T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/1186 KARAR NO : 2026/86 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 09/02/2022 NUMARASI: 2019/159 E. - 2022/85 K. DAVANIN KONUSU: Teminat Mektubunun İadesi ve Alacak (Bayilikten kaynaklı) Taraflar arasındaki teminat mektubunun iadesi ve alacak talepli davanın ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/1186 KARAR NO : 2026/86 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 09/02/2022 NUMARASI: 2019/159 E. - 2022/85 K. DAVANIN KONUSU: Teminat Mektubunun İadesi ve Alacak (Bayilikten kaynaklı) Taraflar arasındaki teminat mektubunun iadesi ve alacak talepli davanın ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı ve davalı vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında ..../06/2016 tarihinde beş yıl süreli bayilik sözleşmesi imzalandığını ancak davalının .......Noterliğinin .../02/2019 tarihli, ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile ..../02/2019 tarihi itibariyle bayilik sözleşmesini tek taraflı feshettiğini, davacının, davalı taraf lehine bayilik sözleşmesi akabinde teminat amaçlı verdiği ...Bankasının .....nolu 100.000 TL bedelli teminat mektubunun iade edilmediğini, ayrıca cari hesap alacağının da ödenmediğini, feshin EPDK'ya bildirilmesi üzerine EPDK'nın davacıya 2 ay içerisinde başka bir dağıtım şirketi ile bayilik sözleşmesi imzalaması gerektiğinini tebliğ ettiğini, davalının Beşiktaş ....Noterliğinin .../02/2019 tarihli ihtarnamesi ile ../05/2016 tarihli 5 yıl süreli kira sözleşmesinin de feshi ile davacının tahsliyesini istediğini, davacının haksız yere tahliye edilmek istendiğini, tahliye için ortada bir sebep bulunmadığını, kanunda yazılı sebeplerin de bulunmadığını, yüksek yatırım maliyetleri hiçe sayılarak davacının zarara uğratılmaya çalışıldığını, kiralayan davalının davacıya fesih ihtarnamesinde sözleşmeye devam etmeyeceğini bildirmiş ise de son olarak gönderdiği ihtarnamede taşınmaz malikiyle yeniden anlaştığını dile getirdiğini, bu durumda tazminat yükümlülüklerinden kurtulmak adına anlaşmalı şekilde davacının tahliyesi için girişimlerde bulunulduğunun görüldüğünü, fesih ihtarıyla istasyonda faaliyet göstermeyeceğini ve bayilik sözleşmesini feshettiğini beyan eden davacının çelişki içeren son ihtarnamesinde bu defa bayilik sözleşmesine zorlamaya yönelik talebinin de bulunduğunu, davalının davacıda en az 5 yıl sürecek yatırım olarak intiba yarattığını, ancak anlaşmalı ve kötüniyetli şekilde hareket ederek hem bayilik hem de kira sözleşmelerini fesih iradelerinin davacıyı zarara uğrattığının açık olduğunu, davacının, bayilik sözleşmesinin davalı tarafça feshi sonrasında mecburen ve yasal yükümlülükleri gereği başka bir dağıtım firması ile anlaşma yoluna gittiğini, ancak davalının bu kez ... ....Noterliğinin ... yevmiye nolu, ..../03/2019 tarihli ihtarnamesi ile ....05.2019'a kadar geçerli olacak şekilde bayilik sözleşmesinin imzalanması talebinde bulunarak aksi halde istasyonun derhal tahliyesini ihtara konu ettiğini, davacının yasal sürelerde istasyonun lisansının sona erdirilmemesi için başka dağıtım şirketiyle sözleşme yapmaya zorlayanın da davalı olduğunu ve bu yöndeki ihtarnamelerinin mevzuata uygun olmadığı gibi kötüniyetli olduğunu, davacıya karşı tek taraflı ve çelişkili beyan ve taleplerde bulunan davalının bayilik sözleşmesinin feshinden sonra 2 ay daha bayilik sözleşmesi imzalama talebinin çelişkili olduğu kadar sözleşmenin geçerlilik süresinin ....05.2019 tarihi olacağı düşünüldüğünde akla ve mantığa, hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu, bayilik sözleşmesinin feshini talep eden davalının teminat mektubunu uhdesinde bulundurmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, defter incelemesi ile davacının borcunun bulunmadığının da anlaşılacağını, Kartal ...Noterliğinin ... yevmiye numaralı ve ../02/2019 tarihli ihtarnamesi ile davalıya kira sözleşmesinin feshi ve tahliye taleplerini kabul etmediklerini bildirdiklerini, davacının 12.000 TL cari hesap alacağının da iade edilmediğini, zira davacının akaryakıt almak için davalıya ödeme yaptığını, ancak davalının 12.000 TL bedelli akaryakıtı