İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/10/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ... Malzemeleri San. Ve Tic. A.Ş tarafından keşide edilen 25.08.2018 vadeli 54.000 TL'lik çek ile 30.08.2018 vade tarihli 200.000 TL'lik çeklerin davalıların oy…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/1196 KARAR NO : 2025/1520 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 18/04/2024 NUMARASI : 2022/90 Esas - 2024/228 Karar DAVA: Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/10/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ... Malzemeleri San. Ve Tic. A.Ş tarafından keşide edilen 25.08.2018 vadeli 54.000 TL'lik çek ile 30.08.2018 vade tarihli 200.000 TL'lik çeklerin davalıların oyalaması sebebiyle karşılıksızdır işlemi yapılamadan ciro zinciri ile davacıya geldiğini, çeklerin lehtarı olan ... ... tarafından ciro edildiğini, oradan çeşitli firmalara geçtiğini, şu anda yetkili hamilin davacı olduğunu, davalılarla samimi ilişkileri ve rica etmeleri sebebiyle davacıya ciro eden cirantanın çeke karşılıksızdır kaşesi vurdurmadığını, davalılar ile arabuluculuk görüşmeleri yapıldığını, bu görüşmelerden sonuç alınamadığını, davalıların sebepsiz zenginleştiğini, bu sebeple çeklerin bedelinin 30.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek müvekkile ödettirilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Dava dilekçesinde müvekkil şirket'in unvanı doğru şekilde belirtilmemiştir. davacı taraf arabuluculuk tutanaklarının asıllarını sayın mahkemenize sunmamıştır. Dava dilekçesi ekinde sunulduğu iddia edilen çek fotokopileri tarafımıza tebliğ edilmemiştir.davaya konu çeklerin dayanağı olan bir hukuki ilişki yoktur. 2017 yılında ... isimli bir şahıs Müvekkil ile tanışmaya gelerek dostane ilişkiler kurmayı amaçlamıştır. Zamanla Müvekkil'in güvenini kazanmak için çeşitli yollara başvuran ... nihayetinde amacına ulaşmıştır. Kendisini Türkiye'nin çeşitli yerlerinde gayrimenkulleri bulunan, mali durumu iyi bir iş adamı olarak tanıtan ... neredeyse her gün müvekkilin iş yerine gelerek müvekkilin iş durumuna ve mali durumuna da vakıf olmuştur.2017 yılı itibariyle ortaya çıkan kriz sebebiyle Müvekkil'in ve Müvekkil Şirket'in nakit sıkıntısı çektiğini öğrenen ..., güven kazanmış olmasının da yardımı ile Müvekkil Şirket'e ait gayrimenkulleri satarak bedelini Müvekkil'e teslim edebileceğini bildirmiştir. Bunun üzerine Müvekkil ve Müvekkil Şirket, ...'ın teklifini kabul etmiş, noterde satış vekaleti çıkarmış ve acil nakit ihtiyacını karşılayabilmek adına ...'a -geri teslim almak üzere- çek de keşide etmiştir. Ancak satılan dairelerin bedellerinin yahut herhangi bir nakitin Müvekkil'e ulaştırılmaması, çeklerin ise iade edilmemesi üzerine Müvekkil dolandırılmış olduğunu anlamış ve derhal suç duyurusunda bulunmuştur. Sonuç olarak; karşı taraf çeki geçerli bir hukuki ilişkiye dayanarak elinde bulundurmamaktadır. Kaldı ki çek fotokopileri dosyaya sunulmadığından davacının yetkili hamil olup olmadığı dahi belirsizdir. Davacının vadesi geçmiş bir çeki neden kendisine ciro eden cirantadan teslim aldığı da sorgulanır bir husustur. Kötü niyetle ikame edilen işbu davanın izah olunanlar tahtında derhal reddini talep ederiz.Süresinde muhatap bankaya ibraz edilmeyen çek kambiyo vasfını haiz olmayıp adi yazılı senet niteliğindedir. Kambiyo senedi niteliğinde olmayan belgelerdeki (adi senetlerdeki) hakkın ciro yolu ile devri mümkün olmayıp, böyle bir hak, ancak alacağın temliki suretiyle devredilebilir. 