T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1972 - 2025/2333 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1972 KARAR NO : 2025/2333 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/06/2023 NUMARASI : 2021/130 E. - 2023/458 K. DAVANIN KONUSU : Maddi ve Manevi Tazminat Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 12/06/20…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1972 - 2025/2333 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1972 KARAR NO : 2025/2333 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/06/2023 NUMARASI : 2021/130 E. - 2023/458 K. DAVANIN KONUSU : Maddi ve Manevi Tazminat Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 12/06/2023 tarih ve 2021/130 E. - 2023/458 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkili Şirketin 2001 yılından beri yerli röntgen cihazları ürettiğini, üretilen yerli ürünleri ülkemizde ve dünyada satışa sunduğunu, kamu ihalelerine katılmak suretiyle devlet hastanelerine röntgen cihazı sattığını, kamu hastanelerinin müvekkili şirketin yerel çaptaki müşteri portföyünü oluşturduğunu, İstanbul İl Sağlık Müdürlüğüne bağlı sağlık tesisleri için 3 kalem dijital röntgen cihazı alımına ilişkin ihaleye müvekkili Şirketin en uygun teklifi verdiğini ve ihaleyi 19.02.2020 tarihinde onaylanan kararla kazandığını, davalı Şirketin ekonomik açıdan en uygun teklifi veren şirket konumunda olduğunu iddia ettiği ihaleye ilişkin 27.02.2020 tarihinde yaptığı şikayet başvurusunda, hak arama özgürlüğü sınırlarının dışına çıkarak, müvekkili Şirkete hakarete varan ağır ve asılsız ithamlarda bulunduğunu, müvekkiline ait ürünlerin yerli malı ürünler olmadığı yönünde gerçeğe aykırı beyanlara yer verdiğini, şikâyet dilekçesinde yer alan bu ibarelerin, objektif hak arama hürriyetinin dışına çıkan, amacını aşar nitelikte, incitici ve asılsız olduğunu, davalının bu eylemlerinin Türk Ticaret Kanununun 55/1-a maddesine uygun düştüğünü, haksız rekabetin karalama fiili ile gerçekleştiğini, davalının haksız rekabet fiilleri neticesinde müvekkillerinin maddi zarara uğradıklarını, haksız rekabet neticesinde oluşan maddi zararın tam olarak belirlenmesinin ise güç olduğunu, bu nedenle TTK. madde 56/1'de düzenlenen failin elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığını tazminat olarak talep ettiklerini, davalının haksız rekabet neticesinde ticari itibarı zarara uğrayan müvekkillerinin manevi olarak da tatmin edilmesi gerektiğini ileri sürerek, haksız rekabet fiili neticesinde oluşan belirsiz nitelikteki maddi zararının belirlenmesine, bu kapsamda şimdilik her bir müvekkili için 50,00 TL olmak üzere 100,00 TL'nin davalıdan tahsiline, yine her bir müvekkili için 125.000,00 TL olmak üzere toplam 250.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, dava konusu edilen şikayet dilekçesinin, ihale mevzuatının ihale sürecinde itiraz sahipleri için öngördüğü ve belli bir sürede belli bir şekilde kullanılması düzenlenmiş bir hakka ilişkin olduğunu, İstanbul İl Sağlık Müdürlüğüne bağlı sağlık tesisleri için 3 kalem dijital röntgen cihazı alımı ihalesinde, müvekkilinin gerek mevzuata ve gerekse ihale şartnamelerine aykırı gördüğü hususları şikâyet etmesinin ihale mevzuatı ile tanınmış yasal bir hak niteliğinde bulunduğunu, müvekkili şirketin şikâyet dilekçesi içeriğinde geçen tüm ifadelerin, bu yasal hakkın kullanılmasından ibaret olduğunu, Kamu İhale Kurumunun şikayeti ret kararının tebliğ tarihinin, covid pandemisinde kapalı kalınan döneme denk geldiğini ve sağlık sorunları ile uğraşılan bu dönemde itiraz edilemediğinden işbu kararın kesinleştiğini, davacının Kamu İhale Kurumu kararının kesinleşmesini, şikâyete konu iddiaların gerçeği yansıtmadığının somut