göndermediğini, fazla ödenen bu bedeli bugüne kadar da iade etmediğini, ticari defter ve kayıtlar incelendiğinde davacının almadığı mal bedelinin davalı tarafından tahsil edilmiş olduğunun açıkça anlaşılacağını ileri sürerek, teminat mektubunun iadesine ve hükümsüzlüğüne, 12.000 TL cari hesap alacağının ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren reeskont faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. , Davalı vekili, savunmasında özetle;....12.2013 tarihinde Ankara ili, ... İlçesi, .... ilçesi, .... ada,.... parselde kayıtlı bulunan .... istasyonu üzerinde, ikinci beş yıl ile ilgili uzatma opsiyonu davalıda olacak şekilde 5+5 yıllık bir intifa sözleşmesi imzalandığını, ... ile akdedilen intifa sözleşmesinin verdiği kullanma ve tasarruf yetkisine dayanarak davacı ile davalı arasında alt kira sözleşmesi imzalandığını, ayrıca yine davacı ile davalı arasındda ... marka ve kurumsal kimliği altında akaryakıt bayiliği yapılması ile davalının aynı istasyon içindeki .... operasyonunu davacının yürütmesi amacı ile ....03.2019 tarihli bayilik sözleşmesi imzalandığını, taraflar arasındaki birbirine bağlı hukuki ilişkilerin teminatı olarak davacının davalı lehine ...Bankasının ...No.lu 100.000-TL bedelli teminat mektubunu tanzim ettiğini, ilk beş yıl için belirlenen intifa bedelinin malike ödendiğini, ancak taraflar ikinci beş yıl için intifa bedeli konusunda anlaşamadıklarından davalının . .... Noterliğinin ....12.2018 tarih ve ...yevmiye numaralı ihtarnamesi ile söz konusu intifa sözleşmesinin feshedildiğini, buna paralel olarak da intifanın tapudan terkin edildiğini, bu durumun davacıya ..... Noterliğinin ...02.2019 tarih ve ... yevmiye sayılı ihbarnamesi ile bildirildiğini, 15.02.2019 tarihi itibariyle kira sözleşmesinin davalının kullanım hakkı sona erdiğinden bahisle feshedildiğinin ihtar edildiğini kira sözleşmesinin sona ermesi ile birlikte davacının söz konusu istasyonda bayilik faaliyetini sürdürmesinin de imkansız olduğunu, bu sebeple ...02.2019 tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde bayilik sözleşmesinin de sonlandırıldırıldığını, davacının ihtarnameler ve her türlü girişimlere rağmen davaya konu istasyonu tahliye etmekten imtina ettiğini, bu aşamada tahliye işleminin tam ve eksiksiz gerçekleşmesini teminen davalı ile ... arasında .....05.2019'a kadar geçerli olacak şekilde bir kira sözleşmesi imzalamak mecburiyetinde kalındığını, böylece davacıya ...03.2019 tarihinde gönderilen . ... Noterliğinin .... sayılı ihtarnamesi ile davalı ile ....05.2019 tarihine kadar geçerli olacak şekilde bayilik sözleşmesi imzalanması aksi takdirde ariyete konu malzemeleri teslim etmesi, istasyonu derhal tahliye etmesi ve tamamen terk etmesinin ihbar ve ihtar edildiğini, davacının, davalının kullanma hakkının sona erdiği ve tahliye yükümlülüğü altında olduğunu bilmesine rağmen, ... marka ve kurumsal kimliği altında bayilik faaliyeti yapmayı bıraktığını ve ..... isimli bir dağıtıcının bayiliğini yapmaya başladığını, bunun yanında davalıya ... ikmal desteği sağlama faaliyetinin de sonlandırıldığını, bu nedenle davacıya tüm bu sözleşmeye ve sahip olduğu haklara aykırı faaliyetlerini sonlandırması için son kez ve en geç 15.03.2019 tarihine kadar istasyonu tahliye etmesininn ihtar edildiğini, davacı ile davalı arasında akdedilen bayilik ilişkisinin sona ermesi nedeni ile davacıya bayilik ilişkisi kapsamında ariyeten verilen malların iadesi için dava konusu istasyona gidildiğini, davacının ariyeten teslim edilmiş malları teslim etmekten imtina ettiğini, defalarca ihtar edilmesine rağmen davacının hali hazırda istasyonu terk etmediğini, kötüniyetli tutum ve davranışlarına devam eden davacının kira ödemelerinin tediyesi için Ankara ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/... D.