11. Hukuk Dairesi 2022/5589 E. , 2024/1985 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2222 Esas, 2022/556Karar DAVALILAR : 1.Nurkay Makina ve Elektronik San. Tic. A.Ş. 2.Atlas Sağlık Ürünleri Tic. A.Ş. vekili Avukat ... HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/491 E., 2019/742 K. Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahk…
**11. Hukuk Dairesi 2022/5589 E. , 2024/1985 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2222 Esas, 2022/556Karar DAVALILAR : 1.Nurkay Makina ve Elektronik San. Tic. A.Ş. 2.Atlas Sağlık Ürünleri Tic. A.Ş. vekili Avukat ... HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/491 E., 2019/742 K. Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile Samatıp Hast. Mobilyaları ve Yüksek Tek. Ürün. San. ve Tic. Ltd Şti. arasında 28.10.2014 tarihli satın alma sözleşmesinin akdedildiğini, sözleşme gereği Samatıp şirketinin 19.09.2014 tarihli proforma faturada belirtilen cihaz ve sistemleri, tüm aksesuarları ile tarif edilen konfigürasyonlara tamamen uygun şekilde, tam ve eksiksiz olarak temin ve tüm fonksiyonları ile çalışır vaziyette 15.03.2015 tarihinde, Libya, Trablus ve Mısrata kentlerine teslim etmeyi taahhüt ettiğini, ancak taahhütlerini yerine getirmediğini, 01.03.2016 tarihinde bu şirketin Kafa Holding A.Ş. bünyesinde bulunan Atlas Sağlık Ürünleri Tic. A.Ş. ile birleşme yoluna gittiğini, sözleşme ile üstlenilen edimleri Atlas Sağlık Ürünleri Tic A.Ş.' nin de yerine getirmediğini, buna rağmen elinde bulunan senetleri de iade etmediğini, bedelsiz kalan toplamda 350.000,00 TL bedelli 7 adet senedin aynı holding bünyesinde bulunan Nurkay Makina ve Elektronik San Tic A.Ş. ye devir ve ciro edildiğini ileri sürerek 30.09.2016, 31.10.2016, 30.11.2016, 31.12.2016 ve 28.02.2017 vadeli 50.000,00 TL bedelli 6 adet senetten dolayı müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının tespitine, icra baskısı altında ödenmek zorunda kalınan 31.07.2016 vadeli 50.000 ,00TL bedelli senet bedelinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen istirdadını, ayrıca dava konusu senetler hakkında ödeme yasağı konulmasına ve üçüncü kişilere devir ve cirosunun tedbiren önlenmesine karar verimesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesi sunmamış, aşamalarda davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ek protokolde 28.10.20104 tarihli Satın Alma Sözleşmesindeki teslim süresi 15.03.2015'den 15.05.2015 tarihine kadar uzatıldığı, davacı tarafından davalı ...Ş.'ye verilen senetlerin düzenlenme tarihi ise 05.09.2016 tarihi olup, sözleşmenin ve ek protokolün akdedildiği tarihten sonrasına ait olduğu, davacının bu senetlerin satın alma sözleşmesi ve ek protokol kapsamında Atlas A.Ş.'nin sözleşme kapsamındaki edimleri yerine getireceği inancı ile avans olarak Atlas A.Ş.'ye verildiğini, ancak edimin yerine getirilmemesi sebebiyle bedelsiz kaldığını, borçlu bulunmadığının tespitini talep ettiği, senetlerin metninde "malen" şeklinde bedel kaydının bulunduğu, bu bedel kaydı itibari ile senetlerin teslim alınan mal karşılığı verildiğini kabul etmek gerektiği, davacı da senetlerin sözleşme kapsamında avans olarak verildiğini iddia etmiş olup, sözleşmede dava konusu edilen senetlerin mal karşılığı avans olarak verildiğine ilişkin herhangi bir yazılı ibareye rastlanmadığı, satım sözleşmelerinde mal teslimi ile bedelin ödenmesinin aynı anda yapılmış sayılacağına dair yasal karinenin bulunduğu, davacının bu karinenin aksine senetlerin avans olarak verildiğini, yazılı delil ile ispat etmesi gerekmekte olup, senetlerin avans olarak verildiğine dair davacı tarafından herhangi bir yazılı belgeyi dosyaya ibraz etmediği, davacıya davasını ispat zımmında yemin teklif etme hakkı hatırlatıldığı, davacı taraf yemin hakkını da kullanmamış olduğundan ispat edilemeyen davanın reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;taraflar arasında ek protokol imzalandığını ve Samatıp Hastane...Şti.'nin teslim ile montaj yükümlülüğüne ilişkin olarak davalıya 15.05.2015 tarihine kadar ek süre verildiğini, Samatıp...'nın Atlas Sağlık Ürünleri ile birleştiğini, bu birleşmeden sonra davaya konu satın alma sözleşmesindeki edimlerin davalı ... tarafından aynen yerine getirileceği taahhütü ile müvekkilinden yedi adet bono alındığını, ancak davalı ...'