delili olarak gösterdiğini, itirazen şikâyetleri inceleme makamı olan Kamu İhale Kurulu kararlarının, yargı denetimine açık olduğunu, davacının ihale öncesinde ihale makamı İstanbul İl Sağlık Müdürlüğüne verdiği 26.12.2019 tarihli dilekçesi ile ihale şartnamesinde bulunan 4 hususa dair düzeltici işlem talebi ile şikayette bulunduğunu, müvekkilinin taleplerinden bir tanesini kabul eden idarenin, şartnamede sadece bu hususta düzeltici işlem tesis ettiğini, davacının cihazın mA ve mAs değerlerine dair değişiklik yapılması talebinin/şikayetinin idare tarafından reddedildiğini, bu ret ile birlikte davacı Şirket cihazının mA/mAs değerleri yönünden şartnameye uymadığının belgelendiğini, davacının bu değişiklik talebinin idare tarafından reddedilmesine ve şartname değişmemesine rağmen mA ve mAs değerleri şartnameye uymayan, bu değerler indirildiğinde de, şartnamede aranan 1EC ve CE standartlarını kaybedeceği anlaşılan bir cihaz ile ihaleye girdiğini ve kazandığını, ancak Kamu İhale Kurulunun bu kadar net olan maddi gerçeğe kayıtsız kalarak bu husustaki şikayetlerini reddettiğini, yine davacının ihaleye teklif ettiği cihazın ürün takip sistemi kaydında çift dedektörlü yer/tavan statifli olarak gösterildiğini, oysa ki bu kaydın söz konusu cihaz ile uyuşmadığını, davacı Şirketin ihalede teklif ettiği yerli malı belgesine sahip cihazın, ithal bir cihaz ile bire bir aynı olduğuna dair kataloglar ve yine söz konusu cihazın davacı tarafından kimi ihalelerde yerli, kimi ihalelerde ithal olarak teklif edilmesi gibi haklılığı basit bir inceleme ile anlaşılacak hususlarda dahi Kamu İhale Kurulunun yetersiz inceleme ile haklı şikayetlerini reddettiğini, kabul sayılmamak kaydı ile maddi tazminat belirlenmesi için maddi anlamda zarar görülmesinin şart olduğunu, oysa davacının şikayete konu ihaleyi kazandığını, bu nedenle davacının zarara uğramadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalının 27.02.2020 tarihli şikayet dilekçesinde yer alan davacı Şirkete ilişkin iddia ve ithamların, İstanbul İl Sağlık Müdürlüğünce değerlendirildiği ve gerçek olmadığı kanaatine varılarak reddedildiği, yine Kamu İhale Kurumuna yapılan başvuruların da reddedildiği, bu kapsamda söz konusu beyanların gerçek olmadığının anlaşıldığı, davalının da 27.02.2020 tarihli şikayet dilekçesindeki iddia ve ithamların doğruluğunu ortaya koyamadığı, bu halde davalı tarafından verilen şikayet dilekçesinin, davacının ticari faaliyetine ilişkin yanlış, yanıltıcı, gereksiz yere incitici açıklamalar içerdiği, iddiaların, davacı firmayı kötülemek niteliğinde ve davacının, dava dışı İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü ile akdetmiş olduğu sözleşmeyi sona erdirmeyi amaçladığı, şikayet dilekçesinde belirtilen iddiaların, gerçekliği ispat edilemediğinden haksız rekabet teşkil ettiği, haksız rekabetin varlığı halinde, haksız rekabete uğrayan kimsenin iktisadi menfaatinin muhtemel zarar görme tehlikesine maruz kalması nedeniyle maddi zarara uğradığının kabulü gerektiği, aldırılan her iki bilirkişi raporunda da, davalının haksız rekabeti nedeniyle davacı firmanın uğradığı maddi zarar bulunmadığının bildirildiği, davacının da maddi zarara uğradığını yada zarara uğrama tehlikesi bulunduğunu ispat edemediği, bu nedenle davacı Şirketin maddi tazminat isteminin reddine karar verildiği, ancak davalının şikayet dilekçesindeki, yanlış, yanıltıcı ve incitici açıklamaların, davacı Şirketi kötüleme niteliğinde olduğundan, davacı Şirketin manevi tazminat isteminin kısmen yerinde görüldüğü, hükmün ilanı talebinin de yerinde bulunduğu, davalının, davacı ...'e yönelik haksız rekabet oluşturacak bir eyleminin olmadığı, dolayısıyla bu davacı yönünden davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verildiği gerekçesiyle davacı ... tarafından açılan davanın, aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından açılan davanın kısmen kabulü ile maddi tazminat davasının reddine, 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacı Şirkete verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar kesinleştikten sonra hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili, haksız rekabet oluşturduğu öne sürülen şikayet dilekçesinin, müvekkilinin keyfiyet ile düzenleyip yaydığı bir dilekçe olmadığını, ihale mevzuatının ihale sürecinde itiraz sahipleri için öngördüğü ve belli bir sürede belli bir şekilde kullanılması düzenlenmiş bir hakka ilişkin bulunduğunu, müvekkilince ihale makamına verilen 27.02.2020 tarihli dilekçenin, taraf şirketlerin katıldığı ihaleye dair müvekkili itirazlarını içeren ve mevzuatta şikayet olarak isimlendirilen bir dilekçe olduğunu, müvekkilinin, İstanbul İl Sağlık Müdürlüğüne bağlı sağlık tesisleri için 3 kalem dijital röntgen cihazı alımı ihalesinde, davacı teklifinde gerek mevzuata ve gerese ihale şartnamelerine aykırı gördüğü hususları şikayet etmesinin, ihale mevzuatı ile tanınmış yasal bir hak niteliğinde bulunduğunu, şikayet dilekçesi içeriğinde geçen tüm ifadelerin, bu yasal hakkın kullanılmasından ibaret olduğunu, müvekkili şikayet dilekçesinde yer alan ve dava dilekçesinde sıralı şekilde sayılan ifadeler incelendiğinde, hiç birinin hakkın kullanılması sınırından öteye geçmediğini, TTK'nın haksız rekabet düzenlemeleri kapsamında kötüleme/karalama niteliği taşımadığını, müvekkilinin hiç bir zaman haksız isnatlarla davacı şirkete zarar vermeyi amaçlamadığını, teknik argümana dayanmayan hiç bir iddiaya da yer vermediğini, müvekkili şikayetinin zarara ya da zarar tehlikesine yol açmadığını, yapılan şikayetin kabul edilme ihtimalinin de bir tehlikenin varlığı olarak addedilemeyeceğini, aksi halde ihale mevzuatının verdiği bu hakkın kullanılamaz hale geleceğini ve hak arama hürriyetinin engelleneceğini, bu açıklamalar ışığında müvekkilinin kusurundan bahsedilemeyeceği gibi kusura bağlı oluşan tazmin sorumluluğunın da söz konusu olmayacağını, mahkeme tarafından hükmedilen manevi tazminat tutarının da fahiş bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE :Dava, haksız rekabet iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 6102 sayılı TTK'nın 54. maddesinde, haksız rekabete ilişkin hükümlerin amacının, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması olduğunun ve rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamaların haksız ve hukuka aykırı bulunduğunun düzenlendiği, müteakip maddede ise başlıca haksız rekabet hallerinin sayıldığı, bu kapsamda Kanun'un 55/1-a-1 maddesinde, başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemenin, haksız rekabet oluşturacağının hüküm altına alındığı, davalı Şirket tarafından İstanbul İl Sağlık Müdürlüğüne verilen 27.02.2020 tarihli dilekçede, davacı Şirket ile ilgili olarak yer verilen "Aldatma, aldatmaca, kandırmaca, dolandırıcılık, sahtekarlık, kamu dolandırıcılığı" gibi ibarelerin anılan hüküm çerçevesinde haksız rekabet oluşturduğu, bu ibarelerin kullanılmasının, yasal şikayet hakkı kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, ilk derece mahkemesince takdir edilen manevi tazminatın da somut olayın özelliklerine ve hakkaniyete uygun bulunduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 3.415,50-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 860,00-TL'nin mahsubu ile bakiye 2.555,50 -TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 11/12/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/12/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.