İş dosyası ile dava ikame ettiğini, davacının bu taleplerinin de reddedildiğini, alt kira sözleşmesinin dayanağının davalı ile dava dışı ... arasında akdedilen 23.06.2016 tarihli intifa sözleşmesi olduğunu, alt kira sözleşmesinin 5.4 maddesinde bu konuya açıkça değinildiğini, maddede ''Kiraya veren ile Taşınmazın mal sahibi arasında imza edilmiş İntifa Sözleşmesi işbu sözleşmenin ayrılmaz bir parçasını teşkil etmekte olup, Ana Kira Sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işbu kira sözleşmesi de kendiliğinden hiçbir önel bildirilmesine gerek olmaksızın sona erecektir.''denildiğini, alt kiralama tesisinin amacının ise davacının ... marka ve kurumsal kimliği altında akaryakıt bayiliği yapması ile davalının aynı istasyon içindeki ... operasyonunu davacının yürütmesi olduğunu, alt kira sözleşmesinin 5.5 maddesinde bu hususun tartışmaya mahal vermeyecek şekilde hüküm altına alındığını, maddede '' İşbu Alt Kiralama Sözleşmesi ile birlikte akaryakıt dağıtım lisansı sahibi olan Kiraya Veren ile bayilik yapmak isteyen Kiracı arasında Kiraya Veren’e ait olan marka altında istasyonlu akaryakıt bayiliği Kiracı tarafından yapılacaktır. Bu itibarla Kiraya Veren ile Kiracı arasında akaryakıt bayilik sözleşmesi ve buna bağlı ek protokoller akdedilecektir. Kiracı Kiraya Veren ile imza etmiş olduğu bu Sözleşme ve kurulacak olan bayilik ilişkisinin işbu sözleşmenin akdedilme amacı olduğunu bildiğini, bayilik sözleşmesinin sona ermesi veya her ne sebeple olursa olsun bayilik ilişkisinin son bulması halinde işbu Alt Kiralama Sözleşmesinin de kendiliğinden hiçbir ihbar ve ihtara gerek kalmaksızın sona ereceğini kiracı kabul beyan ve taahhüt eder.'' denildiğini, ... ile imza edilen intifa sözleşmesinin sona ermesinin davacı ile akdedilen alt kira sözleşmesinin feshine haklı sebep oluşturduğunu, alt kira sözleşmesinin mevcudiyetinin ise davacının davalının markası ve kurumsal kimliği altında bayilik yapması koşuluna bağlı olduğunu, bu nedenle bayilik sözleşmesinin davalı tarafından haklı nedenle feshedildiğini, gerek kanuni gerek sözleşmesel gerekse akaryakıt sektörü oyuncularının uymakla mükellef olduğu teamüller gereğince haklı olarak kabul edilen tüm bu gerekçelerin varlığına karşın davacı tarafından istasyonun tahliye edilmediğini, hatta başka bir dağıtıcı firmanın bayrağı altında bayilik faaliyeti sürdürülmeye devam edildiğini, taşınmazın tahliyesinin haksız bir talep olmadığını, bayilerin kendilerine akaryakıt şirketlerinin ariyeten verdiği ekipmanlar ile dağıtıcı şirketin kurumsal kimlik ve markası altında faaliyetini sürdürdüğünü, sektör teamülleri gereğince akaryakıt istasyonuna yapılan yatırımların tümünün dağıtıcı firma olan davalı tarafından gerçekleştirildiğinden davacının yüksek yatırım maliyetlerinin hiçe sayıldığı iddiasının dinlenemeyeceğini, davacının, davalı tarafından kendisine verilen ariyet konusu malzeme ve ürünleri de haksız olarak yedinde tuttuğunu, davalı temsilcilerine bu malzeme ve ekipmanı vermeyi de reddettiğini, davacının, davalı tarafından keşide edilen son ihtarname ile davalının taşınmaz maliki ile yeniden anlaştığını beyan ederek kendisini bayilik sözleşmesi imzalamaya zorladığını iddia ettiğini, davalı ile ... arasında imzalanan kira sözleşmesinin tek amacının haksız şagil konumunda olan davacının dava konusu istasyonu tahliye etmemesi nedeni ile tahliye yükümlülüğünde olan davalının yükümlülüğünü eksiksiz şekilde yerine getirmesini temin etmek olduğunu, zira 05.02.2019 tarihli ihtarname ile 15.02.2019 tarihi itibari ile intifa sözleşmesinin sona ereceği, buna bağlı olarak alt kira sözleşmesinin ve bayilik sözleşmesinin de 15.02.2019 tarihinden itibaren sona ereceği, en geç 15.02.2019 tarihine kadar istasyonun tahliye edilmesi gerektiğinin ihbar ve ihtar edildiğini, ancak intifa sözleşmesi ile davacıya istasyonun tahliyesi ile tanınan sürenin sona ermesi ve gerekli tüm ikazlara rağmen davacının istasyonu tahliye etmediğini, davalının dava konusu istasyonun üzerinde yalnızca kullanım hakkına sahip olduğunu, istasyonun maliki olmadığını, davalının kiracısının, yalnızca kullanım hakkına sahip olduğu istasyonu tahliye etmeye yanaşmaması üzerine çareyi ... ile ....05.2019 tarihine kadar geçerli bir kira sözleşmesi imzalamakta bulduğunu, söz konusu kira sözleşmesinin malikin tasarruf hakkını ihlal etmemek kaygısı ile akdedilmiş bir sözleşme olup davacının istasyonu tahliye etmesi ile birlikte yürürlükten kalkacağını, taraf ticari defterlerinin incelenmesinde davalının davacıya ödemek ile yükümlü