6098 sayılı TBK'nun 184. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak yapılmış bir temlik bulunmaması halinde, kambiyo senedi niteliği taşımayan senedi ciro ile alan kişinin, yetkili hamil sıfatının bulunmadığının, dolayısıyla takip hakkının da olmadığının kabulü gerekir.Davacı tarafın mahkemeye sunduğu çeklerin yetkili hamili olmadığı çeklerin incelenmesi ile kolaylıkla anlaşılabilmektedir. Zira somut dava konusu çekte ciro silsilesi bozuktur. Mahkemenizin de onaylayacağı üzere kişinin senedi ciro yoluyla iktisap edebilmesi için ciro silsilesinde kesiklik olmaması gerekir.Birinci çekte ...'ten ...'a ve daha sonra N. ...'a doğru ilerleyen ciro silsilesi ise bozuk ve kopuktur. Bu bağlamda davacı, dava konusu çeki geçerli bir hukuki ilişkiye dayanarak elinde bulundurmadığı gibi yetkili bir hamil de değildir. İkinci çekte ise yapılan karalamalar ciro silsilesini bozmuştur. Yine davacı, dava konusu çeki geçerli bir hukuki ilişkiye dayanarak elinde bulundurmadığı gibi yetkili bir hamil de değildir. Davacı bir kambiyo evrakının meşru hamili olmadığından lafzen çek fakat hukuken çek hususiyeti bulunmayan evraka dayanarak keşideciden alacak talebinde bulunamaz. Davacı iddia olunan ciro ile arasındaki hukuki bağı dahi izah edememiştir. Davacı yetkili ve meşru hamil değildir, davacı gerçekte olmayan bir alacağı talep eden kötü niyetli kişi olduğunu beyana, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı taraf 29/03/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini toplam 254.000,000 TL olarak ıslah etmiş, bakiye harcı 08/04/2022 tarihinde yatırmıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...Somut olayda davalılardan ... ... Malzemeleri San. Ve Tic. A.Ş. çeklerde keşideci, ... ... ise çeklerde lehtardır. Davalılar vekilinin zamanaşımı savunması TTK 732/4 maddesi uyarınca davanın süresinde olduğundan yerinde görülmemiştir. Ayrıca İstanbul Anadolu 48. ASCM 2019/379 Esas sayılı dosyanın bekletici mesele yapılması kararından taraf talepleri de dikkate alınarak dosyanın esasına katkı sağlamayacağından vazgeçilmesine karar verilmiştir. Davalı ... ... Malzemeleri San. Ve Tic. A.Ş. çeklerde keşideci olup, her ne kadar kendisine zamanaşımına uğramış bonolar nedeniyle sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre müracaat edilebilir ise de davacı taraf çekleri vade tarihinden sonra ciro yolu ile temlik almıştır. Vadeden sonra çeklerin devri ancak alacağın temliki hükümlerine tabidir. Bu sebeple davacının çeklerin meşru hamili olmadığı dikkate alınarak davanın reddine dair aşağıda ki şekilde hüküm kurulmuştur. Diğer davalı ... ... çeklerde lehtar olup lehtara karşı sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talepte bulunulamayacağından anılan davalı yönünden davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddine," karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava mevzuu çekin kanuni sürede arkası yazılmadıgı için adi senet hükmünde ve yazılı delil başlangıcı oluşturan senet ve belge olduğunu, kambiyo vasfı olmadığı mahkemece esas alndıgına göre, bu davaya asliye ticaret mahkemesinin bakamayacağını, davayı asliye hukuk mahkemesi bakması gerektiğini, alacağın temliki hükümleride nazara alınarak terditli 4 ayrı hukuki sebebler birlikte degerlendirilerek karar varilmesi