T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2025/2071 KARAR NO:2025/2033 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:24.10.2025 tarihli Ara Karar NUMARASI:2025/245 Esas DAVANIN KONUSU:İtirazın iptali (Ticari Satımdan kaynaklanan) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında, davacı vekilinin ihtiyati haciz ta…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2025/2071 KARAR NO:2025/2033 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:24.10.2025 tarihli Ara Karar NUMARASI:2025/245 Esas DAVANIN KONUSU:İtirazın iptali (Ticari Satımdan kaynaklanan) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında, davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili talep dilekçesinde özetle; davacı şirketin Bursa ilinde endüstriyel mutfak üretimi, alımı ve satımı yapan köklü bir firma olduğunu, davalı yanın davacı şirketten 4/09/2024 tarihinde ... fatura numarası ile 569.400,00-TL bedelli ve yine aynı tarihte ... fatura numarası ile 15.768,00-TL bedelli iki ürün satın aldığını, ancak aldığı ticari malların bedelini davacı şirkete ödemediğini, taraflar arasındaki bahsettikleri iki adet fatura haricinde başkaca bir ticaret de olmadığını, ödenmeyen fatura bedellerinin tahsili için icra takibi yapıldığını, davacı şirket ile takibe itiraz eden davalı arasında cari ilişkiye konu olan alacak sebebiyle borçlu/davalıdan 215.768,00-TL asıl alacak ve ferilerinin tahsili amacıyla: Anadolu 12. Genel İcra Dairesi ... sayılı dosyasından "davalı " aleyhine yasal takip yapıldığını, süresi içinde davalı vekili tarafından dosyaya sunulan itirazda takip konusu alacağa ve talep olunan ferilerine açıkça itiraz ettiğini ve davacı şirkete herhangi bir borçlarının olmadığını dile getirdiğini, itiraz haksız ve kötü niyetle yapılmış bir itiraz olduğunu, süresi içinde yapılan itiraz nedeniyle İcra Müdürlüğü tarafından takibin durdurulduğunu, arabuluculuk sürecinin anlaşmazlıkla sonuçlandığını, dava süresi içerisinde borçlunun aciziyet içinde olduğu ve/veya mal varlığını eksiltme ve kaçırma tehdidinin bulunduğunu iddia ederek, ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili savunmasında özetle; fatura konusunun müvekkiline teslim edilmediğini, sözleşmenin ifa edilmediğini, alacağın likit olmadığını, sevk irsaliyeleri konusunda ticari kayıtların incelenmesi gerektiğini savunarak, davanın ve ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 24.10.2025 tarihli ara kararında; "...Davanın dayandığı hukuki sebepler ve dava değeri nezdinde faturalardan kaynaklanan alacağın varlığı ve miktarının tespitinin tahkikatı ve yargılamayı gerektirdiği, ön inceleme duruşması icra edilerek tahkikat işlemlerine başlandığı, bu aşamada önceki karardan sonra deli durumunda bir değişiklik bulunmadığı, mevcut delil durumu ve aşamaya göre somut olayda alacağın varlığına ve miktarına açıkça delalet eden yeterli açıklıkta delil bulunmadığı, varsayıma dayalı olarak ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğinden yaklaşık ispat kuralı gereği 2004 sayılı İİK'nın 257 vd. maddeleri gereğince koşulları oluşmadığı sonuç ve kanaatiyle..." davacının ihtiyati haciz talebinin İİK'nin 258/3 maddesi gereğince reddine, karar vermiştir.Bu ara karara karşı, ihtiyati haciz talep eden davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Davanın itirazın iptali istemine ilişkin olduğunu, talebin İİK'nın 257. maddesi gereğince ihtiyati hacze dair olduğunu, ara kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili şirketin Bursa'da faaliyet gösteren ve endüstriyel mutfak üretimi ile satımı alanında faaliyet gösteren bir ticari işletme olduğunu, müvekkili şirketten davalının 04.09.2024 tarihli 569.400,00 tL bedelli ve 15.768,00 TL olmak üzere toplam 585.168,00 TL bedelli mal aldığını ancak hiçbir ödeme gerçekleştirmediğini, her ne kadar davalının faturalandırılan ürünlerin kendilerine teslim edilmediğini iddia etmiş ise de bu iddianın gerçekle bağdaşmadığını, teslimin ve kuruluma ilişkin sürecin servis kurulum belgesi ile açıkça ortaya konduğunu, anılan belgede davalı şirket yetkilisi ...'un ıslak imzasının yer aldığını, davalı tarafın ürünü fiilen teslim aldığını, kurulum işleminin gerçekleştirildiği hususunun açıkça ortaya konduğunu, belgenin altında davalı şirket yetkilisinin adı ve imzasının bulunduğunu, müvekkili şirketin 215.768,00 TL asıl alacak ve ferilerinden dolayı takip başlattığını, itirazın haksız olduğunu, iddiaların haklılığı ve ihtiyati haciz konusunda yaklaşık olarak ispat şartının yerine geldiğini en büyük delili olduğunu, mahkeme tarafından gerekçesiz olarak yeterli inceleme yapılmadan ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiğini, kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, mahkemece deliller değerlendirilmeden karar verildiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu iddia ederek, mahkemenin ihtiyati haciz talebinin reddine dair verdiği ara kararın kaldırılmasını ve öncelikle teminatsız aksi hâlde uygun teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, ticari satıma ilişkin faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili amacı ile başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. Esas dava içinde davacı vekili ihtiyati haciz talebinde bulunmuştur.İlk derece mahkemesince, ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara karar verilmiş;bu ara karara karşı, davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz şartları düzenlenmiş olup maddede, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise iki bent halinde, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı, borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir.İİK'nın 258. hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken alacağın usul kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. İİK'nın 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın muaccel ve rehinle temin edilmemiş olması gerekmektedir.Somut olayda, takibe konu olarak davacı tarafça davalı şirket adına düzenlenen KDV dahil 569.400,00 TL tutarında 04.09.2024 tarihli e-fatura ile aynı tarihli 15.768,00 TL tutarında e-fatura ibraz edilmiştir. Fatura düzenlenmesi tek başına alacağın varlığını ispata yeterli olmayacaktır. Dosya içerisinde ürünlerin karşı tarafa teslimine dair veya faturaların benimsediği veya yapıldığı iddia edilen kısmi ödemeye dair herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmamıştır. Davacı tarafça servis kurulmasına dair 04.09.2024 tarihli belge altında davalı şirket yetkilisi ...'un imzasının bulunmasının kanaat getirecek delil olarak kabul edilmesi gerektiği iddia edilmiştir. Ancak adı geçen gerçek kişi tarafından söz konusu belge şirketi temsilen imzalanmadığı gibi servis kurulumuna ait belgenin takip konusu faturalara ilişkin olup olmadığı da anlaşılamamaktadır. Bu durumda karar tarihi itibarıyla, alacağın varlığına ve miktarına dair kanaat getirecek delillerin varlığından söz edilemeyeceğinden, mahkemece verilen ret kararında sonuç olarak bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, İİK'nın 258/3 ve 353/1.b.1. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen 24.10.2025 tarihli ara kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir. KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca, ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-İhtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irat kaydına,3-İhtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 25.12.2025