olduğu cari hesaptan kaynaklı bir borcu bulunmadığını, teminat mektubu iadesi taleplerinin de bir karşılığı bulunmadığını, davacının bayilik sözleşmesinin feshi nedeni ile zarara uğradığı iddiasındaysa da bayilik ilişkisi tesis edilmesi amacı ile akdedilen birbirine bağlı sözleşmelerin bayilik sözleşmesinin feshine sebep vermesi neticesinde istasyonu boşaltmayarak davalıyı halihazırda taşınmazın sahibine 40.000-TL + %20 stopaj olmak üzere toplam 48.000-TL kira bedeli ödemeye mecbur ettiğini, ancak davacının 3.500-TL + KDV olarak ödediği kira bedeli ile taşınmazı kullanmaya, hatta davalıya ait olan malzeme, ekipman ve eşyaları da kullanmak suretiyle .... isimli akaryakıt dağıtım şirketinin bayiliğini yaparak haksız kazanç elde etmeye devam etmekte olduğunu, salt bu nedenn dahi davalının teminat mektubu ile koruma saiki güttüğü riskin devam ettiğini kanıtlar nitelikte olduğunu, alt kira sözleşmesinin 7-b maddesi uyarınca istasyonu tahliye etmek yükümlülüğü altında olduğunu, bu maddede '' İşbu Alt Kiralama Sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi veya feshedilmesi halinde Kiracı İstasyo’u kendisine ait olan özel eşyalarını almak sureti ile sona erme veya eshi tarihi itibari ile Kiraya Veren’e terk etmek, İstasyonu boşaltarak Kiraya Veren’e aynen teslim etmekle mükelleftir. İstasyonun teslimi taraflar arasındaki diğer her türlü ihtilaf veya anlaşmazlıktan bağımsız olşarak kiraya veren tarafından talep edilir edilmez derhal Kiracı tarafından yerine getirilecektir. Kıracı bunlara rağmen yükümlülüğünü yerıne getırılecektır. Kıracı bunlara rağmen yükümlülüğünü yerıne getırmezse, teslım etmesı gereken tarıhten sonra geçecek olan beher gün ıçın 10 günlük kıra bedelı cezaı şartı nakden ve defaten ılk talep anında ödemeyı kabul ve taahhüt eder.''denildiğini, buna göre davacının davalının talebine rağmen istasyonu tahliye etmemesi nedeni ile cezai şart yükümlülüğü bulunduğunu, teminat mektubunun davalı nezdinde doğacak cezai şart alacaklarını da garanti ettiğinden teminat mektubunun iadesinin mümkün olmadığını, istasyonun tahliye edilmesi halinde dahi davalının riski olduğunu, sırf bu nedenle dahi mektup iadesinin mümkün olmadığını, tahliye sırasında meydana gelebilecek ve sonradan istasyon maliki tarafından tespit edilebilecek zararları da tazmin etmek tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu, teminat mektubunun iadesi halinde, muhtemel zararın davacı tarafından karşılanma ihtimalinin ortadan kalkmasının söz konusu olabileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Huzurdaki davada yanlar arasında süregelen akaryakıt bayilik/ alt kira sözleşmesine dayalı ticari ilişkinin tarafların kabulünde olduğu ancak sözleşmenin davalı tarafça feshedilmesi kapsamında davacı bayinin, nakde çevrilen teminat mektup bedelleri ile ticari ilişkiden kaynaklı açık hesaba dayalı alacak isteminin yerinde olup olmadığı hususunda ihtilafın doğduğu görülmüş olup yanlar arasında ayrıca yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığından cari hesap ilişkisinin değil açık hesap ilişkisinin mevcut olduğu saptanmıştır. Nitekim davanın; taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmesinin sona ermesi üzerine davalı tarafından cezai şart faturasına mahsuben nakde çevrilen (İş Bankası 100.000-TL bedelli 1 adet) teminat mektup bedeli ile açık hesap alacak istemine dayalı olduğu anlaşılmıştır. Dosyada mübrez sözleşmeler ve ihtarnameler ışığında; Ankara ili, .... ilçesi, .....mahallesi, .... ada, .... parselde kayıtlı ....istasyonu üzerinde davalı şirketin, dava dışı ... ile ..../12/2013 tarihli intifa sözleşmesini imzaladığı, davalı ile davacı arasında anılı akaryakıt istasyonunu konu alan ..../05/2016 tarihli alt kira sözleşmesi ile 5 yıl süreli ../06/2016 tarihli bayilik sözleşmesinin akdedildiği, intifa terkin belgesinden anlaşıldığı üzere; dava dışı istasyon maliki ile davalı arasındaki intifa sözleşmesinin ..../12/2018 tarihli ihtarname kapsamında feshedildiği, intifa sözleşmesinin sona erdiğinin davacıya ihtar edildiği, davalı tarafından, davacıya gönderilen . .... Noterliğinin .../02/2019 tarihli ihtarnamesi ile ..../02/2019 tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde bayilik sözleşmesinin feshedildiğinin bildirildiği görülmüştür. Davacının ise akaryakıt istasyonunda dava dışı akaryakıt dağıtım şirketi olan “... A.