ın taahhüt ettiği akdi yükümlülüğü yerine getirmeyerek bedelsiz kalan senetleri aynı Holding bünyesinde faaliyet gösteren Nurkay Makina'ya devir ve ciro ettiği, müvekkilinin vadesi çok yakın olan 31.07.2016 tarihi ve 50.000,00 TL bedelli senedin icra takibine konulmaması için baskı altında ödediğini, yargılama devam ederken Nurkay Makina'nın senetleri tekrar Atlas...A.Ş.'ye verdiğini, davalı ...'ın müvekkiline gönderdiği ihtarnamede 138.765.88 TL alacaklı olduğu yönünde ikrarın bulunduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İstanbul 11. İcra Dairesinin 2016/958 E. sayılı dosyasında alacaklının Atlas Sağlık Ürünleri... A.Ş., borçlunun Şerif Dış Ticaret ... olduğu, takibe konu toplam alacağın asıl alacak ve geçmiş faizlerle birlikte 336.657,28 TL olduğu, takip sebebinin 09.05.2016 keşide tarihli farklı vade tarihlerini içeren ve herbiri 50.000,00TL tutarındaki beş adet senedin oluşturduğu, senetlerin icra dosyasındaki fotokopilerinin incelenmesinde ise keşidecilerinin Şerif Dış Ticaret ..., lehtarlarının Atlas Sağlık Ürünleri...A.Ş. oldukları, senetlerin ilk cirantasının Atlas Sağlık Ürünleri...A.Ş., son cirantasının Nurkay Makina... A.Ş. olduğu, senetlerin üzerinde "malen" kaydının bulunduğu, 13.02.2019 tarihli protokole göre, taraflarının Atlas Sağlık Ürünleri...A.Ş. ve Nurkay Makina ile ... (Şerif Dış Ticaret) oldukları, protokol tarihinin 13.02.2019 olduğu, protokolün konusunun Atlas Sağlık tarafından ... aleyhine İstanbul 11. İcra Müdürlüğünün 2018/9165 E. sayılı dosyasında başlatılan icra takibine konu borcun belli şartlar çerçevesinde ödenmesi bağlamında tarafların edimlerinin belirlenmesi hususuna ilişkin olduğu, protokolün 2.1 maddesinde; icra takibine konu edilen beş adet senet bilgilerine yer verildiği ve bu senetlere istinaden 15.03.2018 tarihinde İstanbul 11. İcra Müdürlüğünün 2018/9165 E. sayılı dosyasından başlatılan takip konusu borcun ne şekilde ödeneceğine dair ödeme planının belirlendiği, protokolün 2.4 maddesine göre belirlenen ödeme planı doğrultusunda son ödeme yapılması ile Atlas'ın İstanbul 11. İcra Müdürlüğünün 2018/9165 E. sayılı icra dosyasını kapatacağı, protokolün 2.5 maddesine göre, söz konusu ödemelerin yapılmasının tarafların birbirlerine karşı olabilecek fazlaya ilişkin haklarında (işbu icra dosyası; bağlantılı İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/491 E. sayılı dosyası dahil olmak üzere) feragat ettikleri anlamına gelmeyeceği, tarafların 28.10.2014 tarihli protokol ve bila tarihli ek protokolden kaynaklı haklarını saklı tuttukları, bila tarihli ek protokol olmakla, yüklenici Samatıp'ın 28.10.2014 tarihli satın alma sözleşmesinden kaynaklı edimlerini yerine getirmediğini, bu noktada müşteri Şerif Dış Ticaret ...'nın satın alma sözleşmesinden doğan cezai şart ve diğer hakları saklı kalmak kaydıyla montaj ve kabul için öngörülen sürenin 15.05.2015 tarihine kadar uzatıldığı, İlk derece mahkemesinin 18.04.2019 tarihli celsesinde davalılar vekilinin 13.02.2019 tarihli protokolde dava konusu senetlerin avans olarak verildiğine ilişkin müvekkili tarafından yapılmış bir kabul beyanının bulunmadığını söz konusu protokolün icra dosyasının taksitler halinde ödenmesine yönelik bir protokol olduğunu beyan ettiği, davalılar vekilinin 19.05.2019 tarihli beyan dilekçesinde ise, icra dosyasına konu senetlerin avans/teminat senedi olmadığı,13.02.2019 tarihli protokolün 2.5 maddesinde geçen "bağlantılı" kelimesinin senetlerin avans olarak verildiğinin kanıtı olamayacağını öne sürdüğü, davacı vekilinin 23.05.2019 tarihli beyan dilekçesinde, müvekkilinin mallarına haciz konulduğunu, banka hesaplarının bloke edildiğini, müvekkilinin de baskı altında kalmamak için 13.02.2019 tarihli protokolü yaptığını, itirazı kayıtla zoraki olarak icra dosyasına taksitler halinde ödemeye başladığını, 13.02.2019 tarihli protokolde protokolün 2.5 maddesinde 18.10.2014 ve bila tarihli protokolden kaynaklanan hakları saklı tuttukları, bunun da söz konusu senetlerin 18.10.2014 tarihli protokole istinaden verildiğinin kanıtı olduğunu iddia ettiği, taraflar arasındaki satım sözleşmesinin 10.2 maddesinde sözleşme bedelinin 1.621.216,60 