İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/03/2026 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava dilekçesi ile; 09.02.2013 tarihinde, müvekkilinin, sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı mot…
8. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2025/407 KARAR NO: 2026/308 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 01/06/2017 NUMARASI: 2014/582 Esas - 2017/429 Karar DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasına Bağlı Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/03/2026 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava dilekçesi ile; 09.02.2013 tarihinde, müvekkilinin, sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosiklet ile seyir halinde iken, karşı istikametten gelen plakası tespit edilemeyen bir aracın, motosiklete çarpması ile meydana gelen trafik kazasında yaralandığını, davalı tarafından müvekkiline 25.099,00-TL ödeme yapılmış ise de, yapılan ödemenin çok düşük olduğunu, poliçe limiti ile yapılan ödeme miktarı arasında fahiş fark bulunması nedeniyle ödemeye binaen imzalanan ibranamenin iptali gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile (belirsiz alacak) 10.000,00-TL maddi tazminatın, kaza tarihinden itibaren, kabul görmediği takdirde ödeme tarihinden, yine kabul görmediği takdirde davalının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile; müvekkilinin, davacıya 17.01.2014 tarihinde yaptığı 25.099,00-TL maluliyet tazminatı ödemesi ile sorumluluğunun sona erdiği, ödeme karşılığında ibraname imzalandığını, ödemeye esas alınan aktüer raporun, mevzuat ve içtihatlara uygun olduğunu, kazanın meydana gelmesindeki kusur oranları ile davacının maluliyet oranının tespiti gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince; dosya kapsamına alınan raporu göre davacının, %4.3 oranında sürekli maluliyetinin bulunduğu, iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceği, kazanın meydana gelmesinde plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün tamamen kusurlu olduğu, davacının herhangi bir kusurunun bulunmadığı, aktüer bilirkişi raporuna göre davacıya, dava açılmadan evvel 25.099,00-TL ödeme yapıldığı, davacının ödeme tarihi itibariyle zararının ise 21.503,43-TL olduğu, yapılan ödeme ile davacının zararının karşılandığı, ödeme tarihi itibariyle bakiye alacağının kalmadığı gerekçesi ile;" Davacının davasının REDDİNE" karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı vekilinin istinaf nedenleri; hükme esas alınan raporun Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararına aykırı olarak PMF 1931 yaşam tablosu esas alınarak ve %2 teknik faiz indirimi yapılmak suretiyle düzenlendiği, tazminat hesabı yapılırken gelirin düşük belirlendiği, güncel verilerin esas alınması gerektiği, müvekkilinin kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduğu, müvekkiline yapılan ödemenin kalem kalem ayrılması gerekirken eksik inceleme ile karar verildiği, müvekkilinin tedavi gördüğü hastanelere taksi ile gidip gelmesi gerektiği, tedavi giderleri yönünden 6111 sayılı Yasa gereği aktarım yapılmış ise SGK'nın aktarım yapılmamış ise davalının sorumlu olması gerektiği, Anayasa Mahkemesi kararlarının kamu düzeni ilgili olduğu, müvekkilinin maluliyetine ilişkin olarak yeniden rapor alınması ve bakıcıya ihtiyaçlık süresinin belirlenmesi gerektiği, dava tarihinden evvel yapılan ödemelerin güncellenerek düşülmesinin hak kaybına neden olduğu, müvekkiline imzalatılan ibranamenin, makbuz hükmünde olduğu, davalının en az poliçe üst limiti kadar sorumlu olduğu hususlarına yöneliktir.Dava, trafik kazasına bağlı cismani zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.Dosya kapsamına alınan 28.04.2017 tarihli aktüer bilirkişi raporunda, davacının, PMF 1931 yaşam tablosuna göre bakiye ömür süresinin 33,63 yıl olduğu, davacının gelirine ilişkin olarak dosya içerisinde herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığından gelirin, asgari ücret olarak kabulü ile işleyecek dönem yönünden progresif rant yöntemi uygulanmak suretiyle, ödeme tarihindeki verilere göre yapılan hesaplamayla, davacının 7.275,59-TL geçici iş göremezlik ve 14.229,84-TL sürekli iş göremezlik olmak üzere toplam zararının 21.505,43-TL olduğu belirlenmiş, ilk derece mahkemesince de söz konusu rapor hükme esas alınarak, davacının bakiye zararı bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.Hak sahiplerinin bakiye ömür süreleri daha önceki yıllarda Fransa'dan alınan 1931 tarihli "PMF 1931" cetvellerine göre saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi'nin çalışmalarıyla "TRH 2010" adı verilen "Ulusal Mortalite Tablosu" hazırlanmıştır. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda; Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında, Yargıtay ilgili Dairesince tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiş olup, Dairemiz uygulamaları ile de tazminat hesabında, bakiye ömür sürelerinin TRH 2010 yaşam tablosuna göre belirlenmesi benimsenmiştir.Yukarıdaki açıklamalar ile birlikte somut olay değerlendirildiğinde; Yargıtay ilgili Dairesinin içtihat değişikliği ve Dairemizin uygulamaları nedeniyle, tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Yaşam Tablosu'nun kullanılması gerektiğinden, ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli değildir.Bu durumda mahkemece yapılacak iş, öncelikle, davalı tarafça davacıya yapılan ödemenin, hangi zarar kalemine (geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik zararı) ilişkin olduğunun taraflardan sorulması, gerektiği takdirde davalı tarafça yapılan ödemeye esas alınan aktüer bilirkişi raporunun dosya arasına celbi ile belirlenmesi, akabinde, bakiye ömür süresi yönünden TRH 2010 yaşam tablosu esas alınarak ve işleyecek dönem yönünden progresif rant yöntemi uygulanarak, ödeme tarihindeki verilere göre davacının zararının hesaplanması, belirlenecek tazminat miktarı ile davacıya yapılan ödeme arasında fahiş fark bulunup bulunmadığının tespit edilmesi, fahiş fark bulunduğunun tespiti halinde, güncel verilere göre zarar hesabı yapılması ve belirlenen tazminat miktarından, davadan önce yapılan ödemenin güncellenmiş miktarının mahsubu ile davacının bakiye zararının belirlenmesi için ek bilirkişi raporu alınması ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi olmalıdır.Yukarıda açıklanan nedenle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK m. 353/1-a/6 gereğince kaldırılmasına, Dairece verilen kaldırma kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / Gerekçe uyarınca, 1/Davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜ ile, İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../06/2017 tarih ve 2014/.... Esas 2017/...... K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü uyarınca KALDIRILMASINA, 2/Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde davacıya İADESİNE, 4/İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.06/03/2026