Ş'den .../03/2019 tarihinde ... numarası ile bayilik lisansı alarak .... bayisi olduğu tespit edilmiştir. Bu noktadaki uyuşmazlık kapsamında ilk olarak; bayilik sözleşmesinin süresinden önce davalı tarafından feshedilmesinin usulüne uygun olup olmadığı, nakde çevrildiği ihtilafsız olan teminat mektubunun tazmin edilmesinde davalının haklı olup olmadığı meselesi üzerinde durulmuştur. Dosyaya sunulan yanlar arasındaki ''Alt Kira Sözleşmesi''nin 5.4 maddesinde; ''Kiraya veren ile taşınmazın mal sahibi arasında imza edilmiş olan intifa hakkı sözleşmesi işbu sözleşmenin ayrılmaz bir parçasını teşkil etmekte olup ana kira sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde işbu kira sözleşmesi de kendiliğinden hiçbir önel bildirilmesine gerek olmaksızın sona erecektir. Kiracı bu durumu kabul ettiğini, ana sözleşme sona erdiği taktirde işbu sözleşmenin de sona ereceğini bildiğini ve bu şartlarda işbu kira sözleşmesini akdettiğini kabul, beyan ve taahhüt eder.'' 5.5'nci maddesinde; “İşbu alt kiralama sözleşmesi ile birlikte akaryakıt dağıtım lisansı sahibi olan kiraya veren ile bayilik yapmak isteyen kiracı arasında kiraya verene ait olan marka altında istasyonlu akaryakıt bayiliği kiracı tarafından yapılacaktır. Bu itibarla kiraya veren ile kiracı arasında akaryakıt bayilik sözleşmesi ve buna ek protokoller akdedilecektir. Kiracı, kiraya veren ile imza etmiş olduğu bu sözleşme ve kurulacak olan bayilik ilişkisinin işbu sözleşmenin akdedilme amacı olduğunu bildiğini, bayilik sözleşmesinin sona ermesi veya her ne sebeple olursa olsun bayilik ilişkisinin son bulması halinde işbu alt kiralama sözleşmesinin de kendiliğinden hiçbir ihbar ve ihtara gerek kalmaksızın sona ereceğini Kiracı kabul, beyan ve taahhüt eder.” 5.7.b. maddesinde; '' İşbu alt kiralama sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi veya feshedilmesi halinde, kiracı istasyonu kendisine ait olan özel eşyaları almak suretiyle sona erme veya fesih tarihi itibariyle kiraya verene terk etmek, istasyonu boşaltarak kiraya verene aynen teslim etmekle mükelleftir. İstasyonun teslimi, taraflar arasındaki diğer her türlü ihtilaf veya anlaşmazlıktan bağımsız olarak kiraya veren tarafından talep edilir edilmez derhal kiracı tarafından yerine getirilecektir. Kiracı, bunlara rağmen yükümlülüğünü yerine getirmezse, teslim etmesi gereken tarihten sonra geçecek beher gün için 10 günlük kira bedeli cezai şartı nakden ve defaten ilk talep anında ödemeyi kabul, beyan ve taahhüt eder.” hükümleri bağıtlanmış olup tacir olan taraflar arasında bağlayıcı olan sözleşme hükümleri ışığında yanlar arasındaki bayilik ve alt kira sözleşmelerinin davalı ile dava dışı ... arasında imzalanan intifa sözleşmesinin ayrılmaz parçası olup yürürlüğünün intifa sözleşmesinin devamına bağlandığı anlaşılmıştır. Somut olayda davalı ile dava dışı ... arasındaki intifa sözleşmesinin 13/12/2018 tarihinde feshedilmesi kapsamında 15/02/2019 tarihi itibari ile alt kira ve bayilik ilişkisinin sona erdiği, bu durumun sözleşmelerin ayrılmaz bir bütün olarak kararlaştırılmasından doğmakla sözleşmeye uygun şekilde fesih ihtarının gerçekleştirildiği ve tahliye ihtarının davalı tarafça bildirilmesine ve davalının terkin edilen intifa nedeni ile kullanım hakkının sona ermesi nedeni ile davacının istasyonu boşaltma taahhüdü altında olmasına rağmen davacının istasyondaki faaliyetine devam ettiği, davalı aleyhine dava dışı ... tarafından ikame edilen dava dosyalarının derdest olup dava dışı malike davalı tarafça 240.000-TL ödemenin yapıldığını gösterir dekontun mübrez olduğu görülmüştür. Bu itibarla üzerinde tasarruf yetkisi olmayan bir istasyon ile ilgili davalı ile davacı arasındaki sözleşmelerin geçerliliğini kaybettiği, bu durumun sözleşmenin anılı maddeleri kapsamında yanlar arasında bağıtlandığı, tahliye taahhüdünü yerine getirmeyen davacının sözleşmeye aykırı eylemi nedeni ile davalının dava dışı malike istasyonu teslim etme yükümlülüğünde gecikme