TL (KDV hariç) olduğu, 10-2 maddesinde ise cihaz ve sistemler kurulup kesim kabul tarihinden itibaren ödemenin yapılacağının belirtildiği, 15.05.2015 tarihli ek protokol ile satın alma sözleşmesinde kararlaştırılan teslim ve montaj süresinin 15.05.2015 tarihine kadar uzatıldığı, icra dosyasına konu senetlerin hepsinin keşide tarihinin ise 09.05.2016 olduğu, ek sürenin sona ermesinden sonra 13.02.2019 tarihli protokolun imzalandığı, bu protokol kapsamında davalı tarafından başlatılan icra takibine esas beş adet senedin ödenmesi kapsamında borç yeniden yapılandırılarak 150.000,00 TL peşin, 50.000,00 Tl tutarında muhtelif tarihli 5 taksitle ödenmesi ve 01.08.2019 tarihinde ise icra dosyasındaki tüm borcun kapatılmış olması koşuluyla alacaklı tarafından icra dosyasında muhafaza ve satış işleminin yapılmayacağının imza altına alındığı, davacının bahsi geçen ek süreden çok sonra dava konusu senetleri imzalamış olmakla senetlerin vadeleri de davacının taraflar arasındaki sözleşme ve protokolleri fesih beyanını içeren Beyoğlu 42. Noterliğinin 27.09.2016 tarihli ihtarnamesinden daha sonraki tarihleri ihtiva ettiği, İlk Derece Mahkemesi gerekçesinde de belirtildiği üzere, keşideci imzası inkâr edilmeyen ve bir ticari ilişki kapsamında avans olarak verildiği ileri sürülen bonoların tarafların defterlerinde kayıtlı olmamasının borca bir etkisinin bulunmadığı, davacı yanın, bonodaki kayıt nedeniyle teslim aldığı kabul edilen emtia bedelini ödediğini somut olayda geçerli bir delille kanıtlayamadığı, dava konusu senetlerin, davacı ve devir sebebiyle davalı ... açısından satın alma sözleşmesi kapsamında avans olarak verildiğine ilişkin davacının iddiasını ispata yarar yazılı bir delilin de bulunmadığı, davacının dava açıldıktan sonra davalı tarafından keşide edilen 15.08.2017 tarihli ihtarname kapsamında davalının ihtarname tarihi itibariyle müvekkilinden 138.765,88 TL borçlu olduğu yönünde ikrar yönünden, ihtarnamenin Atlas Sağlık vekili tarafından keşide edildiği ve davacı şirketin hali hazırda davalıya 138.765,88 TL borcunun olduğu belirtilmekle davalı şirketin her türlü fazlaya ilişkin haklarının saklı olduğu yönünde ibare bulunduğu, ihtarnameyi keşide edildiği tarihten sonra davaya esas 13.02.2019 tarihli protokol imzalanmakla; Atlas Sağlığın bahsi geçen ihtarnameyi fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak imzaladığı, davacının 17.06.2019 tarihli dilekçeyle iradesinin fesada uğratılması suretiyle 13.02.2019 tarihli protokolü imzalamış olduğunu beyan ettiği, irade fesadına sebebiyet verildiği söylenilen olgu, yargılama aşamasında kandırılma, icra baskısında altında olma gibi farklı sebeplere dayandırılmış olmakla iradenin tam olarak ne şekilde fesada uğradığı olgusu davacı tarafından ortaya konulamadığından, bu kapsamda tanık dinlenilmesinin gerektirir bir durumun bulunmadığı, protokolde belirtilen icra dosyasına konu bonoların protokol tarihinden önce keşide edilerek davalı yana verildiği, basiretli tacir konumundaki davacının akde aykırı davranarak verilen ek süre sonunda dahi teslim yükümlülüğünü yerine getirmeyen davalıya senet keşide ederek vermesinin olağan koşullarda kabulünün mümkün olmadığı, dava konusu senetlerin, davacının satım sözleşmesindeki ödeme yükümlülüğü kapsamında verilmiş olduğu yönünde kanaat oluşmakla, davacıya iddialarını ispat açısından karşı tarafa yemin teklif etme hakkı da hatırlatılmış olmasına rağmen davacı yanca karşı tarafa yemin teklif edilmediği, davalı ciranta Nurkay Makina temel borç ilişkisinin tarafı olmamakla birlikte davacı tarafından öne sürülen iddia; davalı Nurkay Makina'nın davalı ... ile aynı holding bünyesi ile olmasından ötürü esasen bedelsiz olan senetlerin kendisine ciro edildiğini, bilerek hareket etmiş olduğu, ancak davacı tarafından, senetlerin bedelsiz olduğuna ilişkin öne sürülen iddia kanıtlanamadığından ilk derece mahkemesince her iki davalıya karşı açılan davanın da reddedilmesinde hiçbir hukuka aykırılığın bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi uyarınca menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 687 ve 778 inci maddeleri, 2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesi, 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.