayda, davalılardan ...’nun davayı kabul etmiş olduğu dikkate alınarak bir karar verilmesi gerektiği, ayrıca terditli talebin sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayalı muhdesat bedelinin ödenmesine ilişkin olduğu dikkate alınarak bu hususta herhangi bir değerlendirme yapılmamış olmasının doğru görülmediği gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir. B. Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesince 07.12.2022 tarihli kararı ile; tarafların tamamının mirasçı olması nedeniyle davalılardan ...'nun kabul beyanı nedeni ile bu davalı bakımından tapu iptali ve tescil istemi yönünden davanın kabulüne, davacıların diğer davalılara yönelik tapu iptali ve tescil isteminin reddine, tazminat yönünden ise, davalıların hâlen belirtilen muhdesatta oturdukları anlaşıldığından henüz teslim edilmediği gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Bölge Adliye Mahkemesinin 07.12.2022 tarihli kararının süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 24.04.2023 tarihli ilâmıyla; Mahkemece bozma ilâmına uyulmasına karşın, bozma ilâmının gerekleri yerine getirilmeden karar verildiği, davacılar adına tesciline karar verilen davalı ...'ye ait 1/4 pay dışında kalan payın hak sahiplerine mirasçılık belgesindeki payları oranında tesciline karar verilmesi gerekirken hüküm fıkrasında belirtilmeksizin infazda tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmesi ve ...Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/236 Esas sayılı dosyasında dava konusu taşınmaz için açılan ortaklığın giderilmesine ilişkin dava dosyasının da getirtilerek muhdesatla ilgili bir karar verilip verilmediği açıklığa kavuşturulup davacıların tazminat talebiyle ilgili bir karar verilmesi gerektiği gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir. D. İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yargıtay bozma ilâmında muhdesat bedeli yönünden sebepsiz zenginleşme hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiği vurgulandığından bu hususta rapor alındığı, ancak davalıların halen belirtilen muhdesatta oturdukları İlk Derece Mahkemesince yapılan keşif ile sabit olduğu, henüz teslim edilmemiş olan taşınmazla ilgili muhdesat veya iyileştirme bedelinin zilyetliğin iade edilmemesi nedeniyle tazmininin yasa ve yerleşik uygulamaya göre mümkün görülmediği, yine bozma kararı doğrultusunda ortaklığın giderilmesi davasının dosya sonucunun araştırıldığı, her ne kadar bu dosyada satış kararı verilse de taşınmazın satışının yapılmadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile; davacıların davasının davalı ... yönünden kabul nedeniyle kabulü ile Tekirdağ, ............ Mahallesi, 482 ada 15 parselde kayıtlı taşınmazın muris ...... adına olan kaydın ...'nun ...Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/563 Esas, 2014/591 Karar sayılı veraset belgesindeki 1/4 payı oranında iptali ile davacılar adına eşit olarak tesciline, bakiye payın davalı ... dışındaki hak sahiplerine mirasçılık belgesindeki payları oranında tesciline, davacıların diğer davalılara yönelik tapu iptali ve tescil isteminin reddine, davacıların terditli tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; ......'nun taşınmaz alımında hiçbir katkısı olmadığını, davacılar tarafından davaya konu arsanın birlikte satın alındığını, ancak ilgilenilsin diye taşınmazın babaları adına tescil edildiğini, davacılar tarafından arsaya ev yapıldığını, davanın dayanağının inanç sözleşmesi olmadığını, keza inanç kabul edilse dahi bir kısım faturaların delil başlangıcı olduğunu ve tanık dinlenebileceğini, davalılardan anneleri ... tarafından davanın kabul edildiğini, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın doğru olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davalı yan lehine inceleme duruşmalı yapıldığından vekâlet ücretine hükmedilmişse de bu kararın hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, inançlı işlemden kaynaklı tapu iptali ve tescil, terditli alacak istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.03.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.