olduğu, davacının davalıya ait ariyetleri teslim ettiğini gösterir delile rastlanmamakla birlikte anılı istasyonda farklı bir şirket bayiliğinin tesis edildiği anlaşılmıştır. Bu nedenlerle her ne kadar davacı bayi, davalı şirketin teminat mektubunu haksız olarak paraya çevirdiği gerekçesi ile davalı tarafça nakde çevrilen teminat mektup bedelinin iadesini talep etmekle birlikte anılı gerekçeler ışığında, teminat mektubunun paraya çevrildiği tarihte ariyet bedelleri, davalının dava dışı malike yaptığı 240.000-TL bedelli ödeme ve derdest dava dosyaları kapsamında riskin devam ettiği anlaşılmış olup bu hali ile teminat mektubunun paraya çevrilmesinde davalı yanın haksız olarak değerlendirile-meyeceği anlaşılmıştır.Anılı kabulden sonra davacının akaryakıt bedeli olarak ödemesi yapılmasına rağmen teslim edilmeyen ürün kapsamında açık hesap alacak istemi tetkik edilmiştir. Mahkememizce görevlendirilen mali müşavir bilirkişi marifeti ile inceleme yapıldığı, anılı raporun ticari defterlere yönelik tespitlerinin dosya kapsamına uygun, ayrıntılı ve gerekçeli olarak hazırlamakla hükme esas alınmaya elverişli olduğu, davacı ve davalı şirketin ibraz ettikleri ticari defterlerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu, açılış ve kapanış tasdiklerinin yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, ibraz edilen ticari defterlerin delil vasfını haiz olduğu, davacı tarafın incelenen yasal defter kayıtlarında dava tarihi itibari ile davalıdan 18.587,77-TL alacaklı olduğu yönünde bakiyesinin bulunduğu, davalı tarafın incelenen yasal defter kayıtlarında aksi yönde bir hesaplamanın görünmediği, tüm bu gerekçeler ışığında; davacının dava tarihi itibari ile davalıdan açık hesaba dayalı bakiye 18.587,77-TL alacaklı olduğu, ancak HMK'nın 26. maddesi ışığında taleple bağlılık ilkesi kapsamında 12.000-TL dava konusu edilmekle anılı bedel yönünden davacının talebine cevaz verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Bu noktadan sonra anılı bedelin ödendiğinin ispat yükünün davalı üzerinde bulunduğu, davalı şirketin ise bakiye açık hesap bedelini ödediğini HMK'nın 200-(1). maddesi uyarınca yazılı delille ispat edemediği anlaşılmıştır. Ayrıca TBK'nın 117. maddesi uyarınca, muaccel bir borcun borçlusunun alacaklının ihtarı ile mütemerrit olacağı geçerli olmakla birlikte somut olayda; davadan önce davacının keşide ettiği Kartal .... Noterliğinin .../02/2019 tarihli ihtarnamesi kapsamında aynı gün ödeme ihtarını içerir şekilde düzenlenen ihtarnamenin tebliğ tarihinin 18/03/2019 olarak göründüğü, temerrütün bu hali ile dava tarihi de olan 19/03/2019 tarihinde başladığı saptanmıştır. Tüm bu nedenlerle; davanın kısmen kabulüne,12.000-TL açık hesap alacağının temerrüt tarihi olan 19/03/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 12.000,00 TL cari hesap alacağının temerrüt tarihi olan 19/03/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, her iki taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava dilekçesini aynen tekrarla, bayilik sözleşmesinin davalı tarafça ortada hiçbir sebep olmaksızın haksız yere süresinden önce ve tek taraflı feshedildiğini, teminat vasfı kalmayan ...Bankasını...... nolu 100.000 TL bedelli teminat mektubun iadesi gerektiğini, bilirkişi raporunda davalının 5 yıl süreli sözleşmeyi 5 yıldan önce feshedemeyeceğinin görmezden gelindiğini, yine ikinci 5 yıllık sözleşmeyi imzalamama konusundaki... iradesinde kur farkını öngörmeyen davalı ...ın basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğünden bahsedilmediğini, görmekteyiz. Müvekkil şirket akdedilen sözleşmeye uymakla yükümlüyken davalı ...