gerektiğini, ancak mahke hakiminin sadece alacagın temliki hukuki sebebine dayandığını, mahkemenin, ortada alacagın temliki de bulunmadığı şeklindeki kanuna, mantığa, hayatın olağan akışına ve Yargıtay kararlarına tamamen ters bir karar verdiğini, ilk derece mahkemesinin eldeki belgenin senet mi veya başka bir belgemi olduğuna dair en ufak bir gerekçe ve açıklaması bulunmadığını, senedi son devir alan ...da senet arkasına açıkça ... ödeyiniz yazıp imzalayarak alacağını temlik ettiğini, mahkeme hakiminin sanki salt imzalı beyaz ciro şeklindeki yanlış mülahazasının da ortadan kaldırılması gerektiğini, 254.000.00 TL alacak için yanlış ve fazladan avukatlık ücreti kararı verildiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE : Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 732. Maddesinde düzenlenen keşidecinin sebepsiz zenginleşmesi sebebine dayalı olarak çekten kaynaklanan alacağın tahsili davasıdır.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda ; Davanın ... ... Malzemeleri San. Ve Tic. A.Ş. yönünden reddine, Davanın ... ... yönünden pasif husumet yokluğu sebebiyle reddine, karar verilmiş karara karşı davacı tarafça istinaf isteminde bulunulmuştur. Davaya konu edilen 2 adet çekin keşidecisinin davalı ... ... Malzemeleri San. Ve Dış Tic. A.Ş., lehdarının ve ilk cirantasının davalı ... ... olduğu, çekler üzerinde atılı bir kısmı beyaz bir kısmı ise nama yapılan cirolar ile üstü çizilmiş olmakla yapılmamış sayılan cirolar bulunduğu, mevcut haliyle ciro silsilesinde bir kopukluk bulunmadığı, son çek hamilinin davacı ... ... ... olduğu, davacı son hamil ile davalılar arasında doğrudan bir temel ilişkinin bulunmadığı, çeklerin 25/08/2018 ve 30/08/2018 keşide tarihli olup süresinde bankaya ibraz edilmediği, TTK 732/4 maddesindeki zamanaşımı süresi içinde sebepsiz zenginleşme iddiasına dayalı eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Davacı dava dilekçesinin 3. maddesi ile sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanmış olup temel ilişkiye dayanmadığı, eldeki davanın bu haliyle TTK 732 maddesine dayalı sebepsiz zenginleme davası olarak açılmış olduğu, davacının davasını sadece bedel yönünden ıslah ettiği, 17/04/2024 tarihli dilekçe ile dava konusu çekin delil başlangıcı kabul edilerek hüküm kurulmasını talep etmiş ise de bunun iddianın genişletilmesi yasağı kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır. Kaldı ki davacı ile çek keşidecisi ve lehtarı arasında doğrudan bir ilişki iddia edilip ispatlanmadığı anlaşılmakla dava konusu çeklerin delil başlangıcı kabul edilerek alacak hükmü kurulması imkanı bulunmamaktadır. Bu haliyle eldeki dava TTK 732 maddesine dayalı sebepsiz zenginleşme davası olmakla mutlak ticari davalardandır. Davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesinde bir isabetsizlik olmadığı gibi ilk derece mahkemesince dava konusu edilmeyen temel ilişkiye dayalı bir araştırma yapılıp hüküm kurulmamış olmasında da isabetsizlik yoktur. 