6. Ceza Dairesi 2009/16144 E. , 2012/22587 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanığın ... kabul edilen eylemi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kapsamı dışında kalan bir cezanın hükmolunması gerekirken, yanılgılı uygulama sonucu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanabilme sınırı içerisine
**6. Ceza Dairesi 2009/16144 E. , 2012/22587 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanığın ... kabul edilen eylemi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kapsamı dışında kalan bir cezanın hükmolunması gerekirken, yanılgılı uygulama sonucu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanabilme sınırı içerisine giren bir cezanın verilmesi halinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez. Aksi halin; sanığın, önceki yanılgılı uygulama sebebiyle ortaya çıkacak sonuçtan ikinci kez yararlandırılmasının sağlanmasına, hakkaniyete aykırı sonuçlar doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açacağını belirten Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.03.2008 gün ve 2008/6-47 esas-2008/43 sayılı kararı gereğince, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak, 1-Sanığın; “antisosyal kişilik bozukluğu bulunduğu gerekçesiyle ... ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde yattığından askerlikle ilişiğinin kesildiği, uyuşturucu hap kullanma alışkanlığının olduğu, olay gecesi de ilaç aldığından dolayı bilincinin yerinde olmadığını” savunmuş; dosya içerisinde mevcut anılan hastanece düzenlenmiş hasta çıkış belgesi içeriğinden, sanık hakkında “antisosyal kişilik bozukluğu” tanısıyla askerliğe elverişli olmadığına dair karar alındığının anlaşılması karşısında; adı geçen hastaneden sanığın tıbbi dosyası getirtilerek, 5237 sayılı TCY’nın 32.maddesi gereğince üzerine atılı suçun anlam ve sonuçlarını algılama veya bu eylemle ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalmış olup olmadığı konusunda rapor düzenlettirilmesinden sonra sanığın hukuki durumunun saptanmasında zorunluluk bulunması, 2-5237 sayılı TCY'nın 145. maddesindeki “ malın değerinin azlığı ” kavramının, 765 sayılı TCY’nın 522. maddesindeki “hafif “ veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği, sanığın mağdurun aracına girip torpido gözünü karıştırarak 8,5 TL parayı aldığı,araç içindeki teybi de almaya çalıştığı,ancak alamadığının mağdur beyanlarından anlaşılması karşısında;koşulları oluşmadığı halde cezadan indirim yapılması, 3-Sanığın,mağdurun 222/34.sokak üzerinde park halinde bulunan aracının içindeki 8,5 TL parayı aldıktan sonra, bu sokağa yakın fakat başka bir sokak üzerindeki başka bir araçtan daha hırsızlık yapmaya çalıştığı esnada fark edilerek kovalamaca sonucu yakalandığı, yakalandığında mağdura ait araç içerisinden aldığı paranın tamamının ele geçirilemediğinin anlaşılması karşısında; hırsızlık suçunun tamamlandığı gözetilmeden, yazılı şekilde kalkışma hükümlerinin uygulanması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün istem gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 3.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.