T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1394 Esas KARAR NO: 2026/471 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2020/733 Esas - 2022/1063 Karar TARİH: 29/11/2022 DAVA: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 05/03/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1394 Esas KARAR NO: 2026/471 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2020/733 Esas - 2022/1063 Karar TARİH: 29/11/2022 DAVA: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 05/03/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılar ile dava dışı takip borçluları aleyhine, .... İcra Müdürlüğü’nün... E. sayılı dosyası nezdinde ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalıların takibe haksız itiraz ettiklerini, davalı ... tarafından ticari alışverişten dolayı davacıya takip dayanağı çekin verildiğini, takibe itiraz etmeyen diğer borçluların da çek için kefil olduklarını, çekin ibrazında karşılıksız çıktığını, ancak ödeme hususunda davacının oyalandığını, davacının davalı şirket ve diğer takip borçluları ile devam eden ticari ilişkisi nedeniyle ve ekonomik güçlük içerisinde olduklarını düşünerek çeki takibe koymadığını, ancak davalılar ve takip borçlularının davacının tahsilat yapmasını engellemek amacıyla, keşideci .... Şti'nin kefiller ..., .... ve ...'nin üzerlerindeki malları elden çıkarttıklarının ve ortak oldukları şirketlerin içini boşalttıklarının anlaşıldığını, davalı ...'un takipte zamanaşımı yönünden ileri sürdüğü itirazın, takibin zaten ilamsız olarak başlatılması nedeniyle haksız olduğunu, kaldı ki zamanaşımına uğramış ve imzası inkar edilmeyen çekin temel borç ilişkisi bakımından yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğunu, alacağın zamanaşımının da taraflar arasındaki temel ilişkiye göre belirleneceğini, taraflar tacir olduklarından ticari faiz istenmesinin haklı olduğunu, davalı ...'un takibe itirazlarının da haksız olduğunu ve çeke dayalı sorumluluğunun devam ettiğini ileri sürerek davalıların takibi geciktirmeye yönelik itirazlarının iptaline, kötü niyetli borçlunun alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı .... Şti. Tasfiye Memuru... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili...'in ... şirketinde müdür sıfatı bulunduğunu ve şirketi devraldığında borçtan habersiz olduğunu, borçtan sorumlu olmadığına ilişkin itirazını ....İcra Müdürlüğü... E. sayılı dosyasına 19.11.2019 tarihinde yaptığını, davalı şirketin takibe konu ettiği... ilgisi olmadığını şirketi devralmadan öncesi ile ilişkili olması sebebiyle borca ve davacı iddialarına itiraz ettiklerini beyan etmiştir. Davalı ... ........Limited Şirketi vekili süresinden sonra sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının alacak iddiasına ilişkin dayandığı belge ve tarihler yönünden icra dosyasına sunulan zaman aşımı itirazını tekrar ettiklerini, davacı her ne kadar itirazın iptali davasında temel ilişkiye dayalı olarak icra takibi yaptığını beyan etmiş ise de, takibin 23.03.2016 tarih 100.000 TL bedelli çeke ve kefalet senedine dayandığını, davacının takip dayanağını itirazın iptali davasında değiştirmesinin mümkün olmadığını, icra takibine mesnet tutulmayan tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmasının da doğru olmadığını, davalının davacıya takip ve dava konusu bir borcu olmadığını, davacının taleplerinin geçerli bir sözleşme ve hukuki ilişkiye dayanmadığını beyanla; davanın reddine ve davacının kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 29/11/2022 tarih ve 2020/733 Esas - 2022/1063 Karar sayılı kararında; 6102 Sayılı TTK'nun 814/1 maddesi uyarınca hamilin, cirantalarla düzenleyene ve diğer çek borçlularına karşı sahip olduğu başvurma haklarının, ibraz süresinin bitiminden itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağı, dava ve içra takibine konu çekin de zamanaşımına uğradığı, davacının kambiyo hukukuna dayalı talep hakkı bulunmadığı, nitekim çekin