6102 sayılı TTK'nın 818/1-m maddesi yollaması ile çeklerde de uygulanması gereken 732/1 maddesi uyarınca, kambiyo vasfını kaybeden çekin hamili arasında doğrudan hukuki ilişki bulunmayan keşideciye karşı sebepsiz zenginleşme davası açma hakkı bulunmaktadır.Dava ve çekin keşide tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK’nın 732/4 maddesinde; zamanaşımı "Zamanaşımı süresi, poliçenin zamanaşımına uğradığı tarihi takip eden tarihten itibaren bir yıldır; ispat yükü, sebepsiz zenginleşmediğini iddia edene aittir.", 814. maddesinde " Hamilin, cirantalarla düzenleyene ve diğer çek borçlularına karşı sahip olduğu başvurma hakları, ibraz süresinin bitiminden itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar." düzenlenmesine yer verilmiştir. Somut olayda; dava dayanağı çeklerin keşide tarihleri sırasıyla 25/08/2018 ve 30/08/2018 olup, TTK'nın 796/1. maddesi uyarınca ibraz süresi sırasıyla 04/09/2018 ve 10/09/2018 tarihinde sona ermektedir. Bu takdirde TTK 814 maddesi gereği 3 yıllık çek zamanaşımı süresi ve zamanaşımı süresinin dolmasından sonraki TTK 732/4 maddesi gereği 1 yıllık sebepsiz zenginleşme davası açılması için öngörülen süre sırasıyla 04/09/2022 ve 10/09/2022 tarihinde dolmaktadır. Bu durumda davalı tarafın zamanaşımı def'inin yerinde olmadığı anlaşılmaktadır. 6098 Sayılı TBK 12. Maddesi; Sözleşmelerin geçerliliği, kanunda aksi öngörülmedikçe, hiçbir şekle bağlı değildir. Kanunda sözleşmeler için öngörülen şekil, kural olarak geçerlilik şeklidir. Öngörülen şekle uyulmaksızın kurulan sözleşmeler hüküm doğurmaz, 17. Maddesi " Kanunda şekle bağlanmamış bir sözleşmenin taraflarca belirli bir şekilde yapılması kararlaştırılmışsa, belirlenen şekilde yapılmayan sözleşme tarafları bağlamaz, 184. Maddesi "Alacağın devrinin geçerliliği, yazılı şekilde yapılmış olmasına bağlıdır. Alacağın devri sözü verme, şekle bağlı değildir." düzenlemelerini içermektedir. Genel olarak borç ilişkisi kimler arasında meydana gelmişse, alacaklılık ve borçluluk sıfatları da bu kişilere ait olup, bunun doğal sonucu olarak, borçlu kime karşı ifa yükümü altına girmişse, alacak hakkı da o kişiye aittir. Bununla beraber alacaklının, alacağını üçüncü bir kişiye devretmesi mümkün olup, "alacağın temliki", alacağı devreden alacaklı ile devralan kişi (yeni alacaklı) arasında yapılacak yazılı bir sözleşme ile meydana gelir. Alacağın temlikinde alacaklı, halen sahip olduğu bir hakkını devredebileceği gibi, henüz mevcut olmayan, müstakbel bir alacağını da devredebilir. Temlik edenin, temlik anında sahip olduğu bir hakkını devrettiği durumlarda, yapılan bu tasarruf işlemi ile alacaklı, malvarlığının aktifindeki mevcut haklarda, başkası lehine bir azalmayı kabul etmektedir. Böylece, temlik akdi yapılır yapılmaz alacak, alacağa bağlı olan bütün imtiyazlar ve fer'i haklarla beraber devralana geçmektedir. (Borçlar Kanunu'nun 168/1. maddesi) Bu nedenle gerek, işleyip de eski alacaklı tarafından tahsil edilmemiş, gerekse, işlemekte olan tüm fer'i hak ve alacaklar yeni alacaklıya ait olmaktadır.Nitekim, temlik eden kişinin, temlikle birlikte borçlu ile hukuki ilişkisi kesildiğinden, alacağın tahsilinin dava ve talep hakkının da, onun maliki durumuna geçmiş olan, temellük edene geçmesi, alacağın temlikinin doğal bir sonucudur. Kural olarak alacağın temlikinde borçlunun hukuki durumunda herhangi bir değişiklik olmamakta, sadece muhatap olacağı kişi (alacaklı) değişmektedir. Borçlar Kanunu'nun 167/1. maddesinde de, borçlunun temlik edene karşı haiz olduğu def'ileri, temellük edene karşı da ileri sürebileceği belirtilmekle alacağın, temlik sırasındaki durumu ile yeni alacaklıya geçeceği ifade edilmektedir.TTK'nın 793/1. Maddesine göre, ibraz süresinin geçmesinden sonra yapılan ciro, ancak alacağın temlikinin sonuçlarını doğurur. Bununla birlikte anılan maddenin 