11. Hukuk Dairesi 2023/3277 E. , 2024/5554 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/582 Esas, 2023/159 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/348 E., 2020/275 K. Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi ve durdurulması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafın
**11. Hukuk Dairesi 2023/3277 E. , 2024/5554 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/582 Esas, 2023/159 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/348 E., 2020/275 K. Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi ve durdurulması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin MİKRO esas unsurlu markalarının sahibi olduğunu, davalının ise 2003/27513 sayı ile mikrogold ibareli markayı kendi adına tescil ettirdiğini, ancak davalının kendi adına tescilli 2003/27513 tescil no.lu mikrogold ibareli markasını, tescilinden farklı olarak müvekkili adına tescilli MİKRO esas unsurlu markalara yakınlaştırmak ve MİKRO ibaresi ön plana çıkarmak suretiyle, mikrogold olan markasından gold ibaresini çıkararak veya görünmeyecek şekilde yazarak kurşun kalem, kurşun kalem ucu ve silgi ürünlerinde kullandığını ve davalı yanın söz konusu eylemlerinin müvekkilinin marka haklarına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek markaya tecavüzün tespitini, durdurulmasını, önlenmesini ile men'ini ve bu şekildeki ürünlerin toplatılarak imhasını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili markası tescilli olup yasaya uygun olarak kullandığını, bu nedenle müvekkilinin herhangi bir tecavüz teşkil eden eyleminin bulunmadığını, müvekkili kullanımının tesciline uygun olduğunu, müvekkilinin markasını tescil edilmiş halinden uzaklaşarak, davacı yan markasına benzetmek suretiyle kullandığı iddialarının da yersiz olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile MİKRO esas unsurlu markaların dava konusu kırtasiye ürünleri sınıfında davacı adına tescilli olduğu, sonraki tarihli 2003/27513 tescil no.lu mikrogold ibareli markanın ise dava konusu emtia sınıfında davalı adına tescilli olduğu, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davalının fiili kullanımında ise markasının tescilinden farklı olarak MİKRO ibaresi ön plana çıkarılır ve markası olan mikrogold ibaresinin bazı emtialarla sadece MİKRO, bazılarında büyük harfle MİKRO yazıp eki olan gold ibaresinin okunmayacak derecede küçük puntolarla bazen de hiç okunmayacak şekilde aynı renk zemin üzerine aynı renk kullandığı, bu haliyle davacı adına önceki tarihli MİKRO asıl ibareli markaları yönünden ortalama tüketici nezdinde ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının davacının marka haklarına tecavüz ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine ve men'ine, bu şekildeki ürünlerin toplatılarak imhasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin kullanımının kanuni hakkına dayandığını, MİKROGOLD markasının müvekkili adına 2003/27513 numara ile tescilli olup, korumasının halen devam ettiğini, müvekkilinin tescilli markasından kaynaklanan haklarını kullandığını, dolayısıyla markaya tecavüz teşkil eden herhangi bir eyleminin bulunmadığını, davacılar tarafından dosyaya müvekkilinin mikrogold ibareli markasının gold ibaresinin daha küçük yazıldığı ürünler dava tarihi itibariyle kullanılmadığı halde kötü niyetli olarak dosyaya sunulduğunu, müvekkilinin kullanımınında olan ürünler üzerindeki mikrogold markası mikro ve gold ibareleri aynı boyutlarda yer aldığını, her davanın açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirilmesi gerektiğini, kaldı ki tescilli bir markanın sadece sözcük unsurundan oluşuyorsa veya esas unsuru sözcük veya sözcükler ise bu markanın farklı şekillerde kullanılmasının hukuka uygun olduğunu, dolayısıyla kararın hatalı olduğunu müvekkilinin bu markayı tescil edildiği şekilde kullandığını ve hiçbir unsurunun bir diğerinden önde kullanılmadığını, ayrıca müvekkilinin bu ibareyi tescil ettirdiği mal ve hizmetler bakımından kullandığını, dolayısıyla tescilsiz bir kullanım ve marka tecavüzünün bulunmadığını, raporun hatalı ve yasaya aykırı değerlendirmeler içerdiğini, bu haliyle hükme esas alınamayacağını, raporun müvekkilinin işyerinde yapılan keşif üzerine elde edilen ürünler üzerinden değil, davacının müvekkili ile ilgisi olmayan ve yasal delil süresinden sonra bildirdiği birtakım değişik iş dosyalarına dayanılarak yapıldığını, bu davanın açıldığı tarih itibariyle kullanılan ürünlerin kendileri tarafından dosyaya ibraz edildiğini, somut olayda davacının dünya şekline benzer şekil unsuru üzerinde herhangi bir hak iddiasının olmadığını, bu şeklin kullanılmasının davacının hakkını ihlal etmediğini, bu husus gözetildiğinde bilirkişinin marka tecavüzü şeklindeki tespitini anlayamadıklarını, bu yöndeki değerlendirme ve tespitlerin davacı lehine gerekçe yapılamayacağını, müvekkilinin markasının tek kelime olan mikrogold ibaresinden oluştuğunu ve markanın asıl unsurunun da mikrogold olduğunu, buna rağmen bilirkişinin markayı bölmesinin ve ayırt edicilik değerlendirmesi yapmasının hatalı olduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu, davacı tarafından müvekkili aleyhine açılan hükümsüzlük ve kullanmama sebebi ile iptal davalarının reddine karar verildiğini, kötü niyetin korunmaması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının da tescilli markası bulunmakta ise de davalının kurşun kalem, kurşun kalem ucu ve silgi ürünleri üzerindeki fiili kullanımının davacının MİKRO asıl unsurlu markalarına yaklaştığı ve bu durumun iltibas oluşturduğu, dolayısıyla davalının kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz niteliğinde bulunduğu, davalı vekilince davacının sunduğu delillerin dava tarihi itibariyle kullanılan ürünler olmadığı ileri sürülmüş ise de söz konusu ürünlerin dava tarihinden sonra üretildiği ya da kullanıldığı hususunun davalı tarafça ispatlanamadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf beyanlarına ek olarak davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığını, taraflar arasında görülen ve kesinleşen hükümsüzlük ve iptal davası kararına aykırı bir karar verildiğini, bu durumun çelişki yarattığını, kurulan hükmün infaz kabiliyetinin bulunmadığını, bölge adliye mahkemesince eklenen gerekçeye göre yokluğun ispatının mümkün olmadığını beyan ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, markaya tecavüzün tespiti durdurulması ve önlenmesi taleplerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanun'nun 29 uncu maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.