ilamsız takibe konu edildiği, dava konusu çekin HMK'nun 202 maddesi uyarınca yazılı delil başlangıcı mahiyetinde bulunduğu, davacının temel ilişkiye dayandığı, temel ilişkinin tanık delili ile ispatının mümkün olduğu, mali bilirkişi incelemesine davalıların defter ibraz etmediği, davacının defterlerindeki kayıtlar, celbedilen ba-bs formları ile dinlenen tanık anlatımından, davacının davalı ...'a fatura karşılığı mal teslim ettiğini ve davalı ... Şirketi'nden 74.210,83-TL alacağı bulunduğunu ispat ettiği, bu davalı takip öncesi temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faiz isteminin yerinde olmadığı, davacı ile davalı ... arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığı gerekçeleri ile; davanın davalı ... Şirketi yönünden kısmen kabulüne, davalı ... Şirketi yönünden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; işlemiş faiz taleplerinin reddi ve davalı ... yönünden davanın reddi kararı yönünden istinafa geldiklerini,mal satışı karşılığında verilen çek yönünden davalı Metenorm Şirketi'nin temerrüde düştüğünü, zira çekin ödeme gününün belirli olduğunu, faiz talep edebilmek için ayrıca bir temerrüt ihtarına gerek olmadığını, Yargıtay içtihatlarında da zamanaşımına uğradığı için kambiyo vasfını yitiren kambiyo senedinde ki vadenin borçlunun temerrüde düştüğü tarih sayılacağını, Davalı ... şirketinin ise çekte lehdar olduğunu ve diğer davalı şirket ile ticari ilişki içerisinde bulunduğunu, davalı ...'un bu çek sebebiyle sebepsiz zenginleştiğini, bu nedenle çek nedeniyle sorumluluğunun devam ettiğini, İleri sürerek, izah edilen ve re'sen nazara alınacak sebeplerle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın tüm davalılar yönünden tamamen kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar tarafından karşılanmasına karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; zamanaşımına uğramış çeke dayalı başlatılan ilamsız takibe davalılar tarafından vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın davalı ... Şirketi yönünden kısmen kabulüne, davalı ... Şirketi yönünden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Takip dayanağı çekin; 23/03/2016 keşide tarihli, 100.000,00-TL bedelli çekin keşidecisinin dava dışı .... Şti., lehdarının davalı .... Şti., olduğu, çekin lehdar tarafından diğer davalı ... .... Şti'ye ciro edildiği, ... tarafından da davacıya ciro edildiği anlaşılmıştır. TTK'nun 818/1-m bendi atfı ile aynı Kanunun 732 maddesi uyarınca; zamanaşımına uğramış çeke dayalı sebepsiz zenginleşme istemi yalnızca keşideciye karşı ileri sürülebilecek olup, mahkeme gerekçesinde tespit edildiği üzere, davacı ile arasında ticari ilişki bulunmayan ve çeki davacıya ciro etmemiş olan davalı ..... Şirketi'nin davacı açısından ancak kambiyo borçlusu olabileceği, ancak çekin zamanaşımına uğramış olması nedeniyle bu davalının, davacıya karşı kambiyo sorumluluğu kalmadığı, mahkemece bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, aksi yöndeki istinaf sebebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Zamanaşımına uğramış bir çek kambiyo senedi vasfını yitirdiği için keşide tarihi sadece temel ilişkiden doğan alacağın muacceliyet tarihi olarak dikkate alınabilecektir. Bu durumda zamanaşımına uğramış çekin dayanağı davacı ile davalı arasındaki ticari satış ilişkisinden doğan alacak bakımından davacının davalı ... Şirketi'nden temerrüt faizi talep edebilmesi için, TBK'nun 117/1 maddesi uyarınca bu davalıya temerrüt ihtarı çekmesi zorunlu olup, mahkeme gerekçesinde belirtildiği üzere davalı takipten önce temerrüde düşürülmediğinden, işlemiş faiz isteminin reddine karar verilmesi yerindedir. Aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir(bkz. Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin 2020/4299 esas, 2021/4915 karar sayılı kararı). Sonuç itibariyle, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 05/03/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.