2. fıkrasında tarihsiz bir cironun, ibraz süresinin geçmesinden önce yapıldığına, aksi sabit oluncaya kadar karine olacağı düzenlenmiştir. Bu açıklamalardan sonra dava konusu olaya bakılacak olursa; dava konusu çek üzerindeki ciroların geçerli olduğu, ibraz süresi geçirildikten sonra davacı hamile yapılan cironun alacağın temliki hükümlerinde olduğu, dava ve talep hakkınında alacağın temliki ile birlikte davacıya temlik edilmiş olduğu anlaşılmakla keşideci yönünden davanın reddine dair verilen karar isabetli değildir. Lehdar yönünden TTK 732 düzenlemesi gereği davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Davacı çekin keşide tarihinden itibaren avans faizi talep etmiş ise de çek süresi içerisinde muhataba ibraz edilmediği için çek vasfını kaybetmiş olup sadece yazılı delil başlangıcı niteliğinde sayılır. Bu durumda davacının bu belge ile keşide tarihinden itibaren faiz istemesi temerrüt oluşmadığı için mümkün olmadığı gibi ticari temerrüt faizi istemesi de mümkün olmayıp dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi gerekmektedir. (Emsal Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2001/2394 e. 2001/6754 k, sayılı ilamı)HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Mahkemece keşideci ... ... Malzemeleri San. ve Tic. A.Ş. yönünden reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,1-Davanın ... ... yönünden pasif husumet yokluğu sebebiyle REDDİNE, 2-Davanın davalı ... ... Malzemeleri San. Ve Tic. A.Ş. Yönünden KABULÜ İLE; 254.000,00 TL nin 20.000 TL'si yönünden 07/02/2022 dava tarihinden, 234.000,00 TL'si için ıslah tarihi olan 29/03/2022 ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 17.350,74 TL harçtan başlangıçta peşin ve ıslahla alınan 4.337,68 TL harcın mahsubu ile bakiye 13.012,32 TL harcın davalı ... ... Malzemeleri San. Ve Tic. A.Ş.'den alınarak hazineye irat kaydına,4-Davacı tarafça yatırılan 4.337,68 TL harcın davalı ... ... Malzemeleri San. Ve Tic. A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça yapılan 80,70 TL başvuru harcı ve 652,00 TL posta ve tebligat gideri olmaz üzere toplamı 732,70 TL yargılama giderinin davalı ... ... Malzemeleri San. ve Tic. A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı ... ... tarafından masraf yapılmadığı anlaşılmakla bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,7-Davalı ... ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 7/2 maddesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,000TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... ...'a verilmesine,8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği takdir olunan 40.640,00 TL vekalet ücretinin davalı ... ... Malzemeleri San. Ve Tic. A.Ş 'den alınarak davacıya ödenmesine, 9-Arabuluculuk için ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin; davalı ... ... Malzemeleri San. Ve Tic. A.Ş'den, tahsili ile hazineye irat kaydına, 10-Gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgilisine iadesine,11-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden:a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine,b-Davacı tarafından istinaf aşamasında yatırılan 1.169,40 TL istinaf başvuru harcı ve 238,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.407,40 TL'nin davalı ... ... Malzemeleri San. ve Tic. A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine,12-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 30/10/2025