ın sözleşmeye uyulması konusundaki bağlılığının görmezden gelindiğini, sözleşmeyi haklı feshettiği iddia edilen... ın müvekkiline göndermiş olduğu ihtarnamede --bayilik sözleşmesini yeniden imzalama konusundaki iradesinin görmezden gelindiğini, ... ile arasındaki kira sözleşmesinin maddi anlamdaki yükümlülüğünden kurtulmak amacıyla müvekkiline karşı sözde kira sözleşmesinin bittiği bildirilmiş ise de tapu kayıtları ile sabit olduğu üzere kira sözleşmesi ... ve... tarafından tekrar uzatıldığını, amacın yasal boşluklardan yararlanarak istasyondan çıkarmak iken bu defa müvekkilinin iradesi aksi yönde olunca haksız yere mektup tazmini yoluna gidildiğini, kira ve bayilik ilişkisini süresinden önce sona erdirenin davalı olduğunu, bunu haklı bir gerekçeye de dayandıramadığını, haklı sebep olmaksızın... tarafından sona erdirilen sözleşmeden doğan tazminat ile müvekkilinden fazladan tahsil edilen akaryakıt bedellerinin ve ayrıca haksız yere tahsil edilen teminat mektup bedelinin iadesi talebinin kabulü gerekirken verilen ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi tarafından davacının 12.000,00-TL tutarındaki cari hesap alacağı talepleri bakımından " Anılı kabulden sonra davacının akaryakıt bedeli olarak ödemesi yapılmasına rağmen teslim edilmeyen ürün kapsamında açık hesap alacak istemi tetkik edilmiştir. Mahkememizce görevlendirilen mali müşavir bilirkişi marifeti ile inceleme yapıldığı, anılı raporun ticari defterlere yönelik tespitlerinin dosya kapsamına uygun, ayrıntılı ve gerekçeli olarak hazırlamakla hükme esas alınmaya elverişli olduğu, davacı ve davalı şirketin ibraz ettikleri ticari defterlerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu, açılış ve kapanış tasdiklerinin yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, ibraz edilen ticari defterlerin delil vasfını haiz olduğu, davacı tarafın incelenen yasal defter kayıtlarında dava tarihi itibari ile davalıdan 18.587,77-TL alacaklı olduğu yönünde bakiyesinin bulunduğu, davalı tarafın incelenen yasal defter kayıtlarında aksi yönde bir hesaplamanın görünmediği, tüm bu gerekçeler ışığında; davacının dava tarihi itibari ile davalıdan açık hesaba dayalı bakiye 18.587,77-TL alacaklı olduğu, ancak HMK'nın 26. maddesi ışığında taleple bağlılık ilkesi kapsamında 12.000-TL dava konusu edilmekle anılı bedel yönünden davacının talebine cevaz verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Bu noktadan sonra anılı bedelin ödendiğinin ispat yükünün davalı üzerinde bulunduğu, davalı şirketin ise bakiye açık hesap bedelini ödediğini HMK'nın 200-(1). maddesi uyarınca yazılı delille ispat edemediği anlaşılmıştır." şeklindeki gerekçe doğrultusunda salt davacı tarafın ticari defter ve kayıtları dikkate alınarak tanzim edilen bilirkişi raporu kapsamında hüküm kurulduğunu, ek bilirkişi raporu kapsamında her ne kadar tarafların ticari defterlerinin incelenmiş olduğu belirtilmiş olsa da yalnızca davacı tarafın ticari defterleri üzerinden tespit olunan alacak bakiyesi talebinin kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, 17/06/2020 tarihli celsede ".... celp edilen dosyalar, bayilik sözleşmesi, alt kira ve intifa sözleşmeleri ile taraf ticari defterleri incelenmek sureti ile taraflar arasındaki 23/06/2016 tarihli 5 yıl süreli bayilik sözleşmesinin davalı tarafından haklı nedenle feshedilip edilmediği, davacının sözleşmenin teminatı olarak verilen teminat mektubunun davalı tarafça tazminine dayanak yapılan cezai şart faturasına konu istemin tetkiki, cezai şart isteminin yerinde olup olmadığı, iktisadi mahfivete sebebiyet verip vermeyeceği,davacı yanın 12.000 TL cari hesap alacak isteminin ticari defter kayıtları ile irdelenmesi sureti ile yerinde olup olmadığı, mevcut ise cari hesaptan kaynaklı alacak miktarının tespitihususları temerrüt hali ile birlikte tartışılmak sureti ile rapor tanzimi..." bakımından ara karar kurulduğunu, bilirkişi heyeti tarafından her ne kadar tarafların 2018 ve 2019 yıllarına ait ticari defter ve kayıtlarının incelendiği ifade edilmiş ise de, tanzim edilen rapor kapsamında davacının cari hesap alacağı talebine yönelik belirtilen kanaatin doğrudan doğruya salt davacının ticari defterlerine dayandırıldığını, tanzim edilen rapor kapsamında davalının defterlerine yönelik olarak yalnızca açılış kapanış tasdiklerinin yapıldığı yönünde açıklamara ve tablolarına yer verildiğini, hesap incelemesi başlığı altında yalnızca ve yalnızca davacının defterlerine göre inceleme yapıldığını, davacı şirkete ait 2018 ve 2019 yıllarına ait cari hesap muavin defter dökümünün özetine yer verildiğini, bilirkişiler tarafından yapılan tespitin salt davacının ticari defterlerine dayandırıldığını, davalı defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemeye yer verilmediğini, söz konusu kayıtların teyit edilebilmesi bakımından da herhangi bir karşılaştırma yapıldığını gösteren bir açıklamaya da yer verilmediğini, buna rağmen, ilk derece mahkemesi tarafından "....davacı tarafın incelenen yasal defter kayıtlarında dava tarihi itibari ile davalıdan 18.587,77-TL alacaklı olduğu yönünde bakiyesinin bulunduğu, davalı tarafın incelenen yasal defter kayıtlarında aksi yönde bir hesaplamanın görünmediği,...." şeklinde davalı ticari defterlerinde aksi yönde hesaplama görülmediğinden bahisle davacının cari hesap alacaklısı olduğuna kanaat getirildiğini, oysa ki rapor kapsamında yapılan incelemeye ve defter kayıtlarına hiçbir şekilde yer verilmediğini, davacı kayıtları ile davalı kayıtlarının da karşılaştırılmadığını, hükmün tamamen eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporuna dayandırıldığını ve kaldırılması gerektiğini, 23/06/2016 tarihli sözleşmenin 32.maddesi hükmü uyarınca,davalı defter ve kayıtlarının kesin delil teşkil edeceğini, bunun delil sözleşmesi olduğunu tarafların kabul edildiğini, davacının alacaklı olduğu görülse dahi ticari defterlerin incelenmesi akabinde defter kayıtlarının esas alınarak alacak tutarının mahsubu gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, akaryakıt bayilik sözleşmesinin haksız feshedildiği iddiasına dayalı teminat mektubunun iadesi ile açık hesap alacağının tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı ve davalı vekillerince, yasal süreleri içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Taraflar arasında 17.05.2016 tarihli alt kira sözleşmesi ve 23.06.2016 tarihli, beş yıl süreli bayilik sözleşmesi imzalandığı, bayilik sözleşmesinin . ...Noterliğinin ....02.2019 tarihli, ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile ...02.2019 tarihi itibariyle bayilik sözleşmesini tek taraflı feshedildiği anlaşılmaktadır. Davacı eldeki davada sözleşme uyarınca davalıya verilen dava konusu teminat mektubunun iadesini ve davalıdan olan açık hesap alacağının tahsili talep etmiş, mahkemece alınan kök ve ek bilirkişi raporuna göre açık hesap alacağının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Taraflar arasında akaryakıt bayilik sözleşmesi uyarınca ticari ilişki bulunmaktadır. Bu kapsamda davacı davalıdan aldığı akaryakıtı, akaryakıt sözleşmesine ve alt kira sözleşmesine konu olan akaryakıt istasyonunda satışını yapmaktadır. Her ne kadar mahkemece ek bilirkişi raporu uyarınca davacının kendi ticari defterlerine göre alacaklı olduğu tespitine dayalı olarak açık hesap alacağının tahsiline karar verilmiş ise de, davalı defterlerine ilişkin olarak bilirkişi heyetince bir inceleme yapılmadığı, ek raporun sadece davacı ticari defterleri nazara alınarak hazırlandığı, davalının defter kayıtları ile karşılaştırma yapılmadığı, bu haliyle eksik inceleme ile hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece davalı ve davacı defterlerinin karşılıklı incelenerek, bayilik sözleşmesinin 16. maddesinde satış koşulları, 17. maddesinde ödeme koşulları da nazara alınarak bilirkişiden ek rapor düzenlenmesi istenerek açık hesap alacağı konusunda bir karar verilmesi için kararın kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, esasa dair istinaf nedenleri incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yukarıdaki açıklamalar ışığında yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir. KARAR :Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davacı ve davalı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harçlarının, talepleri hâlinde, ilk derece mahkemesince yatıranlara iadesine, 4-Kaldırılan ilk derece mahkemesi kararının icrasıyla ilgili olarak İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran taraflara iadesine, 5-Taraflarca yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, yeniden verilecek hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 6-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine dair; HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 22.01.2026 KANUN YOL:HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca karar kesindir.