7. Hukuk Dairesi 2013/1698 E. , 2013/2272 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı, geçerli bir neden yokken iş akdinin fesh edildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı alacağının tahsilini istemiştir. Davalı, davacının kendi isteği ile istifa ettiğini ve hiçbir hak ve alacağı kalmadığına ilişkin ibraname ver
**7. Hukuk Dairesi 2013/1698 E. , 2013/2272 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı, geçerli bir neden yokken iş akdinin fesh edildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı alacağının tahsilini istemiştir. Davalı, davacının kendi isteği ile istifa ettiğini ve hiçbir hak ve alacağı kalmadığına ilişkin ibraname verdiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, davalı tarafın iş akdinin feshi sebebi olarak tanık beyanlarında geçen hırsızlık olayına dayanmadığı dayanmış olsaydı dahi bu olayın ispatlanamadığı davacınında istifa iradesinin gerçek bir istifa olmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Uyuşmazlık davacının istifasının gerçek iradesini yansıtıp yansıtmadığı noktasındadır. Genel olarak iş sözleşmesini fesih hakkı, karşı tarafa yöneltilmesi gereken tek taraflı bir irade beyanı ile iş sözleşmesini derhal veya belirli bir sürenin geçmesiyle ortadan kaldırabilme yetkisi veren, bozucu yenilik doğuran bir haktır. İşçinin haklı nedenle iş sözleşmesini derhal feshi 4857 sayılı İş Kanununun 24 üncü maddesinde düzenlenmiştir. İşçinin önelli fesih bildiriminin normatif düzenlemesi ise aynı yasanın 17'nci maddesinde ele alınmıştır. Bunun dışında Yasada işçinin istifası özel olarak düzenlenmiş değildir. İşçinin haklı bir nedene dayanmadan ve bildirim öneli tanımaksızın iş sözleşmesini feshi, istifa olarak değerlendirilmelidir. İstifa iradesinin karşı tarafa ./.. 2013/1698 -2013/2272 S/2 ulaşmasıyla birlikte iş ilişkisi sona erer. İstifanın işverence kabulü zorunlu değilse de, işverence dilekçenin işleme konulmamış olması ve işçinin de işyerinde çalışmaya devam etmesi halinde gerçek bir istifadan söz edilemez. Bununla birlikte istifaya rağmen tarafların belirli bir süre daha çalışma yönünde iradelerinin birleşmesi halinde, kararlaştırılan sürenin sonunda iş sözleşmesinin ikale yoluyla sona erdiği kabul edilmelidir. İstifa belgesindeki ifadenin genel bir içerik taşıması durumunda, işçinin dava dilekçesinde somut sebepleri belirtmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır. Bu halde de istifanın ardındaki gerçek durum araştırılmalıdır. İş sözleşmesinin istifa ile sona ermesi halinde, işçinin iş güvencesi hükümlerinden yararlanması mümkün olmadığı gibi, ihbar ve kıdem tazminatlarına da hak kazanamaz Somut olayda davacının istifa dilekçesini verdiği gün bölge sorumlusunun mağazaya denetime geldiği, kasiyerleri kontrol için kasaya önceden 20,00 TL bankonot konup seri numarasının alındığı, davacının kasasınada bu paranın konulduğu ancak denetimde fazladan konulan bu 20,00 TL'nin çıkmaması üzerine davacı ile bölge sorumlusunun görüştükleri ve davacının istifa dilekçesi verip ibranameyi imzalayıp işyerini terkettiği anlaşılmakla istifa dilekçesinin davacının serbest iradesiyle işverene verildiği sonucuna varılmakla mahkemece davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi bozma sebebidir SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 06.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.