11. Hukuk Dairesi 2010/2607 E. , 2011/14042 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.11.2009 tarih ve 2007/256 - 2009/402 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, lay
**11. Hukuk Dairesi 2010/2607 E. , 2011/14042 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.11.2009 tarih ve 2007/256 - 2009/402 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankaya 20.06.1990 tarihinde 100 lot Petkim hisse senedi satın almak içi 250 TL yatırdığını, banka çalışanlarının ellerinde senet olmadığından bankaya geldiğinde haber verileceğini müvekkiline verdikleri dekontun hisse senedi niteliğinde olduğunu söylediklerini, fakat hisse senedi verilmediği gibi parasının da ödenmediğini, zamanaşımına uğramış paraların TMSF’ye devri zorunlu iken bankada devre ilişkin kayıtta bulunmadığını ileri sürerek, 250 TL karşılığı Petkim hisse senedinin satın alma tarihinden itibaren gerçekleşen kar payları ve yasal hakları ile iadesini, bu kabul edilmediği taktirde şimdilik 250 TL’nın vadeli mevduat karşılığı 10.000 TL’nın dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın hisse senedinin devredildiği TMSF’ye tevcih edilmesi gerektiğini, davacının hisse senedi alımı sözlü başvurunun mevduat hesabı açmaktan başka bir anlama gelmeyeceğini, hisse senedi alım işlemi gerçekleştiği kabul edilse bile alacağın 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu'nun 62. maddesi uyarınca alacak zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, ilgili yasa ve yönetmelik hükümlerine göre bankalarda bulunan mevduat ve bu cümleden sayılan emanet ve alacakların 10 yıl sonra zamanaşımına uğraması bankaca tebligat yapılması koşuluna bağlı olup, davacıya tebligat yapılmadığından alacağın zamanaşımına uğramadığı, davalı banka tarafından davacıya 26.06.1990 tarihli “Petkim için 250.00 TL alındı” kaydını taşıyan makbuz verildiği, sipariş edilen senedin alındığına dair bir kayıt bulunmadığından bankanın siparişi yerine getirmediği, TMSF’de de devre ilişkin bir kaydın olmadığı, paranın bankada kaldığı, dolayısıyla hesaplamanın vadesiz hesap işlemine yapılması gerektiği gerekçesiyle, 250 liranın dava tarihindeki karşılığı 574,42 TL’nın dava tarihinden itibaren bankanın vadesiz hesaba 1 yıllık dönemler halinde uyguladığı faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 01,25 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 17,85 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 17.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.