11. Hukuk Dairesi 2012/7917 E. , 2012/12147 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Trabzon 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/12/2010 tarih ve 2009/274-2010/287 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları v
**11. Hukuk Dairesi 2012/7917 E. , 2012/12147 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Trabzon 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/12/2010 tarih ve 2009/274-2010/287 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili kurumun mülkiyetinde bulunan enerji nakil hatlarından, müvekkili kurumun muvafakatinin alınması ve hat katılım payı ödenmesi koşuluyla elektrik dağıtımı yapan kuruluşlarca üçüncü kişilere müstakil abonelikler tesis edilebileceğini, müstakil aboneliklerle enerji nakil hatlarının kullanılması karşılığında müvekkili kurumun yönetim kurulunca belirlenen tarifeye göre hesaplanan hat katılım payının ve bakım işletme masraflarının müvekkili kuruma ödenmesinin gerektiğini, elektrik dağıtım firmalarının müvekkiline ait enerji nakil hatları üzerinde herhangi bir müşterisinin bağlantı talebini karşılamaksızın kendi ihtiyaçları için kullanımları durumunun da üçüncü kişi kullanımı gibi değerlendirildiğini, bu nedenle davalının belirtilen enerji nakil hatlarından enerji kullanması halinde müvekkiline hat katılım payı ödemek zorunda olduğunu, bu kapsamda davalının Dereli-Kümbet enerji nakil hattından müvekkilinin bilgisi dışında ve katılım payını ödemeksizin 04.07.2002 tarihinden itibaren enerji kullandığının tespit edildiğini ileri sürerek, 8.856,46 TL'nin 04.07.2002 tarihinden itibaren hesaplanacak reeskont faizi ve diğer ferileri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını ve zamanaşımına uğradığını, söz konusu enerji nakil branşman hatlarının bir kısmının müvekkili tarafından diğer abonelere elektrik enerjisi sağlamak için kullanıldığını, bu hatların bakım ve onarımlarının müvekkili tarafından gerçekleştirildiğini ve karşılığında davacıdan bedel talep edilmediğini, söz konusu hatların davacıya ait olduğunun da kanıtlanmadığını, müvekkilinin davacıya hat katılım payı ödemek zorunda bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca, davalının davacıya ait enerji nakil hattından kendisine şebeke tesis etmesi ve bu tesisten başka aboneleri yararlandırması nedeniyle Elektrik Tarifeleri Yönetmeliği'nin 13. maddesi kapsamında davacıya hat katılım payını ödemekle yükümlü bulunduğu, ödenmesi gereken meblağın, bu konuda piyasada mevcut bir cari fiyat bulunmadığından mevzuatta öngörülen ilkelerden hareketle takdir edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 3.500 TL ana paraya dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmek suretiyle 9.542 TL'nin davalıdan tahsiline, ana paraya yönelik fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı şirketin dava konusu enerji nakil hatlarını davacı dışındaki abonelerine elektrik sağlamak için kullanmasına ve bu kapsamda davalının sorumluluğunun kanundan doğmasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Dava, davacıya ait enerji nakil hatlarının, davacıya katılım payı ile işletme ve bakım bedeli ödenmeksizin davalı tarafından kullanıldığı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı taraf kendi mülkiyetinde bulunan enerji nakil hatlarının, davalı tarafça bedeli ödenmeksizin kullanıldığını ileri sürmüş, davalı vekili ise söz konusu hatların bir kısmının müvekkili tarafından diğer abonelere elektrik enerjisi sağlamak için kullanıldığını kabul etmiştir. 01.03.2003 tarihine kadar yürürlükte bulunan Elektrik Tarifeleri Yönetmeliği'nin 13. maddesinde "Teşekkül veya şirket, abonenin hizmetlerini aksatmamak koşuluyla; abonenin mülkiyetindeki branşman çıkışından bir başka istek sahibine elektrik satabilir. Abone mülkiyetindeki branşman hattından, teşekkül veya şirketin abonesi olarak enerji alacak bir başka abone, teşekkül veya şirketin o yıla ait enerji nakil hattı kilometrik birim fiyatına göre hesaplanan hat katılım bedelini branşman hattı sahibine ödemek zorundadır." denildikten sonra aynı yönetmeliğin 19. maddesinde bu bedelin ne şekilde tespit edileceği düzenlenmiştir. 01.03.2003 tarihinde yürürlüğe giren Enerji Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği'nin 8. maddesinde de benzer şekilde düzenleme yapılmış ve hat katılım bedelinin hangi kriterlere bağlı olarak belirleneceği ayrıntılı şekilde gösterilmiştir. Açıklanan yönetmelik hükümleri karşısında, davacıya ait enerji nakil hatlarının davalı tarafça kullanıldığı da uyuşmazlık konusu olmadığından davacının söz konusu enerji nakil hatlarının kullanılması karşılığında katılım payı istemesi mümkün olup esasen bu husus mahkemenin de kabulündedir. Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, abonelere ait enerji nakil hatlarının yeni bir abone tarafından kullanılması halinde eski aboneye ödenmesi gereken hat katılım payı bedelinin davalı tarafça belirlenmediği, davacı kurumun yönetim kurulu kararı ile belirlediği hat katılım bedelinin hangi esaslara dayandığının belirsiz olduğu açıklandıktan sonra herhangi bir hesaplama yapılmaksızın davacının talep edebileceği hat katılım payı tutarının 3.500 TL olduğu belirtilmiştir. Gerekçesiz ve denetime açık olmayan işbu rapor, hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. O halde mahkemece, öncelikle davalı şirketin dava konusu hat katılım bedelini belirleyip belirlemediğinin tespit edilmesi, şayet belirlenmemiş ise yukarıda anılan yönetmelik hükümlerindeki kıstaslar dikkate alınmak suretiyle uzman bir bilirkişi kurulundan davaya konu hat katılım bedelinin tespiti konusunda ayrıntılı ve denetime elverişli rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün taraflar yararına bozulması gerekmiştir. 3-Ayrıca, dava konusu edilen katılım payı ve bakım gideri alacağı bakımından davalı şirketten faiz istenebilmesi için öncelikle davalı şirketin temerrüde düşürülmesi gerekmektedir. Mahkemece, bu husus araştırılmadığı gibi harçlandırılarak müddeabih haline getirilmemiş birikmiş faiz alacağının hüküm altına alınmış olması da doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle de taraflar yararına bozulması gerekmiştir. 4-Öte yandan, davacı tarafça söz konusu enerji nakil hatlarının işletme ve bakım ücretlerinin de tahsilinin istenilmiş olmasına rağmen mahkemece bu konuda olumlu olumsuz bir değerlendirme yapılmaması da doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan (1) nolu bentte yazılı nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, kararın (2) ve (3) nolu bentlerde yazılı nedenlerle taraflar, (4) nolu bentte yazılı nedenle ise davacı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 09.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.