(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2012/9112 E. , 2013/745 K. Hasımsız olarak görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, hasımsız olarak açılmış mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece mirasçılardan Osman Talat'ın ölü olup olmadığının davacı tarafça ispat edilemediği, mahkemece de bu eksikliğin giderilmesinin mümkün bulunmadığı…
**(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2012/9112 E. , 2013/745 K.** **"İçtihat Metni"** Hasımsız olarak görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, hasımsız olarak açılmış mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece mirasçılardan Osman Talat'ın ölü olup olmadığının davacı tarafça ispat edilemediği, mahkemece de bu eksikliğin giderilmesinin mümkün bulunmadığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş ise de; varılan sonuç dosya kapsamına ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir. 5490 Sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 31 ve devam eden maddelerinde kimlerin ölüm bildiriminde bulunabilecekleri, ölüm kaydının hangi hallerde nüfus kütüklerine işleneceği açıklandıktan sonra 33. maddesinde ölmüş olduğu halde aile kütüklerinde sağ görülenlere ait ölüm tutanaklarının, ölüm olayını gösterir belge ile başvurulması halinde Nüfus Müdürlüklerince düzenlenerek gerekli işlemin yapılacağı, herhangi bir belge ibraz edilememesi durumunda ölüm beyanının doğruluğunun Nüfus Müdürlüklerince araştırıldıktan sonra düzenlenecek ölüm tutanağının mülkî idare amirinin emri ile işleme konulacağı, bu kanuna dayanılarak çıkartılan yönetmeliğin 69'uncu maddesinin 3'üncü bendinde de ölüm bildirimi sırasında herhangi bir belge verilemediği takdirde; ölünün hısımlarının ve ölüm olayını bilenlerin kimlikleri ile yerleşim yeri adreslerinin tespit edileceği, bu belgelerin mülkî idare amirliği aracılığı ile güvenlik makamlarına gönderilerek kişinin ölümünün araştırılmasının isteneceği, kütüklere ilgilinin ölüm araştırmasının yapıldığı açıklamasında bulunulacağı, bu araştırma sonuçlanıncaya kadar kayıt üzerinde işlem yapılamayacağı, kişinin öldüğünün tespit edilmesi halinde ölüm olayının aile kütüğüne tescil edileceği, hakkında araştırma yapılan kişinin sağ olduğunun anlaşılması halinde ise yapılan açıklamanın silineceği, 4'üncü bendinde de genel müdürlükçe, MERNİS ve adres kayıt sisteminde yer alan .../. bilgilerden yararlanılarak uzun süredir işlem görmeyen ve ölü olması muhtemel olup da aile kütüklerinde sağ görülenlerin araştırılmasının, üçüncü fıkrada belirtilen usule göre Nüfus Müdürlüklerine yaptırılacağı belirtilmiştir. Bütün bu maddeler birlikte değerlendirildiğinde nüfus kütüğünde kayıtlı bir kişinin ölüm kaydı kütüklere işlenmedikçe veya Asliye Hukuk Mahkemesince verilmiş ve kesinleşmiş bir mahkeme kararı ile kişinin ölmüş olduğu belirlenmiş olmadıkça dar yetkili Sulh Hukuk Mahkemesince kişinin sağ olduğunun kabul edilmesi gerekir. Nüfus Müdürlüklerince ölüm araştırması yapılması ve buna ilişkin açıklama yazılarak kütükteki kaydın kapatılmış olması bu olguyu değiştirmez. Somut olaya gelince, muris ...'in 2012 yılında ölümü ile geriye eş davacı ... ile 3. zümreden mirasçısı amcası Osman Talat'ın mirasçı olarak kaldığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar, Osman Talat hakkında Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 33 ve Yönetmeliğin 69. maddelerine göre ölüm araştırması yapıldığından kayıtlarının kapatıldığı anlaşılmakta ise de; bu olgunun mirasçılık belgesi verilmesine engel olmadığı kuşkusuzdur. Öte yandan, hakkında ölüm araştırması yapılan bir mirasçı hakkında ölü olup olmadığının belirlenerek nüfus kaydına işletilmesi için davacı tarafa süre verilmesi de mümkün değildir. Hal böyle olunca; mahkemece davanın kabulü ile muris ...'in mirası 4 pay kabul edilerek 3 payının sağ kalan eşi davacı ...'e bir payının murisin 3.zümreden mirasçısı amcası Osman Talat'a verilmesine dair hüküm kurulması gerekirken, delillerin takdirinde ve yasa hükümlerinin uygulanmasında böylesine yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz davacının bu nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, 05.02.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.