7. Hukuk Dairesi 2013/10000 E. , 2013/16958 K. Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün, süresi içinde Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 22.10.2013 günü belirlenen saatte temyiz eden davalı ... Ltd.Şti. vekili Av.... ve karşı taraftan davacı ... vekili Av.... geldiler, gelenlerin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bild…
**7. Hukuk Dairesi 2013/10000 E. , 2013/16958 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün, süresi içinde Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 22.10.2013 günü belirlenen saatte temyiz eden davalı ... Ltd.Şti. vekili Av.... ve karşı taraftan davacı ... vekili Av.... geldiler, gelenlerin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyadaki belgeler incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı vekili, iş sözleşmesinin davalı işverence haklı bir sebebe dayanmaksızın feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti ve prim alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Davalı vekili, davacının kardeşi ile birlikte yeni işyeri kuracağından ötürü kendisinin işten ayrıldığını, devamsızlık yapması sonucu iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini, davalı işverenden herhangi bir alacağı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık,iş akdinin ne surette feshedildiği, bu bağlamda davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır. Davalı taraf davacının kardeşi ile birlikte yeni işyeri açacağından dolayı işe devam etmediğini savunmuştur. Bu savunmayı desteklemek amacıyla davalı vekili dosya içerisine "... EL AYAK BAKIMI SAĞLIK UZMANLIĞI VE KUAFÖR" isimli ticari işletmeye dair satış fişi fotokopisi sunmuştur. Mahkemece bu delil üzerinde herhangi bir değerlendirmede bulunulmamıştır. Öncelikle söz konusu işletmenin ne zaman kurulduğu, bu işletmenin sahip ya da sahipleri ile davacı arasında herhangi bir ilişki bulunup bulunmadığı (akrabalık vb.), davacının bu işletmede çalışıp çalışmadığı, çalışıyorsa hangi tarihte işe girdiği ve ne sıfatla görev yaptığı hususlarının araştırılması gerekmektedir. Ayrıca dosya kapsamından davacının kardeşi Derya Kayanın da davalı işyerinde çalıştığı ve benzer iddialarla işçilik alacaklarına dair dava açtığı, davanın İstanbul Anadolu 4. İş Mahkemesi'nin 2011/860 Esası üzerinden yargılamasının sürdürüldüğü anlaşılmaktadır. Anılan dosya kapsamında toplanan deliller temyiz incelemesine konu dosya bakımından da önem arz etmektedir. Yukarıda yapılan tespitler karşısında "... EL AYAK BAKIMI SAĞLIK UZMANLIĞI VE KUAFÖR" isimli ticari işletmeye ilişkin yapılacak araştırma sonucu elde edilecek veriler, İstanbul Anadolu 4. İş Mahkemesi'nin 2011/860 Esas sayılı dosyası kapsamı ile tarafların iddia ve savunmaları bir bütün olarak değerlendirmeye tabi tutularak iş akdinin ne surette feshedildiği kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenip çıkacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik araştırmayla sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur. 3-Taraflar arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır. Kimi zaman çalışma yaşamında çeşitli sebeplerle, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçekte alınan ücretle örtüşmediği görülmektedir. Bu durumda kabule konu edilecek alacak kalemlerinin belirlenmesi bekımından gerçek ücretin tespiti önem kazanmaktadır. İşçinin çalıştığı süre, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve benzer işi yapan işçilere ödenen ücretler gibi hususlar gözönünde tutulduğunda işçiye ödenen ücret hususunda tereddüt oluştuğunda tanık ifadeleri dikkate alınmalı ve ancak tanık ifadeleri ile şüphe giderilemediği halde işçinin meslekte geçirdiği süre, davalı işyerindeki çalışma süresi, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir. Somut olayda; davacı tanıkları davacının ücreti hakkında net bir beyanda bulunmamışlar, davalı tanıklarından bir tanesi ise davacının asgari ücretle çalıştığını ifade etmiştir. Davalı taraf ücrete dair imzalı bordrolar sunmuştur. Davacı vekili ücret tutarlarına ilişkin herhangi bir imza ya da kaşe içermeyen bir kısım ödeme belgeleri ibraz etmiştir. Davacı tarafça sunulan bu belgelere dair taraflardan açık bir beyan da alınmamıştır. Emsal ücret araştırması amacıyla yalnızca meslek odasına yazı yazılması ile yetinilmiştir. Tüm bu belirlemelere göre; davacının sunmuş olduğu ödeme belgeleri hakkında tarafların beyanlarına başvurulmalı, gerekirse bu belgelerle ilgili şirket kayıtları irdelenmeli, ayrıca işçi ve işveren kuruluşların detaylı bir emsal ücret araştırması (davalı şirketin iş hacmi, eğer sunulan hizmet bakımından bir sınıflandırma söz konusu ise bu veriler, şirketin hizmet verdiği muhit vb. özelliklerde açıkça belirtilerek) yapılarak ücrete dair tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi suretiyle davacının aldığı işçilik ücretinin tespit edilmesi gerekirken davacı iddiasına göre belirlenen ücret üzerinden alacakların hesap edilmesi hatalı olmuştur. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında kendisini vekille temsil ettiren davalı taraf yararına takdir olunan 990,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 22.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.