T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) (İ S T İ N A F D İ L E K Ç E S İ N İ N R E D D İ) ESAS NO : 2020/1048 KARAR NO : 2025/1135 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) (İ S T İ N A F D İ L E K Ç E S İ N İ N R E D D İ) ESAS NO : 2020/1048 KARAR NO : 2025/1135 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 20/02/2019 ESAS-KARAR NUMARASI : 2017/9E., 2019/116K. Taraf vekillerince yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ : Davacı vekili, yemek ve genel temizlik hizmetlerinin ihale yolu ile alt işveren firmalara yaptırıldığını, dava dışı işçi ...'ın 2006 yılında davalı şirket bünyesinde çalıştığı sırada iş kazası geçirmek suretiyle malul kalması üzerine iş mahkemesinde dava açtığını, 26/02/2013 tarihli mahkeme kararı ile zararın davalı ile müvekkilinden müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verildiğini, kararın kesinleşmesi üzerine başlatılan icra dosyasında toplam 440.137,94 TL alacak için 418.567,44 TL için teminat mektubunun paraya çevrildiğini, 21.570,50 TL'nin ödendiğini ileri sürerek, 21.570,50 TL'nin 16/02/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, davanın açılmasına sebep olan temel olayın iş kazası olduğunu, iş mahkemesine ait dosyada kusur bilirkişisinden alınan 08/02/2008 tarihli raporda belirtildiği gibi EÜAŞ'ın %60 oranında kusurlu olduğunu, buna rağmen tüm zararın müvekkilinden istenemeyeceğini savunarak, haksız davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : İlk derece mahkemesince; "...davalının, davacı idareye bağlı İşletme Müdürlüğündeki hizmet işlerini üstlendiği, dava dışı işçinin bu işleri yaparken yaralanması nedeniyle maddi ve manevi tazminat davası açıldığı, tarafların kusur oranı belirlenerek meydana gelen zarar ve manevi tazminatla ilgili davanın kabulle sonuçlanarak alt işveren ve asıl işverenden meydana gelen zararın tazminine karar verildiği, ilamın icraya konulması üzerine 418.576,44 TL'lik teminat mektubunun icra dosyasına sunulduğu, kararın onanması üzerine de teminat mektubunun nakde çevrildiği, bakiye alacak için de davacı tarafından 18.095,50 TL ödendiği, davacı her ne kadar 3.475,00 TL vekalet ücretinden kaynaklanan alacağın da mahsup edilmesi sonucunda ödeme yaptığını iddia etmiş ise de bu iddiasını ispat edemediği, ödenen zarardan yukarıda belirtilen nedenlerle davalının sorumlu olduğu kanaatine varılmakla davanın kısmen kabulüne..." karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: zararın hesabında, teşekküllerinin kendi alacağı olması sebebiyle mahsup ettiği miktar sanki o kısım ödenmişçesine değerlendirme dışı bırakıldığını, zarar kalemlerini sadece icra dosyasına ödenen olarak değerlendirildiğini, oysa ki mameleke dahil edilmesi gerekenden yoksun kalınmasının da zarar kalemi olduğunu, iş dosyası davacıları alacaklarından mahsup edilen vekalet ücretinin rücu edilememesinin doğru olmadığını, davalı sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmiş olsaydı iş davasının açılmayacağını ve böyle bir yargılama giderinin de söz konusu olmayacağını, taleplerinin toplam 440.137,94-TL olduğunu, bu miktar dikkate alınarak hüküm kurulması gerektiğini, ancak mahkeme kararında iş dosyasıyla teşekkülleri lehine hükmedilip mahsup edilen 3.475,00-TL vekalet ücreti açısından davalarının reddine karar verildiğini beyan ederek, yerel mahkemece davanın kısmen reddine karar verilen kısmının kaldırılmasını ve davanın tümü açısından kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı istinaf dilekçesinde özetle: meydana gelen kazada kusurlarının olmadığını, işçilerin asıl işveren davacı işçileri olduğunu bildirerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE : Dava, taraflar arasında akdedilen hizmet sözleşmesi uyarınca rücuen alacak istemine ilişkindir. I-Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. II-HMK'nin "İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar" başlıklı 341. maddesinin (2) no'lu bendinde, miktar veya değeri binbeşyüz Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu belirtilmiş, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 24.11.2016 tarihli 6763 sayılı "Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un 41. maddesi ile de, maddede yer alan "binbeşyüz" ibaresi, "üçbin" şeklinde değiştirilmek suretiyle, söz konusu kesinlik sınırı üçbin Türk Lirasına çıkarılmış ve her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, bu miktarın Maliye Bakanlığınca her yıl için tespit ve ilan edilecek yeniden değerleme oranında artırılması kabul edilmiştir. Diğer taraftan, 6763 Sayılı Kanun’un 44. maddesi ile 6100 sayılı HMK’ne eklenen Ek madde 1/2 gereğince, HMK'nin 341. maddesinde düzenlenen kesinlik sınırının uygulanmasında, hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınacağı öngörülmüştür. Buna göre, asliye ticaret mahkemeleri yönünden kesinlik sınırı, ilk derece mahkemesine ait karar tarihi 01.01.2019 tarihinden itibaren ise 4.400,00 TL olarak uygulanacaktır. Somut davada, ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın tarihi 20.02.2019'dur. Dava konusu edilen alacak miktarı 440.137,94-TL olup mahkemece 436.662,94 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, 3.475,00-TL yönünden istem reddeilmiştir. Görüldüğü üzere, davada reddedilen ve davacı tarafça istinafa getirilen bu miktar, HMK'nin 341/2. maddesi gereğince karar tarihi itibariyle 4.400,00-TL olan kesinlik sınırının altında kaldığından davacının istinaf yasa yoluna başvurma hakkı bulunmamaktadır. HMK'nin 346/1. maddesi uyarınca istinaf dilekçesi kanuni süre geçtikten sonra verilir veya kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme istinaf dilekçesinin reddine karar verir. Ayrıca 352. maddenin 1. fıkrasının (b) bendinde kararın kesin olması halinde fıkra uyarınca mahkemece gerekli kararın verileceği belirtilmiştir. Öte yandan 360. madde gereğince de bu bölümde aksine hüküm bulunmayan hâllerde, ilk derece mahkemesinde uygulanan yargılama usulü, Bölge Adliye Mahkemesi'nde de uygulanacaktır. Bu nedenle davacı vekilinin istinaf dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-a)Yukarıda (I) nolu bentte açıklanan nedenlerle, Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/9E., 2019/116K. sayılı dava dosyasında verdiği 20/02/2019 tarihli kararına yönelik davalı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE. b)-Yukarıda (II) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin İSTİNAF DİLEKÇESİNİN REDDİNE. 2-a)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 29.828,45 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak alınan 7.457,40 TL'nin mahsubu ile kalan 22.371,05 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına. b)Peşin alınan istinaf karar harcının davacıya iadesine. 3-İstinaf kanun yoluna başvuranlar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine. 4-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına. 11/12/2025 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK m. 362/1,a gereğince miktar itibari ile temyiz yoluna başvurulamayacağından KESİN olmak üzere OYBİRLİĞİYLE karar verildi. GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 11/12/2025 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... e-imza e-imza e-imza e-imza