T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/1623 - 2026/571 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2021/1623 KARAR NO : 2026/571 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 31/05/2021 ESAS-KARAR NUMARASI : 2018/728E.…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/1623 - 2026/571 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2021/1623 KARAR NO : 2026/571 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 31/05/2021 ESAS-KARAR NUMARASI : 2018/728E., 2021/432K. DAVA : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 11/03/2026 YAZIM TARİHİ : 11/03/2026 Davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Taraflar arasında 02/11/2016 tarihli proje danışmanlık hizmet alım sözleşmesi imzalandığını, davacının sözleşmeden doğan tüm edimlerini yerine getirdiğini, davalının ise davacı alacaklarını ödemediğini, bu sebeple icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı ile takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili özetle: Müvekkili şirketin adresinin Gerede ilçesinde bulunması sebebiyle Gerede Asliye Hukuk Mahkemeleri'nin yetkili olduğunu, davacıya bütün ödemelerin yapıldığını, davacının başvuru işlemi dışında hiçbir hizmet vermediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince: "...Ankara 28. İcra Müdürlüğü'nün 2018/8366 sayılı dosyasının incelenmesinde; takibin taraflar arasında olduğu, davacının faturaya dayalı olarak 34.779,32 TL asıl alacak üzerinden takip başlattığı, davalının süresinde itirazı ile takibin durduğu görülmüştür. Davacı tarafın icra müdürlüğü'nün ve mahkememizin yetkisine yaptığı itiraz, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 10. Maddesinde Ankara Mahkemeleri birlikte yetkilendirildiğinden ve davanın konusu sözleşmeden kaynaklanan para alacağı olduğundan TBK 89. Madde gereği davacının ikametgahının ifa yeri olduğu ve HMK 10. Maddeye göre ifa yerinde dava açılabileceğinden 24/06/2019 tarihli celsede reddedilmiştir. Davacı defterlerini inceler 31/12/2019 tarihli bilirkişi raporuyla; davacı defterlerinin eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, açılış ve kapanış onaylarının süresinde yapıldığı, defter kayıtlarının ve dayanak belgelerin birbirini doğruladığı ve takip tarihi ile halen davacının davalıdan 34.779,32 TL alacaklı olduğu tespiti yapılmıştır. Davalı vekiline 24/06/2019 tarihli celse 4 nolu ara kararı ile defter ve belgelerini sunmak üzere meşruhatlı tebligat çıkarılmış ancak davalı tarafça defterler ibraz edilmediği gibi yerinde inceleme talep edilerek bulunduğu yerde bildirilmemiştir. Yargılama devam ederken 28/07/2020 tarihli resmi gazetede yayınlanan 7251 sayılı yasanın 23. Maddesi ile HMK'nın 222. Maddesine yapılan ekleme gözetilerek bu kez davalı defterlerinin incelenmesi için Gerede Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazılmış, talimat mahkemesince yapılan meşruhatlı tebligata rağmen davalı taraf defter ibrazında bulunmadığından davalı defterleri incelenememiştir. 28/07/2020 tarihli resmi gazetede yayımlanan 7251 sayılı yasanın 23. Maddesi ile HMK 222. Madde değiştirilmiş "Diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" cümlesi 3. Fıkraya eklenmiştir. Yasa koyucunun HMK 222. Madde de bahsedilen değişikliği yapmasındaki amacın defter ibrazından kaçınan tarafın aleyhine hüküm oluşturulabilmesi için artık defter ibraz edenin defterlerinin usulüne uygun olarak tutulmuş olmasının yeterli sayılması olduğu, usulüne uygun tutulan defter sahibinin ayrıca teslim belgesi ile mal veya hizmeti verdiğini ispatlamasının gerekli olmadığı, defterlerin usulüne uygun tutulmasından kastın ise 213 sayılı vergi usul kanunu uyarınca uyarlanmış olan "Muhasebe sistemi uygulama genel tebliği" ve 19/12/2012 tarih ve 28502 sayılı resmi gazetede yayımlanan "ticari defterlere ilişkin tebliğ" uygun olmasından ibaret olduğu mahkememizce kabul edilmiş ve neticede davacının açılış ve kapanış tasdikleri zamanında yapılmış usulüne uygun tutulmuş defterlerinde takip konusu yaptığı miktar kadar alacaklı olduğunun belirlenmiş olması, taraflar arasında reddedilmeyen sözleşme ilişkisinin bulunması, Bolu Valiliği İl Tarım Müdürlüğünden gelen dosya ve üst yazısından anlaşıldığı üzere sözleşme konusu işin yapıldığı, davalının hibe sözleşmesine hak kazandığının anlaşılması, söz konusu işin davacı tarafça değil, dava dışı 3. Kişiden alınan hizmetle yapıldığına dair davalı iddiasının bulunmaması hususları bir arada değerlendirildiğinde davacının edimini yerine getirdiği ve sözleşmenin 7. Maddesi uyarınca hibe tutarının %3+KDV oranında ücrete hak kazandığı Bolu Valiliği İl Tarım Müdürlüğünden gelen cevap esas alındığında davalının hak ettiği 991.510,56 TL hibe desteği tutarına söz konusu oran ve KDV uygulandığında davacının takipte talep ettiği tutar kadar bedele hak kazandığı...." gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Yetki itirazını tekrar ederek, davacı şirketin müvekkili şirketten alacağının bulunmadığını, icra takibinin haksız olduğunu, eksik inceleme ve araştırma neticesinde karar verildiğini, delillerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğünü, icra-inkar tazminatı verilmesinin hatalı olduğunu belirterek; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesi uyarınca doğduğu iddia edilen alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine, 2-) Alınması gereken 2.375,28 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 594 TL harcın düşümü ile kalan 1.781,28 TL harcın davalıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına. 3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK m. 362/1.a gereğince miktar itibari ile KESİN olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 11/03/2026 Başkan Üye Üye Katip